Halktan gelen enerji

Alman halkı yenilenebilir enerji kaynaklarına geçilmesini çok istiyor.

1.04.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Halktan gelen enerji


İşin riski çok az. Alman Yenilenebilir Enerji Yasası'na göre (EEG), kendi kaynaklarıyla oluşturulmuş enerji tesislerinde üretilen yeşil elektriğin doğrudan şebekeye verilmesi gerekiyor. Başarılı olunabilmesi için de tesisin yerinin çok iyi seçilmiş olması, maliyetlerin gerçekçi hesaplanması ve bölgede projeyi desteklemek için yeterince katılımcı ilgisi olması lazım. Elektriğin önünde sonunda enerji şebekesine verilmesini sağlamak için de bu girişime şebeke operatörünün ve yerel enerji şirketinin katılımının sağlanması şart.

Güvenilir gelir.
Yurttaş tabanlı enerji projeleri aslında özellikle gelişmemiş altyapıları olan bölgeler için ekstra bir gelir kapısı anlamına geliyor. Bassens rüzgar çiftliği, bunun başarılı örneklerinden biri. Kuzey Denizi'inden sadece 500 metre uzakta olan bu Aşağı Saksonya toplumunda, 1990'lı yıllarda tek tek sayısız rüzgar ünitesinin inşası planlanmıştı. Ancak zamanla başlıca planlanan rüzgar türbini sayısına karşı olan yurttaşlar arasında husumet oluştu. İlk tahminler projenin geçerli olduğunu gösteriyordu. Ancak toplum rüzgar enerjisi tesislerinin düzenli bir şekilde yapılmasını istiyor ve yeni bir imar planı hazırlanması gerektiğini söylüyordu. Yerel çiftçiler sonunda planda önerilen toprak geliştirmesini kabul etti ancaktek bir şartla: bu girişimin ortak kurucularından biri olan Johann Dirks'ün ifadesiyle, "Rüzgar türbinleri inşa edildikten sonra onlara aval aval bakmak yerine bunları biz işleteceğiz ve edinilen kârı biz cebimize koyacağız". Bugün Dirks, Windpark Bassens GmbH ve Bürgerpark KG'nin yönetim direktörlerinden biri. Toplamda 16 çiftçi bu plana ikna olmuş ve ilgili alandaki çevre sakinlerini yeni rüzgar çiftliği projesine yeniden dahil edebilmek için onlarla görüşmüş. Sonunda 120 hane halkı bir araya gelmiş ve gerekli sermayenin dörtte birini koymuş. Bir planlama firması sayesinde müteahhitlerle ve teftiş şirketleriyle sözleşmeler yapılmış. Artık heryıl Kuzey Denizi'nin ham rüzgarları sayesinde bu hissedarlar kendilerine vaad edilen temettü ödemesini düzenli olarak alıyor. Toplam çıktısı 20,4 megawat olan 34 ünite ile yılda yaklaşık 45 milyon kilowat saatlik enerji üretiliyor ve bununla 10 bin hanenin tüm elektrik ihtiyaçları karşılanıyor. Bu örnekler gösteriyor ki özellikle rüzgar enerjisi projelerinde, yurttaşların hem finansal anlamda hem karar verme sürecinde işe dahil ihtimalleri çok yüksek oluyor.

Almanya'da aynı zamanda ısı üretimi için kurulmuş yurttaş kooperatifleri var. Bunlardan biri Kiel'in güneydoğusunda 450 nüfuslu küçük bir topluluğun yaşadığı Honigsee'de bulunuyor. 2006 yılında burada iki tane çiftçi bir biyogaz fabrikası kurdu ve yan kojenerasyon tesislerinden gelen atık ısıyı isteyen yurttaşlara ücretsiz sunabileceğini duyurdu. Burada zorunlu tek koşul yurttaşların kendi yerel ısı dağıtım ağlarını kurmuş olmalarıydı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz