Dost bildikleri Jan Nahum'a niye sırt çevirdi?

Jan Nahum Türkiye'de otomotiv sektöründe karşılaştığı zorlukları ve Türkiye'nin sektöre bakış açısını anlattı.

1.07.2010 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Dost bildikleri Jan Nahum'a niye sırt çevirdi?


Capital:
 Türkiye’de sizin yapınızda başka şirketler var mı?
- Var ama küçük şirketler. Biz bu dalda en büyüğüz. 100 kişilik ekibimizle sadece tasarım ve mühendislik yapıyoruz. 

Capital:
Kimlere hizmet veriyorsunuz?
- Otomotiv yan sanayi, ana sanayi, savunma sanayi ve dışarıya tasarım yapmaya başladık. Araç tasarımı için her türlü alt yapımızı tamamladık.

Capital:
Nanoteknolojide neler yapıyorsunuz?
- Nanoteknoloji konusunda dünyada olup biteni anlayabilmek için Lux Research diye ABD’de nanoteknoloji konusunda uzman bir şirket ile işbirliğine girdik. O kurumun 20-30 araştırmacısı dünyada nanoteknoloji konusunda ne yapılıyorsa araştırıyor. Sonra bu araştırmaları endüstriye sunuyor. Biz bu fona küçük bir yatırımcı olarak girdik. Orada çıkmakta olan değişik fırsatları yakalamaya çalışıyoruz. Hatta Lux Research araştırmacılarını Türkiye’ye de getirdik ve büyük holdinglere toplantılar yapıp bilgi vermelerini istedik. Bu konuda yüzde 100 başarısız olduk. Kimse ilgilenmedi.  Böylelikle farklılık yaratacak teknolojiye yatırım yapmanın henüz Türkiye’ye kültür olarak girmediğini gördük. Oysa önümüzdeki 20 yılda dünyayı değiştirecek birçok gelişme nanoteknolojiden çıkacak. Biz fonun yatırımcısı olduğumuz için her yıl fonun yatırım yaptığı şirketler gelip ne yaptıklarını anlatıyor. Sadece biz değil GE ve Siemens gibi dev şirketler de o küçük şirketlerin yatırımlarına bakıyor. Biz de birşey üretmediğimiz için kendimize bir model seçtik. Büyük miktarda satılan buğday, şeker, un, tuz ve çimento gibi emtiaların karakterini değiştiren nano katkılarla uğraşmaya başladık. Şimdi onunla ilgileniyoruz. 

Capital:
 Bu teknolojiden bahseder misiniz? Nasıl bir teknoloji? Ne tür bir fark yaratacak?
- Dünyanın en iddialı maddelerinden çimentonun 2 derdi var. Birincisi çimento çatlar, ikincisi sünger gibi su emer. Nano katkı ile çimentonun çatlamasını ve su emmesini önlüyoruz. Bu katkı maddesiyle Türkiye’deki çimentonun şeklini değiştirmeyi deniyoruz. Ancak burada da yeniliğe çok kapalıyız. Ürünün kullanımını kabul ettirmek için üniversitelerde testler de yapıldı. Ama yeniliğe karşı bir tereddüt var. Otomotivde de aynı şeyi yaşadık. Orada da yenilikçi birşey getirmek istedik inanılmaz bir tutuculukla karşılaştık. Bizim saat maliyetimiz 10 iken, saat maliyeti 100 olan yabancılara iş verdiler. Benim onların içinden çıkmama, yöneticileri olmama rağmen bize iş vermektense daha pahalıya çalışan yabancılara iş vermeyi defalarca tercih ettiler. Bu da Türkiye’deki mühendisliğe inanç olmadığını gösteriyor. Teknoloji ile uğraşmak Ar-Ge’ye önem vermek prim yapıyor, ama karar mekanizması içine girdiğinizde malesef kararların öyle olmadığını görüyorsunuz. Türkiye’de teknoloji ürkekliği var. Paradigmayı değiştirmemiz lazım. Eski köye yeni adet getirme baskısı hala üstümüzde. Nanoteknoloji serüveni de çok zor gidiyor.

Capital:
Yenilenebilir enerjide neler yapıyorsunuz?
- Bu alanda su kaynaklarının artırılması, rüzgar enerjisi, güneş enerjisi ve atık yönetimi konularında faaliyette olmaya karar verdik. Su konusunda deniz suyunun arıtılması konusuyla ilgilendik. 2 yıl uğraştıktan sonra Türkiye için bu konuda harekete geçmenin erken olduğunu gördük. Türkiye’de deniz suyunun arıtılmasına tepki var. Rüzgar enerjisi ile ilgilenmeye başladık. Lisanslama sürecinin gelişmesini bekliyoruz. Süreç tamamlanırsa değişik sahalarda 100 megavatın üzerinde rüzgar enerjisi üretimine geçeceğiz. Bir de rüzgara olan talep artarken rüzgar enerjisinin kanat ihtiyacı da artacak. Şu andaki kanatların hepsi yurtdışından geliyor. Biz de bir taraftan yerli kanat yapabilir miyiz diye bakıyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz