"Projeksiyon"

TAŞIMACILIK HEDEFLERİN ÜZERİNDE BÜYÜME YAKALANDI Nakliye sektörü geçen yıl için belirlediği rakamları aştı. Sektör, 2004 yılı için yüzde 30 civarında artış beklerken, bunun da üstüne çıktı. 2003 ...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Projeksiyon

TAŞIMACILIK

HEDEFLERİN ÜZERİNDE BÜYÜME YAKALANDI

hedNakliye sektörü geçen yıl için belirlediği rakamları aştı. Sektör, 2004 yılı için yüzde 30 civarında artış beklerken, bunun da üstüne çıktı. 2003 yılında 559 bin 337 olan ihraç taşımaları sayısı geçen yıl 833 bin 834’e ulaştı. Böylece taşıma miktarında yüzde 49 artış gerçekleşti. 2002 yılındaki taşıma sayısı ise 322 bin olarak kaydedilmişti.

2004 yılında taşımalar içinde en büyük payı Ortadoğu ülkeleri aldı. 2003’te bölgeye yapılan 288 bin 592 olan taşıma sayısı, geçen yıl yüzde 83 artışla 526 bin 827’ye yükseldi. Avrupa’ya yapılan taşımalar ise yüzde 16 artış gösterdi. 211 bin 591 olan taşıma sayısı, 244 bin 738 oldu.

Uluslararası Nakliyeciler Derneği Başkanı Çetin Nuhoğlu, şu açıklamaları yapıyor:

“Toplam taşımalara baktığınızda, hedeflenen rakamı geçmiş durumdayız. Fakat bölgeler anlamında bir yer hariç hepsini geride bıraktık. Avrupa taşımaları çok istikrarlı bir şekilde artarken, en büyük artış Irak’ta yaşandı. Irak’ta savaş ortamına rağmen bu kadar büyük artış olması çok anlamlıdır. Savaşın sona ermesi, barış ve güvenliğin sağlanması durumunda taşıma rakamlarımız daha da artacak.”

Nuhoğlu, beklenen artışı yapamadıkları tek yer olarak ise Rusya’yı gösteriyor. Bu bölgede bazı sorunları aşılamadıklarını belirten Nuhoğlu, bazı Ro-Ro şirketlerinin ülke çıkarlarına karşı farklı bir yol izlemelerinin sorunların artmasına neden olduğuna dikkat çekiyor.

Bu yıl için ise sektörün hedefleri belli. İhracata endeksli çalışan sektör, toplam ihracatın artmasına bağlı büyüyecek. İhracatta artışın süreceği beklentileri doğrultusunda nakliye sektörünün taşıma sayısında da artış olacağı düşünülüyor. Öngörüler, sektörün bu yıl yüzde 30 büyüyeceği doğrultusunda. AB ile başlatılacak müzakerelerin olumlu etki yapması bekleniyor. Ekonomide yaşanacak canlılık, Irak’ta sağlanan iç barışla birlikte yıllık taşıma rakamları 650-700 bini geçebilecek.

ALÜMİNYUM

SEKTÖR YILI BÜYÜMEYLE KAPATTI

hedAlüminyum sektörü, önceki yıllara göre oldukça iyi bir yılı geride bıraktı. 2001 yılı hariç istikrarlı bir büyüme gösteren sektör, otomotiv, beyaz ve kahverengi eşya sanayilerindeki gelişmelere paralel olarak 2004’ü büyümeyle kapattı. Sektörün büyümesi, ürün gruplarına göre yüzde 15-20 arasında gerçekleşti. Diğer ülkelerdeki tüketim miktarına göre hala çok alt düzeylerde olmasına rağmen kişi başına tüketim miktarı da 5 kilograma ulaştı.

Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği (TALSAD) verilerine göre, bir önceki yılla karşılaştırıldığında, 2004 yılı sonu itibarıyla alüminyum yarı mamul ürünleri grubunda yer alan ekstrüzyon ürünleri üretiminde yüzde 27, yassı ürünler üretiminde yaklaşık yüzde 10 ve iletken ürünleri üretiminde ise yüzde 60’lık bir artış olacağı tahmin ediliyor. Bu da toplam yarı ürün üretiminde ortalama yüzde 19’luk bir artış anlamına geliyor. 9 aylık kesinleşmiş rakamlar da bu tahminleri doğruluyor.

Türkiye’de 2003 yılında yaklaşık 326 bin ton olarak hesaplanan tüketimine de, yeniden yapılanma gösteren ekonomi, yeni yatırımlar ve artan üretim kalitesiyle paralel olarak 2004 yılı sonunda 350 bin tona ulaşması bekleniyor.

Son 2 yıldır Türkiye’de özellikle beyaz eşya, otomotiv, kahverengi eşya sektöründe yaşanan olumlu gelişmeler sektörün iç pazara yönelmesine sebep oldu. Bu durum sektör firmaları için iç pazarı yeniden cazip hale getirirken, gelecek dönemlerde inşaat sektörünün büyüyeceği yönündeki beklentiler de iç pazarın öneminin bir kat daha artmasına yol açacak. Ancak, inşaat ve altyapı açısından kamu yatırımlarının devreye girmemesi arzu edilen canlanmanın henüz gerçekleşmemesine neden oluyor. Toplam üretim kapasitesi 350-400 bin ton civarında olan sektörün geçen yıl hızlanan yatırımlar sayesinde önümüzdeki yıl daha da artacağı düşünülüyor.

SU

PAZAR EN AZ YÜZDE 10 BÜYÜDÜ

hedSu sektörü ambalaj büyüklüğüne göre, 2 ana kategoride değerlendiriliyor. 10 litre ambalajdan büyük ürünlerin yer aldığı, ancak temel olarak yüzde 99’dan fazla bir ağırlıkla 19 litrelik damacananın damgasını vurduğu damacana su kategorisi. 10 litre dahil ve küçük ambalajlı ürünlerin yer aldığı ve genelde çeşitli hacimlerdeki pet sular ile ve 0.2 litrelik cam şişelerde satılan doğal maden sularının ağırlıkta olduğu paketlenmiş su kategorisi.

Doğal kaynak ve Maden Suyu Üreticileri Derneği (SUDER) verilerine göre, Türkiye’de toplam ticari su tüketimi 2003 rakamlarıyla 5,7 milyar litreyi buldu. Bu tüketimin yüzde 81’lik kısmı, yani 4,6 milyar litresi damacana su segmentine ait. Geri kalan yüzde 19’luk kısmı oluşturan 1,1 milyar litre ise paketlenmiş su segmentine…

2004 yılında ise hem damacana segmenti hem de paketlenmiş su segmenti genel olarak ekonomide, turizm ve ihracattaki canlılığa paralel biçimde asgari yüzde 10 büyüme kaydetti. Damacana segmentinde 2004 yılı için tahmin edilen büyüme hızı yüzde 8 civarında. Paketlenmiş su segmenti için tahmin edilen ise 3 yıllık yavaş bir büyüme döneminin ardından 2004 yılında en az yüzde 15’lik bir büyümenin gerçekleştiği şeklinde. 2004 yılında paketlenmiş su segmentinin motoru genelde canlanan ekonomi, artan turizm faaliyetleri ve en başta Irak olmak üzere ihracatta yaşanan büyük artış oldu. 2003’de paketlenmiş su ihracatı ilk defa 20 milyon dolar sınırını aştı. İhracatı özellikle son iki yıldır sıçrama yaptı.

1999 yılından bu yana sektör her yıl ortalama yüzde 10 büyüyor. 2005 yılında da Avrupa rotasına giren Türkiye’nin ekonomik canlılığını sürdüreceği ve bu canlılıkta ambalajlı su segmentinin bir yüzde 10’luk büyüme daha gerçekleştireceği düşünülüyor.

TURİZM

TURİST SAYISI VE GELİRLER ARTTI

hedTurizm sektörü yılı iyi geçirdi. 2003 yılında 14 bin 30 olan yabancı turist sayısı, geçen yıl 17 bin 517’ye ulaştı. 2003’te 9 milyar 676 bin dolar olan turizm gelirleri ise geçen yıl 9 ayda 6 milyar 786 milyon dolara çıktı. İstanbul’da, Dünya Gazete Sahipleri, Eurovizyon, NATO’nun da bulunduğu zirvelere, Uluslararası Otelciler ve Restorancılar Birliği Genel Kurulu’na ev sahipliği gibi gelişmeler turizm rakamlarını etkileyen önemli gelişmeler olarak gösteriliyor.

Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır, 2005 yılında İstanbul’da 6 milyon, Türkiye’de 20 milyon turisti ağırlamayı hedeflediklerini söylüyor. Bayındır, “Ülkemizin mevcut potansiyeli, yetişmiş iş gücü ve coğrafi yapısı göz önüne alındığında, yakın zamanda sektörümüze daha fazla yabancı sermayenin geleceğini düşünüyorum. Son dönemlerde uluslararası zincirlerinin başta İstanbul olmak üzere diğer bölgelerimizde yatırım için çalışmalar yaptığını duyuyoruz” diye konuşuyor.

Dünya Turizm Örgütü’nün (WTO) raporlarına göre, Türkiye önümüzdeki yıllarda yıldızı parlayacak ülkeler arasında yer alıyor. Şu anda Avrupa başta olmak üzere dünya gündeminde olan Türkiye’ye önümüzdeki yıl AB’den gelen turist sayısının rekor kırması bekleniyor.

2005 yılında iyi bir sezon geçirileceğini anlatan Timur Bayındır, beklentileriyle ilgili şu açıklamaları yapıyor:

“Paskalya yani Nisan ayından itibaren ciddi bir hareketlilik yaşanacak. Türkiye ve İstanbul’un, dünya gündeminde olması, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz uluslararası zirvelere bu yıl Formula 1, Mimarlar Kongresi gibi birçok zirveyi ekleyeceğiz. Hedeflerimize ulaşırken yeni pazarlarda yoğun çalışmalar yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Mevcut pazarlarımıza Japonya, Çin, Güney Amerika ülkelerine de eklemeli ve tanıtımları arttırmalıyız. Tabi burada komşu ülkelere yapılan çalışmalara da yoğun olarak devam etmeliyiz.”

BEYAZ ET

SIKINTILARA RAĞMEN ÜRETİM ARTTI

hedGeçen yıl toplam kanatlı eti üretimi yüzde 13 artışla 967 bin tona çıktı. 2004 yılında piliç eti üretimi 870 bin, hindi eti 40 bin, yumurtadan çıkan tavuklar, köy tavukları, kaz, ördek ve diğer kanatlı etlerinin toplamı da 57 bin ton oldu.

2003 yılının son 3 ayında, perakende satış fiyatlarında görülen sürekli düşüşler 2004 yılına maliyetin altında pazar fiyatlarıyla girilmesi sonucunu doğurdu. Bu düşük fiyatlar mart ve nisan aylarında toparlandı. Mayıs ayında karlı seviyeye çıktı. Ancak, 1 milyon 600 bin TL’ye kadar düşen piliç eti toptan fiyatlarının 1-2 ay içerisinde 2 milyon 600 bin TL’ye yükselmesi piyasada talep azalmasına sebep oldu. Haziran ayında tekrar düşüşe geçen fiyatlar temmuzun ortalarına doğru toparlandı. Fiyatlar 2003 yılına kıyasla daha yavaş bir hızla gerileyerek ekim ayına gelindi. Bu tarihte ortaya çıkan antibiyotik ve hormon tartışmaları, haftalık 19 bin ton olan satışların 14 bin tona gerilemesine fiyatların hızla düşmesine neden oldu.

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği (Besd-Bir) M. Kemal Akman, şu değerlendirmeleri yapıyor: “Fiyatlar konusundaki tüm olumsuzluğa rağmen üretimin yüzde 13 artmış olması ilginçtir. 2002 ve 2003 yılları damızlık girişlerindeki artış bu üretimin temelini oluşturdu.”

2005 yılı üretiminde sektörün geri adım atması beklenmiyor. AB’ye ihracatın başlaması için prosedür son aşamaya gelmiş durumda. Türkiye’ye denetime gelecek olan Avrupa Birliği Gıda ve Veterinerlik Ofisi uzmanlarının kalıntı izleme konusunda yapacakları denetim sonucunun olumlu olması halinde sektörün önünde, üretim maliyetlerinin yüksekliğinden başka bir engel kalmayacak. Yılın ilk yarısında üretimin yüzde 10 civarında artması bekleniyor.

BUZDOLABI

SOĞUTUCU PAZARI YÜZDE 50 BÜYÜDÜ

hedBeyaz eşya geçen yıl oldukça başarılı bir performans sergiledi. Toplam pazar yüzde 70 büyüdü. Soğutucu pazarı da bundan nasibini aldı. Ancak büyüme oranı yaklaşık yüzde 50 oldu. Ertelenen taleplerin hayata geçmesi pazarın büyümesindeki en önemli neden.

BSH Profilo Merkez Pazarlama Direktörü Christof Jaeger, şunları söylüyor: Sektördeki gelişmelerin ana nedenleri arasında ertelenmiş satın alma kararları geliyor. Krizle birlikte ertelenen alımlar, 2004 yılında kendini en yoğun biçimde gösterdi. 2004 yılı soğutucu grubuna baktığımızda, iç piyasa hacminin sene sonu itibariyle 2 milyon birimin biraz yukarısında seyrettiğini, toplam üretimin yaklaşık 5 milyon 350 bin birim, ihracatınsa yaklaşık 3 milyon 300 bin birim olduğunu görüyoruz. Piyasadaki yükselişin oluşmasındaki etkenler arasında ayrıca faiz oranları, tüketici kredileri ve uygun fiyatlı ürünlerin olması sayılabilir. Ekonomik şartların avantajlı olduğu bu dönemde hem müşteriler hem de şirketler kazandığını söylemek çok doğru olur.”

Buzdolabı, ev aletleri içerisinde, genelde öncelikli ürün kategorisi içerisinde gösteriliyor. Bulaşık makinesi ihtiyacı ertelense de buzdolabında durum öyle değil. Piyasa şartlarının böylesine cazip olduğu bir yılda, müşteriler ürün tercihlerinde de seçici oldular. 2004 yılında satışların yaklaşık yüzde 70’i yeni ya da bir üst model ile değiştirilen buzdolabı alımlarını oluşturdu.

2005 yılında pazardaki büyümenin yüzde 5 oranında olacağı düşünülüyor. Jaeger, beklentileriyle ilgili olarak “Nüfusun genç olması, konut yapımlarındaki artışlar ve ekonominin istikrarlı seyri gibi nedenlerden dolayı böyle bir büyümenin söz konusu olacağına inanıyorum. 2004 yılındaki yüzde 70 oranındaki büyüme pazar beklentilerinin çok üzerinde olmuştu. Dolayısıyla, artık ertelenmiş satın alma kararları doyma seviyesinde. Yeni ürünlerin revaçta olacağı ve bir üst sınıf ürünlerle değiştirmelerin olacağını tahmin ediyorum” diyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz