"Önce dostluk sonra rekabet"

Rekabette öne çıkabilmek için birbirlerinin hamlelerini kolluyorlar resmin diğer yüzünde ise uzun yıllara dayanan çok özel dostluklar var

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Önce dostluk sonra rekabet
Aynı sektörde rakip şirketleri yönetiyorlar. Rekabette öne çıkabilmek için birbirlerinin hamlelerini kolluyorlar. Ancak bu resmin bildiğimiz yüzü... Resmin diğer yüzünde ise uzun yıllara dayanan çok özel dostluklar var. Tofaş CEO'su Ali Pandır ve Oyak Renault Genel Müdürü Tarık Tunalıoğlu, Arzum'un patronu Murat Kolbaşı ile Groupe SEB'in genel müdürü Cüneyt Yağcı, Kiğılı'nın patronu Abdullah Kiğılı ile Ramsey'in patronu Hüseyin Doğan. Bu isimler hem rakipler hem dostlar. Üstelik sevgili rakiplerini yere göğe sığdıramıyorlar. Rakiple dost olmanın kazanımlarını ise saymakla bitiremiyorlar. Capital, iş dünyasında birbirini en çok seven rakipleri bir araya getirdi.

30 YILLIK RAKİP DESTEĞİ
Kiğılı ve Ramsey erkek giyimin 2 güçlü yerli markası. Ancak bu iki markanın rakip olma özelliğinden çok dostluğu ön plana çıkıyor. Bu durumunLedeııi de sektörüıı duayen ismi Abdullah Kiğılı ile Ramsey'in patronu Hüseyin Doğan'm sıcak ilişkileri. Doğan, 30 yılı aşkın zamandır tanıdığı Kiğılı'dan hep destek gördüğünü belirtiyor. Henüz fabrika kurmadıkları dönemde Kiğılı'nın fabrikalarını gezerek incelemelerde bulunduklarını ifade eden Doğan, "Bize o gün tavsiyelerde bulunmuştu. Fabrikayı kurup üretime geçtik. Üretici kimliğimizle birbirimizle rekabet eder konumdayken bile Abdullah Ağabey, her zaman bize kucaklayıcı ve bütünleştirici bir tavırla yaklaştı" diyor. Abdullah Kiğılı'yı da "Onu en çok babacan kelimesi tarif eder. Herkese böyle yaklaşır, uzlaşmacı bir kişiliği var. 'Hüseyin, şu lokasyonda yer aç, bak burada işler çok iyi gidiyor, burada sakın iş yapma iyi değil' diyen bir ağabeyimiz, büyüğümüz ve rakibimiz tabii eğer rakip denirse" sözleriyle anlatıyor. Kiğılı ise en sevdiği rakibini örnek bir kişilik olarak tanımlıyor. "Onun yaşındayken bu tecrübeye sahip değildim. Erken yaşta bunu kazanabilmek çok önemli. Sektörün çok önemli bir oyuncusu olacak. Sektörde başa geçecek en güçlü adaylardan... Biz her zaman onu destekleyeceğiz, yanında olacağız. Önemli olan Hüseyin Doğan'ların çoğalması. Onun gibi ahlaklı, düzgün ve ticaretini adaletli yapan insanlara çok ihtiyacımız var" diye konuşuyor.

ARAMIZDA GÜÇLÜ BİR GÜVEN VAR
Arzum, küçük ev aletleri pazarında adet bazında sektörde liderliği elinde tutan güçlü bir Türk markası. Group SEB ise Tefal, Rowenta ve Moulinex gibi markaları bünyesinde bulundurulan cirosal anlamda sektörde lider pozisyonda olan uluslararası, güçlü bir şirket. Arzum Genel Müdürü Murat Kolbaşı ile Groupe SEB Genel Müdürü Cüneyt Yağcı, 14 yıldır sıkı rekabetin yanında güzel bir arkadaşlığı paylaşıyor. Güvene dayalı bu arkadaşlık, onlara iş yaşamlarında da yol gösteriyor. Dayanışma çerçevesinde bilgi paylaşımı yapıyorlar. Ortak müşterileri ve dostları da var. Bu nedenle iş dışında davetlerde yan yana duruyorlar. Yazları da Çeşme'deki yazlıklarında tatillerini birlikte geçiriyorlar. Cüneyt Yağcı, "İnsan olarak birbirimizi çok seviyoruz. Bence bir frekans uyumu var. Bir sürü şeyde göz göze konuşarak anlaşabiliyoruz. Rakibiz doğru, ama birbirimizden bir şeyler öğrenerek birbirimize destek vermeye çalışan rakipleriz, bence en güzel kısmı da bu" diyor. Kolbaşı da Yağcı ile aynı duyguları paylaşıyor, arkadaşlıklarına ilişkin şöyle konuşuyor: "Hem özel hayatlarımızın hem iş yapış şekillerimizin benzer olması bizi yakın kılıyor. Aramızda güçlü bir güven var. Çoğu zaman başarılarda ilk tebriki birbirimizden alıyoruz. Bir keresinde gözümden yaş getirtecek kadar duygulanmıştım. Bir fuarda hem Group SEB hem Arzum onursal marka ödülünü aldı. Ödül töreninde ilk olarak SEB anons edildi. Cüneyt ise 'Burası bir Türk fuar alanı biz Türkiye'deyiz. Ben Türk markası olarak ödülü Murat'a bırakıyorum' dedi. Biz de Türkiye'de güçlü olduğumuzu ama karşımızdakinin bir dünya devi olduğunu, pazardaki konumunu rakamlarla her fırsatta dile getiriyoruz" diye ekliyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz