Uzun vadeli istikrara odaklandık

Türkiye’nin gelecek stratejisinin bir çerçevesini çizdi.

1.06.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Uzun vadeli istikrara odaklandık

NELER İSTİYORUZ?
Türkiye vatandaşı olan herkes, evrensel standartlarda haklarını yaşasın, özgürlükler noktasında dünyanın en ileri uygulamalarına kavuşsun istiyoruz. Hukukun üstünlüğü prensibini yaşatmak için bütün gücümüzle çalışmalıyız. Birinci sınıf bir demokrasi istiyoruz. Bunları bugün sağlamaya çalışmazsak 2023 Türkiye'si hayal olacak.
TREND SÜRMELİ
Son 10 yılda milli gelirimizi üçe katladık, milli gelire olan borcumuzu yarı yarıya azalttık. 2023'e kadar bu trendin devam etmesini istiyoruz. Şu anki milli gelirimizin 2,5  katı bir milli gelir hayal ediyoruz. Bunun da gerçekçi bir hedef olduğunu düşünüyoruz. Ama bütün bu söylediklerimizi gerçekleştirmemiz şartıyla. Artık herkes mücadelesini fikirlerle yapacak. Siyaset önemli bir mücadele alanı olacak. Siyasetin alanını çok genişletmemiz gerekiyor.

“SİVİL TOPLUM AYAĞINI GÜÇLENDİRMELİYİZ”
SÖZLERİMİZİ TUTTUK

Sayın Muhtar Kent bir söz söyledi: "Marka bir sözdür İyi bir marka, tutulmuş bir sözdür.” Bu, çok önemli. Türkiye, artık kendi bölgesinde, hatta dünyada yükselen bir marka olduysa bunda Türkiye'nin tuttuğu sözlerin çok önemli bir payı var Özellikle son 10 yılda Türkiye'nin ortaya koyduğu reform programı, AB süreciyle, ekonomik dönüşüm programıyla ortaya koyduğu performans, yapacağız dediklerimizi yapmamız, söz verip tutmamız, Türkiye'yi çok farklı bir noktaya getirdi.

ALTIN ÜÇGEN OLUŞTU
Bugün hükümet, iş dünyası ve sivil toplum olarak altın üçgen de önemli ölçüde oluştu. Ama samimi bir değerlendirme yapmak gerekirse üçgenimizdeki sivil toplum ayağını biraz daha güçlendirmeliyiz. O noktada gerçekten gönüllü olan, gerçekten derdi ve amacı olan insanlarımızın daha çok bir araya gelip çalışması gerekiyor Asıl kıymetlisi, herkesin kendi cebinden ve emeğinden bir şey kattığı, 'Bu benimdir' dediği sivil oluşumlardır. Bunların önümüzdeki dönemde Türkiye'de daha etkin olması gerektiğini düşünüyorum. Bu sivil toplum ayağını da güçlendirdiğimizde Türkiye'nin geleceğe çok daha güçlü bir şekilde yürüyeceğine inanıyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz