Fazla artış dönemi mi?

Kurlar ve enflasyon yüksek seyrediyor. Artan enerji maliyetleri, vergiler de cabası...

7.03.2017 15:49:300
Paylaş Tweet Paylaş
Fazla artış dönemi mi?
GÖZLER DÖVİZ KURUNDA!
Şirketlerin 2017 fiyat politikasında birden çok faktör etkili olacak. Kur, enflasyon, rakiplerin stratejisi ve maliyetler, şirketlerin fiyat politikasına etki eden en kritik başlıklar arasında sıralanıyor. Örneğin otomotiv şirketlerinin zam stratejisi, kur ve enflasyon odaklı. Telaffuz edilen oran yüzde 8. Peugeot Türkiye Pazarlama Direktörü Mehmet Akın, “Artan kur, son dönemde yaşanan dalgalanmalar ve 2017 ile ilgili beklentiler, fiyat konusundaki kararların eskiye göre daha da zor alınacağını gösteriyor” diyor. Akın, izledikleri parametrelere dair şu örneği veriyor: “Özellikle artan ÖTV oranlarıyla birlikte belirli segmentteki araçlarda fiyat artışları daha da zor olacaktır. Yerli üreticilerin artış kararları farklı değerlendirilebilir ama kurdaki değişimlerin fiyatlar üzerinde önemli bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz. 2016 Kasım sonu itibarıyla TCMB Araç Alım Fiyat Endeksine bakıldığında yaklaşık yüzde 10’luk bir artış olduğunu görüyoruz. Aynı dönemde kur ise yüzde 18 civarında arttı.” Sarar Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Sarar, “2017 fiyat stratejimiz ulaşılabilir fiyatlarla en iyi kaliteyi sunabilmek için gerekli düzenlemeleri yapmak üzerine kurulu. Fiyat güncellemeleri için ortalama kur girdi maliyetleri önemli parametrelerimiz arasında yer alıyor. Zam oranımız ise enflasyon oranında olacak” diyor. Hazır giyimin bir diğer güçlü oyuncusu Orka Holding’in yönetim kurulu başkanı Süleyman Orakçıoğlu’nın planları da benzer. Orakçıoğlu, “Orka Holding olarak planımız maliyetlerle fiyatlar arasındaki dengeyi en akıllıca şekilde fiyat politikamıza yansıtmak” diyor ve planlarını şöyle aktarıyor: “Maliyetler ve fiyatlar arasındaki dengeyi tüketiciyi en rahatsız etmeyecek şekilde dengeleyeceğiz. Yurt içi ve yurt dışı rakiplerle karşılaştırıldığımız zaman yine en uygun ve en ulaşılabilir fiyatla müşterilerimizi karşılayacağız.”

REKABET NASIL ETKİLENECEK?
Kuşkusuz fiyat savaşları rekabetin şiddetini de etkileyecek. Birçok şirket, bu ortamda nasıl ayakta kalınacağına dair stratejilerini belirlemiş durumda. Bimeks Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmed Akgiray, şirket kaynaklarını aşındırıcı bir rekabetin sürdürülemez olduğunu vurguluyor ve ekliyor: “Bu şekilde bir rekabetin içine giren firmaların geleceklerinin olmayacağını öngörüyoruz. 2017’de, son 3 yılın irrasyonel fiyat savaşlarından da alınacak derslerle sürdürülebilir bir rekabet ortamının olacağını öngörüyoruz.” Orka Grup Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, “2017, rekabetin çoğalması durumunda yönetim becerilerinin ön plana çıkacağı bir yıl olacak” diyor ve ekliyor: “Kârlılığın sürdürülebilir olması için yapılması gereken fayda/maliyet analizi yaparak birçok alandaki verimliliği ön plana almak. 2017 yılında hem yurt içinde hem yurt dışında üç markamızla da rekabetçiliğimizi sürdüreceğiz.” Gıda sektörü de bu yoğun rekabetten etkilenecek.
“2017’de zamsız veya düşük zamla kârlılığın sürmesi çok zor görünüyor” diyen Zade Vital Genel Müdürü Beril Koparal, “Ancak kalitemizden ödün vermeden maliyetlerimizi aşağıya çekerek karlılığımızı korumaya çalışacağız. Türkiye’de tüketiciyi korumak için yurt dışı pazarlarda daha aktif çalışacağız” şeklinde konuşuyor. Perfetti Van Melle Türkiye Pazarlama Direktörü Serkan Ergün’ün değerlendirmeleri ise şöyle: “Tüm maliyet bileşenlerini hesaba katmak durumundayız. Sektörümüz için tüketim oranlarındaki hassasiyet, hiç olmadığı kadar eşiğe yakın durumda. Tüm tedarikçiler bu çok bilinmeyenli denklemi iyi çözümlemek ve sağlam, geçerli bir fiyat politikasını oturtmak durumunda.”

ZAMSIZ MÜMKÜN MÜ?
Peki hiç fiyat artışı yapmadan yola devam etmek mümkün mü? Uzmanlara göre önceki yıllarda mümkün olabilen bu durum, 2017 için maalesef çok geçerli değil. Ancak her şeye rağmen bunu deneyecek olanlar var. Yıldırım Yapı Grubu, onlardan biri. Şirketin yönetim kurulu başkanı Osman Yıldırım, bunu nasıl gerçekleştireceklerini şöyle özetliyor: “İnşaat sektöründe yeni yıla girildiğinde bir önceki yılın değerlendirilmesi yapılarak bir fiyat ayarlaması yapılır. Bu fiyat o yılın ikinci yarısına kadar devam eder ve ikinci yarıyılda da geçen 6 aylık süredeki gelişmeler gözden geçirilerek yeni bir değerlendirme uygulanır. Ancak 2016’nın ikinci yarısında yaşadığımız olağanüstü gelişmeler neticesinde firmalar fiyat artışını öteledi. Hatta kampanyalarla sektörü canlı tutmaya çalıştılar. 2016’yı böyle kapattık. Biz de 2017’nın ilk 6 ayında yeni bir fiyat artışı planlamıyoruz. Gelişmelere göre bir süre sonra kampanya indirimlerinde yüzde 5’lik bir eksiltme yapacağız.” Sur Çelik Kapı Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Pekgüzel de şu anda zam planlamadıklarını belirtiyor ve 2017 planlarını şu şekilde paylaşıyor: “Kendimize belirli marjlar belirledik. Kullanılan hammaddelere zam gelmemişse biz de fiyatlarda zam yapıyoruz. Bu nedenle şu an için bir fiyat zam politikamız yok. Eğer hammaddemizde fiyat artışı olursa da zam oranımız kesinlikle tüketici fiyat enflasyonunu geçmeyecektir.” Mobilya sektörünün önemli oyuncularından Tuna Ev ise zammı minimumda tutmayı planlıyor. Şirketin genel müdürü Ayşe Tuna Gülsoy, şunları söylüyor: “Bizim sektörümüzün müşterisinde genel olarak şöyle bir algı var: ‘Mobilya yüksek indirimlerle alınan bir üründür.’ Yani liste fiyatınız ne olursa olsun, sektör kampanya üzerinden ilerliyor. Dolayısıyla fiyat artırmak bir yana, kârdan fedakarlık etmeniz gerekiyor. Ancak bu yıl hammaddedeki fiyat artışını da göz önünde bulundurarak yıl içinde bir defaya mahsus yüzde 5-10 arasında zam öngörüyoruz.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz