Enerji talebi arttıkça verimlilik de artıyor

Günümüzde, dünyada 1 dolar değerine sahip bir emtia üretmek için ortalama bir bardak dolusu yani 0.19 litrelik petrole eşdeğer miktarda enerji gerekiyor.

1.08.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Enerji talebi arttıkça verimlilik de artıyor

Peki bu tahminler gerçekçi mi? Kesinlikle. Karlsruhe'deki Fraunhofer Sistemler ve İnovasyon Araştırma Enstitüsü, bunun detaylarını Alman Çevre Bakanlığı'na hazırladığı bir rapor ile bildirdi. Bu rapora göre, 2050 yılı itibarıyla Avrupa Birliği'nin enerji gereksinimleri 1990 yılı seviyesinin yüzde 57 altında olabilir. Bu sayede her yıl enerji maliyetlerinden 500 milyar Euro tasarruf edilebilir. Enerji verimliliğinde en büyük potansiyeli binaların iyileştirilmesi alanı taşıyor. Bu araştırma, başlıca mevcut binaların daha iyi izole edilmeleriyle, modern bina teknolojileriyle ve enerji verimli ısıtma ve sıcak su sistemleriyle, binaların enerji gereksinimlerinin yüzde 71 oranında azaltılabileceğini gösteriyor. Potansiyel olarak, trafik yönetimindeki ilerlemeler sayesinde ulaşımda da yüzde 53 oranında enerji tasarrufuna gidilmesi mümkün. Bu arada endüstriyel enerji talebi de 2050 yılına kadar yüzde 52 oranında kısılabilir. Bu tasarrufların dörtte üçü, sadece buhar üretimi ve elektrikli motorlarda kaydedilecek ilerlemeler ile başarılabilir.

Ancak, iş dünyasında ve endüstride hedef sadece enerji verimliliği değil, aynı zamanda maliyet tasarrufu da söz konusu. İmalat sektöründe, yüzde 40'ın üzerinde bir payla hammaddeler üretim maliyetleri arasında en büyük paya sahip. Federal Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Fraunhofer Sistemler ve İnovasyon Araştırma Enstitüsü'ne yaptırılan ve yaklaşık bin 500 işletmeyi kapsayan bir araştırmada, anket yapılan şirketlerin kendi tahminlerine göre, hammadde maliyetlerinde yaklaşık yüzde 7 oranında tasarruf yapılabileceği görüldü. Bu oran, büyük ölçüde otomobil ve makine imalatı, elektronik endüstrisi ve gıda endüstrisinde her yıl 48 milyar Euro tutarında bir maliyet tasarrufu yapılması anlamına geliyor.

Ekonomik büyümeye rağmen enerjiye olan talep azaltılabilir mi? Belirli şartlar sağlandığı takdirde neden olmasın? Örneğin Danimarka, 1990 yılından bu yana gayrisafi yurtiçi hasılasını yüzde 41 oranında artırırken, enerjiye olan talebi yüzde 18 civarında düşürmeyi başarabilmiş. Danimarkalılar daha 1990'lı yıllarda, hem bölgesel merkezi ısıtma hem elektrik üreten ve genel verimlilik oranı yüzde 90'ı bulan doğalgazla çalışan enerji tesislerinin inşasına başlayarak yarışta bir adım öne geçmişlerdi. Bununla birlikte Danimarkalılar, kendi rüzgar enerjisi üretimlerini de artırdı. Bugün Danimarka'daki şirketlerde enerjiyi daha verimli kullanma zorunluluğu var.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz