"Hedefimiz İlk 5'e Girmek"

Recai Dalaş / Finans Sigorta Genel Müdürü  Finans Sigorta, sektörün en yeni şirketi… 2002 yılında Fiba Holding bünyesinde kuruldu. Genç yaşına rağmen hızlı büyüdü, 75 trilyon TL prim yaptı, pa...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Hedefimiz İlk 5'e Girmek
Recai Dalaş / Finans Sigorta Genel Müdürü  
Finans Sigorta, sektörün en yeni şirketi… 2002 yılında Fiba Holding bünyesinde kuruldu. Genç yaşına rağmen hızlı büyüdü, 75 trilyon TL prim yaptı, pazarda 7’inci sıraya oturdu. Genel müdürü Recai Dalaş, “İsteseydik daha hızlı büyürdük. Biz büyüme odaklı değil, iyi şirket olmayı tercih ediyoruz” diye konuşuyor. 2004 yılında büyümeye devam edip, 150 trilyon TL’yi yakalamak istediklerini belirtiyor ve “Hedefimiz makul bir süre sonra şirketi ilk 5’e yerleştirmek. Bunun için de 250 milyon dolar ciroya ulaşmamız lazım” diyor.  
 
Finans sektöründe gerçekleşen yeniden yapılanma nedeniyle uzun süredir yeni girişler olmuyor. Sigorta sektörüne en son giren şirket ise Fiba Grubu’nun Finans Sigorta şirketi oldu. Hazine, bu izinden sonra bir daha yeni şirkete onay vermedi.  
 
Finans Sigorta, faaliyetlerine 2002 yılında başladı. Ancak, Fiba Holding’in deneyim ve pazarlama kanallarından yararlanarak hızlı bir giriş yaptı. Bunu finansal göstergelerden de görmek mümkün.  2003’de 75 trilyon prim, 2 trilyon lira kâr elde etti. Üstelik bu cironun yüzde 75’i grup dışından sağlandı.  
 
Şirketin genel müdürü Recai Dalaş, “Biraz daha büyüme odaklı olsaydık 100 trilyon lira ciro yapmamız içten bile değildi. Ancak, biz büyüme odaklı değil, iyi şirket olmayı tercih ediyoruz” diyor.  
 
Bu performans, Finans Sigorta’yı yeni ciro yaratma yönünden pazarda 7’inci sıraya yerleştirdi. Birinci yılda gelen bu başarı ile övünen Recai Dalaş, 2004’te 150 trilyon lira ciroya ulaşmak için çalışacaklarını söylüyor. Ancak, şirket orta vadede çok daha iddialı. Çünkü, makul bir süre içinde ilk 5 şirket arasına girmenin planları yapılıyor. Bunun için de şirketin 250 milyon dolar ciro seviyesine ulaşması gerekiyor.  Finans Sigorta Genel Müdürü Recai Dalaş, sigorta sektörünü, şirketini ve hedeflerini Capital’e değerlendirdi:  
 
Sigorta sektörü 2003’ü nasıl geçirdi?  
 
Sigorta sektörü, geçen yıl krizin sona ermekte olduğunun sinyallerini aldı. Sektörde uygulanan muhasebe yöntemleri biraz daha dünya standartlarına yaklaştı. Rezerv ayırma yönteminde çok önemli bir değişiklik yaşandı. Bu değişiklik, sigorta şirketlerinin 2003 yılı bilançolarında zarar yazmasına neden oldu. Ama, bu bir kereye mahsus. 2004’te bunun etkileri ortadan kalkacak.  
 
Bu yeniliği tarihi bir gelişme olarak görüyorum. Sigorta sektöründeki uygulamaların dünya standartlarında olmaması birçok olumsuz sonuca yol açıyordu.  
 
Bu olumsuz sonuçlar neydi?  
 
Şirketlerin performansını ölçemiyordunuz. Hatta bir önceki dönemle bile kıyaslama yapamıyordunuz. Şeffaflıktan uzak bir anlayış vardı. Şimdi devlet, bu şeffaflığın sağlanmasına dönük uluslararası standartlara uygun bir hesap düzeni getirme çabasında. Bunu fevkalade olumlu karşılıyorum.  
 
Bunun dışında enflasyondaki düşüş sektör açısından çok önemli. Çünkü, enflasyon da mali tabloları dejenere ediyordu. 2003 bir başlangıç yılı oldu. Gerek sektördeki uygulama standartlarının demodeliği gerekse enflasyonun rakamları bozan, çarpıtan etkisi giderek ortadan kalkıyor.  
 
Yöntemdeki bu değişiklik şirketlere avantajlar sağlar mı?    
 
En olumlu etkisi şeffaflık sağlaması olacak. Sigorta şirketlerinin gelirleri diğer sektörlerinkinden farklı. Diyelim ki, bir firma cep telefonu satıyor ve sattığı telefonunun gelirini hemen gelir kalemine yazıyor. Ama, biz bir müşterimizi sigortaladığımızda, ancak önümüzdeki 1 yıl içinde gelirin tamamını hak ediyor oluyoruz. Eski uygulamada şirketler hak ettiğinden daha fazlasını gelir yazıyordu. Yeni uygulamada bu değişti. Mesela, poliçenin bedeli 365 milyon liraysa, ben bugün için sadece 1 milyonunu gelir yazabiliyorum. Zaten olması gereken de bu.  
 
Bir de aslında sektörün o kadar da kârlı olmadığı görülecek. Ümit ediyoruz ki, bu sonuçlar şirket yöneticileri tarafından daha doğru algılanacak ve böylelikle akılcı yönetime davetiye çıkarılacak. Bunun fiyatlandırmaya da olumlu etkileri olacak. Finans sigorta olarak hesaplamalarımızı yıllardır bu şekilde yapıyoruz.  
 
Bu hesaplama yöntemine göre birçok şirketin zarar açıkladığını söylediniz. Ama sektör geçen yıla göre büyüdü. Bu büyüme ne kadar oldu?  
 
Sigortada çok istisnai yıllar dışında hep reel bir büyüme olur. Türkiye’de sigorta yeterince gelişmiş bir sektör değil. Dolayısıyla, sektör hep ülke ekonomisinin 3-5 puan üzerinde büyüme gerçekleşiyor. 2003’te böyle bir yıl oldu. Pazar TL bazında yüzde 40-50 seviyesinde büyüdü. Enflasyon ise bunun çok daha altında gerçekleşti. Döviz bazında büyüme çok daha fazla oldu, çünkü döviz kuru artmadı. Dolayısıyla, reel büyümesini 2003’te de sürdürdü. Zaten, bu reel büyümenin çok uzun yıllar daha devam etmesi halinde sektörümüz Avrupa standartlarına yükselebilir. Ekonomide sigortalanacak bir varlık oluşmalı ki pazar büyüyebilsin. Bu da milli gelirle alakalı. İyi para kazanacaksınız, kiranızı gıdanızı, eğitim, sağlık ihtiyaçlarınızı karşılayacaksınız ki elinizde kalan parayla ev, araba alın. Bize de sigortalanacak bir şey çıksın.  
 
Yaşanan bu büyümede hangi branşlar öne çıktı?  
 
Büyüme, trafik ve kasko branşından sağlandı. Geçen yıllarda krizin de etkisiyle bu branşlardaki talep bir hayli baskı altındaydı. Otomobil satılmıyordu. Geçen yıl krizin etkisi biraz daha azaldı. Bankaların taşı kredisi faizlerini indirmeleri ile birkaç yıldır beklemekte olan talep hareket geçti. Dolayısıyla, bu büyümede trafik ve kasko branşı öne çıktı. Geçmiş yıllardaki performansının ortalama yüzde 30 üzerinde bir büyüme kaydetti. Diğer alanlardaki büyüme normal rutininde seyretti.  
 
2004 yılına bakışınız nasıl? Nasıl gelişmeler olmasını bekliyorsunuz?  
 
Sigorta pazarının büyümesi için Türkiye’nin zenginleşmesi gerekiyor. Bu yıl böyle bir büyüme beklemiyorum. Dolayısıyla, pazar, daha önceki yıllarda sürdürdüğü trendi devam ettirecektir. Yani, yine GSMH’nın üzerindeki reel büyümesini sürdürecektir.  
 
Daha akılcı raporlama düzenleri ve yöntemlerinin sigorta sektörüne tanıtılmasıyla yöneticilerin daha rasyonel bir şekilde şirketlerini yönetmeye başlayacaklarını ümit ediyorum.  
Bu da zararına satışlara kadar giden rekabette, daha olumlu bir havanın oluşmasına neden olacak. Bilançoların şeffaflaşması çok önemli. Bilanço makyajı ortadan kalkacak diye düşünüyorum. Tabii enflasyonun düşmesi başlı başına çok önemli bir olay.  
 
Enflasyonun düşüşü sektörü nasıl etkileyecek?  
 
Enflasyon, bilanço makyajı için önemli bir malzeme oluşturuyordu. Türkiye eğer enflasyonu kalıcı bir şekilde düşürse, bütün sektörlere bu olumlu yansır. Yöneticiler kendi faaliyetleri içinde para kazanabilmek gibi bir beceriyi kazanmak zorunda kalacak. Çünkü, yöneticiler 20-30 yıldır yüksek enflasyon ortam içinde yaşamaları nedeniyle özel rekabet koşullarının da etkisiyle kendi ana faaliyet konularından para kazanma becerisini kaybettiler.  
 
2003’te pazarın yüzde 40-50 civarında büyüdüğünü söylediniz. Bu yıl da aynı oranlar yakalanabilir mi?  
 
Büyümenin yüzde 30’ların altına düşeceğini sanmıyorum. Yine büyüme trafik ve kasko branşlarında ağırlık kazanacaktır. Eğer ekonomik canlanma konut satışlarına yansırsa, ki böyle bir beklenti var, konut sigortalarına da artış yaşanabilir. Ticari hareket artarsa bu da nakliyat sigortalarına olumlu yansıyacaktır.  
 
Çok genç bir şirketsiniz. Kısa sürede başarılı oldunuz. Bunun finansal kalemlere yansıması nasıl oldu?  
 
Henüz iki yılımızı aşmamamıza rağmen geçen yılı yaklaşık 75 trilyon lira ciro ile tamamladık. Bilançomuzda yeni hesaplama yöntemi nedeniyle 2 trilyon lira zarar gösterdik. Ama, 2 trilyon liraya yakın bir kâr elde ettik. Bununla gerçekten övünüyoruz. Çünkü, şirket aslında 2003’te tam bir faaliyet göstermedi. Sigorta sektöründe daha evvelden yaptığınız işlerin yenilemeleri vardır. 2003’te hemen hemen hiç yenilememiz yoktu. Ona rağmen 75 trilyon ciro yaptık. Bu cironun yüzde 75’i grup dışından sağlandı. Üstelik, kendimize uygun görmediğimiz birçok işi de reddettik.  
 
Biraz daha büyüme odaklı olsaydık bu 75 trilyon liraya 100 trilyon yapmamız içten bile değildi. Ancak, biz büyüme odaklı değil, iyi şirket olmayı tercih ediyoruz. Bu arada şirketlerin 2003 cirolarından 2002’i çıkarınca, o yıl yaratılan iş hacmi ortaya çıkıyor. Yeni ciro yönünden Finans Sigorta sektörde 7’nci sırada yer aldı. Bu çok önemli bir rakam. Bunu daha birinci yılımızda başardık.  
 
2004 yılı için kendinize nasıl hedefler belirlediniz?  
 
2004 için 150 trilyon lira ciro hedefliyoruz. Biz daha ikinci yılımızda bu rakamı hedefliyoruz. Rakiplerimize baktığınızda sektörde 40 yaşında olgun şirketler, 80 yaşında dedeler var. Pazar payımız ise yüzde 3 olacak diye tahmin ediyoruz.  
 
Uzun vadede şirketinizi nereye taşımak istiyorsunuz?  
 
Şu anki yerimizden çok daha ileri noktalara ulaşmayı hayal ediyoruz. Hedefimiz makul bir süre sonra şirketi ilk 5’e yerleştirmek. İlk 5’e girmek için de 250 milyon dolar ciroya ulaşmamız lazım. Bunun gerçekçi bir hedef olduğunu düşünüyoruz. Çünkü, gidişat bunu gösteriyor.  
 
Yapılanmanızı tamamladınız mı, Türkiye’nin her yerine yayılabildiniz mi?  
 
450 acenteye ulaştık. Türkiye’nin her tarafında finans sigorta tabelaları var. Grubumuzun tanınırlığına katkımız olsun diye bir hedef koyduk. Onu da sağlıyoruz. Örgütlenmemizi tamamen tamamladık. Şu anda 5 bölge müdürlüğümüz, 8 ilde temsilciliğimiz var.  
 
Finans Sigorta hangi branşlarda daha iddialı?    
 
Daha çok bireysel müşterilere hitap etmeyi tercih eden bir şirketiz. Böyle olunca trafik, kasko ve konut sigortaları ağırlık kazanıyor. Ama bunun yanı sıra kurumsal müşterilere de ağırlık veriyoruz.  
 
Şu anda  hayat ve sağlık branşında çalışmıyoruz. Hayat dışı sigorta şirketi olduğumuz için sağlık alanında çalışma şansımız var. Ama, henüz bunu düşünmüyoruz. Piyasadan gelecek taleplere bakacağız.  
 
Sigorta sektöründe fiyat kırmalar çok gündemde. Rekabet çok mu yoğun, sizin Finans Sigorta olarak fiyat politikanız nasıl?  
 
Sektörde aktif faaliyet gösteren 25’e yakın şirket var. Sigortada diğer sektörlere oranla çok daha katı bir rekabet olduğunu düşünmüyorum. Her sektörde rekabet var. Biz fiyat olarak ortalarda duruyoruz.  
 
“YENİ SİGORTA ŞİRKETİNE HAZİNE İZİRN VERMEYECEK”  
 
Yabancıların Türkiye sigorta sektörüne ilgisi nasıl?  
 
Yabancıların sigortaya, her sektöre olduğu kadar ilgisi var diye düşünüyorum. Türkiye’de yabancıların ortak olduğu birkaç sigorta şirketi var. Ama bunların diğer şirketlerden ayrıcalığı, avantajı olduğunu düşünmüyorum. Hatta bu şirketlerden bazıları geçmişte yabancı genel müdürler atadılar. Fakat pek de başarılı olamadılar. Çünkü, sigorta şirketi yönetmek, örgüt yönetmek gibidir. Sizinle çok da bağlantılı olmayan yüzlerce acenteyle çalışırsınız. Her ülkenin kendine özel şartları var. Bu nedenle yabancı şirket bile olsa bu sektörde Türk şirketi olarak yönetiliyorlar. Ben bir süre daha bu sektöre yabancıların ilgisi durgun olacak diye düşünüyorum.  
 
Peki önümüzdeki dönemde sektöre giren yeni sigorta şirketi olur mu?     
 
Şu anda devlet yeni bir sigorta kuruluşuna izin vermiyor. Hatta geçenlerde yaptığım bir Ankara ziyaretinde, yeni müracaat edenlere, “Finans Sigorta son şirketti” diye ifade edildiğini söylediler. Bu da hoşumuza gidiyor. “Son Samuray” gibiyiz.  
 
“HIZLI HAREKET ETTİK”  
 
2002’te Yola Çıktık  
 
Fiba Holding, finans sektöründe çok iyi konuşlanmış bir grup. Bu grubun daha önce yabancı bir sigorta şirket ile ortaklığı vardı. Fakat, süreç içersinde hisseler satılarak bu ortaklıktan çıkılmış. Tabii, Fiba grubu finansta iddialı olduğu için krizin ortasında olunmasına rağmen, devletin ilgili kurumları ikna edilmiş ve son sigorta şirketi olarak kurulmuş. Şirket Mayıs 2002 tarihinde ruhsatını alarak faaliyetlerine başladı.  
 
Kadromuz Tecrübeli  
 
Çok yeni ve genç bir şirketiz. Sanırım bu uzunca bir süre de böyle devam edecek. Son derece tecrübeli bir kadro ile çalışıyoruz. Bunun avantajları oldu. Sıfırdan başlayan, farklı kültürlerden gelen kadroların oluşturduğu bir şirket olsaydı böyle başarılı olamazdık. Yeni bir kültür oluşturmak gerekirdi. Finans Sigorta’da daha kurulduğu gün böyle bir kültür vardı.  
 
Eskiliğin Handikapları Yok  
 
Siz genel müdür olarak ne kadar bilgili, becerili, yetenekli olsanız da  kadronuzla birlikte hareket edemiyorsanız bu bir şey ifade etmez. Hatta bundan önceki şirketimizde yapmayı hayal edip de şirketin eskiliği nedeniyle yapamadığımız bir takım projeleri uygulamaya alabildik. Teknoloji kullanımında da eskiliğin getirdiği handikaplar yoktu önümüzde. Tüm bunlar bir araya gelince Finans Sigorta çok daha hızlı hareket edebildi.  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz