Ekonomide sinyal karışıklığı

Karışık sinyaller, ekonominin nereye doğru gittiğini anlamayı zorlaştırıyor.

1.01.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Ekonomide sinyal karışıklığı

Fakat 2011 sonunda enflasyonun yüzde 10,4 olduğu dikkate alınırsa, bu önemli bir iyileşme anlamına gelecek, Böylece para politikasında enflasyon hedeflemesi sistemine geçilmesinden bu yana yıl sonu itibariyle gerçekleşen en düşük enflasyon da ortaya çıkmış olacak, Bu gelişmelerin ise enflasyonist beklentileri olumlu etkilemesi ihtimali var, Nitekim geçen ay Merkez Bankası'nın Beklenti Anketi'nde 24 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisinin 2008 yılından bu yana ilk kez yüzde 6'nın altına indiğini gördük, Enflasyonist beklentilerdeki düşüş bu yıl enflasyonla mücadeleyi kolaylaştırabilir.


MERKEZ, POLİTİKA FAİZİNİ 16 AY SONRA İNDİRDİ

Merkez Bankası, para politikası faizinde tam 16 ay aradan sonra indirim yaptı. Para Politikası Kurulu (PPK) aralık ayı toplantısında, resmi para politikası faizi olan 1 hafta vadeli repo borç verme faiz oranını, 25 baz puanlık indirimle yüzde 5,50'ye düşürdü. Bu indirim öncesinde resmi para politikası faizi, 5 Ağustos 2011'den beri yüzde 5,75 düzeyinde sabitti. Fakat Merkez Bankası'nın para politikası faizinde 16 ay aradan sonra yaptığı bu indirim, piyasada çok da fazla yankı yapmadı. Bunun nedeni ise bu faizin epeydir atıl bir vaziyette kalmış olması. 2011 yılının sonlarından beri fiili para politikası faizini, Merkez Bankası'nın piyasalara çeşitli kanallardan verdiği fonların ortalama maliyeti oluşturuyor. Bu fonlama maliyeti de zaten kasım ayı başından beri resmi para politikası faizinin altına düşmüş durumdaydı. Yani Merkez Bankası'nın resmi para politikası faizinde yaptığı indirim fiili durumda bir değişiklik yaratmadı. Bu da söz konusu indirimin ufak bir rötuştan ibaret olduğu izlenimine yol açtı. Hatta bunun politikacıların bir süredir devam eden faiz indirimi taleplerinin ucuz yoldan karşılanması olduğunu iddia edenler de var. Piyasalar aralık ayındaki PPK toplantısından esasında "faiz koridoru”nun alt ucunu oluşturan gecelik borçlanma faizinde indirim bekliyordu. Merkez Bankası'nın, bir süredir hızlanma belirtileri gösteren ve "sıcak para” olarak bilinen kısa vadeli sermaye girişlerine böyle tepki vereceği düşünülüyordu. Fakat Merkez Bankası bunun yerine bankaların yabancı para yükümlülüklerine uygulanan zorunlu karşılıkları bazı vadelerde arttırma yoluna gitti. Böylece daha önce yüzde 10,2 olan ağırlıklı ortalama yabancı para zorunlu karşılık oranı yüzde 10,6'ya çıkarıldı. Bu yükselişle piyasadan 850 milyon dolar çekileceği hesaplanıyor. Fakat bu tutar yabancı sermaye girişleri karşısında devede kulak kaldığından, Merkez Bankası'nın bu hamlesi de durumu idare etmeye yönelik olarak değerlendiriliyor. Merkez Bankası, "faiz koridoru”nun üst ucunu oluşturan gecelik borç verme faiz oranında eylül ayında başlattığı indirimi ise aralık ayında durdurdu. Merkez Bankası, yaz aylarında fonlama maliyetinde başlattığı indirim, bankaların kredi faizlerine ve dolayısıyla iç talebe yeterince yansımayınca, eylül, ekim ve kasım ayı PPK toplantılarında gecelik borç verme faizinde toplam 250 baz puanlık indirim yapmıştı. Bu indirimin gerisinde bankaların kredi faizlerinin fonlama maliyetinden çok Merkez Bankası'nın gecelik borç verme faizine bağlı olduğu görüşü yatıyordu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz