"Projeksiyon"

Havacılık Potansiyel Çok YüksekTürkiye’de potansiyeli en yüksek alanların başında havacılık sektörü geliyor. Küresel krizde dünya havayolu şirketlerinde iflaslar yaşanırken, Türkiye'de sektör, dün...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Projeksiyon

Havacılık

hedPotansiyel Çok Yüksek
Türkiye’de potansiyeli en yüksek alanların başında havacılık sektörü geliyor. Küresel krizde dünya havayolu şirketlerinde iflaslar yaşanırken, Türkiye'de sektör, dünya ortalamasının üzerinde büyüyor. Geçen yıl, 8 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan sektörde, toplam 5 havayolu şirketi ve 289 yolcu uçağı bulunuyor. Hem yolcu hem yeni uçak yatırımları artıyor.

2002’de iç hat seferleri, sadece THY tarafından 2 merkezden 23 noktaya yapılırken, bugün 7 merkezden 43 noktaya uçuluyor. 2002'de 48 bin olan sektördeki çalışan sayısı ise yüzde 100’ün üzerinde artarak 100 bine ulaşmış durumda.

Sektördeki en büyük büyüme ise iç hat yolcu sayısında yaşanıyor. 2002’de 8,7 milyon olan iç hat yolcu sayısı, 2008 sonunda 34 milyona ulaşmış durumda. İç ve dış hatlardaki toplam yolcusu sayısı ise 2008 sonu itibarıyla 79,4 milyon.

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı CEO’su Gökhan Buğday, sivil havacılık sektörünün yakaladığı avantajlı dönemi şöyle özetliyor:

“Şu anda sektörün en önemli avantajı, kriz ortamında uygun fiyatlara uçak alımları yaparak, birim maliyetlerini düşürmüş olması. Krize bağlı olarak Avrupa’da ve diğer bölgelerde uçuş yapamayan uçaklar, havayolu şirketleri tarafından çok uygun bedellere kiralanabiliyor. Zamanında 350 bin-400 bin dolara kiralanan uçaklar, şu anda 200-250 bin dolar civarında. Ayrıca petrol piyasasında şu anda çok aşırı oynamaların olmaması, Türk havacılığı için bir diğer önemli avantaj.”

hed2008’de 79,4 milyon olan toplam havayolu yolcu sayısının, 2009’da yüzde 4,5 artarak 83 milyona ulaşması bekleniyor.

 

Hazır Giyim

hed5 Yıl Öncesine Dönülecek
Hazır giyim sektörü sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Sektör, hem içeride hem yurtdışında önemli pazar daralmasıyla karşı karşıya. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin raporuna göre 2007’de 16 milyar dolarlık ihracat yapan sektör, geçen yıl 15,7 milyar dolar ile bir önceki yılın gerisinde kaldı. 2009 sonunda ihracatının 12,5-13 milyar dolar arasında olacağı tahmin ediliyor. Bu da sektörün ihracatının 2004’teki seviyesine gerileyeceği anlamına geliyor.

Başta TGSD üyeleri olmak üzere sektör temsilcileri, ihracattaki daralmanın 2009’da yüzde 20’ler seviyesinde olacağı görüşünde. Bu yılın ilk 6 aylık ihracat rakamları da bu sonucu doğruluyor. 2009’un ilk 6 ayında 6,1 milyar dolar ihracat gerçekleştirildi. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında yüzde 25 oranında küçülmeye tekabül ediyor.

Sektörün ithalatı ise aylık 190 milyon dolarlar seviyesinde kalıyor. Tekstile göre hazır giyimde ithalat oranlarında önemli düşüş görülmüyor. Bu da sektördeki rekabetten kaynaklanıyor. 

Sektördeki düzelmenin ise ancak 2010’un ikinci yarısından itibaren başlayacağı tahmin ediliyor. TGSD Başkanı Ahmet Nakkaş, teşvik programının hazır giyim sektörüne katkısının olmadığını söylüyor ve ekliyor:

“İşletmeler yeni yatırım modunda değil. 2003-2005 arasında sektörde 40 bin iş yeri kapandı. Son krizde ise buna 3 bin şirket daha eklendi. Ayakta kalanlarsa pazar payını koruma, yeni pazarlar arama, müşteriyi kaybetmeme ve kendi kendine yetebilme mücadelesi içinde. Sektörü destekleyecek, heyecanlandıracak çok net tedbirlerin ortaya konması gerekiyor.” 

hed2009’da 12,5-13 milyar dolarlık ihracat tahmini yapılıyor. Bu tahmine göre ihracat yüzde 25 daralacak.

 

Tesis Yönetimi

hedTürkiye Birçok Ülkenin İlerisinde
Hizmet sektörü, her zaman krizlerden daha az etkilenir. Hizmet sektörü yelpazesi içinde değerlendirilen tesis yönetimi de bu krizden az etkilendi.

Tesis yönetiminin kapsamına temizlikten, güvenliğe, insan kaynakları danışmanlığından, çağrı merkezine pek çok hizmet giriyor. ABD, bu alandaki en büyük pazar durumunda.  İskandinav ülkeleri ise tesis yönetim hizmetlerinin en yoğun kullanıldığı pazarlar olarak öne çıkıyor. Örneğin, 7 milyon civarında nüfusu olan bir İskandinav ülkelerinde sektörün büyüklüğü 5 milyar dolara ulaşabiliyor.

Türkiye’de ise 1990’lı yıllarla birlikte oluşmaya başlayan sektör, 2000’li yıllarda önemli bir büyüme ivmesi yakaladı. Sektör, her yıl ortalama yüzde 10 büyüyor ve tesis yönetimi alanında Türkiye’nin 12 milyar dolarlık potansiyeli olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de ve 50 ülkede temizlik, güvenlik, tesis yönetimi, catering, ofis destek, teknik bakım, bahçe bakım ve haşere kontrol alanlarında tüm sektörlere hizmet veren ISS, 315 milyon TL’lik cirosuyla pazar lideri. ISS CEO’su Cavit Habib, sektörde çok fazla şirketin olduğunu ve büyük kısmının merdiven altı üretim yaptığını belirtiyor. Bu üreticilerin varlığına rağmen hizmet standardı ve çeşitliliğinin yanı sıra kalite anlamında da Türkiye’nin birçok ülkenin ilerisinde olduğunu söylüyor.

hed2008’de yüzde 11 büyüyen sektör, krizden az etkilendi ve büyümesi yavaşladı. 2009’da sektörün yüzde 9 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor.

ADSL

hedPazar Fırsatlarla Dolu
TÜİK’in Ağustos 2008 Hane Halkı Bilgi teknolojileri araştırmasına göre Türkiye’de evlerin yüzde 24,47’sinin internet erişimi mevcut. 2008’de internet kullanım oranı ise yüzde 38’e yükseldi.

ADSL kategorisinde, Türk Telekom/TTnet, Doğan Telekom, Koç.net, Tellcom, Turk.net ve Millenicom’la birlikte 6 büyük şirket rekabet ediyor. Ayrıca ADSL pazarında, alt hizmet sunan birkaç şirket daha bulunuyor. Bu şirketler, geniş bayi ağlarıyla binlerce kişiye dolaylı istihdam sağlıyor.

2009’un ilk 4 aylık sonuçlarına göre Türkiye’de 6 milyon ADSL, yaklaşık da 20 milyon internet kullanıcısı var. Screen Digest Dataxis verilerine göre ADSL abone sayısının 2009’un sonunda 7 milyona, 2010 yılında ise 8 milyona çıkması bekleniyor.

Sektör henüz tam anlamıyla gelişimini tamamlamadığı için fırsatlarla dolu. Doğan Telekom CEO’su Fazıl Esen, ADSL’de gerekli düzenlemeler tam anlamıyla sağlanmadığı için Türkiye’nin yurtdışındaki fiyat-hizmet oranı ve teknoloji uygulamalarının çok gerisinde kaldığını söylüyor. Esen, şöyle devam ediyor:

“ADSL teknolojisinin sunulmaya başlandığı yıl itibarıyla bugüne kadar 6 milyon abone edinilmesi, sektördeki ciddi gelişimi gösteriyor. 10 Mayıs 2009’a kadar ses pazarı, şehir içi görüşmelerin alternatif operatörlere açık olmamasından dolayı henüz tam anlamıyla oluşmuş değildi. 10 Mayıs düzenlemeleri ile birlikte şimdi ses pazarı yeniden oluşuyor ve alternatif operatörlerin devreye girmesiyle tüketicilerin daha büyük fayda sağlayacağı öngörülüyor.”

hed Krize rağmen ADSL ve internet abonelerinin sayısı artıyor. 2009’da ADSL abone sayısının 7 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.

Deri

hedİç Pazara Ağırlık Verilecek
Avrupa’da İtalyan’ın ardından 2’nci, dünyada ise 4’ncü büyük üretici olan Türk deri sanayi, 2008’de ihracatını bir önceki yıla göre yüzde 3,9 artırarak 1,3 milyar dolara ulaştı. Ancak 2008’in ikinci yarısındaki talep daralmasından sonra ihracat, 2009’da alarm vermeye başladı. Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği’nin rakamlarına göre 2008 yılının ocak-mart döneminde sektörün ihracatı, 291 milyon dolar oldu.

2008’in ikinci yarısından itibaren talep daralmasından dolayı sıkıntı yaşamaya başlayan sektörün ön önemli sorunların başında ise sipariş iptalleri ve yurtdışı alımların durması geliyor. Bu yüzden işletmelerin çoğu ya üretimi kısıyor ya da işçi çıkarıyor. Sektör temsilcilerine göre ekonomik krizden dolayı yurtdışı fuarlara da katılım bu yıl oldukça az oldu. Ayakta kalmaya çalışan deri işleme tesisleri ise kısa vadede iç pazara ağırlık vermiş durumda. Yeni pazar arayışları da sürüyor.

Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Ramazan Hazar, özellikle ABD ve AB pazarlarına yönelik yeni çalışmalar yapılması gerektiğini söylüyor. Hazar, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Hammadde temini de sektör için çok önemli bir konu. Ülkemizin mevcut hayvan varlığı sektörün ihtiyaç duyduğu ham deri miktarını karşılamaya yetmiyor. Bunun için derilerin yüzülmesinde gerekli özen gösterilmeli ve hayvancılık sektörü teşvik edilmeli. Ayrıca sektörde katma değeri yüksek ürünlerin üretebilmesi teşvik edilmeli.”

hed 2009 sonunda ihracat, 3 yıl sonra ilk kez 1 milyar dolar seviyesinin altına düşecek. 2008’e göre yüzde 30 daralma öngörülüyor.

Ambalaj

hedCiro Yüzde 30 Daralacak
Her yıl yüzde 10 büyüyen ambalaj sektörü de krizden nasibini aldı. 2008’de 6 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olan sektörde, bu yıl yüzde 30 küçülme bekleniyor. Sektör, 2009’da 4,2 milyar dolarlık ciroyla 2005 yılının da gerisine dönülecek.

Ambalaj sektöründe 2000 yılında başlayan hızlı büyüme, Avrupa Birliği uyum süreci, çevre ve sağlık koşullarına uygunluk ve global rekabetle birlikte ivme kazanmıştı. Hızlı büyüme sürecinde birçok yatırımcının girdiği sektörde, 3 bine yakın şirket faaliyet gösteriyor. Ancak 2008 rakamlarına göre sektörde ilk 5 şirketin pazar payı yüzde 46,7 seviyesinde. Çalışan sayısının ise 80 ila 100 bin olarak tahmin edildiği sektörün 2008 yılı ihracatı ise 2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye’de kişi başına tüketim oranı ise AB ülkelerinin 4’te 1’i kadar. Ancak organize perakende ve self servis alışveriş sisteminin gelişmesi, ambalaj sektörünün büyümesinde önemli rol oynuyor. Sağlıklı yaşam bilincinin artması ve AB’ye uyum süreci ambalaj tüketiminin daha da artacağına işaret ediyor.

Türkiye’nin, ambalajda Avrupa’nın üretim merkezi olabileceğini söyleyen Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Kurt Kuruç, sektörü şöyle değerlendiriyor:

“Sektör olarak gelişim sürecinin başındayız. Kişi başına ambalaj tüketimimiz Batı Avrupa ortalamasının çok gerisinde. Kat edilecek çok mesafemiz ve bu mesafeyi kat etmek için sağlam dinamiklerimiz var. Düne kadar hiç ambalaj kullanılmayan pek çok alanda ambalaj kullanımı artıyor.”

hed Bu yıl, sektörün yüzde 30 küçülmesi öngörülüyor. 2008’de 6 milyar dolar ciro gerçekleştiren sektörün cirosu, 2009’da 4,2 milyar dolara düşecek.

Ayçe Tarcan Aksakal
aaksakal@capital.com.tr

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz