Bir şirketin kaderi nasıl değişti?

Alp Şenbay, mağazalaşma hikayelerini ve sonrasında lojistikten perakendeye, pazarlamadan insan kaynaklarına kadar iş süreçlerinde yaptıkları değişimi anlattı

1.03.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Bir şirketin kaderi nasıl değişti?


"PERAKENDEYİ BİLMİYORDUK"
Mağazalaşmaya karar verdiğimizde perakendeyi hiç bilmiyorduk. İşin başına da perakendeyi hiç bilmeyen toptan kanal satış müdürümüzü getirdik. Bizim açımızdan hiç bilmeyen birini, yeni gireceğimiz bir bölümün başına getirmek büyük bir riskti. Ancak yöneticimize çok güveniyorduk. Kendisi çok hırslıydı ve markayı çok seviyordu. Mağaza açmaya başlamadan önce 6 ay hazırlık yaptı. İlk mağazayı açtıktan sonra da tüketici isteklerini doğru analiz ederek sistemimizi ve kendimizi yeniledik. Başta BT, kamera, personel ve kasa sistemlerimiz yetersizdi. Bu konularda kendimizi geliştirdik. Başarımızın temelinde ise tüketicinin isteklerini doğru analiz edip hızla hayata geçirmemiz yatıyor. Tüketicinin neye ihtiyacı varsa anında uyguladık. Tüketici kasa önünde 2 dakika beklerken "Bunu nasıl 2 saniyeye indiririz" diye çalışmalar yaptık. Bekleme süresini azalttık. Bu doğrultuda kasa sistemlerimizi değiştirdik. Tüketiciler ürünleri bulmakta zorlanıyordu. Artık ürünlere çok daha kolay ulaşabilir hale geldiler. Bütün bunların yanında bilgi teknolojileri alt yapımızı da yeni sistemlerle geliştirdik. Mağazalarımızda her saniye ne ürün satıldığını ne kadar satıldığını anında görebiliyoruz. Ayrıca inovatif ürünlerimiz yeni tüketiciyi çekme konusunda büyük başarı sağladı. Sonuçta ihtiyaçlara göre devamlı kendimizi yenileyerek perakendede yayılma stratejimizi sürdürüyoruz.

"EN İYİLERİ İNCELEDİK"
Tüm süreçlerin perakendeye dönüşü ise 2 yılda gerçekleşti. Şu anda perakendeyi çok daha iyi bilen bir şirket haline geldik. Ancak hala 'Tam perakendeciyim' diyemem. Yüzde 60-70 seviyesinde iyi perakendeci olduğumuzu düşünüyorum. Hala kendimizi geliştirmemiz gereken konular var. Mağazalaşmaya başladığımızda ise örnek aldığımız uygulamalar oldu. Bu konuda tüm rakiplerimize baktık. Aydınlatmadan teşhire kadar rakiplerimizin en iyi taraflarını geliştirerek kendimize uyarladık. Bunun için hem Uzakdoğu hem Avrupa'yı çok detaylı inceledik. Sonuçta da ortaya son konseptimiz Flormar İstiklal Mağazası çıktı. Mağazalaşma süreci kuşkusuz iş ve yönetim süreçlerimizi de çok değiştirdi. Eskiye göre bugün pazarlamada perakendeden gelen bilgiyi çok daha fazla kullanıyoruz. Pazarlamaya gelen geri bildirimleri AR-GE departmanımıza gönderiyoruz. Daha sonra da buradan üretime geçiyoruz. Bu süreçte, reklam ve tanıtım stratejilerimizi değiştirdik. Eskiden toptan kanala ürün sattığımız için daha farklı görseller kullanıyorduk. Ambalajlarımız çok farklıydı. Mağazalaşmaya başladıktan sonra hem ürünlerimizin hem de mağazalarımızın görselliğini değiştirdik. Bunun dışında insan kaynaklarına büyük yatırım yaptık. Bugün sadece perakende bölümümüzde 260 kişi çalışıyor. Perakende operasyonu için 12 kişilik ayrı bir yönetim kadromuz var. Kadromuza 23 yaş üzeri gençleri alıp kendimiz yetiştiriyoruz. Onlara ilk adımda 5 günlük yoğun bir eğitim programı uyguluyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz