Anadolu Efes CEO’su Can Çaka: Hedef sıfır karbon salınımı

2030 yılında tüm operasyonlarında sıfır karbon salımına ulaşmayı amaçlayan şirket, elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü yenilenebilir enerjiden karşılamayı planlıyor.

23.10.2021 12:44:000
Paylaş Tweet Paylaş
Anadolu Efes CEO’su Can Çaka: Hedef sıfır karbon salınımı

“Çevre için sıfırlıyoruz”, “sosyal etki için artırıyoruz” ve “fırsat eşitliği ve kapsayıcılıkla güçleniyoruz” başlıkları altında 2030 sürdürülebilirlik hedeflerini belirlediklerini söyleyen Anadolu Efes CEO’su ve Bira Grubu Başkanı Can Çaka, bu yolculukta Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı rehber aldıklarını belirtiyor. Anadolu Efes CEO’su Can Çaka ile Anadolu Efes’in sürdürülebilirlik çalışmalarını ve bu alandaki gelecek hedeflerini konuştuk...

Nil Dumansızoğlu

ndumansizoglu@capital.com.tr

Capital Eylül 2021 sayısından

Anadolu Efes, sürdürülebilirlikte 2030 yılına dair yol haritasını belirledi. Çalışmalarını “çevre için sıfırlıyoruz”, “sosyal etki için artırıyoruz” ve “fırsat eşitliği ve kapsayıcılıkla güçleniyoruz” başlıkları altında yürüten şirketin hedefleri ise net. Anadolu Efes CEO’su ve Bira Grubu Başkanı CAN ÇAKA, 2030 yılında tüm operasyonlarında sıfır karbon salımına ulaşacaklarını söylüyor. Elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü yenilebilir enerjiden karşılayacaklarının altını çiziyor ve “Tüm operasyonlarımızda tescilli bir sıfır atık organizasyonu olacağız” diye konuşuyor.

2030 yılına dair sürdürülebilirlik yol haritasını belirleyen Anadolu Efes’in bu alandaki hedefleri net… 2030 yılında tüm operasyonlarında sıfır karbon salımına ulaşmayı amaçlayan şirket, elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü yenilenebilir enerjiden karşılamayı planlıyor. “Çevre için sıfırlıyoruz”, “sosyal etki için artırıyoruz” ve “fırsat eşitliği ve kapsayıcılıkla güçleniyoruz” başlıkları altında 2030 sürdürülebilirlik hedeflerini belirlediklerini söyleyen Anadolu Efes CEO’su ve Bira Grubu Başkanı Can Çaka, bu yolculukta Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı rehber aldıklarını belirtiyor. Kendilerini bir tarım şirketi olarak gördüklerini de sözlerine ekleyen Çaka, çevresel sürdürülebilirliğin faaliyetlerinin devamlılığı için kilit rol oynadığını belirtiyor ve ekliyor: “Gelecek Tarımda programımız kapsamında 1982’den bu yana yürüttüğümüz tarımsal Ar- Ge çalışmalarıyla kuraklığa dayanıklı, daha az su ve enerji kullanımı gerektiren tohum çeşitleri geliştiriyoruz.” Türkiye’de bugüne kadar 17 arpa tohumu ve 7 şerbetçi otu çeşidi geliştirip tescil ettiren şirket, 2021’de yaklaşık 1.600 üreticisini geliştirilen tohumlardan faydalandırdı. Çaka, “Ayrıca Rusya’da 2 yeni arpa çeşidi geliştirdik ve 200’ün üzerinde çeşit için deneme yapıyoruz” diyor. Can Çaka ile Anadolu Efes’in sürdürülebilirlik çalışmalarını ve bu alandaki gelecek hedeflerini konuştuk:

Sürdürülebilirlik çalışmalarının önemi yaşanan afetlere de bağlı olarak daha da fazla anlaşıldı. Anadolu Efes olarak siz bu konularda nasıl bir vizyona sahipsiniz?

Biz, attığımız her adımın dünyaya ve topluma olan etkisini göz önünde bulunduruyoruz. Sizin de belirttiğiniz gibi içinden geçtiğimiz pandemi dönemi, iklim değişiminin etkileri, yaşanan kuraklıklar ve doğal felaketler, sürdürülebilirlik bakış açısının önemini bir kez daha ortaya koydu. Bugün sürdürülebilirlik sadece zorunlu bir iş modeli değil, bir çeşit düşünme ve yaşam biçimi haline geldi. Biz de sürdürülebilirliği şirketin tüm kademeleri tarafından içselleştirilmesi gereken bir yolculuk olarak görüyoruz.

Peki bu konuda yol haritanızı neye göre çiziyorsunuz?

Bu yolculukta Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı rehber alıyoruz. 2010 yılından beri de bu alandaki performansımızı Global Reporting Initiative (GRI) tarafından yayınlanan raporlama kriterlerini baz alarak sürdürülebilirlik raporumuz aracılığıyla şeffaf bir şekilde paylaşıyoruz.

Yaşanan gelişmeleri de düşünerek önümüzdeki döneme ilişkin sürdürülebilirlikte nasıl bir vizyonunuz var?

Biz temmuz ayında yayımladığımız 2020 raporumuzla birlikte vizyonumuzu ortaya koyan 2030 sürdürülebilirlik hedeflerimizi açıkladık. Hedeflerimizin ana omurgasını 2017 yılında gerçekleştirdiğimiz kapsamlı önceliklendirme analizi oluşturuyor. Bu analizi yaparken paydaşlarımızın görüşlerinin yanı sıra küresel ve sektörel eğilimleri de dikkate almıştık. Şimdi belirlediğimiz 2030 hedeflerimizle birlikte bu alandaki çalışmalarımızı daha güçlü bir şekilde takip edeceğiz.

Sürdürülebilirliği hangi ana başlıkta ele alıyorsunuz?

Biralarımızı su, maya, arpa ve şerbetçi otundan üretiyoruz. Yani hammaddelerimizin yarısı topraktan geliyor. Su ise bizim temel hammaddelerimizden biri. Aynı zamanda hepimiz için bir yaşam kaynağı. Bu kapsamda çevresel sürdürülebilirlik, faaliyetlerimizin devamlılığı için kilit rol oynuyor. Tarım sektörü, iklim krizi ve buna bağlı değişen yağış rejimleri, doğal kaynaklar üzerinde artan baskı gibi küresel trendler etrafında dönüşüyor. Anadolu Efes olarak Gelecek Tarımda programımız kapsamında 1982’den bu yana yürüttüğümüz tarımsal Ar-Ge çalışmalarıyla kuraklığa dayanıklı, daha az su ve enerji kullanımı gerektiren tohum çeşitleri geliştiriyoruz.

Kaç farklı tohum geliştirmeyi başardınız?

Türkiye’de bugüne kadar 17 arpa tohumu ve 7 şerbetçi otu çeşidi geliştirip tescil ettirdik. 2020’de yaklaşık 1.600 üreticimiz geliştirdiğimiz tohumlardan faydalandı. Ayrıca Rusya’da 2 yeni arpa çeşidi geliştirdik ve 200’ün üzerinde çeşit için denemelerimiz devam ediyor. Çiftçilerimizin geliştirdiğimiz tohumlar ve duyarlı tarım uygulamalarıyla üretim yapmasını teşvik ediyoruz. WWF Türkiye iş birliğiyle 2018 yılında pilot olarak başladığımız Akıllı Tarım projesinde kullanılan akıllı tarım uygulamaları sayesinde çiftçiler, gereksiz sulama, ilaçlama ve gübreleme yapmıyor, kaynaklarını etkin bir şekilde doğru zamanda kullanabiliyor. Su kullanımı yüksek olan süreçlerimizi belirledikten sonra performansımızı ileriye taşımak için sürekli gelişim hedefiyle çalışıyoruz. 2014 yılında CEO Water Mandate imzacısı olan ilk Türk şirketi olarak su verimliliği uygulamalarına da öncelik veriyoruz.

2030 hedefleri kapsamında neler yapmayı planlıyorsunuz?

2030 yılında tüm operasyonlarımızda net sıfır karbon salımına ulaşmayı hedefliyoruz. Elektrik ihtiyacımızın yüzde 100’ünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda Rusya’da tesislerimizin yarısından fazlası yenilenebilir elektrik enerjisi kullanımına geçti. Tüm operasyonlarımızda tescilli bir sıfır atık organizasyonu olacağız. Bu kapsamda geçen yıl Türkiye’deki tüm malt ve bira operasyonlarımız sıfır atık belgesini alarak adımlarını attı. Ayrıca Anadolu Efes Merkez Ofisimiz sektöründe WWF-Türkiye Yeşil Ofis Diplomasını almaya hak kazanan ilk ofis oldu. 450 yılda çözünen plastik bardakların yerine doğada iki yılda, geriye hiçbir zararlı atık bırakmadan çözünen biyobozunur bardakları hayatımıza soktuk.

Çevre dışında odaklandığınız alanlar var mı?

2030 hedeflerimizi “çevre için sıfırlıyoruz”, “sosyal etki için artırıyoruz” ve “fırsat eşitliği ve kapsayıcılıkla güçleniyoruz” başlıklarında ortaya koyduk. Bu bağlamda odaklandığımız bir alan da fırsat eşitliği. 2013 yılında KAGİDER önderliğinde, Dünya Bankası teknik desteğiyle geliştirilen Fırsat Eşitliği Modeli Sertifikası’nı almaya hak kazanmıştık. Geçen yıl sonunda, Sürdürülebilirlik Akademisi’nin Intertek iş birliğiyle verdiği İş’te Eşit Kadın Sertifikası’nı Türkiye’de hızlı tüketim ürünleri sektöründe almaya hak kazanan ilk şirket olduk. 2023’e kadar cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm çalışanlarımıza “eşit işe eşit ücret” dahil fırsat eşitliği sunduğumuzu tüm operasyonlarımızda belgelemeyi hedefliyoruz. Ayrıca 2030’a kadar kadın çalışan oranımızı yüzde 30’dan yüzde 51’e çıkaracağız. 2020 yılında 30 yaş ve altı kadın yönetici oranımızın erkeklerden daha yüksek bir seviyeye ulaşması, bu konuda daha güçlü adımlar atmamız konusunda bizi heyecanlandırıyor.

Peki diğer odak alanınız sosyal etki başlığında neler yapıyorsunuz?

Bizim kuruluşumuzdan bu yana DNA’mızın bir parçası da dayanışma kültürü. Bununla bağlantılı olarak sürdürülebilirlikte üçüncü odak alanımız ise toplum. Bu kapsamda kültür sanat ve spora, yerel kalkınma ve kadının güçlenmesine, girişimcilik ekosistemine destek veren projelere yatırım yapmayı sürdüreceğiz. 2007 yılından bu yana T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve UNDP’yle ortak yürüttüğümüz “Gelecek Turizmde” projesiyle Türkiye’de sürdürülebilir turizmin alternatif bir yerel kalkınma aracı olmasını ve kadının güçlenmesini amaçlıyoruz. Bugüne kadar 19 projeyi destekledik. Projelerle yaklaşık 200 bin kişiye ulaştık. 500 kadına doğrudan ve dolaylı olarak istihdam yarattık. 600 sivil toplum kuruluşu ve 23 üniversiteyle iş birliği yaptık.

Sürdürülebilirlik çalışmalarınızın sonuçlarını ölçüyor musunuz?

Gerçekleştirdiğimiz verimlilik ve iyileştirme çalışmalarıyla 2020’de yaklaşık 6 bin kişinin yıllık elektrik tüketimine eş değer 21 bin 739 MWh enerji tasarrufu sağladık. Ters ozmos ve güncel hatların optimizasyonu gibi uygulamalarla 2020 yılında operasyonlarımızda 288 bin metreküp su tasarrufu elde ettik. Bununla birlikte Türkiye operasyonlarımızın olduğu bölgelerde su riskleri araştırması gerçekleştirerek potansiyel su risklerini belirledik. Hedefimiz, 2023 yılına kadar birim üretim başına yüzde 12’lik bir azaltım sağlamak.

Sürdürülebilirlik çalışmalarınız şirketinizin iş sonuçlarına nasıl yansıyor?

Bir örnek vermem gerekirse Anadolu Efes olarak yürüttüğümüz tarımsal Ar-Ge çalışmaları sayesinde kuraklığa dayanıklı arpa çeşitleri geliştirdiğimizden söz etmiştim. Bugün iklim kriziyle karşı karşıya kaldığımız kuraklık tehlikesini göz önünde bulundurduğumuzda ne kadar önemli bir adım attığımızı bir kez daha anlıyoruz. Bu nedenle sürdürülebilirlik alanında atılan her adımın kısa vadede olmasa bile orta ve uzun vadede iş sonuçlarına pozitif katkı sağlayacağının unutulmaması gerekiyor.

“Çözümün parçası olmalıyız”

“YÜZDE 70 ARTMALI” Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2020’de hazırlanan “Dünya Nüfus Beklentisi” raporunda, 2050 yılında dünya nüfusunun 9,7 milyar kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor. Bununla birlikte de beslenme ihtiyacının karşılanabilmesi için tarımsal üretimin yüzde 70 artması gerektiğine işaret ediliyor. Bu nedenle gıda tedarik zincirinin ilk halkası olan tarımsal faaliyetlerin nasıl sürdürülebilir kılınacağı, önemli bir soru olarak karşımıza çıkıyor.

“SORUMLULUĞUMUZ VAR” Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için hepimizin doğaya, çevreye, gezegene ve topluma dair önemli sorumlulukları bulunuyor. Çözümün bir parçası olabilmek için yapılan iş birlikleri ve çözümün bir parçası olan aktörlerle bir arada olmak çok kıymetli. Bu inançla yürüttüğümüz kurumsal iş birliklerinin yanı sıra Global Compact, Sürdürülebilir Kalkınma Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarında da aktif olarak görev yapıyorum.

“İnovasyonun gücünden faydalanıyoruz”

DESTEK Hayal ettiğimiz geleceğe ve hedeflerimize ulaşmada inovasyonun gücünden faydalanarak girişimcilik ekosistemini destekliyor ve gençlerle kol kola çalışarak onların hayallerine ortak oluyoruz. Bu zamana kadar birlikte çalışmayı seçtiğimiz her iki start up’tan biri çevresel sürdürülebilirlik alanında proje üretiyor.

İŞ BİRLİĞİ Birlikte çalıştığımız girişimlerden Biolive’le yüzde 20’si zeytin çekirdeğinden üretilmiş servis sunum malzemeleri geliştirdik ve kullanıyoruz. Impact Hub İstanbul’la yürüttüğümüz Social Impact Award Programı kapsamında ödüllendirdiğimiz girişimlerden biri de Plastic Move’du. Onlar ise satış noktası malzemelerinde ekmek atığından hammadde üretmek için denemeler yapıyor.

TAAHHÜT Ecording, hayallerine ortak olduğumuz girişimlerden bir diğeri. Onlarla çevreye yeşil şişelerimiz vesilesiyle 2 milyon ağaç tohum topunu doğayla buluşturmayı taahhüt etmiştik. Meydana gelen yangınlar sonrasında acil ihtiyaçlara destek olmanın yanı sıra ilave 1 milyon tohum topu atışına daha söz verdik. Anadolu Efes olarak biliyoruz ki dünya bizim evimiz. Her zaman doğa için daha fazlasını yapmaya ihtiyacımız var.

“Yıllık 100 milyon TL katkı sağlıyoruz”

AKILLI TARIM Kendimizi sadece bir bira şirketi olarak değil, aynı zamanda bir tarım şirketi olarak da görüyoruz. Türkiye’de yıllık toplam 100 milyon TL civarında arpa ve şerbetçi otu alımıyla tarımsal ekonomiye katkı sağlıyoruz. WWF Türkiye iş birliğiyle 2018 yılında pilot olarak başladığımız Akıllı Tarım projemiz kapsamında çiftçilerin hayatını teknolojiyle yeniden şekillendiriyoruz.

2030 HEDEFİ Tarımsal ekonomiye sunduğumuz katkılarla yerel kalkınmanın gelişimini destekliyoruz. Tarımsal hammaddelerimizin en az yüzde 70’ini yerel üreticilerden sağlamak gibi bir hedefimiz bulunuyor. 2030’a doğru giderken hammaddelerimizi üreten ve en önemli paydaşlarımızdan biri olan çiftçilerimize destek vermeyi sürdüreceğiz.

EĞİTİM Rusya’daki ortağımız AB InBev’le de SmartBarley projesini yürütüyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz coğrafyalarda omuz omuza çalıştığımız tüm çiftçilerimizin sürdürülebilir tarım uygulamaları konusunda eğitim alarak bilinçlenmesini sağlamayı hedefliyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz