Sanatı paylaşmak gerek

Can Elgiz ile kurduğu müzesinde sanat, koleksiyonerlik ve sürekli takibindeki sanat mekanları üzerine konuştuk.

25.03.2014 17:38:470
Paylaş Tweet Paylaş
Sanatı paylaşmak gerek

- Sanatsever ile koleksiyoner arasında ince bir çizgi var. Bu çizgi ne eser adediyle ne harcanan parayla alakalı değil. Bu çizgi sanat tutkusunun devam etmesiyle ilgili...

"DANIŞMANLA ESER ALMAK, SPOR ARABANI  BAŞKASINA KULLANDIRMAK GİBİ”
KEYİF MESELESİ

Danışmanlar çok önemli ama biz danışmanlık almıyoruz. Çünkü bu bir keyif meselesi. Danışmanla eser almak, kendi spor arabanızı başkasına kullandırmak gibi bir şey olur... Kendi gözünüz, beğeniniz ve kararınızla hareket etmeniz daha doğru. Yanlışı da kendiniz yapmalısınız.

EĞİTİM ŞART
Ama doğru karar vermek için çalışmak gerekiyor. Sadece sergi gezerek de olmuyor. Bir koleksiyoner olmak için önce ciddi bir kitaplık sahibi olmanız lazım. Kendinizi eğitmeniz lazım. Biz mesela eğer uluslararası sanata merak salıp yurtdışında bir sürü koleksiyonerin halka açtıkları mekanları görmeseydik bu müzeyi kuramazdık. Türkiye’de bu tip bir çalışma yoktu, yurtdışındaki örneklerden çok etkilendik

ALMANIN SINIRI YOK
Bugün çok almak isteyip de alamadığım eserler var. Koleksiyonda almanın sonu yok. Bazen de geriye dönüp baktığınızda bir zamanlar alıp almamakta kararsız kaldığınız sanatçıların bugün nereye geldiğini görüyorsunuz. O zamanlarda demek ki dersimi iyi çalışmamışım diyorsunuz. Ben beğendiğim eserleri sürekli takip ederim. Satışa çıkıyorsa da yeniden incelemeye alırım. Eskiden faks çekerek katıldığım bir müzayedede kaçırdığım bir eseri sonra bir galeride gördüm, oradan satın aldım.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz