Ekonomi ve IMF

Bazı iktisatçılar IMF'nin arkasından teneke çalarken bazıları da ucuz kaynağın elde kaçırılmasına hayıflanıyor.

17.07.2015 20:48:260
Paylaş Tweet Paylaş
Ekonomi ve IMF


İHRACATA ALTIN FRENİ

İhracatta 2010 yılı biraz sürpriz bir gelişmeyle başladı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) gümrük kayıtlarına dayanan verilerine göre ocak ayında ihracat yıllık bazda yüzde 0,3 oranında gerileme gösterdi. Oysa Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ihracatçı birliklerinin kayıtlarına dayanan ve öncü gösterge niteliği taşıyan verileri ocak ayında ihracatın yüzde 12,5 arttığını gösteriyordu. Genelde paralel seyreden TÜİK’in verileri ile TİM’in verilerinin bu kez ayrı telden çalması kafaları biraz karıştırdı. Esasında hafızalar biraz yoklandığında bu gelişmenin nedeni hemen anlaşılıyor. Hatırlanırsa geçen yılın ilk aylarında da TÜİK’in verilerine göre ihracatta TİM’in verilerinin gösterdiğinden daha az gerileme söz konusuydu. O zaman bunun nedeni araştırıldığında ortaya TİM’in verilerinin kapsamadığı altın ihracatı çıkmıştı. Genelde düşük seyreden altın ihracatı geçen yılın ilk aylarında ciddi boyutlara (ocak ayında 975, şubat ayında 1.649 ve mart ayında 926 milyon dolar) ulaşmıştı. Sektör yetkilileri bunun nedeninin ise ekonomideki resesyon nedeniyle halkın bozdurduğu altınların yurtdışında pazar bulması olduğunu söylüyordu. İşte geçen yıl ihracattaki düşüşü bir ölçüde de olsa frenleyen altın ihracatı, resesyon sonrasında tekrar eski seviyelerine döndüğü için, şimdi de ihracattaki yükselişi frenlemeye başlamış bulunuyor. Altın ihracatı dışarıda bırakılırsa, ocak ayında ihracatta düşüş değil yüzde 11,4’lük bir artış çıkıyor. Altın ihracatı toplam ihracatı frenlemeye şubat ve mart aylarında da devam etti gibi. TİM’in verileri şubat ayında ihracatta yüzde 20,3’lük bir artışa işaret ediyor ama TÜİK’in verilerinde yine düşüş görebiliriz. Çünkü geçen yıl şubat ayında altın ihracatı 1,6 milyar doları bulmuştu ve bu yıl aynı düzeye yaklaşmış olması biraz zor görünüyor. Mart ayında ise bu fren sürmesine rağmen yine de ihracatta artış göreceğimizi tahmin ediyoruz. Çünkü TİM’in verileri mart ayının ilk 22 gününde ihracatta yüzde 32,2 gibi çok güçlü bir artış olduğunu gösteriyordu. Bu da altın ihracatındaki düşüşe rağmen mart ayında toplam ihracatta yüzde 10 dolayında artış olabileceğini düşündürüyor. Altın ihracatı geçen yıl nisan ayından itibaren normal seviyelerine indiği için bu yıl aynı aydan itibaren altın freni ortadan kalkacak. Bu arada ithalatın ise 2010 yılına sürpriz yapmadan girdiğini belirtelim. Kasım ayında yeniden yükselişe geçen ithalat ocak ayında da yüzde 23,9 oranında artış gösterdi. İthalattaki bu artış da ekonomideki toparlanmanın devam ettiği sinyalini verdi.

SANAYİDE TOPARLANMA ÇOK YAVAŞ

Ham verilere göre ocak ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 12,1 oranında artış gösterdi. Takvim etkisine göre düzeltme yapıldığında ise ocak ayında sanayi üretiminde yaşanan yıllık artışın yüzde 16,1 olduğu görülüyor. Bu yıl ocak ayında işgünü sayısının geçen yılın aynı ayındakinden 1 gün daha düşük olması, sanayi üretimindeki artışın olması gerekenden 4 puan daha düşük gerçekleşmesine yol açmış bulunuyor. Fakat buna rağmen ocak ayında sanayi üretiminde yaşanan artış yine de yüksek ve bu ekonomideki toparlanmanın sürdüğünü gösteriyor. Geçen yılın ilk ayları ekonomideki resesyon nedeniyle sanayi üretiminin çok düşük düzeylere demir attığı aylardı. Resesyonun atlatılmasıyla geçen yılın sonlarına doğru sanayi üretimi normal seviyelerine doğru yollandığı için şimdi bu yüksek üretim artışları ortaya çıkıyor. Sanayi üretiminin şubat ayında da çift haneli artış gösterdiğini tahmin ediyoruz. Mart ayında da yine çift haneli artış görme ihtimalimiz yüksek. Fakat sanayi üretimindeki toparlanma bir yıldır sürmesine rağmen hala resesyon öncesindeki zirve noktasının çok uzağındayız. Bunu da Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mevsim ve takvim etkilerine göre düzelttiği sanayi üretim endeksi verilerinden anlıyoruz. Mevsim ve takvim etkilerine göre düzeltilmiş sanayi üretim endeksi Mart 2008’de zirve noktasında ulaştıktan sonra 10 ayda tam 25,1 puanlık gerileme göstermiş ve Ocak 2009’da dip noktaya inmişti. O zamandan beri geçen 12 ayda ise mevsimsel düzeltilmiş sanayi üretim endeksi 13,8 puanlık artış gösterebilmiş durumda. Yani hala zirve noktasından 11,3 puan gerideyiz. Bu hızla zirve noktasına geri dönmemiz ise 9 ay daha sürecek ve sonbahar aylarını bulacak gibi görünüyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz