Terfide büyük direnç

Dev ölçekli şirketlerin çoğunda yetenekli çalışanlar, orta kademeye kadar sıkıntısız ilerleyebiliyor. Üst kademeye yaklaştıkça ise farklı direnç noktaları ortaya çıkıyor.

1.07.2009 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Terfide büyük direnç

“Bunun dışında satış, pazarlama ve finans gibi iş deneyimlerine sahip olmak da birçok organizasyonda genel müdürlük pozisyonu için olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Bazı uluslararası organizasyonlar, uluslararası iş tecrübesine sahip olmayı da şart koşabiliyor. Ayrıca bütçe, kâr ve zarar sorumluluğu taşımış olmak da aranan özellikler arasında yer alıyor.”
HANGİ POZİSYONLAR ŞANSLI?
Terfide şirketlerin sektörü, ölçeği, yaşı, sermaye yapısı, çok uluslu olup olmaması da büyük bir etken olarak görülüyor. Organizasyonun dikey veya yatay bir yapıya sahip olması ise bir başka önemli kriter. Şirket içinde terfi etmede şanslı olan bazı pozisyonların olması ise dikkat çekici.
Manpower Genel Müdürü Ebru Coş, genelde üst seviyelere terfide finansçıların, satış ve pazarlama yöneticilerinin daha avantajlı olduğunu söylüyor. İK ve üretim gibi fonksiyonlardan sorumlu orta kademe yöneticilerin ise daha fazla zorlandığını belirtiyor. Genel müdür yardımcısı pozisyonundan bir üst düzeye geçişin de riskli olduğunu belirten Coş, “Piramidin bu en uç noktasında hele de bir kişi oturabiliyorsa ve CEO, CFO, CIO, COO gibi ayrımlar yok ise beklemekten başka çare olmayabilir” diye konuşuyor.
Genel olarak bakıldığında da ticari fonksiyonlar bir üst kademede terfide operasyonel fonksiyonlara göre daha avantajlı konumda görülüyor.
NASIL TEPKİ VERİYORLAR?
Bir üst seviyeye çıkamayarak uzun yıllar aynı pozisyonda kalan çalışanların tepkisi ise farklılık içeriyor. Oneworld Consulting Yönetici Ortağı Tim Bright, bu kişilerin mevcut kurumunda kendisine bir gelecek görmediğinde ya da üst yönetim tarafından kendisine gerçekçi bir kariyer planı sunulmadığında tepki gösterdiğini söylüyor. “Çoğunlukla bu durumda kişiler, yeni iş arayışına giriyor” diyen Bright, kimilerinin terfi edememe neticesinde motivasyon, performans düşüklüğü, kuruma küskünlük yaşayabildiğini de belirtiyor. Bunun sonucunda ise bu kişilerin yeni bir iş bulmayı beklemeden işten ayrılmayı düşündüklerine dikkat çekiyor.
PWC İK Bölüm Yöneticisi Murat Demiroğlu ise çoğu durumda dirençle karşılaşan kişilerin kendi işini kurmayı tercih edebildiğini söylüyor.
Odgers Berndtson Yönetici Ortağı Ayşe Öztuna ise terfi dirençlerine verilen tepkileri şu başlıklarda topluyor: “Bu kişilerin birinci tepkileri işten ayrılmak oluyor. Kırılma noktasından sonra şirkette daha fazla kalmamaları gerektiğini düşünen yöneticiler genelde bunu yapıyor. Daha çok karşılaşılan durum ise yöneticilerin iş arama sürecine girmeleri ve iş bulduktan sonra şirketten ayrılmaları… Yurtdışında bir göreve gidenler de oluyor. Başka iş aramayan ancak yeni yönetime destek olmamayı tercih eden yöneticiler de olabiliyor.”
BÜYÜKLERDE DİRENÇ DAHA AZ
Pek çok İK uzmanı ise büyük organizasyonlarda terfi direncinin küçüklere göre daha az olduğunu düşünüyor. HP İK Direktörü Adnan Erdoğmuş, büyük ve uluslararası şirketlerde kendi uzmanlık alanında ilerleyen çalışanların, üst pozisyonlara terfilerinin pozisyon sayısının fazlalığı nedeniyle daha kolay olduğunu söylüyor. Bu tür şirketlerde bölgesel uzmanlık ve yönetici pozisyonlarının da varlığı nedeniyle daha olanaklı bir yapı bulunduğunu belirtiyor. “Ülke bazında genel müdür yardımcısı veya genel müdür olmanın yanı sıra farklı iş gruplarında ve bölgelerde genel müdür yardımcısı veya genel müdür olma olanağı da bu şirketlerde sunuluyor” diye konuşuyor.
Stanton Chase Yönetici Ortağı Çağrı Alkaya da çok uluslu şirketlerde farklı kariyer olanaklarının daha fazla ortaya çıkabileceğini düşünenlerden.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz