Akbank sürdürülebilir finansman hedefini 2,5 trilyon TL’ye yükseltti

Akbank, 2030 yılı için belirlediği sürdürülebilir finansman hedefini 800 milyar TL’den 2,5 trilyon TL’ye çıkardı. Banka, 2026’nın üçüncü çeyreği itibarıyla 905 milyar TL sürdürülebilir finansman sağladığını açıkladı. Yeni hedef kapsamında sanayinin yeşil dönüşümü, tedarik zincirleri, elektrifikasyon ve su verimliliği yatırımlarına odaklanılacak.

2.11.2026 15:57:580
Paylaş Tweet Paylaş
Akbank sürdürülebilir finansman hedefini 2,5 trilyon TL’ye yükseltti

Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde Akbank, sürdürülebilir finansman stratejisine ilişkin yeni hedeflerini duyurdu. Banka, sanayinin yeşil dönüşümü, sürdürülebilir tedarik zincirleri, elektrifikasyon ve sürdürülebilir iklimlendirme ile mavi finansman olmak üzere dört alana odaklanacak.

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 2030 yılı için belirlenen önceki hedefin dört yıl önceden
aşıldığını belirterek şunları söyledi:

“2030 yılı için belirlediğimiz 800 milyar TL sürdürülebilir finansman hedefimizi, 2026’nın üçüncü çeyreği itibarıyla 905 milyar TL’ye ulaşarak aştık. Türkiye’nin dönüşüm ihtiyacını ve önümüzdeki dönemin yatırım gereksinimlerini dikkate alarak, 2030 sürdürülebilir finansman hedefimizi 2,5 trilyon TL’ye yükseltiyoruz. Bizim için sürdürülebilir finansmanda önemli olan, finansmanın büyüklüğünün yanı sıra reel ekonomide yarattığı somut etkidir. Bu anlayışla, yeni yeşil kredi kullandırımlarımızın yüzde 50’sini sanayinin yeşil dönüşümüne yönlendirmeyi amaçlıyoruz. Sanayimizin enerji verimliliğini artıran, emisyonlarını azaltan ve uluslararası rekabet gücünü destekleyen yatırımların finansmanına öncelik veriyoruz.”

COP31 gündeminde dört alan var

Akbank, COP31 kapsamında sanayi şirketleri, KOBİ’ler, teknoloji sağlayıcıları, kamu kurumları ve uluslararası finans kuruluşlarıyla yeni iş birlikleri geliştirmeyi planlıyor. Banka, mevcut finansman programlarını daha geniş bir işletme ağına yaymayı ve yeni yatırım modelleri oluşturmayı hedefliyor.

Türkiye’nin COP31 ev sahipliğinin iklim finansmanı açısından yaratabileceği fırsatlara dikkat çeken Gür, şöyle devam etti:

“COP31 kapsamındaki çalışmalarımızda dört ana başlığa odaklanıyoruz: Sanayinin yeşil dönüşümü, sürdürülebilir tedarik zincirleri, elektrifikasyon ve sürdürülebilir iklimlendirme ile mavi finansman. Bu alanların her biri, Türk ekonomisinin farklı dönüşüm ihtiyaçlarına karşılık geliyor. Dönüşüm yatırımlarının hayata geçmesi için finansman sağlamak kadar işletmelerin ihtiyaçlarını anlamak, doğru teknolojilere yönelmelerine yardımcı olmak ve teknik uzmanlığı iş birlikleriyle bir araya getirmek de gerekiyor. Akbank olarak biz de müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyor, tüm paydaşlarımızla iş birliğimizi güçlendiriyoruz.”

Gür, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasını iklim gündeminin üretim, teknoloji ve finansman imkânlarıyla buluşturulması açısından önemli bir fırsat olarak gördüklerini de ifade etti.

Sanayinin dönüşümü için 70 milyar doların üzerinde yatırım gerekiyor

Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleri, Türkiye’de gelişen emisyon ticareti altyapısı, enerji maliyetleri ve ihracat pazarlarının değişen beklentileri, sanayi şirketlerinin dönüşüm yatırımlarını gündeme taşıyor.

Akbank’ın paylaştığı hesaplamalara göre Türkiye’nin net sıfır hedefine ulaşabilmesi için yalnızca çelik, çimento, alüminyum ve gübre sektörlerinde 70 milyar doların üzerinde yatırım yapılması gerekiyor.

Banka, bu kapsamda şirketlerin teknik ihtiyaçlarını dikkate alan finansman modelleri üzerinde çalışıyor. 2025 yılında uygulamaya alınan Yeşil Dönüşüm Skoru ile şirketlerin dönüşüm kapasitesi ve yatırım ihtiyaçları değerlendiriliyor. Bugüne kadar 500’ün üzerinde şirketin değerlendirildiği sistem, kredi süreçlerinde ve yönetim kurulu düzeyindeki karar mekanizmalarında kullanılıyor. Akbank, 2050 yılına kadar net sıfır emisyonlu banka olma hedefi doğrultusunda öncelikli sektörleri için belirlediği 2030 karbon azaltım hedeflerini de takip ediyor.

Tedarikçi şirketlerin finansmana erişimi artırılacak

Bankanın COP31 gündemindeki bir diğer konu, büyük şirketlerin tedarik zincirlerinde yer alan işletmelerin dönüşüm yatırımlarının finansmanı olacak. Bir ürünün karbon ayak izi, ana üreticinin yanı sıra ham madde tedarikinden lojistiğe kadar uzanan süreçlerden etkileniyor. Özellikle KOBİ ölçeğindeki tedarikçilerin teknolojiye, teknik uzmanlığa ve uzun vadeli finansmana erişimde yaşadığı güçlükler, büyük şirketlerin iklim hedeflerini de etkiliyor. Akbank, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile yürüttüğü risk paylaşımlı program kapsamında müşterilerinin tedarikçilerine finansman sağlıyor. Program, işletmelerin çevresel, sosyal ve yönetişim hedeflerine yönelik çalışmalarını da kapsıyor. Banka, COP31 sırasında bu iş birliğini daha geniş bir işletme ağına taşımayı amaçlayan yeni bir model açıklamaya hazırlanıyor.

Enerji finansmanında yenilenebilir kaynakların payı yüzde 77

Elektrifikasyon ve sürdürülebilir iklimlendirme yatırımları, Akbank’ın öncelik verdiği alanlar arasında yer alıyor. Küresel enerji talebinin yaklaşık yüzde 30’unu binalar oluştururken, soğutma amacıyla kullanılan elektrik miktarı 2015 yılından bu yana yüzde 50 arttı. Bu gelişme, özellikle gıda, ilaç, turizm, perakende ve lojistik sektörlerinde enerji verimliliği yatırımlarının önemini artırıyor. Akbank, 2026 yılı başında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) Cool-Up Programı'nın Türkiye'deki ilk finansal partneri oldu. Bu kapsamda başlatılan Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı, işletmelerin daha verimli sistemlere geçişini finansman, teknik danışmanlık ve teknoloji sağlayıcılarıyla iş birlikleri yoluyla desteklemeyi amaçlıyor.

Banka ayrıca yenilenebilir enerji, enerji depolama, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yatırımları ve şirketlerin kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik projeleri finanse ediyor.
Akbank’ın proje finansmanı portföyünde yeşil kredilerin payı bir yılda yüzde 38’den yüzde 42’ye yükseldi. 2025 yıl sonu itibarıyla proje finansmanı enerji portföyünde yenilenebilir enerjinin payı ise yüzde 77 olarak gerçekleşti.

Turizmde mavi finansmanın payı artıyor

Akbank’ın mavi finansman kapsamındaki çalışmaları su verimliliği, suyun geri kazanılması, atıkların yeniden değerlendirilmesi ve sürdürülebilir turizm yatırımlarını kapsıyor. Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, özellikle tarım, sanayi, turizm ve gıda üretimi açısından önem taşıyor. Banka, bu alanlarda finansman modelleri geliştirmeyi planlıyor. Akbank’ın verilerine göre 2025 yılında proje finansmanıyla desteklediği otel portföyünün yüzde 99’u, bankanın mavi finansman kapsamında takip ettiği projelerden oluştu. Sürdürülebilir turizm kredilerinin yeşil finansman portföyündeki payı ise yüzde 14’e ulaştı. Banka, COP31 kapsamında su verimliliği ve sürdürülebilir turizm alanlarında yeni programlar açıklamayı hedefliyor.

İleri dönüşüm projesi meslek liselerine yayılacak

Akbank’ın sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında yürüttüğü “Dönüşümde Gelecek Var” projesinde, kullanım ömrünü tamamlayan ofis mobilyaları meslek lisesi öğrencileri tarafından yeniden okul eşyalarına dönüştürülüyor.

Hatay’da başlayan proje kapsamında bugüne kadar 19 bin 200 okul mobilyası üretildi. Bankanın açıkladığı verilere göre 1.311 okulun eğitim ortamı iyileştirildi ve 400 binden fazla öğrenciye ulaşıldı. Millî Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol doğrultusunda ileri dönüşüm eğitim modülünün Türkiye genelindeki meslek liselerinde yaygınlaştırılması planlanıyor.
Akbank, COP31 süresince Yeşil Alan’daki İklim Finansman Hub’ında yer alarak yeni finansman modellerini ve uluslararası iş birliklerini duyuracak.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz