"Süvari vizyonuyla yeni liglere talibiz"

“Yeni dönemde de içerideki ve dışarıdaki varlığımızı güçlendiren ataklarla farklı liglere talip olacağımız bir süvari vizyonuyla hareket edeceğiz."

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Süvari vizyonuyla yeni liglere talibiz


İş  Bankası bugün Türkiye'nin en büyük özel bankası  konumunda...
Ayrıca sadece bilanço büyüklüğüyle değil, Cumhuriyet'in ilk yıllarından bu yana varlığını sürdüren, ulusal köklü bir kuruluş olması itibarıyla da öne çıkıyor. Son 10 yıldır bankanın yönetiminde, profesyonelliği, centilmenliği ve kimi zaman bankacılık sektörünü korumak adına yaptığı sert çıkışlarıyla dikkat çeken Ersin Özince vardı. Özince, geçtiğimiz nisan ayında bankanın yönetim kurulu başkanlığına atanınca, yerine Adnan Bali geçti. Tıpkı Ersin Özince gibi O da bankanın içinde yetişen, uzun yıllardır İş Bankası'nda görev yapan bir isim. Belki uzun yıllar birlikte çalışmış olmalarından belki İş Bankası'nın verdiği kurum kültüründen tarzları, tavırları da birbirlerine bir hayli benziyor.
Adnan Bali, CEO ya da genel müdürler için çok kritik olan ilk 100 gündeki yoğun temposunda, ilk söyleşisini Capital'e verdi. Liderlik anlayışından yönetim prensiplerine, bankacılığın geleceğinden hayalindeki İş Bankası'na kadar pek çok konuda fikirlerini paylaştı.

Capital:  İş hayatına nasıl, nerede başladınız? Genel müdürlüğe giden yolda aldığınız en kritik görev hangisiydi?
- 1986 yılında ODTÜ Ekonomi Bölümü'nü bitirdim, ondan sonra da İş Bankası Teftiş Kurulu'na girdim. Bir süre müfettişlik yaptıktan sonra o zamanki adıyla Fon Yönetimi Müdürlüğü, şimdiki adıyla Hazine bölümünde
her seviyede çalıştım. 2001 krizinde bankada Hazine müdürüydüm. 2002 yılının ortalarında Şişli şubesi müdürü oldum. Bankamızda şube müdürlüğü görevi hem kariyer yönetiminde düşünülen bir rotadır hem aynı zamanda önemli bir fırsattır. Şişli'den sonra 2 yıl da Galata şubesini yönettim. Sonra genel müdür yardımcısı olarak tekrar merkeze döndüm. En son, kurumsal ve ticari bankacılıktan birlikte sorumluydum. Kariyerim boyunca bugünkü pozisyonumun gerektirdiği birikimler açısından hakikaten çok önemli şanslar ve imkânlar bulduğumu düşünüyorum. Hazine bana, piyasaların çalışma tarzı ve banka bilançosuna olan hâkimiyet anlamında çok önemli bir deneyim kazandırdı. Şube deneyimi ise hem sahayı ve müşterileri tanımak hem bankanın kendi iç teşkilatının yapısını, şube çalışma biçimini anlamak bakımından çok değerliydi. Zamanlama olarak şans mı şansızlık mı bilmiyorum ama Şişli şubesine 2001 krizinin hemen akabinde gittim. O dönemde krizin reel sektör üzerindeki etkilerini görme imkânı buldum. Dolayısıyla finansal alacakların yeniden yapılandırılması ya da İstanbul Yaklaşımı döneminde reel sektörün, irili ufaklı şirketlerin o dönemde ne tür kayıplara uğradığını çok yakından görme imkânı buldum. Biz bir Hazine ihalesine girdiğimizde, örneğin beklentilerimizin aksine faiz yükselip kağıdın değeri düştükten sonra tekrar fonlama maliyetlerinizi kurtarır hale geldiği zaman "tamam her şey normale döndü" diye düşünüyorduk. Hâlbuki ben şubede, bu tansiyon aralığını kaldıramayan mali bünyeler olduğunu gördüm. Hem hazine deneyimim hem bu iki şube müdürlüğü mesleki kariyerimde çok etkili olmuştur.

Capital:  Büyük şubeye atanmak bankacılıkta kariyer yolunda önemli bir adım mıdır?
-   Bankacılık sektörünün genelinde böyle olup olmadığını bilmiyorum. Banka özelinde farklı uygulamalar olabilir ama İş Bankası'nda bunun önemli bir varlık olduğunu kesin olarak söyleyebilirim. Samimi söylemem gerekirse şube görevine ilk atandığım zaman bu denli bir birikim oluşturabileceğimi çok da fazla öngörmemiştim. Ama içine girince ne kadar heyecan verici ve ne kadar önemli olduğuna şahit oldum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz