“Küçüklerin Lider Bankası Olacağız”

Şekerbank, son 5-6 yıldır stratejisini, küçük ölçekli işletmeler üzerine yoğunlaştırdı. Bunun sonucunda hem kredi hacmini hem pazar payını artırdı. Şekerbank Genel Müdürü Meriç Uluşahin, kârlı ve d...

1.04.2010 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

Şekerbank, son 5-6 yıldır stratejisini, küçük ölçekli işletmeler üzerine yoğunlaştırdı. Bunun sonucunda hem kredi hacmini hem pazar payını artırdı. Şekerbank Genel Müdürü Meriç Uluşahin, kârlı ve daha az riskli buldukları bu segmentte büyümeye devam edeceklerini söylüyor. Özel bankalar arasında, küçük işletmelerin lider bankası olmak istediklerinin altını çizen yönetici, “Ayrıca bu yıl sektör genelinde ilk 10 banka arasına girmek hedefindeyiz” diyor.

hedŞekerbank, “Anadolu’nun bankası olmak” misyonuyla son 5-6 yılda önemli bir performans elde etti. Özellikle zirai kesime kullandırdığı yenilikçi kredi ürünleriyle adından söz ettirdi. Geçtiğimiz yıl EKOkredi adı altında sunduğu kredi ürünleri ile 6 bin müşteriye, 200 milyon TL hacme ulaştı.

Şekerbank bugün küçük işletmeler, mikro-zirai kesim ve KOBİ’ler kapsamında toplam 115 bine yakın müşteriye hizmet veriyor. Genel Müdürü Meriç Uluşahin, yeni dönemde bu rakamı daha da yukarı taşımak hedefinde olduklarını söylüyor. Bunu bankacılıkla tanışmamış kesime ulaşarak yapacaklarına dikkat çeken yönetici, büyümenin odağında ise küçük işletmelerin olacağını söylüyor. Hem kârlı hem daha az riskli buldukları bu kesime yönelik kredileri artıracaklarını belirten Uluşahin, “Bugün kredi portföyümüzde yüzde 18 olan küçük işletmelerin payını, önümüzdeki yıllarda yüzde 30’lara kadar taşımak istiyoruz” diyor.

Şekerbank geçtiğimiz yıl kredilerinde yüzde 13, aktiflerinde yüzde 11 düzeyinde büyüme elde etti. 2009 sonunda kredi hacmi 5,5 milyar TL’ye, aktif büyüklüğü 9 milyar TL’ye ulaştı. Meriç Uluşahin, bu yıl aktiflerde yüzde 16, krediler tarafında da yüzde 20 büyüme öngördüklerini söylüyor. Özel bankalar arasında, küçük işletmelerin lider bankası olmak hedefiyle yola çıktıklarına işaret eden yönetici, “Ayrıca aktif büyüklüğü itibarıyla sektörün ilk 10 bankası arasında yer almak gibi bir hedefimiz var. Bu yıl bu hedefi gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum” diye konuşuyor.

Şekerbank Genel Müdürü Meriç Uluşahin ile bankanın mevcut performansını, yeni döneme yönelik plan ve hedeflerini konuştuk:

*Şekerbank 2009’u Nasıl Geçirdi? Bir Önceki Yıla Göre Aktif, Krediler Gibi Bilanço Kalemlerinde Ne Kadar Büyüme Oldu?
-Geçtiğimiz yılı, krediler tarafında, sektörün 5,5-6 puan ilerisinde bir büyüme ile kapattık. Sektörün toplam kredi büyümesi yüzde 5,5-6 düzeyinde olurken biz Şekerbank olarak yüzde 13’lere yaklaşan bir büyüme gösterdik. Kredilerimiz 2009 sonunda 5,5 milyar TL’ye ulaştı.

Aktiflerimiz ise yüzde 11 düzeyinde büyüyerek 9 milyar TL’ye yükseldi.

2009’da öncelikle mevcut müşterilerimize her türlü desteği vermek ve biraz daha seçici olsa da yeni kredi müşterileri yaratmak yönünde bir stratejiyle hareket ettik. Bu doğrultu da başarılı bir performans gösterdik.

Kredilerdeki Büyüme Nereden Geldi?
Biz ağırlıklı küçük işletmelerin bankasıyız. Toplam kredilerimizin yüzde 20’sini bireysel, yüzde 18’ini cirosu 3 milyar TL’ye kadar olan küçük işletmeler, geriye kalanını da orta ölçekli firmalara kullandırıyoruz. 2009 yılında yine bu alanlarda büyüme gösterdik.

Bireysel taraftaki büyümemiz hemen hemen sektörle paralel gerçekleşti. Bizde de bireysel krediler, sektör genelinde olduğu gibi ağırlıklı ihtiyaç ve konut kredileriyle büyüdü. Ticari kredilerde ise ortada ve ortanın küçüğünde büyümeye devam ettik.

Biz burada farklı bir segmentasyon yapıyoruz. KOBİ’leri de kendi içinde segmente ediyoruz. Örneğin zirai kesim var. Burada yaklaşık 55-60 bin civarında orta ve küçük ölçekli çiftçiye hizmet veriyoruz. Yan sanayiye baktığımızda daha farklı bir rakam söz konusu. Küçük işletmeler, mikro-zirai kesim ve KOBİ’ler kapsamında bugün toplamda 115 bine yakın müşterimiz bulunuyor.

Kârlılık Anlamında 2009 Nasıl Geçti? Şekerbank Da Sektörün Geneli Gibi Yüksek Kâr Elde Edebildi mi?
2009’u, 152 milyon TL düzeyinde, iyi bir kâr ile kapattık. Toplam aktiflerimiz içinde menkul kıymet portföyümüz yaklaşık yüzde 25-26 gibi oldukça düşük bir oranda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl sektör genelinde yüksek kârlılık, faiz düşüşünün etkisiyle ağırlıklı bonodan geldi. Biz ise daha çok kredi ve bankacılık hizmetleriyle büyüdük. Ama tabii burada da faizlerdeki düşüş pozitif yansıdı. 2009’da kârımız bir önceki yıla göre yüzde 7 düzeyinde büyüme gösterdi. Diğer yandan krizde takipteki alacaklar arttı biliyorsunuz. Bir burada biraz daha muhafazakar bir karşılık ayırma politikası izledik. Yılı, riskli kredi portföylerimiz için yüzde 70’in üzerinde karşılık ayırarak kapattık. Mevzuat bu oranı, yüzde 50’lere kadar bile indirmeye imkan tanıyor ama biz yapmadık.

2010 İçin Plan Ve Hedefler Ne Yönde? Bu Yıl Ne Kadar Büyüme Öngörüyorsunuz? Ne Kadar Kredi Vereceksiniz?
Bu yıl aktiflerimizde yüzde 16, kredilerimizde de yüzde 20 büyüme öngörüyoruz. Krediler tarafında portföyümüzü büyütmeye devam edeceğiz. Bunu yaparken yine küçük işletmelere ağırlık vereceğiz. Şu anda yüzde 18’ler düzeyinde olan küçük işletmelerin toplam kredilerimiz içindeki payını, yüzde 21’lere çıkarmak istiyoruz.

2010, 2009 gibi faiz avantajı yaşayacağımız bir yıl olmayacak. Faizlerde bu yılın ikinci yarısında bir artış bekleniyor. Merkez Bankası’nın son açıklaması doğrultusunda bu artış daha erken de gelebilir. Dolayısıyla bu yıl kârlar sektör için daha korunaklı olacak. Ama yine de sektörün, hemen hemen geçtiğimiz yılki kârlılık düzeyini yakalamasını bekliyorum.

Pazar Payı Anlamında Yeni Dönem Hedefleriniz Ne Yönde?
Bugüne kadar hem bireysel hem ticari tarafta hep pazar paylarımızı artırarak ilerledik. Bankacılık sektörünün genelinde, bundan 5 yıl önce yüzde 1,5 düzeyinde olan pazar payımız, yüzde 2’lere yaklaştı. En düşük kaldığımız yer bireysel alandı. Burada da yüzde 1’lerin altında olan pazar payımız, yüzde 1’in üzerine çıktı. Ticari bankacılıkta şu anda yüzde 2’nin üzerinde bir payımız var ve bu pay artmaya devam ediyor. Doğru, pazar payına oynuyoruz ancak bunun yanında, özel bankalar içinde aktif büyüklüğü itibarıyla ilk 10 banka arasında yer almak gibi bir hedefimiz var. Bu yıl bu hedefi gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum. En kötü 2011’in ilk yarısında buraya girmiş olacağız. Hepsinin ötesinde Şekerbank olarak özel bankalar arasında küçük işletmelerin lider bankası olmak istiyoruz.

Küçük İşletmeler Tarafında Ne Kadar Pazar Payınız Var? Orta Ve Uzun Vadede Ne Kadar Sayıda Küçük Ölçekli İşletmeyi Portföyünüze Katmak Hedefindesiniz?
Burada dikkate aldığımız bazı rakamlar var. Bunlardan biri bankacılık sektörü kredilerinin GSMH’ya oranı. Bu oran yüzde 37 ile yüzde 39 arasında seyrediyor. Nüfusun yoğunlaşması, dikkat ettiğimiz bir diğer gösterge. Türkiye’de henüz bankacılıkla tanışmamış çok ciddi bir kesim var. Bu kesimin ekonomiye katkısı var ama çeşitli nedenlerle bankalarla haşır neşir olmamışlar. Biz işte bu kesime hitap etmek istiyoruz.

Küçük işletme segmentine farklı bir metodolojiyle yaklaşıyoruz. Örneğin hane halkının nakit akışına bakıyoruz. Bir dönem bu kesime de standart scoring yönetimini uyguladık. Ancak scoring uyguladığımızda, nakit akışına göre uygun olan pek çok müşterinin kredi için uygun çıkmadığını gördük. Nakit akışı metodolojisinde uzun süredir esnaf olmak, aile bireylerin toplam geliri gibi kriterler etkili oluyor.

Bu Kesim Kârlılık Anlamında Bankaya Ne Ölçüde Katkı Sağlıyor?
Krizde sektör genelinde olduğu gibi Şekerbank’ta da orta ölçekli işletmelere yönelik kredilerde takip oranı sıçrama yaptı. Ancak küçük işletme segmentinde, orta ölçeklilere kıyasla oran daha az yükseldi. Bu segment nispeten daha az riskli diyebilirim çünkü bu kesim ayağını yorganına göre uzatmasını, hızla küçülmesini daha iyi biliyor. Gecikme oluyor ama bu gecikmeler yapılandırıldığında ödeniyor. Bu kesimin banka kârlılığına katkısı da daha yüksek. Bu yıl sonunda Şekerbank olarak aktif büyüklüğümüzü yaklaşık 10,6 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Aktiflerimiz içinde kredilerin payı yine yüksek olacak. Kredi portföyümüzün içinde küçük işletmelerin payı şu anda yüzde 18 düzeyinde. Bu yıl bu oranı yüzde 20’nin üzerine çıkaracağız. Önümüzdeki yıllarda ise yüzde 30’lara ulaştırmak hedefindeyiz. Küçük işletmeleri küçükten alıp büyütmek, orta ölçekli müşteriler haline getirmek, büyümeyenleri de hane halkının ihtiyaçlarını karşılayarak bireysel müşterimiz yapmak gibi bir stratejimiz var.

Bireysel Bankacılık Tarafında Nasıl İlerleyeceksiniz? Burada Büyüme Planı Var mı?
Biz öncelikli olarak bir ticari bankayız. Kuruluşumuzdan bu yana orta ve küçük işletmelere hizmet veriyoruz. Bu alanda da büyümeye devam edeceğiz. Büyürken teknolojik anlamda gerekli yatırımları yapıyoruz, iş kolumuzu buna göre organize ediyoruz. Bireyselde de her türlü ürünü müşterilerimize hakkıyla vereceğiz.  Ancak kendimize sağlık, eğitim gibi belirli niş segmentler seçeceğiz ve buralarda iddialı olacağız. Bunun dışında, portföyümüzün ağırlığını bireysele kaydırmak gibi bir planımız yok. Kredilerimizin bugün olduğu gibi önümüzdeki dönemde de yüzde 20 gibi bir bölümü bireysele ayrılmış olacak. Geçtiğimiz dönemde apartmanlara kredi veren ilk banka olduk. Burada bin 500’e yakın müşteriye ulaştık. Özellikle Anadolu’da kooperatiflerle çalıştık. Bireysel bankacılıkta bu tip yenilikçi çalışmalarımız da devam edecek.

Şube Sayınız Ne Kadara Ulaştı? Bu Yıl Ne Kadar Şube Açacaksınız?
Şu anda 256 adet şubemiz var. Bu yıl 4 yeni şube daha açacağız. Burada çok hızlı şube açmak gibi bir stratejimiz yok, her yıl en fazla 10 şube açılışı planlıyoruz. Derinleşerek ilerliyoruz. Şubelerimizi ağırlıklı Anadolu’ya açıyoruz. Son dönemde ayrıca büyük şehirlerin yeni gelişen yerlerinde şubeleşiyoruz. Örneğin İstanbul Esenyurt ve Bağcılar’da, Muğla Ortaca’da, Konya Ilgın’da şube açtık.

Ekokredi İle 6 Bin Müşteriye Ulaştık

Hızlı Büyüdü
Geçtiğimiz yıl pazara EKOkredi adlı ürünümüzle çıktık. Bu ürünle 200 milyon TL’ye yakın bir hacim yakaladık. Hemen hemen 6 bin adet müşteriye ulaştık. Bu krediler içinde tarımda damlama sulamadan apartman yalıtımına kadar, enerjiye ve çevreye endeksleyebildiğimiz her tür kredi bulunuyor.

Kaynak Bol
Eko kredi ürünü kapsamında müşterilerimize, 7 yıla varan vadeli, uluslararası kaynak kullandırabiliyoruz. Bu yıl da şekillenmek üzere olan yeni anlaşmalar için görüşmelerimiz devam ediyor. Dolayısıyla buradaki büyümemizi sürdüreceğiz.

Yeni Ürünler Yolda
Eko kredi’nin yanı sıra eğitim ve sağlık alanında yeni kredi paketleri ile pazara çıkmaya hazırlanıyoruz. Ayrıca üreten paketlerimiz var. Son reklam kampanyamızın devamı gelecek. Özellikle orta ve küçük ölçekli işletmelerde üreticiyi destekleyeceğimiz, 12 yıla kadar çıkan vadelerde kullandıracağımız kredi ürünlerimiz olacak.

Kazakların Durumu Bizi Etkilemedi

İcrada Yoklar
Kazakistan krizden büyük darbe alan ülkelerden biri oldu. Şekerbank’ın bugün yüzde 33,98’i Kazak’ların, yüzde 33,98’i munzam sandığının, kalanı da borsaya kote. Yani bankanın çoğunluğu Türk yatırımcıların elinde bulunuyor. Kazaklar başından itibaren stratejik olarak bankanın yönetim kurulunda varlar ama icrada yoklar.

Nasıl Etkiledi?
Ortağımız Turan Alem Bank, krizde Kazak Hükümeti’ne devredildi. Onlar da Şekerbank ve Türkiye’yi stratejik yatırım olarak gördüklerini çok net belirtti. Bu konuyla ilgili her türlü aksiyonu destekleyeceklerini de paylaştılar. Bu dönem içinde sermaye artırımımız oldu, ona katıldılar. Şimdi özkaynaklarımızla ödenmiş sermayemizi artırıyoruz. Buna da çok pozitif yaklaştılar. Sonuçta Şekerbank’ın iş planını, mevcut stratejisini etkileyen bir konu yok.

Yeni Dönem
Şekerbank’ın zamanında tamamen satılmayıp bir stratejik ortakla yola devam etmesinin, çok doğru bir karar olduğunu düşünüyorum. Bugün geldiğimiz noktada el değiştirmeler, hızlı giriş çıkışlar olacak. Kağıtlar yeniden dağıtıldı. Sermaye el değiştiriyor. Bunlar, bankaları da ekonomileri de negatif etkileyecek.

Sektör 2009 Performansını Korur

Harçlar Kalıcı Olmamalı
İstanbul’un bir finans merkezi olmasını, bankaların reel ekonomi içinde aracılık vazifesini daha etkin görmesini konuşuyoruz. Bunun için vergilerin indirilmesi, BMSV konusunda bazı aksiyonların alınması beklenirken harçlar gündeme geldi. Beklentimiz bu harçların kalıcı olmaması yönünde çünkü bu şubeleşmeyi, küçük bankaların büyümesini engeller.

Yeni Dönem Ne Getirecek?
2010 yılı bankaların büyüyeceği bir yıl olacak. En azından sektör olarak 2009 ile aynı performansı koruyabileceğimizi düşünüyorum. Diğer yandan rekabet fazlalaşıyor. Herkes pazar payı endişesinde ama ben Türkiye’de, bankaların daha gidecek çok yeri olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla kısa dönemde çok büyük konsolidasyonlar beklemiyorum. Ekonominin her ölçekte bankaya ihtiyacı var.

Büyümenin Adresi
Geçtiğimiz yıl büyüme ağırlıklı bireysel taraftan geldi. Bankalar daha sağlam bir portföy olduğu için buraya yöneldi. Bu yıl yine bireyselde büyüme devam ediyor. Kredi kartlarında geçtiğimiz yıl bir miktar yükselen takip rasyosunun önü, ilk çeyrekte biraz kesildi. Ödemeler hızlandı. Ticari segmentte, 2010’un sonlarından itibaren inşaat sektöründe hareketlilik bekliyoruz. Enerji, önümüzdeki dönem bankaların odağındaki bir diğer sektör olacak. Tarım sektöründe de büyüme bekliyoruz.

HANDE D.SÜZER
hdemirel@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz