“4 Kat Büyüme Beklentisi Yeni Yabancı Getirecek”

Sigorta sektöründe, 2003’e kadar sürekli azalan şirket sayısı, geçtiğimiz yıl 47’ye ulaştı. Bunda ise en çok pazara yeni giren yabancıların etkisi oldu. Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdür...

1 MART, 20070
Paylaş Tweet Paylaş

Sigorta sektöründe, 2003’e kadar sürekli azalan şirket sayısı, geçtiğimiz yıl 47’ye ulaştı. Bunda ise en çok pazara yeni giren yabancıların etkisi oldu. Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdür Vekili Dr. Ahmet Genç, sektöre doğrudan yabancı sermaye yatırımının yaklaşık 500 milyon doları bulduğunu söylüyor. Yabancıların sanılanın aksine hayat dışı branşlara ilgi gösterdiğine dikkat çeken Genç, “Özellikle kredi ve mortgage bağlantılı sigortacılık ve sorumluluk sigortaları tarafına ilgi yüksek” diyor ve ekliyor: “Bu tablo devam edecek. Yeni kanunla birlikte bugüne kadar pek ilgi görmeyen BES’te de sıçrama olacak.”

Gelişmiş ülkelerde, sigorta sektörü çoktandır ekonominin dinamiklerini belirleyen en önemli unsurlardan biri olarak görülüyor. OECD ülkelerinde sadece bireysel emeklilik fonlarının 2005 yılı sonunda sahip olduğu varlıklar, 17.9 trilyon dolar civarında. Bireysel emeklilik fonlarındaki herhangi bir kötü gidiş, sadece ülke ekonomilerini değil, dünya ekonomilerini tehdit eder hale geldi. Bunlarla birlikte, Türkiye için bu alan çok bakir ve yerli, yabancı tüm şirketler için büyük potansiyele sahip. 2003’de bireysel emeklilikle ilgili düzenlemeyi çıkaran hükümetin önünde, sektörün tümünü düzenleyecek Sigortacılık Kanunu gibi önemli bir düzenleme duruyor.

Geçtiğimiz yıl sigorta sektörüne yaklaşık 500 milyon dolarlık doğrudan yabancı yatırımı geldiğini söyleyen Sigortacılık Genel Müdür vekili Dr. Ahmet Genç, genel kanının aksine, yabancıların daha çok hayat dışı sigortacılığa ilgi gösterdiklerini söylüyor.

Bireysel emeklilik tarafına ise geçen yıl hiç yabancı gelmemiş. Genç, sigortada gözde alanların kredi ve sorumluluk sigortaları olduğuna dikkat çekiyor. Sektörün yüzde 22’sinin yabancılara ait olduğunu söyleyen Genç, “Çok büyük potansiyel var. Sigortacılık pazarının şimdikinin en az 4 katı olması gerektiğini düşünüyoruz. 2006 yılında prim üretiminin 7 milyar doları aşmış olması bekleniyor. Şu anda Milli Gelir’in yüzde 1,5’u civarında olan prim üretiminin normalde, yüzde 5-6 gibi oranlara gelmesi lazım” diye konuşuyor. Bu hesaplamalara göre, sektör büyüklüğünün 25-30 milyar dolar olması bekleniyor.

Bu kadar büyük fonlara sahip olan sektörü düzenlemek elbette kolay değil. Hazine, çeşitli sigorta dallarında yaklaşık 35’in üzerinde genel şart hazırlamış. Sermaye yeterliliği ile ilgili yönetmelikle birlikte, pek çok ikincil düzenlemeyi gerçekleştirmiş. Sigortacılık Genel Müdür Vekili Dr. Ahmet Genç, merak edilen konuları Capital’e anlattı:

*Sigortacılık Kanun Tasarısı, ne zaman Meclis’ten geçecek ve uygulamaya girecek?
-Kanun 2006 Haziran’ından bu yana Meclis’te bulunuyor. Sanayi ve Ticaret, ana Komisyon, Adalet Komisyonu, AB’ye Uyum ve Plan Bütçe, tali komisyon olarak belirlendi. AB’ye Uyum Komisyonu’nda iki defa görüşüldü ve benimsendi. Sanayi ve Ticaret Komisyonu’ndaki görüşmeler hızlı tamamlanırsa, genel kurula indiğinde çıkma şansı olur, diye düşünüyorum. Çünkü, düzenleme AB’ye uyumda öncelikli Kanunlar arasında sayılıyor.

Sermaye Yeterliliği Yönetmeliği nedeniyle bazı şirketler çizgi altında kalabilecek deniyor. Bunun anlamı nedir. Kaç şirket çizgi altında kalma riski taşıyor?
Sermaye yeterliliği düzenlemesini Mart 2006’da çıkardık. Ama uygulama 2005 yıl sonu hesaplarından itibaren başlıyordu. 2005 yılı sonu hesapları için sermaye yeterliliği yüzde 80 oranında uygulanıyordu. 2006 yıl sonu hesaplarına yüzde 90, 2007 yıl sonu hesaplarına yüzde 100 olmak üzere aşamalı bir geçiş öngörüldü.

Sektör aşamalı uyum sağlayacak. Eskiye oranla daha sıkı bir düzenleme yaptık. İlk defa, 2005 sonu hesaplarına göre ölçümler yapıldı. Orada yüzde 80’e göre açığı olan az sayıda şirketin tümü, hemen sermaye artırımına gittiler. Sektörde reasürans şirketi de dahil olmak üzere 46 şirket var. Bunlardan yalnızca 2 veya 3 tanesi çizgi altında kaldı ve onlar da sermaye artırımına gittiler. Dolayısıyla genel itibariyle sektörün sağlıklı olduğu ifade edilebilir.

Sigorta sektöründe yabancı sermaye oranı ne düzeye ulaştı?
Şirket sayısı 2003’e kadar sürekli azalıyordu. 2001 kriziyle beraber, 17 şirket piyasadan çekildi. Açıkçası, tasfiye süreci ve bazı şirketlerin sorunları halen devam ediyor. Fakat geçen yıl yabancı sermaye gelmeye başladı. Şu anda şirket sayısı 47’ye çıktı.

Şirket sayısı sürekli artıyor. 2007’de pazara Coface adlı bir Fransız şirket girdi. Daha önce piyasadan çekilmiş olan, Emek Hayat, New Life olarak adını değiştirerek, yabancı sermayeli bir şirket olarak pazara girdi.

Son verilere göre, sektörün toplam ödenmiş sermayenin yüzde 22’si yabancı sermaye. 2006’da özelleştirme yoluyla Başak sigortayı Groupama aldı. Ondan sonra Liberty Mutual Şeker Sigorta’yı aldı. Alman HDI, İhlas Sigorta’yı bünyesine kattı.
Ergo İsviçre Sigorta’yı aldı. Cem Global, Emek Hayat’ı aldı.

Peki yabancıların ilgisi devam eder?
Yabancıların ilgisinin devam edeceğini tahmin ediyorum. Çünkü, sürekli olarak bize bilig alma başvuruları ve sektörle ilgili sorgulamalar devam ediyor. Tasfiye halindeki şirketleri, tekrar hayata döndürmeye kalkışıyorlar. Duruma göre, pazardan satın alamıyorlarsa, Emek Hayat gibi portföyü devredilmiş, tasfiye halindeki şirketleri almaya çalışıyorlar. Şu anda sektöre doğrudan yabancı sermaye yatırımı olarak yaklaşık 500 milyon dolarlık bir giriş oldu.
Bunun ötesinde de, bu şirketler kendi büyümelerine paralel olarak sermaye artırmak durumundalar. Geçmişte sigorta şirketleri personel azaltırken, şimdi personel artırıyorlar. Çoğu şirket şu anda yabancı ortak almaya hevesli.

Yabancıları bu kadar cezbeden nedir? En çok hangi alanlarla ilgileniyorlar?
Pazara girenler ağırlıklı olarak hayat dışı sigortacılık yapmaya geldi. Doğrudan ya da dolaylı sahip oldukları 7 şirketin üçü hayat, dördü hayatdışı. Genel kanının aksine, özel emeklilik için ise daha çok yerli sermaye ilgi gösterdi. Türkiye’de böyle bir pazar olduğu düşüncesiyle, daha ziyade kredi ve mortgage bağlantılı sigortacılığa ve sorumluluk sigortalarına geldiler. Sorumluluk sigortaları dünyada çok gelişmiş bir alan ve avukatlardan mali müşavirlere kadar neredeyse tüm meslekler için, ayrıca ürün sorumluluk gibi her alanda mevcut.

Pazarın büyüklüğüyle ilgili tahminler ya da beklentiler nasıl?
Sigortacılık pazarının şimdikinin en az 4 katı olması gerektiğini düşünüyoruz. Geçen yıl prim üretiminin 7 milyar doları aşacağını tahmin ediyoruz. Şu anda Milli Gelir’in yüzde 1,8’i civarında olan prim üretiminin, normalde yüzde 6-7 gibi oranlara gelmesi lazım. Gelişmiş ülkelerde bu oranlar yüzde 8-10’lara çıkıyor. Milli Gelir büyüdükçe, bu 4 kat daha da artabilir. Pazarda çok boş ve açık alanlar var. Muhakkak hayat sigortalarında ve emeklilikte de potansiyel var.

Trafik sigortası sorununun çözümünde hangi aşamalardan geçildi. Son durum nedir?
Örneğin, Akdeniz Sigorta, 2001 krizinde battı ve devlet müdahale etti. Bu şirket battığında, tam 1 milyon trafik sigortalısı vardı. Pazarın yüzde 20’si bu şirketin elindeydi. Bir milyon sigortalıdan, tazminatını alamamış binlerce insan vardı. Yaklaşık 60 bin dosya garanti fonuna geçti. Garanti fonu, diğer şirketlerle birlikte 90 bin trafik sigortalısı mağdurun, bugüne kadar 60 binine ödeme yaptı. Sistem 2003’te oturtuldu. Toparlamak kolay olmuyor. O nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor.

hed

Sigortacılık sektörü için yeni hukuki düzenlemeler düşünüyor musunuz?
Kanunun çıkma süreci çok uzadığı için, biz bu süreçte birçok ikincil düzenlemeyi yaptık. Sermaye Yeterliliği düzenlemesini Mart ayında gerçekleştirdik. Mayıs’ta Brüksel’e gittiğimizde gördük ki, AB hala eski yükümlülük karşılama yöntemini kullanıyor. Bizde sermaye yeterliliği düzenlemesi, onlardan daha ileri noktada... Kanun olmasa da, birkaç temel konuda düzenleme yaptık.

Muhasebe sistemimizi, 1 Ocak 2005’den itibaren yeniledik. Uluslararası standartlara uygun bir muhasebe sistemi getirdik. Teknik karşılıkları da büyük ölçüde standardize ettik çünkü keyfilik vardı. Zaten 2004 ve 2005’de Türkiye’ye gelmek isteyen yabancılar da, bu konuları merak ediyorlardı. Yabancılar tarafsız bir hakem ve kurallı bir oyun istiyorlardı. Biz, oyunun anahtar kurallarını koyduk.

Bireysel emeklilik sisteminin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hayat sigortaları ile özel emeklilik fonları ayrı bir kategori. Onlar uzun vadeli fonlar ki, dünyada çok büyük boyutlara erişmiş durumdalar. Özel emeklilikte tarafında yakında bir kanun değişikliği yapacağız. Sandık ve vakıflardan aktarım ile, grup emeklilik uygulamasına düzenleme getiriyoruz. Bunlarda da büyük fırsat var.
Bu düzenlemeyi çıkarıp, ikincil düzenlemeyle tamamladığımızda, pazar büyüklüğü bir anda, bu aktarımlar nedeniyle, iki katına ulaşacak. Bireysel emeklilik istikrarlı bir biçimde büyüyor. Genel büyüme bizim istediğimiz gibi ama bazı şirketlerin pazar payı küçük, bazıları büyük kaldı. Bu da normaldir.

Pazarın ileride kaç şirketi besleyebileceği, büyüme kapasitesine bağlı. Pazar hızlı büyürse, mevcut 11 şirketin hepsini besler. Sistem zaten uzun vadeli olarak planlandı. Şirketlerin tamamına yakını, fizibilitelerinde ilk 5-6 yıl zarar edeceklerini, bize bildirdiler. Şirketler, 3 yıldır zarar ediyorlar. Belki, bu zararlar 2008’de sona erecek ve kara dönüşecek. Bu kez de, fonlar büyüdüğü için şirketlerin karları iyi olacak. Vatandaşların fonu da hızla büyüyor olacak. Dolayısıyla, burada da çok umutluyuz.

Vesting sorunu nasıl çözülecek?
Şirketler kanun değişikliğini bekliyorlar. Kanun değişikliğiyle vergi sorunu çözümlenecek. Vesting denen hadise, firma çalışanlarının grup şeklinde ikinci emekliliği elde etmeleri. İki kanun değişikliği yürürlüğe girdiği anda bu işin önü açılacak. Şu anda yüzde 75’e 25 gibi olan denge tersine dönecek. Grup emeklilik daha ağırlıklı olacak. Düzenlemenin bu yıl gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.

Bilgilendirme yönetmeliği çıkardınız. Bu yönetmeliğin amacı nedir, nasıl işleyecek? Önceden genç satıcılar, ‘sizi emekli yapacağız’ diyerek, vatandaşa hayat sigortası satıyorlardı. Hayat sigortası özelikle 1989-1990’da çok satılmış. 2000’e gelindiğinde, 10 yıllık vade dolmuş. Vatandaşlar çektikleri paralarla ev, araba alma gibi beklentilere girmişler. Ancak yatırdıkları paraları çektiklerinde, bunların 2-3 milyar lira gibi, beklediklerinden az miktarlar olduğunu görmüşler. Burada, vatandaşların paralarının değerlenmemesi gibi bir durum söz konusu değil ancak sistemin mantığı iyi anlatılmamış ya da bilinçli olarak saklanmış.

Diğer yandan her yıl her yıl getiri oranını ilan ettiriyoruz. İnsanlar bize bin dolarıma bu kadar getiri sağladılar diye şirketleri şikayet ediyorlar. İşte bilgilendirme yönetmeliğini bunun için çıkardık. Bilgi yönetmeliğinin formlarını da Hazine hazırlıyor. Yönetmelik, poliçe satmadan önce insanların detaylı bilgilendirilmesini öngörüyor. 1 Haziran’dan itibaren acenteler, sigorta ürününü satmadan önce, müşterilerine ayrıntılı bilgilendirme formları verecek. Hayat sigortalarında da, her şirketin bir internet sitesi açmasını zorunlu kıldık. Kasımdan itibaren vatandaşlarımız/hayat sigortası poliçe sahipleri internetten kendi birikimini ve kesintilerini takip edebilecek.

Sektörün 3 Temel Sorunu Var

Kanun İhtiyacı
Sektörün gündeminde, kanunun olmamasından ziyade, piyasa şartlarıyla ilgili çok daha önemli sorunlar var. Kanunun mutlaka olması gerekir. Son tahlilde yetki kanunun iptal edildiği için, Anayasa Mahkemesi’ne gidilirse, uygulama yönetmelikleri iptal olur. Ama şu ana kadar hiç idari dava kaybetmedik. 2001 krizinden sonra zayıflayan şirketleri kapattık. 2003’te kapatmalar hala devam ediyordu. Bu şirketlerin çoğu dava açtılar, hiçbiri kazanamadı. Bu süreçte 17 şirketi tasfiye ettik. Birden fazla dava açan şirket oldu.

Aşırı Rekabet
 Sektörün en önemli sorunlardan bir tanesi aşırı rekabet… Rekabet her ne kadar ilk etapta, tüketicinin lehine gibi görünüyorsa da, sonuçta tüketicinin zarar göreceği boyutlara ulaşabilir.
Örneğin kaskodaki aşırı rekabet, son birkaç yıldır, şirketleri zarar ettirir hale geldi. Bir şekilde fiyatları düzeltmek zorunda hissettiler, 2006 ve 2007’de tedrici fiyat artırımına gidildi. Fiyatı kırarsınız, ilk önce vatandaşa kasko ucuza gelir ama tazminatı ödeyemez hale gelirseniz, yine tüketici mağdur olur. Bu dengeyi tutturmak çok önemlidir.

Ürün Sunumu
Bir başka sorun, piyasaya yeni ürün sunulmasındaki yavaşlık ve yetersizlik. Avrupa ve ABD’de var olan pek çok ürün bizde yok. Ürün sorumluluk sigortası bunlardan biri... Mesleki sorumluluk genel şartlarını geçen yıl yürürlüğe koyduk. Hekimler için mesleki sorumluluk kılavuzunu hazırladık. Doktorların sorumluluğuyla ilgili sigortanın, devlet olarak çerçevesini çizdik. Bunlar çok ileri adımlar ancak burada sektörün pazara çıkıp, bu ürünü pazarlaması lazım. Biz, altyapıyı hazırladık. Şu anda 35’in üzerinde genel şart var.

Yeni Kanun Nasıl Etkili Olacak?

Yabancı İlgisi Artacak
 Açık konuşmak gerekirse, yabancılar 2006’da bireysel emeklilik alanına yeterince ilgi göstermedi. Ancak, esas sıçrama kanun değişikliğinden sonra olacak. Şu anda bize başvuran yerli şirket var. Yabancı şirketler araştırma yapıyor. Sermayeyi normal sigorta şirketinde 10 milyon YTL, bireysel emeklilikte 20 milyon YTL istiyoruz. Yabancılar için belki pazara giriş sermayesi caydırıcı olabilir.

Bes’te İki Kat Büyüme Bekliyoruz
Bireysel emeklilikte, kanun çıktığında grup emeklilik ve sandıklardan aktarımla ilgili uygulamanın yürürlüğe girmesiyle, bir sıçrama olacak. Pazarın, ilk etapta iki katı büyüyeceğini tahmin ediyorum. Bu fonların en önemli özelliği, kartopu gibi büyümesidir. İnsanlar, ikinci emekliliğe düşük paralar yatırmıyorlar. Yatırılan paralar, hayat sigortalarına göre yüksek. 2005 yılında tüm OECD ülkelerinde 18 trilyon Dolar emeklilik fonu var. Bizde ise 2005 yılında yalnızca 1 milyar dolardı. 2006’nın sonunda 2 milyar dolara ulaşmışız. Sistem henüz üç yıllık ve büyük potansiyel var.
 
Büyük Potansiyel Nerede?

Tarım Sigortaları
 Pek çok yeni uygulama başlatıldı. Örneğin çok önemli olan tarım sigortası uygulaması geçen yıl başlatıldı. Tarımda muazzam bir pazar var. Tarım sigortası havuzu don riskini ilk kez sigorta kapsamına aldı. Üreticiler açısından bu yılın en önemli gelişmesi bu. Hayvancılığı da kapsıyor. Burada sektörün her bakımdan yükseliş göstereceğini umuyoruz.

Mortgage Öne Çıkacak
 Genel sorumluluk sigortaları alanında çok büyük fırsatlar var. Kredi sigorta alanında, hala daha çok büyük boşluklar bulunuyor. Kredi sigortalarının bir alt kolu olarak mortgage düzenlemesini de, söylemek lazım. Kanun çıktıktan sonra mortgage bağlantılı genel şartlar, hemen yürürlüğe girecek. O potansiyeli gören yabancılar geliyor.

Sağlıkta da Fırsat Var
Sağlık sigortasında da çok büyük bir alan var. Genel Sağlık Sigortası’nın kapsamadığı teminatları kapsamak için şirketler başvurabilir. Bununla ilgili çalışmalara da devam ediyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.