İş dünyasının liderleri CEO Club'ta 2021 ajandasını konuştu

CEO Club Online Summit, Ekonomist ve Capital dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Business sponsorluğunda gerçekleştirildi.

8.02.2021 15:02:000
Paylaş Tweet Paylaş
İş dünyasının liderleri CEO Club'ta 2021 ajandasını konuştu

Koronavirüs salgını nedeniyle online plaftforma taşınan CEO Club’da Türkiye’nin en büyük holdinglerinin CEO’ları 2020 yılı değerlendirmeleri ve 2021 beklentileri ele alındı.

Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük’ün hoşgeldiniz konuşmasıyla başlayan CEO Club Online Summit’in açılış konuşmasını Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy gerçekleştirdi. Her alanda dijitalleşen bir dünyada yaşadığımızı söyleyen Aksoy, geleceğe yönelik öngörülerini ve Vodafone Türkiye olarak gelecek planlarını aktardı.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde ise Akkök Holding CEO’su Ahmet Dördüncü, Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, Anadolu Grubu CEO’su Hurşit Zorlu, Yıldız Holding CEO’su Mehmet Tütüncü ve Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, 2020 yılını değerlendirirken 2021 beklentilerini paylaştı.

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi:

“Bugün artık, dijitalleşme işletmeler için çok daha önemli bir hale geldi. İşletmeler, yeni normale hızla uyum sağlayabilmek için dijital yatırımlarını 6 yıl öne çekti. IDC’nin tahminlerine göre, 2023’e kadar dijital dönüşüme küresel çapta 6,8 trilyon doların üzerinde yatırım yapılacak. Dijitalleşme, her sektörde olduğu gibi üretimde de ezberleri bozuyor. Tüm dünyada üretim sektörü dijital bir sıçramaya hazırlanıyor. Bu sıçramada en önemli rollerden birini 5G oynayacak. STL Partners’ın araştırmasına göre, 5G’nin sunacağı faydalar, global üretim sektöründe 2030 yılına kadar 740 milyar dolarlık bir değer yaratacak. Vodafone olarak, dünyada dijitalleşmenin lider markalarından biriyiz. Avrupa’nın en büyük mobil ve sabit ağ operatörü, dünyanın ise lider IoT sağlayıcısı konumundayız. Grubumuz, Avrupa’da 7 ülkede 5G şebekesini devreye aldı. Diğer yandan, 50’yi aşkın ülkede 100 milyondan fazla nesneye hayat veriyoruz. Bu güçlü global birikimi 15 yıldır Türkiye’ye de taşıyoruz. Hedefimiz, ülkemizin ihtiyacı olan dijital sıçramayı işletmelerle işbirliği içinde gerçekleştirmek. Her zaman yaptığımız gibi, önümüzdeki dönemde de global teknolojilerimizi yerel deneyimlerimizle harmanlayarak oluşturduğumuz, uçtan uca dijitalleşme sağlayan çözümlerimizle işletmelerin yanında olacağız. Her ölçekten işletmenin teknoloji ortağı olarak, dijitalleşme adımlarında onlarla beraber yürümeyi sürdüreceğiz.”

Alper: Geçen sene bütün sektörlerimizde 3,5 milyar TL’lik bir yatırımı gerçekleştirdik

Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Cenk Alper, holdingin kompozit alanında faaliyet gösteren şirketi Kordsa’nın 2021 planlarına ilişkin, “Amerika’da son 3 yılda 4 satın alma yapmıştık uzay ve havacılık sanayisinde. Bugün SpaceX’te bile Kordsa malzemeleri var. Şimdi bunu Avrupa’ya taşımak istiyoruz. Bu işi havacılığın ötesine taşımak, genişletmek istiyoruz. Bizim için çok önemli.” dedi.

Alper, Sabancı Holding’in son 5 yıl içinde yaptığı dijital yatırımların, grubu Kovid-19 salgınının etkilerine karşı koruduğunu söyledi.

Sabancı Holding’in 60 binden fazla çalışanıyla 14 ülkede 40 milyondan fazla müşteriye hizmet ettiğini bildiren Alper, salgının gölgesinde geçen 2020’de şirketler için en önemli göstergenin nakit yönetimi olduğunu, burada da iyi bir performans sergilediklerini kaydetti.

Faizlerin düştüğü bir dönemde tüm şirketlerinin borçlarını yeniden yapılandırdığını aktaran Alper, “2020’nin 9 aylık sonuçlarına baktığımızda, ciroda büyüme, net karımızda da yüzde 37’lik büyüme sağladık.” dedi.

Enerji ve diğer sektörlerde yaptıkları yatırımlarla çalışmalarını 2020 boyunca sürdürdüklerini ifade eden Alper, holding şirketlerinin tamamında dijitale yaptıkları yatırımların karşılığını aldıklarını söyledi.

Topluluk olarak 2020’de hiç frene basmadıklarını belirten Alper, “Geçen sene bütün sektörlerimizde 3,5 milyar TL’lik bir yatırımı gerçekleştirdik.” dedi.

“Sürdürülebilirlik, tüm ana iş kollarında odağımız olacak”

Cenk Alper, bu sene 5 yıllık planları yaparken topluluk vaadini yeniden tanımladıklarını ifade ederek, “Yeni topluluk vaadimiz ‘sürdürülebilir bir yaşam için öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz’ oldu. 2021 yılında sürdürülebilirlik, tüm ana iş kollarında odağımız olacak. Bunun yanında Türkiye’den yurt dışına ama yurt dışından da yeni teknolojileri Türkiye’ye getirmek gibi bir misyonu üstleniyoruz.” diye konuştu.

Sabancı Holding’in faaliyet gösterdiği sektörlerde ilk 3’te yer almak istediğini, bunu yapmak için tüm şirketlere yatırımların ne alanlara yapılacağını gösteren stratejik bir yön verdiklerini ifade eden Alper, şöyle devam etti:

“5 tane stratejik yönlenmemiz var. Bir tanesi, müşterilerimize kapsamlı müşteri deneyimi sunmak, özellikle dijitalin etkisiyle bunu geliştirebilmek. İkincisi çevik, küresel bir ayak izi… Daha hızlı, daha küçük ama daha aktif fabrikalarımızın, iş modellerimizin olması lazım. Sürdürülebilirliğe öncülük etmek, dijital ve malzeme teknolojilerine yatırım yapmak… Çünkü arkamızda özellikle mühendislik alanında çok sağlam bir üniversitemiz var. Bunun Kordsa’yla örneğini biliyoruz, Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi… Son olarak da çok kapsamlı bir ‘insan ve işin geleceği’ çalışması yapıyoruz. İşin geleceğine uyum da yeni yatırım alanlarımızdan bir tanesi olacak. Bu yönlenmeyle her iş kolumuzda öncelikle ana işimizi geliştirme, sonrasında da komşuluk alanlarında büyümeyi hedefliyoruz.”

“Türkiye’nin şarj altyapısı konusunda önemli bir rol almak istiyoruz”

Sabancı Holding CEO’su Alper, enerji sektöründe rüzgar ve güneş enerjisi gibi sürdürülebilir üretim tesislerine ağırlık vereceklerini belirterek, “Önümüzde 560 megavatlık yeni bir lisans var. Bu lisansı hayata geçirmenin adımlarını atıyor olacağız. Dağıtım kısmında akıllı şebekeler, dağıtık üretim tesisleri gibi işlere odaklanacağız. Özellikle yaptığımız startup yatırımıyla Türkiye’nin şarj altyapısı konusunda önemli bir rol almak istiyoruz.” diye konuştu.

Holdingin çimento sektöründe faaliyet gösteren Çimsa’sı için İspanya’dan bir satın alma yaptıklarını hatırlatan Alper, Texas’ta da bir üretim tesisini devreye aldıklarını söyledi. Alper, “Beyaz çimentoda globalleşerek tüm dünyaya liderlik yapabileceğimiz bir alana evrilmek istiyoruz.” dedi.

“Topluluğumuzu 2 kat daha büyütmüş olacağız”

Cenk Alper, Kordsa’nın 2021 planlarına ilişkin, “Kompozit malzemeleri işinde Amerika’da son 3 yılda 4 satın alma yapmıştık uzay ve havacılık sanayisinde. Bugün SpaceX’te bile Kordsa malzemeleri var. Şimdi bunu Avrupa’ya taşımak istiyoruz. Bu işi havacılığın ötesine taşımak, genişletmek istiyoruz. Bizim için çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Finans sektöründe ise dijitalleşme çözümlerini artırarak müşteri memnuniyetini perçinlemek istediklerini dile getiren Alper, “Olabildiğince fazla sürecimizi dijitale doğru döndürmek için çabalayacağız. Hem Akbank hem sigorta şirketlerimiz, süreçlerini dijitale taşımak için çok ciddi yatırımlar yapıyor olacak.” dedi.

Alper, 2021’in, 5 yıllık planlarının iz düşümü olacağını belirterek, “Biz ilk defa yatırımcılarımıza 5 yıllık hedeflerimizi verdik. Önümüzdeki 5 yılda da topluluğumuzu 2 kat daha büyütmüş olacağız. İlk yıl da bunun pandemi içerisindeki test yılı olacak diyebilirim.” diye konuştu.

Hurşit Zorlu: 2020’nin ikinci yarısı, bizim için bir toparlanma dönemi oldu

Anadolu Grubu CEO’su Hurşit Zorlu da 2020’nin ilk çeyreğinin oldukça iyi başladığını, ikinci çeyreğin Kovid-19 salgınının etkisiyle çok sancılı geçtiğini, üçüncü çeyrekten başlayarak bir toparlanma yaşandığını ifade ederek, “Grup olarak 2020 yılını tüm olumsuzluklara rağmen beklentilerimiz dahilinde bir büyümeyle kapattık.” dedi.

Grubun faaliyet gösterdiği tüm segmentlerde iş sürekliliği için gerekli önlemlerin alındığını belirten Zorlu, son yıllarda yerel para ile borçlanma ve hedge konusuna verdikleri önemin karşılığını almaya başladıklarını söyledi.

Zorlu, “2019 yılını 52 milyar liralık bir ciroyla kapatmıştık, 2020 yılının ilk 9 ayında konsolide holding ciromuz yüzde 19’luk artışla 46 milyara geldi. FAVÖK rakamımız yüzde 14’lük artışla 6 milyar seviyesine geldi. Özellikle yılın ikinci yarısı, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde ve sektörlerde dengeli bir performans göstermemiz sonucu bizim için bir toparlanma dönemi oldu.” dedi.

“Coca-Cola tarafında yeni bir ülke üzerinde çalışmalarımız devam ediyor”

Hurşit Zorlu, 2021’in ilk yarısında salgın kaynaklı belirsizliklerin yaşanmasını beklediklerini, temkinli bir yıl yaşanacağını ifade etti.

Grup olarak 2021 yılında temkinli olmayı sürdüreceklerini aktaran Zorlu, şunları kaydetti:

“Zorunlu olmayan yatırımları daha uzun zamana yayan bir yaklaşım ile ilerlemeyi planlıyoruz. Tabii toplum açısından kritik olan başta sağlık, perakende, özellikle tarım, içecek gibi hizmet alanlarımızda bu kritik süreçte müşterilerimize kesintisiz olarak en iyi hizmeti sunmak için gerekli altyapı çalışmaları ve yatırımlarımızı da yapıyoruz. Bunlardan imtina etmiyoruz. Hatta bu süreçte kritik operasyonlarımız için ekstra işe alım da yapıyoruz. 2019 istihdamımızla 2020 istihdamımızda, 2020 daha yüksek. Özellikle Migros tarafında önemli istihdam artışları sağladık.

Uzun vadede ağırlıklı olarak tüketici ürünleri sektöründe yurt içi ve dışında güçlü büyüme potansiyeli gördüğümüz yeni yatırım fırsatlarını da her zaman olduğu gibi değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu tip ortamlar yeni fırsatlar yaratabiliyor. Özellikle Coca-Cola tarafında yeni bir ülke üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu açıdan bir ayağımız frende, bir ayağımız gazda giden bir 2021 olacak diyebilirim.”

Mehmet Tütüncü:  2020 yılını çift rakamlı büyümelerle kapattık

Yıldız Holding Üst Yönetisi (CEO) Mehmet Tütüncü, “Net işletme sermayesi ve nakit akışını bu dönemde çok önemsedik ve hala önemsemeye devam ediyoruz. 2021 yılı içinde önemli konulardan bir tanesi.” dedi.

Tütüncü, 2020 yılınına ilişkin “Ağırlıklı olarak üretim ve perakende sektöründe çalışanların sağlığını korumak oldukça komplike ve dikkat isteyen bir işti. Bunu çalışanlarımızla hep beraber başardık. Türkiye’de iş sürekliği konusunda zaten salgın öncesinde başlamış çalışmalarımız vardı. Her sektörde her alanda ‘önemli değişimlerde. önemli krizlerde nasıl iş sürekliliği sağlarız’ diye yapmış olduğumuz çalışmalar bize bu sürece çok hızlı uyum sağlama imkanı verdi. Bir de teknoloji devrimi sürecinde olduğumuz için zaten 2019-2020 öncesi son 3 yıldır yoğunlukla odaklandığımız dijitalizasyonla ilgili çalışmalar da bizim için bu salgın döneminde ciddi fayda sağlayan konulardan bir tanesi oldu.

Salgınla beraber en önemli konulardan bir tanesi iş süreçleri oldu. Bizim içinde bulunduğumuz perakende sektöründe ciddi üretim, satış ve dağıtım faaliyetleri var. Dolayısıyla işlerimizi dijitalizasyona uygun hale getirmek için ciddi bir çalışma başlattık. Bu çalışmalarda büyük bir kısmını tamamladık. Her gün her dakika bunun üzerine odaklanarak daha da geliştirmeye çalışıyoruz. Dijital değişime bu vesileyle öncelik verdik. Uzaktan çalışmada kısa sürede 65 bin çalışanımızın, ofislerimizin, çalışma alanlarımızın koronavirüsten (Kovid-19) daha güvenli hale getirilmesi için ciddi bir aksiyon aldık. Bu aksiyonları alırken çalışanlarımızı ve operasyonlarımızı güvenli ve kesintisiz bir şekilde sürdürmeyi başardık. Bu süreç içerisinde esnekliğin, dayanıklılığın ve çevikliğin önemini bir daha görmüş olduk.” dedi.

Dünyanın farklı ülke ve bölgelerinde olan şirketlerinde bu çeviklik açısından çok ciddi tedbirler alarak bu süreci en az kayıpla atlatmayı başardıklarını dile getiren Tütüncü, Şok ve istegelsin gibi iki perakende şirketinin daha önce başlatmış oldukları dijitalizasyon çalışmaları ile çok kolay bu sürece adapte olduklarını ve işlerini büyütmeye devam ettiklerini belirtti.

Tütüncü, “Net işletme sermayesi ve nakit akışını bu dönemde çok önemsedik ve hala önemsemeye devam ediyoruz. 2021 yılı için de önemli konulardan bir tanesi. Katılımcı liderlik dediğimiz konularda şunu belirtmek isterim ki çalışanlarımızın üyesi olduğu sendikalarda, sendikalarla beraber kurduğumuz komitelerle de çalışanlarımızın bu süreci daha kolay atlatmaları ve bu süreç içerisinde faaliyetlerini devam ettirmeleri için katılımcı bir yönetim yaklaşımıyla ciddi faydalar sağladık.” diye konuştu.

2020 yılını 2019 yılına göre, çift rakamlı büyümelerle kapattıklarının altını çizen Tütüncü, “Bütçemizin üzerinde gerçekleşmeler sağladık. Holding olarak tüm bu zorluklara rağmen bizim için bütçe hedeflerimizi yerine getirdiğimiz bir yıl oldu.” ifadelerini kullandı.

Ömer Yüngül: Sanayi şirketlerinde yatırım yapmadan duramıyorsunuz

Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül ise 2018’in son çeyreğinde ve 2019 yılındaki finansal kontrol ve serbest nakit akışının en çok takip ettikleri olaylar olduğunu belirtti.

Yüngül, “2020 bütçelerini yaparken de hep bunlara göre yapıldı. Sanayi şirketlerinde yatırım yapmadan duramıyorsunuz. Pedal çevirmek gibi bir şey. Pedalı çevirmediğiniz zaman düşüyorsunuz.” dedi.

2021 yılı bütçelerini yaparken konjonktürün iyi olduğunu belirten Yüngül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle ihracat açısından baya iyi programlar vardı. Çin ile çok fazla çalıştığımız için Vuhan’daki işi biraz daha herkesten önce hissettik bunun için olası tedbirler açısından kritik malzemelerde biraz daha fazla stok yapmaya çalıştık. 2020’nin ilk çeyreğinde salgın olayı başlayınca 2018 ve 2019’daki genel finansal bozukluğun üzerine gelmesi tabii tuz biber oldu. Özellikle çalışanların sağlığı, güvenliği konusunda bir afet komitemiz vardı. Örnek verecek olursam bir fabrikamızı tedarik probleminden dolayı 1 hafta kapatmak zorunda kaldık. Mart ayında bir sürü problemler oldu. Fakat doğru bilinçlendirme yaptık. Bugün geldiğimiz durumda bunların o kadar çok faydasını gördük ki hem insanların birbirine olan sorumluluğunu hem şirketimizin hem de ülkemizde üretmenin ne kadar önemli olduğunu bilinçlendirdik.

35 bin çalışanımız çok büyük sorumluluk örneği gösterdiler. Bugün geldiğimiz noktada gerçekten Türkiye’nin çok altında, yüzde 1’in bile olmadığı, bir pandemi vaka sayısıyla devam ediyoruz. İş açısından bakıldığında 2020 yılında korktuk. İngiltere, Fransa, İspanya bizim en büyük pazarlarımız. Buralarda baya sıkıntılı günler yaşadık. Bunun akabinde revize bütçe yaptık. Aşağı yukarı yüzde 10-15 düşürmek zorunda kaldık. Bunları yaparken ne kadar süreceğini ne kadar devam edeceğini bilemiyorduk. Nisan 2020’den sonra çok değişik bir ters rüzgarlar başladı. Özellikle ihracatta, mal yetiştirememe durumundaki gibi, siparişler geldi. Bizimde tahmin etmediğimiz bir şeydi bu. Tabii mal tedariki de zordu. Hem lojistik hem de Çin’deki pandemi uygulamalarından dolayı baya bir zorluk yaşadık.”

Yüngül, iç piyasada Vestel ürünlerinde ciddi bir patlama olduğunu belirterek, “İnsanlar evde oturunca, beyaz eşya ve televizyonlarını değiştirdi. Biz bile yöneticiler olarak günde 6 saat televizyon seyrediyorduk. Yani hayatımızda bu kadar seyretmemiştik.” açıklamasında bulundu.

Yüngül, dijitalleşme konusunda en ufak bir yavaşlamalarının olmadığını, biraz daha lojistiğe önem verdiklerini ve lojistikte çok şeyler yapılabileceğinin altını çizdi.

Ahmet Dördüncü: Bizi bir ölçüde memnun eden kimya dalındaki şirketlerimiz oldu

Akkök Holding CEO’su Ahmet Dördüncü de,  geçen senenin uygun şartlarla geçeceği planı ile 2020’ye girdiklerini, salgının herkesi çok hazırlıksız yakaladığını belirtti.

Dördüncü, faklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerine işaret ederek, kiraların TL’ye dönmesi başta olmak üzere AVM sektöründe yaşanan sıkıntılara değindi. Dördüncü, AVM sektörünün salgından çok kötü etkilendiğini söyledi.

Enerji sektöründe 2020 talebinin 2019’dan farklı olmadığını belirten Dördüncü, şöyle devam etti:

“Gerek faaliyet karlılığı gerekse ciro açısından çok fazla sıkıntımız olmadı ama temelinde rahatsız eden bilanço sıkıntıları… Orada da kredilerimiz yabancı para ile, gelirlerimiz TL ile… TL’nin değer kaybetmesi bilançolarımızı çok olumsuz etkiliyor. Enerji şirketlerinde ciddi şekilde zarar ediyoruz.

Dağıtım tarafına gelince, pandemiden dolayı tahsilat sorunu ortaya çıkmaya başladı. Orada da işler pek istediğimiz gibi gitmedi. Bu üç sektörün içinde bizi bir ölçüde memnun eden kimya dalındaki şirketlerimiz oldu. Gayrimenkul sektöründe işler kötüydü, hala kötü… Enerjide bu senenin nasıl olacağına bakacağız. Kimya sektörü ise iyi. Ocak ayında da iyi başladık.”

 “6 bin kişi ile girdik, bu işten 6 bin kişi ile çıkacağız”

Ahmet Dördüncü, salgın sürecinde önceliklerinin çalışan sağlığı ve onlara istihdam garantisi vermek olduğunu vurgulayarak, “Bu yasaklar kalksa bile en önemli önceliklerimiz bunlar olacak. 6 bin kişi ile girdik, bu işten 6 bin kişi ile çıkacağız.” dedi.

2021 yılının nasıl geçeceğinin birçok şeye bağlı olduğunu ifade eden Dördüncü, hayatın, salgının etkisinin ne zaman geçeceğine ve özellikle bazı sektörlerde canlanmanın ne zaman yaşanacağına endeksli olduğunu söyledi.

“Şirket satın almalarda yurt içi ve dışında birtakım hedeflerimiz var”

Salgının dünyadaki tedarik zincirine etkisine değinen Dördüncü, devamla şunları kaydetti:

“Türkiye, lojistik avantajlarından dolayı tedarik zincirinde şu an çok daha avantajlı. Şu aralar lojistik çok önemli hale geldi. Akkök olarak 2020 senesini yaklaşık 16 milyar TL ciro kapattık. Stratejik olarak kimya sektöründe büyümeyi hedefliyoruz. Çünkü kimya sektörü, Türkiye’nin dış ticaret dengesine bakıldığında, enerjiden sonra en büyük açığın olduğu sektör. Dolayısıyla orada çok önemli fırsatlar var.

Ak-Kim şirketimizde son 1-2 sene içinde yaklaşık 200 küsur milyon dolarlık yatırım yaptık. Bu yatırım inorganik, yani şirket satın almaları… Şirket satın almalarda yurt içi ve yurt dışında birtakım hedeflerimiz var. Geleceğe baktığımızda hedefimiz, mevcut handikaplar içinde kimya sektöründe ve ihracat ağırlıklı büyümek… Burada çok büyük şanslar görüyoruz.”

“2021’in üçüncü ve dördüncü çeyreğinde daha canlanmış bir ekonomi göreceğiz”

Akkök Holding CEO’su Dördüncü, 2021 yılında beklenen toparlanmanın takvimine yönelik değerlendirmede bulunurken, toparlanmanın, dünya ekonomisindeki güven müessesesinin oluşmasına bağlı olduğunu söyledi.

Dördüncü, “Bunun ne zaman olacağı; pandeminin ne kadar zaman içinde tekrar sağlıklı ortama dönüşebileceği ile, yani bu evrilme ile alakalı… Aşılama, aşılamanın dünyada hangi süratle gideceği, toplum bağışıklığının ne zaman kazanılacağı gibi konular önemli.” dedi.

2021’de de temkinli olmaya devam edilmesi gerektiğini belirten Dördüncü, her halükarda 2020’ye göre daha iyi bir yıl olacağını söyledi. Bu iyileşmenin de daha çok yaz aylarında, üçüncü ve dördüncü çeyrekler için olacağını aktaran Dördüncü, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Birinci çeyreğin neredeyse yarısına geldik. Önemli sektörlerde hem Türkiye’de hem dünyada önemli sıkıntılar olduğunun farkındayız. Bunların bir şekilde daha normal bir hale geliyor olması senenin yarısını bulacak. Ondan sonra 2021’in üçüncü ve dördüncü çeyreğinde daha canlanmış bir ekonomiyi görüyor olacağız. Gelişmiş ekonomiler bu sıkıntıları izole etmek için ciddi para bastılar, şu an piyasada ciddi bir para var. Bunun Türkiye’ye gelmesini bekliyoruz ama bu biraz zaman alacak. Bu anlamda bir güven ortamının olması gerek. Bu durum yapacağımız reformlarla da alakalı. Dolayısıyla birinci yarı yine çok fazla kötü geçmez ama ikinci yarı çok daha iyi bir sene olacak. Türkiye’nin potansiyeline çok inanıyorum. Bu potansiyel muhakkak bir şekilde devreye girecek.”

Meltem Bakiler Şahin: Bundan sonrası için yoğunlaştırılmış dijital dönüşümden bahsediliyor

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin ise 2020 yılında Vodafone Business’ın sunduğu çözümler ve yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Şahin, 2020’nin herkes için farklı bir yıl olduğunu ifade ederek, “Şu an uzmanlar, bundan sonrası için yoğunlaştırılmış dijital dönüşümden bahsediyor. Bu, tamamen konsantre şekilde dijital dönüşüme odaklanmak demek. Biz de teknoloji şirketi olarak, küresel uzmanlığımızı yerel deneyimimizle birleştirerek işletmelerin öne çıkan ihtiyaçlarına odaklanıyoruz. Salgın ile birlikte işletmelerin neye ihtiyacı olduğunu araştırdık. Bununla birlikte tespit ettiğimiz hızlı ticari yenilenme, sağlık ve güvenlik, karma-hibrit çalışma modeli, verimlilik ve otomasyon ile dijital uzmanlık ihtiyaçlarına odaklandık.” diye konuştu.


 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz