"Adrenalini çok seviyorum"

"İşte de iş dışında da adrenali seviyorum"

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Adrenalini çok seviyorum


Cavit Habib, Türkiye'nin en büyük tesis yönetim şirketi Danimarkalı ISS'nin CEO'su ve ortağı. Adrenalini ve yeni işlere girmeyi seviyor. "Hep olmayan bir işi yaratmanın peşinde oldum" diyen Habib, ABD'de mühendislik okuduktan sonra babası gibi sanayici olmak yerine hizmet sektörünü seçiyor. 25 yaşında New York'ta bina yönetimi hizmeti veren şirketini kuruyor. Başta ailesi ve arkadaşlarına yaptığı işi anlatamayan, mesleğini soranlara ise "Modern kapıcılık yapıyorum" dediğini söyleyen Habib, Türkiye'ye döndüğünde New York'taki işini devam ettirmeye karar veriyor. 1992'de 15 bin dolar sermaye ve bir sekreterle Proser'i kuruyor. Kısa sürede büyüyen Proser, 12 yıl sonra Danimarkalı ISS tarafından satın alınıyor. Habib de kendi kurduğu şirketin profesyonel yöneticisi ve ortağı oluyor."Bugün 23 bin çalışanı ve 500 milyon lira cirosu olan büyük bir gruba dönüştük" diyen Habib, ISS dışında eğitim, kafe ve inşaat yatırımı yapıyor. Açı Okulları ile bagel'larıyla ünlü Tribeca Cafe'lerin sahibi. Bugüne kadar 20'nin üzerinde şirketi satın alan Habib, "Yeni işlere girmek beni heyecanlandırıyor" diyor ve ekliyor: "Sadece işte değil, iş dışında da adrenalini seviyorum." Habib'in en sevdiği sporlar arasında ise motor sporları, kayak ve dalış var. Kayakta Türkiye şampiyonu, motor sporlarında da birincilikleri olan Habib, şimdi de oğullarını kendisi gibi iyi bir kayak yarışçısı olarak yetiştiriyor. Kayakta yurtdışında Türkiye'nin adını duyurmak için 2 yıl önce İstanbul okullar arası ISS Kayak Ligim başlatan Habib, "Büyük oğlumun antrenmanları için yazın bile Avusturya'ya gidip buzullarda kayak yapıyoruz" diyor. Habib ile kayak ve motor sporları tutkusunu konuştuk:

"YARIŞMAYI ÇOK ÖZLÜYORUM"
Spor yaparak kendimi ve beynimi yeniliyorum. Çocukluğumdan beri birçok spor dalıyla uğraştım. En uzun yaptığım spor ise motor sporları oldu. 14 yıl bir fiil otomobillerle yarıştım. Motor sporlarına başlamam 1986 yılında New York'ta üniversitede okurken oldu. ABD'de önce Solo Cup'ta yarışmaya başladım. Bunlar, daha çok günlük kullandığımız arabalarla yapılan yarışlardı. Türkiye'ye döndüğümde ise ilk önce gokart ile ilgilendim. Daha sonra pist yarışlarına geçtim. Pist yarışlarına uzun bir süre devam ettim. Türkiye'de ilk yapılan Lada Cup, Nascar, Tipo Cup ve Palio Cup'ta yarıştım. Genelde her zaman ilk 3 içerisinde yer aldım. Çoğu zaman birinciliklerim de oldu. 14 yıl aralıksız yarıştıktan sonra hem iş yoğunluğu hem aile derken bir şekilde yarışlara zaman ayıramadığımın farkına vardım. 10 yıl kadar önce de motor sporlarını bıraktım. Ancak hala yarışmayı çok özlüyorum. İleride tekrar motor sporlarıyla ilgilenmek isterim.

15 YAŞINDA ŞAMPİYON
Motor sporları dışında kayağı seviyorum. 11 yaşında kayağa başladım. Benim başladığım yıllarda 3 ila 5 tane özel hoca vardı. Ben de onlardan kayağı öğrendim. Daha sonra her hafta sonu Uludağ'a giderek kendimi geliştirdim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz