Enerji Borsası ne getirecek?

Geniş Açı’nın bu toplantısı, “Enerji Borsası Ne Getirecek?” başlığıyla düzenlendi.

1.10.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Enerji Borsası ne getirecek?


Ceyhan Saldanlı Şu andaki mevzuata göre 2015’ten itibaren serbest tüketici limitinin sıfıra inmesi gerekiyor. Pazar açıklığının yüzde 100’ü bulması gerekiyor. Fiyat eşitleme mekanizmasının ortadan kalkması gerekiyor. Bunlar yapılabilir mi? İkisi de şüpheli. Neden şüpheli? Öncelikle ikincisinden başlayalım. Fiyat eşitleme mekanizmasının ortadan kalkabilmesi için bölgeler arasındaki kayıp-kaçak oranlarının birbirine yaklaşması gerekiyor. Bu da kolay bir iş değil. Şu anda arada belli bir uçurum var. Bir yerde yüzde 70-80’lerden bahsediyoruz, bazı yerlerde yüzde 7-8’lerden... Yani teknik kayıpların sınırlarına gelmiş durumda bölgenin kayıp kaçağı. Bu ikisinin eşitlenmesi için 2015’e kadar olan süre yeterli değil. Bu eşitlenmediği takdirde bu bölgedeki insanlarımız daha yüksek maliyetle enerjiye ulaşabilecekler. Kendileri
sebep olmasalar bile diğer bölgedekiler daha ucuz enerji kullanma hakkına sahip olacak. Bunun fiilen, anayasal eşitlik bakımından da çok mümkün olduğunu düşünmüyorum. Ancak ümidimiz şu: Kayıp-kaçağın yüksek olduğu bölgeler de özelleşti. Özelleşmeden itibaren son 4-5 yılda kayıp-kaçaklar yüzde 17-18’lerden yüzde 12’lere düştü. Dağıtım şirketleri ciddi bir çaba gösteriyor. EPDK dağıtım şirketlerine ciddi hedefler verdi. Şirketler bunu başarmak zorunda çünkü başaramazlarsa aradaki farkı kendileri ödemek zorunda kalacaklar. Aynı doğrultuda kayıp-kaçağı yüksek bölgelerde görevlendirilen şirketlerin de hareket edeceğini düşünürsek, bu kadar yüksek kayıp-kaçağın olduğu yerlerde daha büyük adımlarla aşağıya doğru inişi beklemek lazım. Eşitlenir mi veya tolere edilebilir bir sınıra gelir mi? Ondan emin değilim. Buna rağmen fiyat eşitlemenin ortadan kaldırılabilmesi için doğrudan sübvansiyon gibi birtakım destekleme mekanizmaları gerekiyor. Bu da siyasi bir karardır. O konuda bir şey demek durumunda değilim.

Diğer taraftan serbest tüketici limitinin ortadan kaldırılması, sıfıra indirilmesi ise birtakım şartlara bağlı. Şu anda PMUM’da işlem gören, yüzbinleri bulan bir serbest tüketici sayımız var. Sanıyorum 500 bin sayaç var. Bu sayaçların ay sonlarında okunabilmesi gerekiyor. Otomatik okumayla ilgili sistemlerin kurulması gerekiyor. Bu büyük bir yatırım. Henüz dağıtım şirketlerinin bu yatırımları yapıp tamamladığını söylemek mümkün değil.

Burada ne tür sayaçların kullanılacağına dair standartlar bile daha tam anlamıyla belirlenmiş değil. Biz tüm bunları beklemeden bütün sayaçları otomasyona geçirirsek ve yarın kurallar değişirse, ülke bir sayaç çöplüğüne dönebilir. Bu da sonuçta milli bir yatırım. En son kanunla sayaçların değiştirilmesine ilişkin yatırımın dağıtım şirketlerinin sorumluluğunda olduğu belirlendi. Bu, standartların oluşturulması açısından iyi bir şey. Ancak yönetmeliği henüz hazır değil. Sayaçların otomatik okunmadığı bir ortamda, okunmayan sayaçlara dayanarak yapılacak tahmini tüketimle ilgili verilerin de çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla serbest tüketici limitinin inmesi teknolojik yatırımlarla alakalı. O bakımdan çok acele edilmemesinde fayda var.

İkincisi, TETAŞ’ın kontratları ortadan kalkmadan bu mekanizmanın da ortadan kalkması imkansız görünüyor ki, EÜAŞ olduğu sürece TETAŞ’ın bu kontratlarının ortadan kalkması da imkânsız. Çünkü devletin santralleri var ve bu santrallerin çalışması gerekiyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz