"Hizmetçi mi kaplan mı?"

İş insanları işe yaklaşımlarıyla kendilerini yırtıcı bir hayvana bazen de bir sanatçıya benzetiyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Hizmetçi mi kaplan mı?


Herkesin karakteri, hayattaki duruşu ve tabii ki yönetim tarzı farklı. Bazıları dev şirketleri yönetirken her şeyden önce şirket içindeki uyuma odaklanıyor. Enerjisinin büyük bölümünü, tüm ekibini en uyumlu hareket edecek şekilde yönetmeye harcıyor. Bu çabayı gösterirken de kendini bir yöneticiden çok orkestra şefine benzetiyor.
Bir diğeri ise sonuca odaklanıyor, sabırsızca başarıya ilerliyor. Fırsatların üzerine atılıyor. Sergilediği bu tavırla da kendini kaplan gibi hissediyor. Örneğin Matraş’ın patronu Hakkı Matraş “Ben şirkette yönetim kurulu başkanıyım ama diktatör değilim. Ben yangın söndürme, itfaiyecilik görevi yapıyorum” diyor. Öte yandan şirketin kaptanı, harcı ya da akademisyeni olarak hareket eden ve görevini daha çok bu meslek ya da unsurlarla bağdaştıranlar da var.
Capital iş dünyasında çeşitli sektörlerden iş insanlarına işe yaklaşımları ve sergiledikleri yöneticilik performansıyla kendilerini neye benzettiklerini sordu.
İşte aldığımız cevaplar ve iş insanlarının detaylarda gizli yöneticilik özellikleri.

SELGUR KAPLAN, KOLBAŞI İSE HARÇ
Benetton Genel Müdürü Zeynep Selgur, yaptığı her işte sonuca odaklanıyor. Ne olursa olsun başarıya kilitleniyor. Hedefe ilerlerken tahammülünün az olduğunu belirten Selgur, tüm bu özellikleriyle de kendini bir kaplana benzetiyor. “Ben olsam olsam tereddütsüz bir kaplan olurdum” diye konuşuyor.
Arzum Genel Müdürü Murat Kolbaşı iş dünyasının en başarılı yöneticilerinden. Rekabetin yoğun olduğu küçük ev aletleri sektöründe şirketini her yıl hızla büyütürken, yönetim anlamında da kendini sürekli geliştirmeye çalışıyor. Büyük bir ekibi yönetirken şirketteki rolünü ise “harç” olarak tanımlıyor. “Benim şirket içindeki ilk ismim harç. Çünkü inşaattaki tüm tuğlaları birlikte tutma rolü bana ait. Bu görevimi iyi yapabilmek için de en öncelikli işim tüm ekibimi, müşterilerimi ve işim hakkında konuşacak her kişiyi dinlemek” diyor.

İŞLERİNDE HİZMETLİLER
İş dünyasının en başarılı kadın girişimcilerinden Aynur Bektaş, 39 yıllık çalışma hayatında her zaman kendisini işinin hizmetlisi olarak gördüğünü söylüyor. “Bu şu anda yürüttüğüm sivil toplum başkanlığı için de geçerli” diyen Bektaş, şöyle devam ediyor: “Önce hizmet sonra para felsefesine kendimi o kadar çok inandırdım ki bu nedenle her zaman işimin hizmetlisi oldum.”
Nuh Çimento Başkanı Atalay Şahinoğlu da iş hayatındaki konumu söz konusu olduğunda Bektaş’la aynı görüşte… Her zaman iki tip yöneticiliği aynı anda yürüttüğünü belirten Şahinoğlu, hem ekonomik hem sosyal kurumlarda önemli rol aldığını ifade ediyor. Söz konusu kuruluşlardaki yönetim tarzı ve işe bakışıyla ilgili olarak da şu yorumda bulunuyor: “Ekonomik aktiviteli kurumları yönetirken kendimi oranın sahibi, sosyal içerikli kurumları yönetirken oranın hizmetçisi gibi hissediyorum.”

ORKESTRA YÖNETİYORLAR
Işıklar Holding patronu Rıza Kutlu Işık da çok şirketli bir grubu yönetirken kendisini orkestra şefine benzetiyor. Tüm ekibinin uyum içinde çalışması için mücadele verdiğini ifade eden Işık, “Çatlak sesler çıkmaması için çaba gösteriyorum. Her şeyin uyumlu şekilde ilerlemesine odaklanırken kendimi bir orkestra şefi olarak görüyorum” diyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz