3. kuşak çikolatacının iddialı hedefi

Ahmet Özokur, sorularımızı yanıtladı.

1.06.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
3. kuşak çikolatacının iddialı hedefi


Capital: Daha sonra holdinge dönmeniz nasıl oldu?
- Bilişim şirketlerimiz çok büyümüştü, O yıllar kriz dönemiydi, Ben de bilişim grubundaki şirketlerin hepsini Yıldız Holding’e sattım, Böylece holdingin altında bir bilişim grubu oluştu. Hisselerimi holdinge satıp geri döndüğümde 5-6 ay Murat Bey’le birebir çalıştık. Biraz çanta taşımak istedim, O dönemde Murat Bey’e yurtdışında yeni çıkan iş kitaplarıyla ilgili kitap özetleri bile çıkardım. Ancak, kitap çevirmekten, araştırmaktan canım da sıkılmaya başlamıştı. Bir şeyler yapmak istiyordum, “Ne zaman bir rol alacağım” diye kendisine serzenişte bulunuyordum. Bir cumartesi sabahı sürpriz bir şekilde “Seni evden alacağım bir yere gideceğiz” dedi, Pendik Marina’ya gittiğimizde bana “Buraya yatırımcı olduk, Yelkeni ve denizi seviyordun, bu inşaatları sen yapıver” dedi, Böylece bir cumartesi sabahı gayrimenkul işine girmiş oldum.

Capital: Bilişimden sonra marinacılık yeni bir alan, çekinceleriniz olmadı mı?
- Kendi kendime geliştirdiğim bir yetim var. Yeni bir işle ilgili konuları çok çabuk öğrenirim. O konuyla ilgili her şeyi okurum, her şeyi araştırırım. Yapılmış olan örnekleri gezerim, Marina işini de hızlı öğrendim ve holdingin 3 marina inşaatını gerçekleştirdim. Bu şekilde ilk defa Yıldız Holding içinde kurumsal bir yapının içine de girdim, Kendi işimi yapmaya alışık olduğum için başta belli kurallar ve düzenin içine girmek çok kolay olmadı.

Capital: Daha sonra gayrimenkul alanına geçtiniz, Bu da mı dayınızın kararıydı?
- Bir aile toplantısında Ülker Sports Arena fikri çıktı, Murat Bey de Fenerbahçeli, ancak ailede en Fenerli olan benim, Murat Bey, “Ahmet inşaat işini öğrendi, bu projeyi kendisine verelim” dedi. 2009 başında Ülker Sport Arena projesi başladı, Baştan aşağı bu projenin her aşamasında çalıştım, Dünyada 30’a yakın büyük salonu gezdim. Benim için çok önemli bir projeydi, Hatta şantiyede bile yattım, Bu projenin ardından Sağlam GYO ile Saf GYO’nun birleşme operasyonunu yürüttüm, İki şirket birleştiğinde 1 milyar dolarlık bir şirket oldu, Yaptığım en büyük birleşme oldu.

Capital: Bilişim, marina ve gayrimenkul derken çikolataya nasıl geçtiniz?
- 2011 ’in kasım ayıydı, Murat Bey, bir gün beni çağırıp “Gayrimenkulde çok fazla yapacak iş yok. Senin canın sıkılmadı mı? Bence sen en iyisi çikolatacı ol” dedi, Biraz güldüm, Çünkü, bana hep “Sen bilgisayarcı, inşaatçı, gayrimenkulcü ol” dendi, Sonunda da çikolatacı oldum, Baktığınızda 9 yıl içinde holdingde oldukça değişik ve heyecanlı bir kariyerim oldu.

Capital: Dayınızın bu talebini nasıl karşıladınız?
- Büyük bir şok yaşadıktan sonra operasyonun büyüklüğünün farkına vardım. Çikolata işi holdingin kalbi, en önemli, en büyük işlerinden biri, 3 aylık hazırlık sürecinin ardından holdingin çikolata işlerinin yönetimini devraldım.

Capital: Çikolata sektörüne geçtikten sonra ne gibi zorluklar yaşadınız? Bu durumu nasıl aştınız?
- Bu işi devraldıktan sonra kendi kendime “Keşke çikolatacılığa 10 yıl önce çok daha aşağıdan başlasaydım” dedim. Hakikaten sahada satışçılarla beraber çalışıp, tozun çamurun içinde kendimi yetiştirebilmiş olmayı isterdim, 32 yaşında grup başkanı olarak sahada dolaşmak zor oluyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz