"Tüketim tasarruf fırsatları"

"Bireyler, şirketler ve hükümet olarak hepimiz daha fazla tasarruf etmeliyiz"

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Tüketim tasarruf fırsatları
Aslında uzun suredir tartışılıyor. "Türkiye tüketim toplumu oldu" eleştirilerini, "Hane halkı tasarrufları azalıyor" yorumları izliyor. Gerçekten de Türkiye'nin tüketimi, son 10 yıldır ciddi oranda arttı. Rakamlar da gösteriyor. Bu sürede kredi kartı sayısı yüzde 247, borcu ise yüzde 1.388 arttı. AVM sayısı 40'tan 308'e çıkarken otomobil yenileme sıklığı 7 yıldan 4 yıla düştü. Uzmanlar, tüketim toplumu olmanın bir zararı olmadığını düşünüyor. Yeter ki tasarruflar sürsün ve bu tüketim fonlanabilsin. Türkiye'de oluşan bu tablo, sektörler için iki ayakta da fırsat sunuyor. Şirketler, son 10 yıldır hızlı tüketimin yarattığı pazardan zaten yararlanıyor. Bugün ise bireyler tasarrufa yönlendirilirken buradan doğan fırsatları değerlendirmeye çalışıyorlar.ürkiye'de tasarruflar az, harcamalar fazla. Gittikçe daha fazla tüketiyoruz. Tüketim arttıkça da dış borç alıyoruz. Cari açığın kaynağı da buradan geliyor. Onun için Türk milletinin iki işi çok iyi yapması lazım: Çok çalışıp, çok üretmeli ve çok da tasarruf yapmalılar." Bu sözler, tam 4 yıl önce dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından artan tüketim ve ithalat oranlarına dikkat çekmek için söylenmişti. Bugün ise Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, "Türkiye'ye 2011'de 14,3 milyon adet cep telefonu geldi. 1,7 milyar dolarlık bedel ödedik. Biz 11 ayda cep telefonu değiştirecek kadar zengin bir ülke miyiz" diye sorarak aynı noktaya dikkat çekiyor. Aslında sadece politikacılar değil, iş dünyası düzeyinde de Türkiye'de artan tüketim ve göz ardı edilen tasarruf alışkanlıkları son dönemde sıklıkla gündeme taşınıyor. Bir ay önce Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, daha fazla tasarruf yapılması için çağrıda bulundu. Hatta bu konunun ulusal öncelik haline gelmesi gerektiğini öneren Sabancı, "Türkiye'nin cari açık veren bir ülke olması karşısında bu açığın makul düzeyde tutulması hedeflenmeli. Bir yandan cari açığı azaltıcı düzenlemeler yaparken öte yandan bunun için daha fazla tasarrufu teşvik etmeliyiz. Bireyler, şirketler ve hükümet olarak hepimiz daha fazla tasarruf etmeliyiz" dedi.

MÜTHİŞ CANLANMA
Peki, tüketim ve tasarruf konularının bu kadar gündeme gelmesinin arkasında sadece artan cari açık mı var? Son 10 yılda Türkiye, tüketim toplumu olma yolunda nasıl bir yol kat etti? 2001-2011 yılları arasında Türkiye'de kişi başı milli gelir 3 bin 500 dolardan 10 bin 79 dolara ulaştı. Bu süreçte 238 milyar TL olan hane halkı tüketimi, 921 milyar TL'ye yükseldi. Toplam 15 milyon olan kredi kartı sayısı 52 milyon oldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz