En zengin ile en fakir arasındaki makas açıldı

Toplumun en zengin yüzde 20’sinin gelirinin, en yoksul yüzde 20’sinin gelirine oranı 7,4’den 8’e yükseldi.

15.06.2021 11:37:000
Paylaş Tweet Paylaş
En zengin ile en fakir arasındaki makas açıldı

Türkiye’de en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, geçen yıl bir önceki yıla göre 1,2 puan artışla yüzde 47,5’e yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay 0,3 puan azalarak yüzde 5,9’a geriledi. Toplumun en zengin yüzde 20’sinin gelirinin, en yoksul yüzde 20’sinin gelirine oranı 7,4’den 8’e yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılına ilişkin Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını açıkladı.

Hane halkı kullanılabilir gelirinin, hane halkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak hesaplanan eşdeğer hane halkı büyüklüğüne bölünmesiyle elde edilen “eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirine” göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, 2020’de bir önceki seneye kıyasla 1,2 puan artarak yüzde 47,5’e çıktı.

En düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay 0,3 puan azalarak yüzde 5,9’a düştü.

Toplumun en zengin yüzde 20’sinin gelirinin en yoksul yüzde 20’sinin gelirine oranı 7,4’den 8’e yükseldi.

Gini katsayısı yükseldi

Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan ve sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1’e yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade eden Gini katsayısı, 2020’de bir önceki yıla göre 0,015 puan artışla 0,410 olarak tahmin edildi.

Hane halkı kullanılabilir geliri arttı

Türkiye’de yıllık ortalama hane halkı kullanılabilir geliri, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 15,8 artarak 69 bin 349 liraya yükseldi.

Öte yandan, Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert geliri de bir önceki yıla göre yüzde 17,2 artarak 28 bin 522 liradan 33 bin 428 liraya çıktı.

Toplam eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirleri içinde en yüksek payı, yüzde 47,1 ile bir önceki yıla göre 0,4 puan artan maaş ve ücret geliri aldı. İkinci sırayı yüzde 21,8 ile 2019’a göre 0,1 puanlık azalış gösteren sosyal transfer geliri, üçüncü sırayı yüzde 17,7 ile 2019 yılı anket sonuçları ile aynı paya sahip müteşebbis geliri aldı.

Tarım gelirinin müteşebbis geliri içindeki payı 2019 yılına göre 1,7 puan azalarak yüzde 20,9 olurken, emekli ve dul-yetim aylıklarının sosyal transferler içindeki payı 0,1 puan gerileyerek yüzde 91,7 olarak gerçekleşti.

Yıllık ortalama esas iş gelirlerinde yükseköğretim mezunları ilk sırada

Yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla yükseköğretim mezunlarında 63 bin 85 lira, lise ve dengi okul mezunlarında 41 bin 855 lira, lise altı eğitimlilerde 32 bin 838 lira, bir okul bitirmeyenlerde 22 bin 936 lira ve okur-yazar olmayan fertlerde 16 bin 785 lira oldu.

Geçen yıla göre yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış yüzde 25,5 ile bir okul bitirmeyen, en düşük artış ise yüzde 18,8 ile okur-yazar olmayan fertlerde kaydedildi.

Esas iş gelirleri sektörel ayrımda incelendiğinde, en yüksek yıllık ortalama gelirin 46 bin 34 lira ile hizmet sektöründe, en düşük yıllık ortalama gelirin ise 25 bin 263 lira ile tarım sektöründe olduğu görüldü. Bir önceki yıla göre; yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış yüzde 31 ile inşaat sektöründe gözlenirken, bunu yüzde 26,1 ile sanayi sektörü izledi. Diğer taraftan hizmet sektöründe yüzde 23,9, tarım sektöründe ise yüzde 15,8 artış oldu.

Yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla işverenlerde 125 bin 698 lira, ücretli maaşlılarda 42 bin 6 lira, kendi hesabına çalışanlarda 33 bin 207 lira ve yevmiyelilerde 17 bin 577 lira olarak hesaplandı. Bu dönemde en yüksek artış yüzde 31,6 ile işverenlerde, en düşük artış ise yüzde 19 ile yevmiyelilerde oldu.

En düşük yoksulluk oranı yükseköğretim mezunlarında

Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan (ortanca) gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2020’de bir önceki yıla kıyasla 0,6 puan artarak yüzde 15 oldu. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre yoksulluk oranı ise son yılda 0,6 puan artarak yüzde 21,9 olarak gerçekleşti.

Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hane halklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,3 puan artarak yüzde 9,5, tek kişilik hane halklarında bu oran 1,7 puan artarak yüzde 10,9 oldu. En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hane halklarının yoksulluk oranının 0,2 puan artarak yüzde 18,4, tek çekirdek aileden oluşan hane halklarının yoksulluk oranının ise 0,7 puan artarak yüzde 14,5’e yükseldi.

Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre, okur-yazar olmayan fertlerin yüzde 26,7’si, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 25,7’si yoksul iken, bu oran lise altı eğitimlilerde yüzde 14, lise ve dengi okul mezunlarında ise yüzde 8,3 olarak kayıtlara geçti. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 3,2 ile en düşük yoksulluk oranının gözlendiği grup olarak kaydedildi.

“Sürekli yoksulluk” oranı arttı

Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsıyor. Buna göre, 2020 yılı anket sonuçlarında sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 1 puan artarak yüzde 13,7 oldu.

Oturulan konuta sahip olanlar bir önceki yıla göre 1 puan azalarak 2020’de yüzde 57,8 hesaplanırken, kirada oturanların oranı yüzde 26,2, lojmanda oturanların oranı yüzde 1,2, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 14,7 olarak gerçekleşti.

Kurumsal olmayan nüfusun yüzde 36,7’si konutunda, izolasyondan dolayı ısınma sorunu, yüzde 34,7’si sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri ve benzeri problemleri yaşarken yüzde 22,6’sı trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlarla karşılaştı.

Bir önceki yıla göre konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olanların oranı 12,8 puan azalarak yüzde 58,3 oldu. Nüfusun yüzde 7’sine bu ödemeler yük getirmezken yüzde 18,8’ine çok yük getirdi. Hanelerin yüzde 59,3’ü evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 37,3’ü iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 32,2’si beklenmedik harcamaları, yüzde 20,3’ü evin ısınma ihtiyac��nı, yüzde 58’i eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti.

Finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluk, çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon ve otomobil sahipliği ile ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme ve evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme durumu ile ilgili hane halklarının algılarını yansıtıyor. Belirtilen dokuz maddenin en az dördünü karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan ciddi maddi yoksunluk oranı 2019’da yüzde 26,3 iken 2020’de anket sonuçlarında 1,1 puan artarak yüzde 27,4 oldu.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz