"Sermaye piyasalarında yeni ürünler"

Bu toplantıda, hem yeni ürünlerin piyasaya katkıları, hem eksik taraflar ve yapılması gerekenler değerlendirildi.

16 MART, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Sermaye piyasalarında yeni ürünler

ESER ŞAGAR / SPK ORTAKLIKLAR FİNANSMANI DAİRESİ BAŞKAN YARDIMCISI“AMACIMIZ DAHA ESNEK BİR PİYASA”Türkiye’de son dönemde yapılan en önemli düzenleme olan Sermaye Piyasası Kanunu 2012 yılının sonunda yürürlüğe girdi. Bu kanunla birçok farklı konuda yenilikler getirildi.

Kanunun çıkış amacının çeşitli hedefleri var. Bu hedeflerden birincisi, AB direktiflerine uyumun sağlanması ve küresel finansal gelişmelere daha kolay cevap verebilecek bir sermaye piyasasının oluşturulması. Yine yatırımcıların bilgilendirilmesi ve korunması, kanuni anlamda üst düzeyde ele alınan bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Aracı kurumların güçlendirilmesi ve daha rekabetçi hale getirilmesi ise diğer önemli başlıklar arasında yer alıyor. Biz temel olarak, bu piyasaları düzenlerken yatırımcıları korumakla birlikte piyasaya esneklik ve çeşitlilik de sağlamayı amaçlıyoruz.

 

ÇETİN ALİ DÖNMEZ / BORSA İSTANBUL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“PİYASANIN LOBİ GÜCÜ DÜŞÜK”
Sermaye piyasasının lobi faaliyeti çok zayıf. Bu konunun üzerinde çok durmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Örneğin halka arzlarda durma varsa bir sorun var demektir. Yatırımcılar borsaya gelmiyorsa bir problem var demektir. Niye gayrimenkul bu kadar büyüdü? Neden sermaye piyasası bu kadar geri kaldı? Bazı küçük teşvikler var ama demek ki bir yerlerde eksik var. Veya iyi tanıtılmamış olabilir. Demek ki yapmamız gereken başka şeyler var. Bence konuya öyle bakmak lazım Yapılan her türlü işin sonuçlarını takip etmek, dinamik bir şekilde piyasaya uygun piyasa dostu düzenlemeler uygulamalar yapmamız şart. Elbette bunu yaparken de piyasadan kaynaklanabilecek riskleri asgari seviyede tutmak, sürekli bir gözetim faaliyeti içinde bulunmak da önemli.

 ALİ ÇOŞKUN /  BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ CARF DİREKTÖRÜ
“FİNANSAL OKURYAZARLIK ARTMALI”
Türev ürünlerinde üç ayak çok önemli. Öncelikle yatırımcıya eğitim vermemiz lazım. Bu amaçla Boğaziçi Üniversitesi olarak BİST ile beraber çalışarak VİOP Akademi adı altında bir çalışma yürüttük. İşin bir ayağında, bunu üst yöneticilere, piyasa profesyonellerine ve gerekirse de okuryazarlık, farkındalık sağlama noktasında bireysel yatırımcıya anlatmanın önemi üzerinde duruyoruz. Kendi öğrencilerimizle de eğitim çalışmaları yapıyoruz.

İkinci bir ayak da şu: Ben bankaların kotasyon girmesi gerektiğini düşünüyorum. Derinleşmesi lazım. Bir fiyat ortaya çıkması lazım. İnsanlar artık bir şekilde alım satım yapabileceklerini görmeliler. Üçüncü önemli ayak ise şu: Piyasa ihtiyacı nedir? Her yerde yeni ürün çıkarmaktan bahsediliyor. Finansal mühendisler bunu yapabiliyorlar. Ama bu ihtiyaca bağlı bir ürün mü? Spekülasyon mu? Risk yönetimi mi? Hedging için mi? Ne için çıkartılıyor? Bunlara bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

 YİĞİT ARIKÖK / İŞ YATIRIM GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“RİSKİ YÖNETMEK ÖNEM KAZANACAK”
Otorisk yönetimi önümüzdeki dönemde önemli bir kavram olarak karşımıza çıkacak. Şimdi yavaş yavaş buna dönük altyapılar kuruluyor. SPK, yeni kanunla birlikte taşları iyice yerine oturttu. Sermaye piyasası işlemlerinin adresini aracı kurumlar olarak belirledi. Bu da bence aracı kurum sektörü için iyi bir gelişme.

Aynı durumun bir miktar daha vergi tarafına da yansıması gerekiyor. Hisse senedi türev ürün işlemlerini artık değil aracı kurumlar yapacak. Ama bakıyoruz damga vergisi tezgah üstü işlemlerde bankalara istisnayken bu istisna aracı kurumlara uzatılmamış. Bir başka önemli konu da BSMV. İstanbul’un finans merkezi olmasını istiyorsak bu BSMV olayını kesinlikle halletmemiz gerekiyor.

 EMRAH YÜCEL / İŞ PORTFÖY GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“YENİ ÜRÜNLER DERİNLİK KATIYOR”
Farklı ürünlerin kullanımı, finansal okuryazarlık ve profesyonel yaklaşım çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının daha derinlemesine kullanılması ve o likiditenin de piyasaya getirilmesi ile pozitif bir sarmal oluşuyor. Öte yandan bireysel emeklilik fonlarının hem tasarrufun teşvik edilmesi anlamında, hem tasarrufun teşvik edildiği mecra olarak kullanılması anlamında oldukça olumlu bir katkı sağladığını düşünüyorum. Çünkü özellikle 2013 yılında başlayan yüzde 25 oranında katkı payı desteği, bu sektörün güçlü büyümesini desteklerken sermaye piyasalarımızın da kurumsal yatırımcılar kanalıyla derinliğinin artırılmasına olanak sağladı. Dolayısıyla bu anlamda kurumsal yatırımcının buradaki varlığı önemli diye düşünüyoruz. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz