"Yapımız sağlam yıl sonunda normalleşiriz"

Leblebici, bankaların bu yıl da yeni projelerle kurumsal bankacılığa odaklanacaklarını belirtiyor...

15.12.2016 14:56:290
Paylaş Tweet Paylaş
"Yapımız sağlam yıl sonunda normalleşiriz"
Bankacılık bu yıl da zorlu bir dönemden geçiyor. Yılbaşından bu yana reel ekonomideki sıkışma ve büyük şirketlerden gelen iflas ertemelerinin ardından 15 Temmuz da işleri iyice durgunlaştırdı. Sektörün önemli bankalarından TEB’in genel müdürü Ümit Leblebici, “Açıkçası 15 Temmuz’da çok büyük bir badire atlattık. Bunu da milli iradenin gücüyle atlattık. Üçüncü çeyrek sektörde birtakım negatif etkiler bırakabilir. Doğal olarak piyasalar yavaşladı” diyor. Leblebici, bu olayın etkilerinin dördüncü çeyrekte yavaş yavaş unutulacağı görüşünde. “Dördüncü çeyreğin sonuna doğru artık iyice normalleşme sürecine gireriz” diyen bankacı 2016 yılında ekonomide yüzde 3 büyümenin tutturulacağına inanıyor. Leblebici, kötümser olmadığını da şu sözlerle aktarıyor: “2015 ve 2016’da biraz daha yavaşlarız diye düşünüyordum. Olabilecek bütün etkileri gördük. Bu bizim için bir test oldu, reel sektör ve bankacılık sektörünün çok da büyük problemleri yok. 2017’de bu iş birliği devam ederse daha hızlı sonuç alacağımız ve ekonomimizi daha hızla iyileştirebileceğimiz yapıya geçebiliriz.” Yönetici, bu ortamda 2017’de bankacılığın yüzde 15’lerde kredi büyümesini yakalayacağı görüşünde. TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici ile 15 Temmuz sonrası bankacılık sektörünü, bu ortamın sunduğu zorluk ve fırsatları ile bankasının hedeflerini konuştuk:
* 15 Temmuz sektörü nasıl etkiledi? Üçüncü çeyrek için nasıl yansımaları olacak?
 Açıkçası çok büyük bir badire atlattık. Bunu da milli iradenin gücüyle atlattık. Üçüncü çeyrek sektörde birtakım negatif etkiler bırakabilir. Doğal olarak piyasalar yavaşladı, bunlar çok doğal sonuçlar.. O nedenle 3’üncü çeyrek durgun geçti. Ama olayın ne olduğu değil, sizin olaya nasıl reaksiyon verdiğiniz önemli. O nedenle Türkiye’de bankalar, Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı, BDDK ve Ekonomi Bakanlığı, yani bütün ilgili unsurlar bir an evvel olayın normale dönmesi için çok iyi bir iş birliği gösterdi. İyi iş birliğinin sonucunda bu olayın etkilerini dördüncü çeyrekte yavaş yavaş unutacağımızı düşünüyorum. Dördüncü çeyreğin sonuna doğru artık iyice normalleşme sürecine gireriz. Bu yılın son çeyreğinde büyüme trendine tekrar geri döneriz, 2016 yılı ekonomi büyümesini de yüzde 3’e yakın bitiririz.
* Kredilerde ne kadarlık düşüş oldu?
 Doğru, kredilerde talep düştü. Yani bankacılık sektörü kredi konusunda pozitif davrandı ama ekonomik alan yavaş olduğundan talepte düşüş yaşandı. Ama bence bu geçici… Çünkü doğal olarak olay, ekonomide yavaşlama etkisi yarattığı için çalışma sermayesine olan talep de azaldı. Benim beklentim 4’üncü çeyrekte zaten ekonominin hareketlenmesi ve talebin de onu takip etmesi yönünde. Kredi talebindeki düşüş bankadan bankaya değişiklik gösteriyor. Ama biz TEB’de ikinci çeyrek kredilerde nerede kapattıysak, oralarda yatay gitti. 30 Eylül tarihinde rakamları göreceğiz. Sanıyorum yatay bir seyir görürüz ve üçüncü çeyrekte kredilerde büyüme görmeyiz.
* Büyük şirketlerde kötü gidişat devam ediyor. Şimdi iflas ertelemeler yapılamıyor ama konkordatolar çıkarılmaya çalışılıyor. Büyüklerdeki çöküş orta ve küçüklere de yansıyor mu? Yıl sonuna dek bu durumda derinleşme olur mu?
 İflas erteleme biraz kötü kullanıldı ama şimdi önlemler alındı. Sadece bankacılık değil reel sektör de bu olaylardan olumsuz etkileniyor. Konkordatolarla böyle büyük bir mekanizmanın tekrar yaratılabileceğini düşünmüyorum, risk büyük değil. İflas ertemeledeki gibi bir etkiye dönüşmez. Bunların arasında da iyi niyetliler, kötü niyetliler var. İyi niyetlilerle işlerimizi yapmaya devam ediyoruz. Ekonomi takıldığında bu tür mekanizmalar devreye giriyor ama o zamanda kontrol geliyor. Bankacılık sektörü de bu riskleri görerek herkes gibi önlemler almaya çalışıyor. Reel sektör ve bankaların odaklanması gereken konu çarkların dönmesi.
* Peki yıl sonunda sektörde sorunlu alacak oranında artış bekliyor musunuz?
 TEB’in ilk 6 ay sonuçlarına göre takipteki kredi oranı yüzde 2,48. Sektör için bu oran 3,5’larda. 30 Eylül’de üçüncü çeyrek sonuçlarını görmemiz lazım. Ben yıl sonu için daha yüksek bir oran beklemiyorum. Son çeyrek sonuçları da daha kötü olmaz. Bugünlerde zirveye ulaştık. Bu oran 2017’nin ikinci yarısından itibaren artık toparlanmaya başlar. Kredi vermede sektörel olarak davranış kalıbınızda değişiklik var mı diye sorarsanız perakende ve turizm gibi alanlara evvelden de bakıyorduk. Yeni bir değişim olmadı. Ekonominin büyük bir şok yaşayacağına inanmadığım için her sektörün gelişme potansiyeli olan iyi müşterileriyle çalışmaya devam ediyoruz. Sektörel olarak kategorize etmiyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz