Bisküvici dede'den liderlik dersleri

Necdet Buzbaş, Sabri Ülker'i Capital için anlattı.

1.07.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Bisküvici dede'den liderlik dersleri

Hiçbirimiz ailelerimize haber ulaştıramadık. Makineleri söktük, 32 tıra doldurduk ve Ankara'ya gönderdik. O dönemde bayramda hiçbir taşımacı çalışmazdı. Tırların birini doldurduk gönderdik, ardından diğeri geldi. Bu nedenle kimsenin dikkatini çekmeden fabrikayı Ankara'ya taşıdık. Sabri Bey, tüm bu detayları düşünmüş, büyük bir gizlilik içinde organize etmişti.
STRATEJİK PLANLAMA YETENEĞİ
Biz bu 4 temel ürünümüzü üretmeye devam ettik. Bakkalların, marketlerin raflarını boş bırakmadık. Fabrikamız 8 ay boyunca Ankara'da üretim yaptı. Eğer biz 8 ay boyunca piyasaya mal veremeseydik, piyasadan tamamen silinirdik. Bu Ülker'in varoluş savaşıdır. Bunun stratejik planlaması ve lojistik desteklenmesi de önemliydi.

12- ÜRÜNÜ BİZZAT TEST EDERDİ
Sabri Bey çok çalışkandı. Vardiya 6:30'da başlardı. Sabri Bey'de sabah 7'de gelirdi. Akşam da 7'de çıkardı ve şunu söylerdi: "Yatmasını bilmeyen kalkmasını beceremez." Dolayısıyla sabah erken gelirdi, akşamları da çok gecikmezdi. Ben akşamları biraz daha geç çıkardım. Akşam 8-9 gibi işten ayrılırdım. Bu disiplini çalışmada, özellikle ürünleri izlemede gösterirdi. Yeni ürünlere de özel önem verirdi. Bu ürünler, Sabri Bey'in de katıldığı toplantılarda test edilir, incelenirdi. Üstelik sadece lezzetine bakmaz, fiyat açısından da analiz ederdik. Yurtiçinde üretilenler ile yurtdışından gelenleri ayrı ayrı kategorilerde ele alırdık. Yurtdışına fuarlara giderdik. Yurtdışına çıkabilmek çok büyük bir şanstı ve izin almak öyle kolay değildi. Ekonomik olması için Sabri Bey ile yurtdışına çıktığımızda aynı otel odasını paylaştığımız oldu.

13- YENİ KUŞAĞI HAZIRLAMA YAKLAŞIMI

Sabri Bey'in üç çocuğu vardı. Ahsen Hanım, Murat Bey ve çocuk yaşta toprağa verdiği oğlu Ali... Belki de bu olay nedeniyle çocuklarına, ailesine çok düşkündü. İşi sevdirmek için hem çocuklarını hem torunlarını fabrikaya getirirdi. Bisküvi ve çikolata işi ailenin içinde sürekli olarak konuşulurdu. Ürünler onun evinde de aile bireyleri tarafından tüketilir, test edilirdi. Murat Bey, İstanbul Erkek Lisesi'nin ardından Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu. Kendisi bana gençlik yıllarında bisküvici olmak istemediğini söylemişti. Ancak, mezun olduktan sonra satış konusunda yurtdışındaki distribütörlerimizde epey çalıştı. Ardından ABD'de bisküvi üretimi konusunda büyük şirketlerde aylarca süren eğitimler aldı ve çalışmalara katıldı. ABD'de Continental Baking şirketinde staj yaptı. ABD ve Avrupa'da, üç yıl boyunca yaklaşık 60 tesiste incelemelerde bulundu. Gruptaki görevine ise 1984 yılında "kontrol koordinatörü" olarak başladı. İlerleyen yıllarda "işletmelerden sorumlu genel müdür yardımcılığı" ve ardından "genel müdürlük" görevlerini üstlendi. 2000 yılında Sabri Bey, parkinson hastalığına yakalandığı ilk dönemde Murat Bey'in yeterli olgunluğa ulaştığını fark etmişti. 2000 yılında icra kurulu toplantımız sırasında Sabri Bey, masanın başındaki koltuğuna oturmadı. Murat Bey'i o koltuğa davet etti. Murat Bey, saygısından bunu istemedi. Onu oraya biraz zorlayarak oturttu. "Şirketin yönetimini Murat Ülker'e devrediyorum" dedi. Bu hem bir karar hem bir tavsiye ve vizyon oldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz