Uzay madenciliği ne getirecek?

Geniş Açı’nın bu sayısını, Türk sermaye piyasalarının lider kuruluşu İş Yatırım’ın 20’nci kuruluş yıldönümüne ayırdık...

15 MAYIS, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Uzay madenciliği ne getirecek?

Geniş Açı’nın bu sayısını, Türk sermaye piyasalarının lider kuruluşu İş Yatırım’ın 20’nci kuruluş yıldönümüne ayırdık. Sektörünün öncü şirketi İş Yatırım, 20’nci yılı için düzenlenen özel konferansta, ses getirecek bir ismi konuk etti. Konusu “uzay madenciliği” olan konferansın konuşmacısı, Planetary Resources Başkanı ve CEO’su Chris Lewicki’ydi.

Lewicki’nin özel sunumunun ardından, uzay madenciliğinin geleceği, Türkiye’ye olası etkileri ve ekonomik izdüşümü masaya üzerine bir de panel gerçekleşti. Etkinlikte, uzay madenciliği hakkında merak edilenler masaya yatırıldı. 

UZAY MADENCİLİĞİ NE GETİRECEK?

Türkiye sermaye piyasalarının lider oyuncusu İş Yatırım, kuruluşunun 20’nci yılını bir dizi özel etkinlikle kutladı. Etkinlikler kapsamında “uzay madenciliği” konulu özel bir konferans da düzenlendi. 19 Aralık Pazartesi akşamı İş Kulelerinde düzenlenen konferansın konuşmacısı, NASA’da gerçekleştirdiği birçok önemli projeyle tanıtan, havacılık uzay mühendisi ve Planetary Resources’un CEO’su Chris Lewicki oldu. Lewicki, yaptığı sunumda uzay madenciliğine dair ufuk açıcı veriler paylaştı. Sunumun ardından düzenlenen panelde ise uzay madenciliğinin geleceği, Türkiye’ye olası etkileri ve ekonomik izdüşümü masaya yatırıldı.

Moderatör: Öncelikle hepiniz hoş geldiniz. Bugün İş Yatırım’ın Türkiye sermaye piyasalarındaki, en önce kuruluşlarından birinin, 20 yıllık yolculuğunda önemli bir kavşak. Dolayısıyla bu sabah Borsa İstanbul’da gong töreniyle başlayan ve gün boyunca devam eden etkinliklerle, 20. yıl kutlamasını hep birlikte değerlendirmeye ve bundan sonraki yol haritasının ne olacağını anlamaya çalıştık.

20 yıl tabii ki çok önemli bir süre. Sadece sermaye piyasasında değil, aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihinde de çok önemli bir yolculuğa imza atıldı. Dolayısıyla ekonomi ve finans dünyasının önde gelen yatırımcılarının ve kamuoyunun da şahitlik ettiği çok önemli gelişmeler var. Fakat bundan sonraki 20 yıl, bugüne kadar ki 20 yıldan çok daha farklı olacak.

Aslında bir aracı kurum, bir yatırım bankası ve bir finansal kuruluş olarak İş Yatırım’ın bugün şahit olacağınız teması, alışıldık bir temadan daha farklı. Zira burada bir yabancı yatırım uzmanını, iktisat profesörüyle sohbet edip, onun görüşlerini alıp finans piyasalarına dair biraz daha bilgi sahibi olmak isteyebilirdik. Fakat burada ele alınacak konular çok farklı olacak. Geleceğin nasıl şekillenebileceğine dair çok fazla ipucu alabileceğiz. NASA’da gerçekleştirdiği birçok önemli projeyle tanınmış olan havacılık ve uzay mühendisi Chris Lewicki bizlerle… Lewicki, çok önemli bir isim. Açıkçası hem Mars operasyonunda NASA’da almış olduğu görevle, hem kurduğu şirket ve bugün geldiği noktayla hepimize geleceğe dair çok fazla ipucu verecek.

Ne yazık ki Türk halkının uzay geçmişi Cüneyt Arkın’ın “Dünyayı Kurtaran Adam” filminden ya da Cem Yılmaz’ın Gora filminden çok farklı değildir. Dolayısıyla bugün biraz daha fazlasını paylaşmak, Türkiye’ye uzay konusunda, uzay madenciliği ve oradan dünyaya inebilecekler konusunda daha fazla bilgi verebilmek adına bugün çok önemli bir gün. Dolayısıyla Chris Lewicki birazdan bizlerle beraber olacak ve konuşmasını yaptıktan sonra İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Şant Manukyan’la birlikte bire bir sohbet etme imkanı bulacağız. Sonrasında ise soru-cevap kısmında uzay konusunda daha çok bilgi alabilme şansına sahip olacağız.

Tüm bunların öncesinde 20 yıldır Türkiye sermaye piyasalarına destek vermiş İş Yatırım’ın genel müdürü Sayın Rıza Kutlusoy’u konuşmasını yapmak üzere davet ediyoruz:

Rıza Kutlusoy: Teşekkürler. Öncelikle hepiniz hoş geldiniz. İş Yatırım, bundan tam 20 yıl önce 500.000 TL sermaye ve İş Bankası’ndan kuruluş için görevlendirilen 42 kişilik gencecik bir ekiple kuruldu. Bugün kuruluştaki mütevazı sermaye 550 milyon TL'yi aşan büyüklükle bugün bu sektörün en büyük öz varlığıdır. Diğer taraftan kurucu ekipten gelen beşeri sermayemiz de 20 yıl içinde katlanarak büyüdü ve başarılarınızın en büyük destekçisi oldu. Bunlardan daha önemlisi şudur: Bugün en büyük varlığımız, 20 yılda biriktirdiğimiz sayıları 20 bini aşan, müşterilerimizdir. Bundan 20 yıl önce bir aracı kurum olarak faaliyetimize başlamıştık. Bugün ise kurumsal finansman hizmetlerinden servet yönetimine, yurt içi ve yurt dışı menkul kıymet ihraçlarından piyasa yapıcılığına, yatırım bankacılığının tüm alanlarında hizmet veren lider bir kuruluş olduk. Bugün her biri kendi konusunda deneyimli 400 kişilik uzman bir ekiple hizmet veriyoruz. En az bir o kadar İş Yatırımlı da bizimle başladığı kariyerine şu anda başka kurumlarda devam ediyor. Bu yönümüzle de sektörün eğitim veren öncüsü olmanın gururunu yaşıyoruz.

2007 yılında halka açıldık. Halka açıldığımızdan bu yana payları ulusal pazarda işlem gören tek aracı kurumuz. Bir banka aracı kurumu olarak yola başlamıştık. Bugün yerli, yabancı 4 binden fazla hissedarı olan büyük bir yatırım bankasıyız.

Gerçekleştirdiğimiz halka arz, borçlanma araçları, birleşme ve devir almalarla sağlığımız kaynak, bugünün rakamlarıyla 200 milyar TL’ye ulaştı. Bu konudaki yetkinlik ve deneyimimizi, ülkemizi ileriye taşıyacağına inandığımız büyük altyapı projelerine sermaye piyasalarından kaynak sağlamak için de kullanmaya hazırız.

İş Yatırım’ın 20 yılı gerçekten de bu konuşmaya sığamayacak başarılarla dolu. Bu yüzden 20 yıllık öykümüzü birinci elden tanıklıklarıyla birlikte gelecek nesillere aktarmak üzere bir kitap da hazırladık. İş Yatırım’ın 20 yılına katkıda bulunan tüm çalışanlarına ve kitabın hazırlanmasına destek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum.

Kıymetli misafirlerimiz, 20 yılda kazanılan deneyim ve büyüme bugün bizi daha kurumsal bir yapıya kavuşturdu. Bugün devraldığımız mirası, bizler tarafından aşılması gerekli olan bir çıta olarak görüp, daha iyisini başarmak için daha çok çalışmaya hazırız.

Geçmişte olduğu gibi bugün de yaşanmakta olan değişimin farkında olup hep geleceğe bakıyoruz. Bugün kurulmuş gibi devam eden iş heyecanımız, yeniyi ve daha iyiyi aramadaki ısrarımız, İş Yatırım’ı daha da ileriye taşıyacak dayanağımız olacak.

Bugün aramızda değerli bir konuğumuz var. Uzay madenciliği için yerleşik paradigmaları değiştirmeye aday ve bugünlerde iş piyasalarında sermaye piyasalarından kaynak arayışı içindeler. Tıpkı bundan 525 yıl önce Kristof Kolomb gibi bilinmeze yelken açan, asteroidlerdeki madenleri keşfe çıkan Planetary Resources CEO’su Chris Lewicki’yi sizlere takdim ediyorum.

25 YILDA NELER OLDU?
Chris Lewicki: Herkese çok teşekkür ediyorum. Sizlerle Planetary Resources’un hikayesini paylaşacağım için çok mutluyum. Biraz kendi hikayemden bahsetmek istiyorum: ABD’de NASA’da çalıştım. Orada keşif robotları için uçuş direktörüydüm. Örneğin Mars keşif robotu “Opportunity” bunlardan biriydi. Halen Mars’ta. 40 bin kilometre yol kat etti. Pek çok kratere girip çıktı. Keşif yapmaya devam ediyor. Bize suyun ve buzun varlığını gösterdi. Benim için başarılı Mars misyonunun bir parçası olmak çok güzel.

Başka bir gezegene giden robotlar ve uzay araçları inşa etmek benim çocukluk hayalimdi. Gün geçtikçe daha iyi anladığımız bir gerçek var: Uzay bizim hayatımızın vazgeçilmez parçalarından biri. İster hava tahmini olsun, ister GPS sistemiyle otomobilinizi bir yerden başka bir yere götürmek olsun, hem veri aktarımı hem de telefon görüşmeleri için uydu alıcıları olsun, eğlence, sevkiyat takibi olsun, kargo takibi olsun… Bütün bu işlemlerin zamanında yapılmasını sağlayan sistemler çok önemli.

Son 10-20 yılda uzay araştırmaları konusunda çok çarpıcı gelişmeler gördük. Uzayın keşif tarihine bakacak olursak aslında yeni bir şeyden bahsedeceğim. Bugün size asteroidlerden bahsedeceğim. 25 yıl önce onlar hakkında sadece şu bilgilere sahiptik: Onlar geceleri gördüğümüz ışık noktalarıydı. Güneş sisteminin en başından beri varlar. Jüpiter’e giden bir uzay aracımız 25 yıl önce ilk fotoğrafı çekmişti. Yani bizim bu nesnelerle ilgili bilgilerimiz son derece yeni. Bir zamanlar geceleri gökyüzünde kuyruklu yıldızlara bakardık. Genellikle kuyruklu yıldızların işaret ya da alamet oldukları düşünülürdü. Aslında onlarla ilgili çok az şey bilirdik. Avrupa Uzay Ajansı birkaç yıl önce bir kuyruklu yıldızı keşfetti. Keşfeden bilim adamının ismi verildi. Daha da ileri gidip yüzeyine bir araçla iniş gerçekleştirdiler. Tarihte kuyruklu yıldızlardan sadece bahsetmekten, bugün onlara dokunma noktasına geldik. Bu da beni çok etkileyen bir gelişme.

Başka bir örnek vermek isterim. Yıllar önce Plüton’la ilgili çok az bilgimiz vardı. İster dünyanın en güçlü teleskoplarıyla olsun, isterse Hubble Uzay Teleskobu kullanılsın, sadece çok flu bir görüntü elde edebiliyorduk. Ama geçen yılki fotoğraflarda Plüton çok daha keskin bir odakla lenslerimize takıldı. Artık gezegendeki donmuş metanlarını görebiliyoruz. Elimizde çok daha dinamik görüntüler var. Beklentilerimizin çok daha üzerinde.


YENİ BİR UZAY YARIŞI
Küresel uzay oyununda, çok daha fazla oyuncu var. Mars’ta Hindistan’ın ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin birer misyonu var. Çinliler aya başarılı bir şekilde keşif robotlarını indirdiler. Artık bazı özel şirketler de uzay keşfi araştırmaları başlatıyor. Geçen yıl yeni bir roket yapıldı ve bir ilk gerçekleştirildi. Dünyaya geri gelerek tekrar iniş yapıldı. Oysa genellikle bu roketler bir kere kullanılıp atılıyor. Artık tekrar kullanılabilen roketler var. Artık “kullanılmış roket” diye bir şey icat edildi.

Onun dışında uzay istasyonunda balon gibi şişirilebilen bir modül var. Bu teknoloji de Bigelow Aerospace tarafından denenen bir teknoloji. Aslında Amerika Birleşik Devletleri'nde otel zinciri işleten birinin kurduğu bir şirket. Yakında uzayda otel açmayı planlıyor. Bu konuda çalışmaya başladı bile.

Aslında artık yeni bir “uzay yarışına” şahit oluyoruz. İlk uzay yarışı siyasetin liderliğinde, ideolojilerin liderliğinde gerçekleşmişti. Bugün ise ekonomi ve fikirlerin öncülüğünde bir uzay yarışı görüyoruz. Milyonlarca kişinin uzayda yaşadığını ve çalıştığını görmek istiyoruz. Çok gezegenli bir medeniyete dönüşmek istiyoruz.

Uzay bizim geleceğimizin kilit unsurlarından biri. Giderek ulaşımımızın daha fazla bir parçası uzayla ilgili olacak. Yakın gelecekte gezegen üzerinde bir noktadan diğerine 1 saatte gidebileceğiz. Mesela Türkiye’den New York’a 12 saatten az bir zamanda gittiğinizi düşünün. 45 dakikaya ne dersiniz? Bence bu herkesin hoşuna gidecektir.

Uzaya çıkıp oradan tekrar gezegenimizi görebilmenin eğlenceli bir tarafı var. İşletmeler için yerleşme olasılığı var. İşin bir de enerji ve üretim boyutu var. Bunun için de bütün işletmelerin itici gücü olan bir şey gerekiyor: Kaynak. Kaynaktan kastımız, insanlığın geleceği için malzemeler. Biraz daha bu kaynaklardan bahsetmek istiyorum. Benim şirketim, “dünyanın ekonomisini uzaya doğru genişletmek” fikriyle ortaya çıktı. Bu fikir üzerine kuruldu. Zaten ekonomiler genellikle bir şeyin peşine düşerek ve kaynak kullanarak büyür. Uzaydaki en önemli unsurlardan biri insanlar olacak. İnsanlar oraya gittiklerinde de kaynak gerekecek. Biz de daha fazla insanı oraya götürebilmek için uzayda da kaynak geliştirmek istedik. Giderken yanımızda daha az şey taşımak zorunda kalalım istedik. Ulaştığımız noktada orada kullanabileceğimiz kaynaklara güvenelim istedik.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz