Acımasız rekabet

Capital 24 sektörde yoğun rekabetin bedelini araştırdı.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Acımasız rekabet


MÜŞTERİLERİN EN TEMEL İHTİYACI SES,
Yani konuşmak. Pazarda en büyük gelir de sesten geliyor" diye konuşan Avea Bireysel Gelir Yönetimi Kıdemli Direktörü Dehşan Ertürk, GSM'de rekabetin faturalı ses kategorisinde yoğunlaştığını söylüyor. Ertürk, bu rekabette yer almanın bedellerini şöyle açıklıyor: "Faturalı müşterilerin daha uzun ömürlü olması, faturasız müşterilere göre daha çok ve daha düzenli gelir sağlaması gibi nedenlerle faturalı hat kullanımı çok daha sürdürülebilir bir iş süreci. Bu nedenle de en yoğun rekabet bu kategoride. Rakiplerin birbirlerine agresif tekliflerle cevap verdiği bir senaryo içinde, lider operatör abone sayısı bazında 2X azalırken diğer operatörler ise +2X aboneyi paylaşıyor." Öte yandan kasko ve trafik, sigorta sektöründe rekabetin ne kadar ağır hasarlara yol açabileceğini gösteren iki temel kategori. Kasko, sektörün lokomotif branşı. Zorunlu trafik sigortasından sonra en çok prim bu alanda üretiliyor. Buna karşın sektör, 2008 dışında bu branştan hiç kâr edemedi. Üstelik bu branşın zararı, 2010'un ilk 9 ayında 310 milyon TL'ye ulaştı. Aynı dönemde sigorta şirketleri trafik sigortasından da 430 milyon TL zarar etti. Yine de tüm oyuncular bu yarıştan kopmuyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir durum yaşanıyor. Sektörün öne çıkan kategorisi yoğurtta rekabet tavan yapmış durumda. Mobilyada yatak, kanepe ve oturma gruplarında, giyim perakendeciliğinde kadın ve çocuk giyiminde kıyasıya bir rekabet hüküm sürüyor.
24 Sektörde en keskin rekabeti görmek için görsele tıklayın


FİYAT SAVAŞININ KAZANANI YOK

Rekabetin yoğun yaşandığı birçok sektörde savaş fiyata kilitli. Fiyata odaklananlar ise kârlılıklarında ciddi bir erimeyle karşılaşıyor. Hatta tek bir kategoride yaşanan ağır rekabetin bedeli seramikte olduğu gibi tüm sektörü inanılmaz bir zarara sürükleyebiliyor. Seramik, hem yatırım hem finansman maliyetlerinin yüksek olduğu hem de rekabetin en yoğun yaşandığı sektörlerin başında geliyor. Seramik sektöründe en yoğun rekabet ise üretilmesi kolay olan, bilgi beceri gerektirmeyen basit baskılı kaplama ürünlerinde yaşanıyor. Sektörün önemli şirketlerinden Seranit'in genel müdürü Hamdi Altunalan, bu rekabetin bedelini şöyle açıklıyor:"Sadece fiyat kırmaya dayalı bir rekabetten hiçbir şirket kârlı çıkamıyor. Bugün Türkiye'de seramik piyasasında fiyatlar olması gerekenin yüzde 20 altında. Bu yüzden pazar büyüklüğü 1 milyar dolar olan sektörün zararı 2 milyar doları buluyor." Küçük ev aletlerinde en önemli rekabet silahını yenilikçilik oluşturuyor. Fakat iş su ısıtıcıları ve çay makineleri kategorisine gelince değişiyor. Bu iki kategoride farklılaşmak ve katma değer üretmek zorlaşınca kıran kırana bir fiyat rekabeti yaşanıyor. Homend Genel Müdürü Hakan Koçer, yaşananları şöyle özetliyor: "Piyasada 44 farklı markanın 200'e yakın su ısıtıcısı modeli var ve fiyatları 20 TL ile 200 TL arasında değişiyor. Bunların yaklaşık 90 tanesi 50 TL'den ucuz, 35 tanesi 100 TL'den pahalı. Kalan 75 adedin fiyatı ise 50 ile 100 TL arasında. Yıllık 4,3 milyon adet su ısıtıcısı üretiliyor. Alındıktan sonra 1 yıl içinde bu su ısıtıcılarının yaklaşık dörtte birinin kullanılamaz hale geldiği, çöpe atıldığı veya üretici tarafından yenisiyle değiştirildiği tahmin ediliyor. Ne tüketici ne üretici kazanıyor. Bu işten sadece su ısıtıcısı parçası üreten şirketler kârlı çıkıyor. Yılda 1,1 milyon su ısıtıcısı çöpe gidiyor. 69 milyon TL milli servet zararı oluşuyor."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz