“Bu Büyümeyle Yüzde 10 Hedefi Zor Yakalanır”

Katılım bankalarının 2007 yılında aktif büyüklükleri toplamı 19 milyar YTL’ye ulaştı. Tüm bankacılık sektöründen aldıkları pay da yüzde 3,2 düzeyine yükseldi. Bank Asya Genel Müdürü Ünal Kabaca, “2...

1.02.2008 02:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

Katılım bankalarının 2007 yılında aktif büyüklükleri toplamı 19 milyar YTL’ye ulaştı. Tüm bankacılık sektöründen aldıkları pay da yüzde 3,2 düzeyine yükseldi. Bank Asya Genel Müdürü Ünal Kabaca, “2008’de de yüzde 35 gibi bir büyüme öngörüyoruz” diyor ve ekliyor:
“Aslında 10 yılda sektörden aldığımız payı yüzde 10’a ulaştırmak hedefindeyiz. Fakat bugüne kadar yakaladığımız büyüme bunun için yeterli değil. Ancak sektöre yeni oyuncular girer, kaynaklarımız çeşitlenirse hedefe ulaşabiliriz”.

Özel finans kurulumları, “katılım bankaları” adını aldıkları 2005 yılından itibaren hızlı bir büyüme trendine girdiler. 2007 sonu itibariyle aktif büyüklükleri toplamı 19 milyar YTL’ye ulaştı. Tüm bankacılık sektöründen aldıkları pay da yüzde 3,2 düzeyine yaklaştı.

Katılım bankaları geçtiğimiz yıl, önümüzdeki 10 yıl sonunda sektörden aldıkları payı yüzde 10’a çıkarma hedefini koymuşlardı. Bu hedef doğrultusunda yatırımlarına hız verdiler. Bank Asya, Türkiye Finans, Albaraka Türk ve Kuveyt Türk olmak üzere toplam 4 bankanın faaliyet gösterdiği sektör adeta yeniden yapılandı. Yurtdışında şube açanlar, halka açılanlar, yabancı ortakla işbirliği yapanlar oldu.

Katılım bankalarının 2008 hedefinde, son 2 yıldır yakaladıkları büyümeyi sürdürmek var. Bank Asya Genel Müdürü Ünal Kabaca, 2008’de yüzde 35 oranında bir büyüme öngördüklerini söylüyor. Ancak sektörün 10 yıllık hedefine ulaşmada, bu büyüme oranın yeterli olamayabileceğine de dikkat çekiyor. Kabaca şöyle diyor:

“Bu yıl öngörülen yüzde 35 oranındaki büyüme, pazar payımızda 0,4 puan gibi bir artış anlamına geliyor. Bu artış, yüzde 10 gibi bir pazar payına ulaşabilmek için oldukça küçük. Ancak pazara yeni oyuncular girer, katılım bankalarına uzun vadeli enstrümanları kullanma imkanı sağlanırsa hedefi de tutturabiliriz”.

Bank Asya Genel Müdürü Ünal Kabaca ile katılım bankacılığının yeni döneme yönelik plan ve hedeflerini konuştuk:

- Katılım bankacılığının bankacılık sisteminden aldığı pay ne kadara ulaştı?
2006’da aktif toplamları itibariyle tüm bankalar içerisinde katılım bankalarının payı yüzde 2,8’di. 2007 yılında bu oran yüzde 3,2 düzeyine yükseldi. 0,4 puanlık bir artış gerçekleşti. Biliyorsunuz katılım bankaları olarak bizim önümüzdeki 10 yıl içerisinde yüzde 10 gibi bir orana ulaşmak yönünde hedefimiz vardı. Bu hedefe ulaşmak açısından düşündüğünüzde, bu küçük bir artış ama yine de hedefimizi koruyoruz.

Kredilerde payımız yüzde 5’in biraz üzerinde. Kredilerdeki payımız aslında son dönemde azalan bir trend içerisinde. Bankaların artık hazine kağıtlarından kredilere dönmüş olması buradaki payımızı düşürdü. Gayri nakdi kredilerde katılım bankaları olarak yüzde 6’lara yaklaşan bir paya sahibiz. Kredi kartları piyasasında yok gibiyiz. Belki Bank Asya olarak bizim bir hacmimiz var ama katılım bankalarının geneli itibariyle sektördeki payımız yok denecek kadar az. Ortalama özkaynak kârlılığımız yüzde 30’lar düzeyinde. Kaynak tarafında payımız yüzde 4’lere ulaştı.

2007 sonu itibariyle katılım bankalarının aktif büyüklüğü, kârlılık oranı, şube ve personel sayıları ne kadara ulaştı?
Geçtiğimiz yılki genel kurulumuzda açıkladığımız gibi 2007 yılı hedefimiz 19 milyar YTL gibi bir aktif toplamına ulaşmak yönündeydi. İlk 9 ayda bunun 17,5’i gerçekleşti. Yılsonu için de tahmin ediyorum hedefi yakaladık. 13,7’lerden buraya geldik ve bu önemli bir gelişme. Ancak sonuçta yüzdesel anlamda büyümemizden ziyade pazar payında gerçekleştirdiğimiz büyüme önemli. Burada da küçük ama pozitif bir trend var.

Sektörün 2008 hedefinde neler var? Bu yıl ne kadar büyüme öngörüyorsunuz?
2008 yılı için yaklaşık yüzde 35’ler düzeyinde bir büyüme öngörüyoruz. Bankacılık sektörünün genelinde 2008 için yüzde 20 gibi bir büyüme yakalanacağını düşünürsek bizim pazar payımızın da geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da 0,4 puan kadar yukarı çıkacağı düşünülebilir.

Sektörde hali hazırda 4 katılım bankası var. Bu sayı gelecek dönemde artabilir mi. Pazara ilgi gösteren yeni oyuncular olduğu konuşuluyor, kimler gelebilir?
Genel itibariyle bankacılık sektörü herkese açık. Katılım bankaları da buradan pay alabilir. Zaten geçtiğimiz dönemde de bunu gördük. Türkiye Finans’ın yüzde 60’ı satıldı. Bugüne kadarki değişimleri dikkate aldığımızda, bundan sonrası için de değişikliklere hazır olmak gerekir. Şu anda belirli bir beklenti yok ama ilave katılım bankaları söz konusu olabilir. Bu da bizim pazar payımızın artmasına olumlu yansıyacaktır.

Perakende bankacılık ciddi yükselişte... Özellikle krediler tarafında hızlı bir büyüme görüyoruz. Katılım bankaları burada nasıl bir yol haritasına sahip. Kredilerden aldığınız pay ne kadara ulaştı, gelecek hedefi nasıl?
Katılım bankaları genel itibariyle baktığımızda üretim ve ticaretin finansmanına yönelik kuruluşlar. Dolayısıyla perakende yapı içerisinde ağırlıklarını da geleneksel olarak ticari ve kurumsal tarafa veriyorlar. Karşılaştırmalı üstünlük olarak, bankalarla kıyasladığımız zaman katılım bankacılığının bilgi birikimi de bu taraftan geliyor. Katılım bankalarının bu geleneği sürdürmeleri halinde rekabet etme şansları yüksek.

Bireysel tarafa baktığınız zaman, mutlaka burada da katılım bankaları olarak ürün ve hizmet sunmalıyız. Ancak katılım bankalarının toplam kredi portföyü içerisinde bireyselin payı yüzde 20’ler düzeyinde seyrediyor. Bireyselde korkunç bir rekabet var. Katılım bankalarının mevcut büyüklükleri itibariyle burada rekabet şansları da son derece sınırlı. Örneğin kredi kartları piyasasına baktığınız zaman artık kart sayılarına göre konuşuyorsunuz. Konut kredileri açısından baktığımızda, örneğin biz Bank Asya olarak paket projelerle çalışıyoruz. Burada da sınırlı bir varlık söz konusu.

Önümüzdeki dönem de tablo hemen değişmeyecek. Ancak el değiştirmelerle birlikte, pazara giren yeni oyuncuların stratejileri burada etkili olabilir. Bir de kaynak sağlanması önemli. Katılım bankalarına uzun vadeli enstrümanlarını kullanma imkanı sağlanırsa mutlaka bireysel tarafa da yatırım olacaktır.

KOBİ tarafına da bankaların ilgisi arttı. Katılım bankalarının geçmiş tecrübesi burada nasıl etkili oluyor?
Katılım bankaları olarak KOBİ’lerle sürekli iç içeyiz. Birebir çalışıyoruz. Müşterilerimizin önemli bir bölümünü de KOBİ’ler oluşturuyor. Burada iyi bir çözüm ortağı olduğumuzu söyleyebilirim. Geçmişte bankalar hazine kağıtlarına yatırım yaparken de biz KOBİ’lere hizmet veriyorduk. Gelecek dönemde de bu böyle olacak. Kaynaklarımız arttıkça daha fazla KOBİ’ye hizmet verme imkanı bulacağız. Bugün için tek kaynak toplamış olduğumuz cari hesaplar. Ama gelecek dönemde bizim için de daha fazla sendikasyon olursa, ulaştığımız KOBİ sayısı artacaktır. 2008’in ikinci yarısından itibaren şartlar açısından iyimseriz.

Katılım bankalarından önümüzdeki dönem ne tip yeni ürün ve hizmetler göreceğiz?
Maalesef bizde bu çalışmalar bir hayli sınırlı. Önemli bir ürün leasingdi. Ancak KDV artışı ile beraber burada da bir daralma olacak. Leasing sektörünün 2008 için 8 milyar dolar gibi bir hedefi vardı. Şimdi, çok iyimser şartlarda ancak 5 milyar dolar gibi bir rakama ulaşılabileceği düşünülüyor.

Diğer yandan yeni dönemde bireysel tarafta açılım yakalamaya çalışacağız. Kredi kartlarına yatırım yapıyoruz. Burada temassız kartlar öne çıkıyor. Yeni dönemde biz Bank Asya olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Bunların dışında çok da yeni ürün yok. Ancak Hazine çalışmalarını tamamlarsa, kira sertifikası, gelir ortaklığı senetleri gibi bir takım yeni ürünler çıkartabilir. Biz de katılım bankaları olarak kaynaklarımızın bir bölümünü bu ürünlere aktarabiliriz. Bir de Körfez Bölgesi’nden bir takım kaynakların Türkiye’ye getirilmesinde de katılım bankalarının aracılık etmesi söz konusu olabilir.

Katılım bankalarının bölgesel oyuncu olmak gibi bir hedefi var mı; Burada nasıl bir potansiyel söz konusu?
Yerli ve yabancı olmak üzere katılım bankalarını ikiye ayırabiliriz. Suudi Grup Türkiye Finans üzerinden Körfez’e bir açılım yapar mı bilemiyorum ama KuveytTürk’ün böyle bir girişimi oldu. Hatta Bahreyn’de bir şubeleri var. Albaraka Grubu değişik ülkelerde zaten faaliyetlerini sürdürüyor.

Bank Asya olarak bizim stratejimiz ise Türkiye’nin dış ticaret hacminin arttığı ülkelerde girişim yapmak yönünde. Bu konuda arayışlar içerisindeyiz. Bir fırsat çıkarsa değerlendirmek niyetindeyiz ama bu zamana kadar böyle bir fırsat yakaladığımızı söyleyemem.

“Pazar Payı Artırmak Çok Zor Yüzde 1 Düzeyini Bile Yeni Geçtik”

Bizden De İk Transferi Yapıyorlar
Sektörde ciddi bir rekabet var. Örneğin insan kaynakları tarafında transferler başladı ve bunun 2008’de daha da yoğun olarak yaşanacağını düşünüyoruz. Bizler de özellikle pazarlama departmanlarımızdan eleman kaybediyoruz. Belirli bir portföyü olan kişiler şu anda el üstünde tutuluyor. Dolayısıyla bizden başka bankalara gidenler ya da başka bankalardan bize gelenler oluyor.

Yeni Müşteri Anadolu’dan Gelebilir
Müşteri sayıları itibariyle baktığımız zaman şu anda bizim sadece Bank Asya olarak aktif 100 bin civarında müşterimiz var. Ancak tüm katılım bankalarına baktığımız zaman 1.7 milyon civarında müşteriye hizmet veriyoruz. Katılım bankalarının müşteri sayıları artış eğiliminde ama bugüne kadar çok yaygın bir şubeleşme ağına sahip olmadıkları için bu artış oldukça yavaş gerçekleşiyor. Ancak yeni dönemde şubeleşmeye yatırımlar artıyor. Bunun da müşteri sayısına olumlu etki edeceğini düşünüyorum. Özellikle Anadolu’dan daha fazla kaynak toplanması gündeme gelebilir.

Pazar Payı Almak Artık Çok Zor
Geçen 10-15 yıllık süre içerisinde katılım bankaları tarafından sisteme çekilen, oradan diğer bankalara giden müşteri sayısının oldukça yüksek olduğunu unutmamak gerekir. Ancak tabi rekabet çok daha artacak ve üzerimize düşeni katılım bankaları olarak bizim de yapmamız gerekecek. Aksi halde büyüyemeyiz. Bugün 1 puanlık pazar payı almak bile çok zor. Düşünün bizim Bank Asya olarak sektörden aldığımız pay 1 puanı yeni geçti.

Bank Asya’nın Yeni Dönem Hedefi

2008’de Yüzde 40 Büyüme
2007 yılında genel olarak hedeflerimizi tutturduk. 2006 hedefimiz aktif büyüklüğü anlamında yüzde 60 büyüme idi. 2007’de de yüzde 50 oranında büyüme öngörüyorduk. 2008’de aktif büyüklüğümüzü yüzde 40 oranında artırmayı planlıyoruz.

Her Yıl 25 Yeni Şube
2007’de 25 şube açtık. Her yıl 25 yeni şube hedefimiz var. Bu hedef doğrultusunda bu yıl 25 şube daha açacağız. Şube ağımızı genişletmeye devam edeceğiz. Alternatif dağıtım kanallarına da yatırımlarımız artarak sürecek. Teknolojik altyapımızı önemli ölçüde yeniledik. Hiçbir konuda sektörün gerisinde kalmak istemiyoruz.

Kartta 1 Milyon Hedefi
2008 yılı içerisinde kredi kartları alanına yatırımlarımız devam edecek. İlk aşama kendimizi 1 milyon sınırının üzerine atıp sonra yine yola devam etmek istiyoruz. Kart başına harcama oranlarımız sektör geneli ile karşılaştırdığımızda oldukça iyi bir düzeyde. Kârlı bir iş, dolayısıyla burada büyümek istiyoruz.

Hande D. Süzer
hdemirel@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz