İhracat ve büyüme

Ekonomik kamuoyu reel dış ticarete ilişkin verileri de yakından takip etseydi, herhalde bu beklenti çok daha büyük olacaktı.

1.09.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
İhracat ve büyüme

Fakat ikinci çeyrekteki sanayi üretimi artışı da vasatın altında kaldı. Mayıs ayında sanayi üretimi beklenenin üzerinde ve yüzde 5,9 yükseliş göstermiş, bu da ciddi bir toparlanma umudu doğurmuştu. Ancak haziran ayında sanayi üretimindeki artış yeniden yavaşlayıp yüzde 2,7'ye düşünce bu umutlar boşa çıkmış oldu. Mayıs ayındaki nisbeten yüksek üretim artışı, muhtemelen, bu ayda iç talepte yaşanan kısmi canlanmayı gören sanayicinin önceki aylarda eriyen stoklarının bir kısmını yerine koyma çabasından kaynaklanmıştı. Anlaşılan iç talepteki bu kısmi canlanmanın devamı gelmeyince ve dış talep de giderek zayıflamaya başlayınca, haziranda sanayici yeniden frene bastı. İkinci çeyrekteki sanayi üretimi artışının ilk çeyrektekinden çok farklı olmaması, bu dönemde ekonominin genelinde yaşanan büyümenin de ilk çeyrektekine yakın çıkacağını düşündürüyor. Çünkü sanayi üretimindeki artış ile Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'daki (GSYİH) büyüme arasında güçlü bir korelasyon bulunuyor. Bizim hesaplarımız ikinci çeyrekte GSYİH'deki yıllık büyümenin yüzde 3,5 dolayında çıkacağını gösteriyor. ilk çeyrekte ekonomideki büyüme yüzde 3,2 olmuştu. Sanayi üretimindeki ve GSYiH'deki yıllık büyüme açısından ikinci çeyrekteki durum böyleyken, önceki çeyrek döneme göre mevsimsel düzeltilmiş büyüme açısından ise işler biraz değişik. Türkiye istatistik Kurumu'nun (TÜİK) hesaplarına göre, ilk çeyrekte mevsimsel düzeltilmiş sanayi üretimi yüzde 1,3 azalmış, GSYİH ise yüzde 0,4 küçülmüştü. ikinci çeyrekte ise mevsimsel düzeltilmiş sanayi üretiminde yüzde 1,4'lük yükseliş yaşandı. Bu durum ikinci çeyrekte GSYİH'deki mevsimsel düzeltilmiş büyümenin de pozitife dönmüş olabileceğini gösteriyor. Bizim hesaplarımıza göre, ikinci çeyrekte mevsimsel düzeltilmiş büyüme yüzde 1 dolayında çıkacak. Ekonomideki iki çeyrek üst üste küçülmeye resesyon deniyor. İkinci çeyrekte mevsimsel düzeltilmiş büyüme tahmin ettiğimiz gibi çıkarsa, ekonomi ilk çeyrekte geldiği resesyonun kıyısından dönmüş olacak.

İHRACATTA GERÇEK DURUM

Esasında İran’a yönelik altın ihracatı yılın ilk çeyreğinde de ihracatın büyümeye katkısının olduğundan yüksek ve yatırım harcamalarının büyümeye katkısının ise olduğundan düşük hesaplanmasına neden oldu. Fakat ilk çeyrekte altın hariç ihracatta da durum fena değildi ve altın ihracatının bu yanıltıcı etkisi düşüktü. İkinci çeyrekte ise altın ihracatındaki artış daha da yükselirken, altın hariç ihracatta performans iyice düştü. İlk çeyrekte yüzde 9,3 olan altın hariç ihracattaki yıllık artış ikinci çeyrekte yüzde 3,3’e kadar indi. Böylece altın ihracatının yanıltıcı etkisi iyice güçlendi. İkinci çeyrekte ihracattaki performansın gerçekte düşmüş olması, ekonomideki büyümeyi de gerçekte olumsuz etkiledi. Nitekim üretime ilişkin göstergelerde reel ihracattaki olağanüstü yüksek artışın ima ettiği ölçüde bir toparlanma yok. İlk çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,8 yükselen sanayi üretimi, ikinci çeyrekte de buna yakın yani yüzde 3,4’lük artış gösterdi. İç talepte durumun ilk çeyrektekinden çok farklı görünmediği bir ortamda, reel ihracattaki artış gerçekten yüzde 14,4’ten yüzde 23,1’e tırmanmış olsa, sanayi üretiminde daha fazla toparlanma görmemiz gerekirdi. Sanayi üretimindeki artışın ilk çeyrektekine yakın olması, ikinci çeyrekte ekonomideki büyümenin de ilk çeyrektekine yakın çıkacağını düşündürüyor. İlk çeyrekte yüzde 3,2 olarak gerçekleşen ekonomideki büyümenin ikinci çeyrekte yüzde 3,5 dolayında çıkacağını tahmin ediyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz