"Akıllı teknoloji değişimi geliyor"

Ayşegül İldeniz ile yeni görevini, hedeflerini ve geleceğin akıllı dünyasını ve akıllı ağlarını konuştuk...

10.02.2017 10:07:140
Paylaş Tweet Paylaş
"Akıllı teknoloji değişimi geliyor"
* Sizin hedef kitleniz kim?
 Bizim hedef kitlemiz, belediyeler, elektrik dağıtım şebekeleri, gaz, su dağıtım şebekeleri ve şirketleri ve bununla birlikte de akıllı şehirleri var edebilecek birçok uygulama yapan her çeşit şirket.
* Akıllı şehir kavramından ne anlamalıyız?
 Nesneler üzerindeki sensörlerin veri toplayarak birbiriyle konuşur hale gelmesi demek. Her şehirde akıllı sayaçlar olacak. Bunlar akıllı şehirlerin temelini oluşturacak. Akıllı ağlar üzerinden iletişim kurulacak olan verilerle insanların hayatlarına kolaylık gelecek. Paris’te belediye ile birlikte çalışarak eski ama çok estetik olan lambaları bozmadan akıllı hale getirdik.
* Hangi pazarları hedefliyorsunuz?
 Amerika’da, Batı Avrupa’da, Avustralya’da, Asya’da Hindistan’da, Singapur’da varız. Singapur’u daha yeni kazandık. Singapur dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri. Altyapı itibarıyla tüm ağları, elektrik, su dağıtım şebekelerini ve aynı zamanda akıllı şehirlerini bizimle birlikte kuracaklarını açıkladılar. Gelişmeyi istediğimiz yerler, Orta Doğu, Türkiye ve Asya.
* Sizce gelişmekte olan ülkeler akıllı şehir uygulamalarına hazır mı? Örneğin İstanbul akıllı bir şehir olabilir mi?
 20 yıldır teknoloji sektöründeyim ve hep bu soruyla karşı karşıya kalıyorum. Teknoloji bizim gibi ülkeler için gerekli mi? Çok lüks bir şey midir? Bu sektörde de karşılaştığım yanıt hep aynı. Elbette hatta batılı ülkelerden daha fazla ihtiyacımız var. Çünkü, bizim çözmemiz gereken problemler çok daha karmaşık. Bunları basit bir hale getirebilmemiz gerekiyor ve verimliliğe herkesten daha çok ihtiyacımız var.
* Gelecek trendleri ne olacak? Yeni iş kategorileriniz bu trendlere göre ne olacak?
 2025’te 50 milyar akıllı nesnenin olacağı konusunu birkaç yıldır konuşuyoruz. 50 milyar akıllı nesne olduğu zaman McKinsey’nin araştırmasına göre nesnelerin interneti ile 11,1 trilyon dolarlık bir ekonomik etki bekleniyor. Bunun yaklaşık 1,7 trilyon dolarlık kısmı akıllı şehirlerden gelecek. Yani yaklaşık yüzde 15’i. Bu 11 trilyon dolarlık yeni ekonominin ortaya çıkması anlamına geliyor. Sadece akıllı şehirler gibi bakmayalım. Kurumların kendi mal ve hizmetlerini takip etmeleri çok daha kolay bir hale gelecek. Giyilebilir nesneleri düşünün. Orada biz insanlar aslında bu akıllı dünyayla iletişime geçmiş olacağız ve bizim biz olduğumuzu bilen akıllı binalar, akıllı araçlar ve sistemler olacak. Şu anda ilginç bir akım var. İnsanlar kullandıkça ödedikleri bir sisteme doğru gidiyor. Uber ile bir sürü talep edilmeyen uygulamaların ortaya çıkmasıyla insanların sadece kullandıkları şeylerin parasını ödediği bir süreç yaşanıyor. Arabaların da kiralık olduğu, 1 günlüğüne bir saatliğine kullandıkları bir hizmet. Bu akıllı sistemlerde her şey bir hizmet haline gelebilir. Paylaşım ekonomisinin çok ileri bir aşaması yaşanacak.
* Yeni iş kolları yaratacağınızdan bahsetmiştiniz. Burada hangi kategorilere gireceksiniz?
 Örneğin akıllı tarım… Toprağın neye ihtiyaç duyduğunu sensörlerle hiç durmadan ölçebilmeniz lazım. Hava kirliliğini ölçebilmeliyiz. Akıllı lojistik… Tüm malların envanterinin, malların dünyanın nerede olduğunu takip eden bir sistem. Akıllı perakende… O ürüne kaç kere dokunulduğu, o ürünün hızlı satılıp satılmadığını bilmek gerekiyor. O kadar çok uygulama alanı var ki… Bunlardan elde edebileceğiniz verimliliği düşünebiliyor musunuz?
* Gelişmekte olan pazarlardaki şirketlerle nasıl bir iş birliği halindesiniz?
 Bu kadar yıl gelişmekte olan pazarlarda iş yapmış bir insanım ve her çözümün o pazara uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. O en doğru çözümü de ancak yerel iş ortakları bulabilir. Ben yaygın yönetime inanıyorum. Hiçbir şekilde Silikon Vadisi’nde oturarak olmaz. Dünyanın birçok yerinde ufak ufak ekiplerimiz var. Onların gücünü ve varlığını artırmamız gerekiyor. Benim ilk yapacağım şeylerden biri bu.
* Türkiye’nin ihtiyaçları nedir akıllı şehirlere dönüşümü gerçekleştirebilmesi için?
 Bir taşla bir sürü kuş vurabiliriz. O da güzel bir şey. Tam olarak zaten akıllı sistemlere geçmediğimiz için bana göre hepsini bir arada yapmamız lazım. Birbirleriyle konuşan bir sürü ağ meydana geliyor. Bu ağı her şekilde kullanabilirsiniz. Akıllı şebekelere geçerken bunu bir kerede yapıp akıllı şehirlere de kurmamız gereken sistemlere geçiş yapmamız gerekir. Önemli olan bu ağları Türkiye’de nasıl yaygın hale getirebiliriz. Sadece yüzde 1’i ya da yüzde 10’u akıllı sayaçlar kullanıldığında verimlilik oranları da kısıtlı kalabiliyor. Türkiye’nin akıllı şehirler, akıllı binalar ve akıllı objeler konularında bir an önce düşünmeye, kafa yormaya başlaması ve hızla harekete geçmesi gerekiyor.
* Gelecek 5 yılda büyümek istediğiniz alanlar, bölgeler neler?
 Hizmet sağladığımız alanları geliştirmek istiyoruz. Paylaşım ekonomisinde kullanıma dair ödeme yaptığınız ve ayrıca akıllı şehirlerin kullandıkça ödediğiniz hizmetlerin olduğu bir dünyaya gideceğine inanıyorum. Tüm ciromuzun o tarafa kayacağı bir gelecek hazırlamaktayız. Sadece Amerika ve Avustralya değil gelişmekte olan pazarlarda ciddi bir varlığımızın olduğu ve ciromuzun ciddi bir kısmının oralardan geldiği bir dünya planlıyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz