En ilginç mülakatlar

Şirketlerin İK sorumlularına ve İK uzmanlarına yaşadıkları olumlu/olumsuz en ilginç mülakat deneyimlerini sorduk...

18 MART, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
En ilginç mülakatlar
YANLIŞ SORULAR
Tabii bazen bilgi alma konusunda aşırı talepkar olmak da sorunlara yol açabiliyor. Doğuş Otomotiv İK Direktorü Ela Kulunyar, bu konuya örnek teşkil eden bir anısını şöyle anlatıyor ; “İlk aşamalardan başarıyla geçtikten sonra, iki olumlu adaydan biri olan genç bir arkadaşımızı ilgili genel müdürle tanıştırdık. Görüşme oldukça pozitif ve olumlu devam ederken, genel müdür adaya kendisine bir sorusu olup olmadığını sordu. Adayın ‘Siz ayda ne kadar kazanıyorsunuz’ sorusu, diğer adayın tercih edilmesindeki önemli etkenlerden biri oldu. Başka bir görüşmede ise aday, ilgili bölümün direktörünün benzer sorusuna karşılık ‘Sizin bu şirketteki kariyer planınız nedir’ şeklinde bir soru yöneltmişti.” Kulunyar, mülakatlarda adayların verdikleri yanıtlar kadar, karşı tarafa yönelttikleri soruların da değerlendirme aşamasında önem kazandığını söylüyor. Kulunyar, “Bu sorugüvenlar, hem adayın şirket kültürü ve pozisyon detaylarını anlayıp kendi beklentileri ve yetkinlikleriyle uyumunu değerlendirmesini sağlıyor hem de görüşmeye ne derecede hazırlıklı geldiğine dair ipuçları veriyor. Ancak, profesyonellik dışı soru ve yaklaşımlar, görüşülen kişinin unvanı ne olursa olsun, farkındalık açısından olumsuz bir etki yaratabiliyor” diyor. 
ÖZGÜVEN ŞART 
Özgüven sahibi bir aday şüphesiz mülakatlarda öne çıkıyor. Özgüven eksikliği ise kesinlikle olumsuz bir etki yaratıyor. GittiGidiyor İK Müdürü Murat Yüksel mülakatlarda özgüvenin önemine dikkat çekerken, karşılaştığı uç bir örneği şu sözlerle aktarıyor; “Aklımda kalan en ilginç iş görüşmelerinden biri, mülakata annesiyle gelen bir çocuktu. Üniversiteden yeni mezun olmuştu ve pazarlama departmanında çalışmak için başvuru yapmıştı. Toplantı odasına geçmek üzere çocuğu almaya gittiğimde yanında birinin oturduğunu gördüm ve sonrasında o kişinin annesi olduğunu öğrendim. Annesi ısrarla iş görüşmesine çocuğuyla beraber girmek istemiş, hatta ‘hayır’ dememize rağmen peşimizden toplantı odasına kadar gelip kapının önünde beklemeye kalkışmıştı. Görüşme boyunca önümde konuşmayan ve içine kapanık bir aday oturdu. Olayın en ilginç kısmı ise görüşmeden sonraki 3 hafta boyunca adayın annesinin bana e-posta yoluyla ve telefonla ulaşarak sürekli çocuğunu işe almamız için ısrar etmesi ve niye almadığımızı sorgulaması olmuştu.” Yüksel’e göre kendisine güvenmeyen bir adayın, görüşme sırasında karşısındakine güven vermeyi beklememesi gerekiyor; “Tabii ki özgüven altı doldurulduğunda daha da ortaya çıkan bir özellik. Bir görüşmeye giderken aday başvurduğu pozisyon ve şirketle ilgili bilgi sahibi olmalı. Görüşme esnasında sadece cevap veren olmamalı, soru da sorabilmeli” diyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.