Orta Ölçeklilerde Lider Banka Olacağız

Eurobank-Tekfenbank evliliği geçtiğimiz yıl gerçekleşti. Bankanın yüzde 70 hissesinin Yunan bankaya resmen devri ise geçtiğimiz Mart ayında oldu. Birleşme çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığını...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Orta Ölçeklilerde Lider Banka Olacağız

Eurobank-Tekfenbank evliliği geçtiğimiz yıl gerçekleşti. Bankanın yüzde 70 hissesinin Yunan bankaya resmen devri ise geçtiğimiz Mart ayında oldu. Birleşme çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığını söyleyen Tekfenbank Genel Müdürü Mehmet Erten, “ilk 2 yıl için plan hazır” diyor. Erten, “Bu yıl ve gelecek yıl kurumsal bankacılık yapmaya devam edeceğiz. Orta ölçekli kurumların yanı sıra büyük ölçekli kurumlara odaklanıp, yeni ürün ve hizmetlerimizi devreye sokacağız. Kurumsal bankacılıkta lider olup, profili yükselen bir Tekfenbank yaratacağız” diye konuşuyor.

Tekfen Grubu, Tekfenbank’a ortak arayışını ilk kez 2005 yılında duyurmuş, HSBC Yatırım Grubu’nu danışman tutmuştu. Yaklaşık 1 yıl süren görüşmelerden sonra Yunan Eurobank EFG ile anlaşmaya varıldı. Eurobank, Tekfenbank’ın yüzde 70’ini 182 milyon dolara satın aldı. Bundan birkaç ay önce de hisselerin devri resmen tamamlandı.

Tekfenbank Genel Müdürü Mehmet Erten, birleşmeye yönelik hazırlık ve çalışmaların resmen satışın gerçekleştiği 16 Mart 2007 tarihinden çok daha önce başladığına dikkat çekiyor. Gelecek birkaç yıl için de planın hazır olduğunu söylüyor. Bu plana göre Tekfenbank, ilk 2 yıl bugüne kadarki hedef kitlesini ve çalışma anlayışını koruyacak. Yani bu yıl ve gelecek yıl kurumsal bankacılık yapmaya devam edecek. Bu dönem içerisinde bireysel bankacılıkta da seçilmiş bazı sahalarda faaliyetleri olacağını söyleyen Erten, “Ancak asıl hedefimiz kurumsal bankacılık tarafında olacak” diye konuşuyor.

Tekfenbank’ın hedefinde kurumsal bankacılıkta lider olmak var. Erten bu hedefi gerçekleştirirken, yeni dönemde orta ölçekli kurumların yanı sıra büyük ölçekli kurumlara da odaklanacaklarını söylüyor. “Proje bazlı, yapısal özellikleri olan kredilendirme ve finansal hizmetleri sunacağız” diyen Erten, bu doğrultuda yakında organizasyonel bir değişikliğe gideceklerine de dikkat çekiyor.

Tekfenbank’ın uzun dönem planı ise henüz netleşmiş değil. Mehmet Erten, “Orta ölçekli az şubeli bankalar kategorisinde ilerlemeye devam edeceğiz. Ancak bu sınırları zorlamayacağımız anlamına gelmez” diyor ve ekliyor:

“Türkiye pazarında her ölçekte bankaya yer var. Ayrıca yeni dönemde sektörde farklı eğilimler görebiliriz. Tekfen-Eurobank ortaklığının gelecekte bir banka satın alma, satın alma ile büyüme gibi bir planı olup olmadığını şimdiden söylemek zor. Ancak Türkiye’de finans piyasaları bu ve benzeri gelişmelere her zaman herkes için açık”.

Tekfenbank Genel Müdürü Mehmet Erten ile Eurobank sonrası bankanın yeni planlarını, geleceğe yönelik hedef ve stratejileri konuştuk:

*Tekfenbank stratejik ortak arayışına ilk ne zaman başladı? Eurobank’a kadar kimler talibi oldu?
Tekfen Holding, 2005 Kasım ayında Tekfenbank’ta bir stratejik ortaklık ya da hisselerin satışı için karar aldı. Bu karara paralel olarak HSBC Yatırım Bankacılığı Grubu’nu danışman olarak tuttu. Aralık 2005’te başlayan süreç, 2006 Mayıs ayında Tekfenbank hisselerinin yüzde 70’inin Eurobank EFG’ye satılmasına yönelik bir anlaşma imzalanmasıyla sona erdi. Bu süreç kapsamında geniş bir pazarlama çalışması yürütüldü. Ön teklifler alındı. Bu teklifler içerisinde uygun görülen adaylar “dataroom” dediğimiz doküman ve bilgilerimizin bulunduğu odalarda incelemeye alındı. 4 banka Tekfenbank’ta inceleme yaptı. Nisan 2006’da nihai teklifler alındı. En iyi şartları veren adayla sonuçlandırıldı.

Tüm adaylarla gizlilik anlaşmalarımız olduğu için isimlerini açıklayamıyorum ama süreç hem hızlı hem de iyi oldu. Tekfenbank’ı çok iyi tanıttık ve kısa listedeki tüm alıcılarla bilgi paylaşımımız mükemmel şekilde gerçekleşti. Eurobank, hem ortaklık şartları hem verdiği fiyat hem de Tekfenbank için düşündüğü vizyon ve gelecek planları ile Tekfen Holding için idealdi. İlk nihai görüşmeler de onlarla yapıldı. Diğer adaylara gitmek durumu söz konusu olmadı.

* Sektördeki satın almalar genellikle ya çoğunluk hisse satışı ya da yüzde 50-50 ortaklık şeklinde olurken, sizde neden yüzde 70-30 şeklinde oldu? Buradaki düşünce neydi?
Birinci günden itibaren Eurobank Türkiye’de sahip olacağı bankada, tanınmış, kredibilitesi yüksek bir Türk grubu ile ortak olmak istiyordu. Yüzde 100 bir satın alma düşünmüyordu. Teklifi de bu yönde oldu.

Tekfen Holding tarafının da zaten bankacılıktan çıkmak yönünde ya da bankacılığın geleceği ile ilgili beklentilerinde bir ışık olmadığına dair bir görüşü yoktu. Bankanın daha gelişmesi, işi bankacılık olan bir ortakla daha hızlı ilerleyeceği görüşüne sahipti. Hisse oranı yüzde 30 dahi olsa içeride kalarak, ilerideki değer artışından ve büyümeden faydalanmak arzusundaydı. Dolayısıyla, iki ortağın bu noktada plan ve stratejileri birbirine uydu ve yüzde 70-30 oranı ilk günden beri üzerinde mutabık kalınan bir ortaklık oranı oldu. Yüzde 50-50 ortaklık hiç düşünülmedi. Tamamının satılması da düşünülmedi.

Hep bir ortaklık payını, sembolik değil daha anlamlı bir oranda muhafaza etme fikri vardı.

*Eurobank ile birlikte ilk etapta hangi düzenlemeler yapıldı? Şimdiye kadar bankada neler değişti, sırada ne gibi değişiklik ve yenilikler var?
Eurobank, 16 Mart 2007 tarihinde hisseleri devralıp resmen ortak olduktan sonra önce yönetim kurulu seviyesinde temsilcilerini atadı. Bugün Tekfenbank’ın yönetim kurulunda Eurobank’ı temsilen 7 üye bulunuyor. Önümüzdeki günlerde bir değişiklik daha yapılacak ve bu sayı 8’e ulaşacak. Yönetim kurulunda 3 üye de Tekfen Holding’i temsil ediyor olacak.

Biz geçtiğimiz yıl Haziran-Temmuz aylarından itibaren iki kurumun birbirini daha iyi tanıması, iş yapma tarzlarını daha iyi öğrenmesi ve müşterek yoğunlaşma ile odaklanma konularını saptamak üzere bir çalışma içerisindeydik. Dolayısıyla, yenilikler ve yapacağımız değişikliklere yönelik hazırlıklarımızı 16 Mart’tan önce bir noktaya getirmiştik.

Bu hazırlıklar doğrultusunda Tekfenbank, ilk 2 yıl bugüne kadarki hedef kitlesini ve çalışma anlayışını değiştirmeme kararı aldı. Yani bu yıl ve gelecek yıl kurumsal bankacılık yapmaya devam edeceğiz. Bu dönem içerisinde bireysel bankacılıkta belki seçilmiş bazı sahalarda faaliyetlerimiz olabilecek. Ancak asıl hedefimiz kurumsal bankacılık tarafında olacak. Şimdiye kadar Tekfenbank daha ziyade orta ölçekli kurumların kurumsal bankacılık ihtiyaçlarını gören bir kuruluştu. Bunu bir miktar büyük kurumsal faaliyetlere, yani daha büyük ölçekli kurumların ihtiyaçlarını karşılamak ve daha proje bazlı yapısal özellikleri olan kredilendirme ve finansal hizmetleri sunmak konusunda geliştiriyor olacağız. Bu konuda yakında organizason değişikliğimiz olacak.

Şube sayısı, çalışan sayısı, aktif büyüklüğü, mevduat ve kredilerde mevcut rakamlar nasıl, bu rakamları ilk planda ne kadar artıracaksınız?
2007 yılı içerisinde Haziran ayına kadar 3 yeni şube açtık. Toplam şube sayımız 34’e çıktı. Yıl sonuna kadar 6-7 şube daha açma planımız var. Hem İstanbul hem de İstanbul dışındaki bölgelerdeki varlığımızı pekiştirmek istiyoruz.

Şu andaki GSMH’yı kapsama oranımız yaklaşık yüzde 61 civarında. Bunu ilk aşamada yüzde 65 civarına çıkarmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar açtığımız şubeler, ağırlık kurumsal bankacılık olmak üzere bir anlamda karma şubeler oldu. Şube sayımızı bu yıl yüzde 30 artırıyoruz. Bu oran bireysel bankacılık konusunda herhangi bir stratejiye bağlı olmaksızın bir miktar daha artacak.

Şu anda nispeten sektörde küçük aktif büyüklüğüne sahip bankalardan biriyiz. Yılbaşında 600 milyon Euro olan aktif büyüklüğümüz şu anda 1 milyar Euro’yu geçmiş durumda. Kredi portföyümüzü yaklaşık yüzde 120 büyütmek gibi bir hedefimiz var. Şu sıralar, seçim dönemi ve seçim döneminin getirdiği durgunluğa bağlı olarak kurumsal kredi talebinde bir yavaşlama var. Hedeflerimiz bundan etkilenebilir ama nihai hedefimizi aynen muhafaza ediyoruz. Seçimlerden sonraki dönemde Türkiye’nin önünün hızla açılacağını düşünüyorum. Dolayısıyla kredili işlemlerde büyüme hedefimizi yıl sonunda yakalayacağımıza inanıyorum. Bu hedefi gerçekleştirmek için gerek şubelerimizde gerekse genel müdürlük teşkilatımızda gereken kilit noktalara takviyeler yapıyoruz. Bankacılıkta agresif kelimesini çok sevmiyorum ama daha ısrarlı bir pazarlama stratejisi ile bugüne kadar Tekfenkbank’ın müşterilerine mevcut imkanları dahilinde sunduklarını daha iyi şartlarda sunuyor olacağız. Bugün zaten rakiplerimizin sunduğu her imkanı aşağı yukarı sunabiliyoruz ve bundan sonra da sunuyor olacağız.

Eurobank’ın yeni ürün ve hizmetler tarafında ne kadar katkısı olacak.

Eurobank sermaye dışında Tekfenbank’a ne katacak?
Sözünü ettiğim yeni ürün ve hizmetlerin hepsi uluslararası bankacılıkta kullanılan ürünlerin Türkiye’deki ihtiyaçları karşılayacak şekilde düzenlemesinden ibaret. Burada Eurobank’ın kendi ülkelerindeki ve diğer iştiraklerinin bulunduğu ülkelerdeki tecrübesinden biz de faydalanıyor olacağız. Önemli bir sinerji yaratıyoruz. Onların Balkan ülkelerindeki müşterilerinin Türkiye tarafındaki işlerine Tekfenbank yardımcı oluyor. Ya da tam tersi, burada bizim müşterilerimizin Yunanistan, Bulgaristan, Romanya başta olmak üzere Eurobank’ın teşkilatının olduğu ülkelerde işlemlerini onlara yönlendiriyoruz. Orada geliştirilen özel çözüm yaratan ürünleri de yavaş yavaş Türkiye’ye getiriyor olacağız.

Uluslararası piyasadaki fonlama imkanlarını yeni ortaklık yapısıyla daha fazla ve daha uygun şartlarla kullanma imkanlarımız var. Özellikle kurumsal müşterilerimize sunacak şekilde, bunları da devreye sokuyoruz. Tabi her geçişin bazı alışkanlıklarda getirdiği değişiklikleri, sıkıntıları, zorlukları var. Bunlar atlatıldıktan sonra kurumsal bankacılıkta da diğer sahalarda da ilerlemenin hızlı olacağını düşünüyorum. Gelecek dönemde profili yükselen bir Tekfenbank piyasada olacak.

Uzun vadeli planda neler var; Bundan 10 yıl sonrası için Tekfenbank’ı nerede nasıl bir banka olarak hayal ediyorsunuz?
Tekfenbank’ta kurumsal bankacılık her zaman gelişerek devam edecek. Orta vadeli stratejilerle ilgili bugünden belirlenmiş bir çizgimiz yok. Geçiş tamamlandıktan, mevcut stratejilerimizin meyveleri alınmaya başladıktan sonra daha uzun vadeli planlar devreye girecek.

Bugünden gelecekteki yönümüzü söylemem doğru olmaz ama Eurobank- Tefken ortaklığı, Tekfenbank’ı kesinlikle sektörde daha ileri götürecek. Tekfenbank şu anda orta ölçekli az şubeli bankalar grubunda yer alıyor. Gelecekte ait olduğu gruptaki lider oyunculardan biri olacak. Nitekim Eurobank’ın iştirakleri olan diğer ülkelerdeki bankalar da her zaman öncü kurumlardan. Tekfenbank da Türkiye’de bu konuma gelecek.

Hep orta ölçekli bir banka mı olacaksınız? Satın alarak büyüme planınız var mı?
Bankacılık sektörü önümüzdeki dönem çehre değiştirmeye devam edebilir. Türkiye’nin sunduğu imkanlar ve Türkiye’deki potansiyel buna her zaman müsait.

Bundan 2 yıl önce sizinle görüşüyor olsaydık ve benden o zaman Türkiye’de yabancı sermaye oranının ne olacağını tahmin etmemi isteseydiniz bugünkü rakamları veremezdim. Böyle bir beklentim yoktu. Ancak, yabancı bankaların Türkiye’ye olan ilgisi ciddi biçimde değişti ve arttı. Şu anda Türkiye’de ortak olmayan isteyen ya da bir banka satın almak isteyen bir yabancı banka için pek fazla alternatif kalmamış durumda. Dolayısıyla, bundan sonraki süreçte yabancılar arasında birleşmeler olabilir. Türk bankalarını satın alan yabancı bankaları başka birileri satın alabilir. Küresel finans piyasalarında artık rakamlar ve eğilimler oldukça farklılaştı. Türkiye’de tek şube ile faaliyet gösteren ABN Ambro, dünyada bambaşka bir kurum olma eğiliminde. Onun yaptığı satın almaların Türkiye’yi nasıl etkileyeceğini bilemiyoruz. Aynı şekilde Türkiye’ye aynı ülkeden gelen bankalar belirli pazar paylaşım stratejilerine gider mi, onu da bilmiyoruz. Bunların hepsi teori ama olabilir.

Tekfen-Eurobank ortaklığının da gelecekte bir banka satın alma, satın alma ile büyüme gibi bir planı olup olmadığını şimdiden söylemek zor. Türkiye’de finans piyasaları bu ve benzeri gelişmelere her zaman herkes için açık.

Bu kadar büyük banka içinde sizin gibi bankaların hayatta kalması zor olmayacak mı? Nasıl rekabet etmeyi planlıyorsunuz?
Bankalar için küçük-büyük ayrımında artık daha dikkatli olmak gerekiyor. Bugün Tekfenbank’a ortak olan Eurobank, İş Bankası kadar büyüklüğü olan bir banka. Türkiye’deki operasyonu şu an küçük gözükebilir ama bu sınırların zorlanmayacağı anlamına gelmez. Türkiye’de şimdiye kadar olandan biraz farklı gelişme sağlanması gerekiyor. Bugün bazen büyük bankalar küçük banka gibi davranıyor. Bazen de küçük bankalar büyük bankalar gibi davranıyor. Bir uzmanlaşma, belirli ürünlerde yoğunlaşma stratejisi izlenmiyor. Herkes üniversal bankacılık yapmaya kalkıyor. Böyle olunca da rekabette zaman zaman büyüklerin, zaman zaman da küçüklerin lehine avantajlar söz konusu oluyor.

Sonuç olarak bu ekonomide ve bu potansiyelde tüm bankalara yer var. Sadece avantajları iyi kullanmak gerekiyor. Bugün gelişmiş ülkelerin tümünde çok büyük bankalarla beraber rekabette küçük ve orta ölçekli bankaların da yer almaya devam ettiği, kendilerine pazarda bir yer ve pay hep edindikleri görülüyor. Zaman zaman büyük bankalar tarafından satın alınıyorlar ama aksi durumda hiçbir zaman pazarda yerleri olmayacağı görüşünü kesinlikle desteklemiyorum.

“Mevcut Rekabet Ortamında Müşteri Artık Vasatla Yetinmiyor”

Farklılaşma Kolay Değil
Bankacılıkta muazzam bir farklılaşma yaratmak çok gerçekçi bir şey değil. Zaman zaman yenilikler olabilir. Ancak, bunun ömrü bazen bir hafta sürer. Bazen de bir hafta bile sürmeden bir başka bankamız tarafından aynı ürün ya da aynı hizmet sunulabilir. Farklılaşmanın tek yolu müşterinize ürün ve hizmetlerinizi sunarken göstereceğiniz özen, kalite, sürat ve ihtiyaca cevap vermektir.

Bu Pazar Herkese Yeter
Türkiye’nin pazar olarak şu anki bankaların tümüne yeteceğini düşünüyorum. Pazardaki gelişme mevcut bankaları yeteri kadar besleyebilir. Ama o potansiyeli ortaya çıkarmak için regülasyon ve vergi ile ilgili sorunlar var. Bugün yavaş yavaş hallolma yolunda olan bu sorunlar da çözüldükten sonra, bankacılık sektörünün GSMH’ya göre gelişimi Avrupa’daki ülkelerin geldiği seviyeyi yakalar diye düşünüyorum.

Gelecek Dönem Nasıl Olacak?
Büyümenin, büyürken kârlı büyümenin önümüzdeki dönemde bankacılık sektöründe artacağına inanıyorum. Burada hakikaten en iyi hizmeti vermek, en iyi insan kaynağı ile çalışacak bir seviyede olmak gerekiyor. Bu rekabet ortamında hiçbir bankacılık müşterisinin vasatla yetineceğini zannetmiyorum. Finansal hizmet sektöründe her zaman en iyi olmak, yeniliklere ve gelişmelere her zaman açık, müşteri beklentilerine karşı uyanık olmak zorundasınız. Bunu sağladığınız zaman başarı da arkasından gelecektir.

“Faktoringe Giriyoruz, Leasıngde Hedef Büyüttük”

Eurobank’ın Gücü
Faktoring konusuna bugüne kadar girmemiştik. Şimdi bu alan giriyoruz. Bu konuda bir teşkilat kurduk. Leasing yine bugüne kadar nispeten daha mütevazı bir hedefle yönettiğimiz bir iş kolumuzdu. Bundan sonra burada da hızlı bir büyüme planlıyoruz. Müşterilerimize leasing konusunda da piyasa şartlarında rekabetçi imkanlar sunmak peşindeyiz. Eurobank hem faktoring hem de leasing alanında Yunanistan’da önemli bir pazar payına sahip. Eurobank’ın iştiraklerinin bulunduğu tüm ülkelerde de leasing önemli bir finansman alanı konumunda. Dolayısıyla bu alanda önemli bir kaynağa sahibiz.

Fon Pazarına 2 Yeni Ürün
Diğer yandan, bugüne kadar Hazine fon yönetimi tarafında Tekfenbank kurumsal müşterilerine ya da mevduat müşterilerine standart ürünlerin dışında değişik ürünler sunmamıştı. Şimdi Eurobank ile beraber, gerek mevcut Hazine birimimizin bu yöndeki kapasitesini, gerekse Eurobank’ın Atina merkezli fon yönetimi birimini ve buradaki bilgi ve tecrübeyi kullanarak kurumsal müşterilerimize Hazine kökenli ürünler sunacağız. Biri mevduat tarafında olmak üzere 2 yeni ürün lanse edeceğiz.

Kredilerde Büyüme Planı
Kurumsal bankacılıkta büyüme hedefimizde çok iddialıyız. Tekfenbank önümüzdeki dönemde kredilendirme tarafında önemli büyüme gösterecek. Bunun yanı sıra zaman zaman kur riskine, zaman zaman faiz değişikliklerine karşı müşterilerimizin kendilerini koruyabilecekleri, bir bankadan aldıkları hizmet yelpazesini derinleştirecekleri ürünleri sunmaya devam edeceğiz.

“Tekfen Holding Finanstan Çekilmiyor”

Yeni Girişimler Eurobank İle Olacak
Tekfen Holding, finans sektöründeki varlığını sürdürecek. Bundan sonra da herhangi bir finansal girişim söz konusu olursa, bunu Tekfenbank çatısı altında Eurobank ile beraber yapma kararı aldı. Tekfen Holding’in bugün itibariyle finans sektöründe Tekfenbank ve Tekfenbank’taki Eurobank ortaklığının dışında herhangi bir stratejisi yok ve bildiğim kadarıyla bundan sonra da olmayacak.

Bankanın Gelişiminden Pay Alacak
Tekfenbank’ın büyümesi, belirli yan sahalara ve konulara girmesi ile beraber Tekfen Holding’in de bu sahadaki varlığı genişleyecek. Tekfen Holding inşaat, tarım, emlak geliştirme gibi öncelikli faaliyet sahalarında her zaman lider konumda olmayı tercih ediyor. Bankasına da bu nedenle ülkesinde lider konumda olan bir bankayı ortak aldı ve geliştirmeye karar verdi.

Hande D. Süzer
hdemirel@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz