"Golf Sahasında Neler Öğrendim?"

Orhan Pamuk’un “Yeni Hayat” adlı romanı “Bir kitap okudum, hayatım değişti” cümlesiyle başlar. Krea Gayrimenkul CEO’su Hakan Kodal ise golf sayesinde hayata ve işe bakışının değiştiğini belirtiyor....

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Golf Sahasında Neler Öğrendim?

Orhan Pamuk’un “Yeni Hayat” adlı romanı “Bir kitap okudum, hayatım değişti” cümlesiyle başlar. Krea Gayrimenkul CEO’su Hakan Kodal ise golf sayesinde hayata ve işe bakışının değiştiğini belirtiyor. Kodal, “Eskiden çok mükemmeliyetçiydim, hırslıydım, inanılmaz detaycıydım. Golf sahasında yaşadıklarım bana iş dünyasında da önemli olanın hırs yapıp başkalarını zora düşürmek yerine, kendi yaptığınız işi çok iyi yapıp, işi iyi bilenlerden tavsiyeler alabilmek olduğunu öğretti’ diyor. Bodrum Vita Park Golf Resort projesini de iş ortaklarıyla bu ortak hobileri sayesinde hayata geçirdiklerini söylüyor.

 

Gayrimenkul sektörünün en önemli isimlerinden biri olan Hakan Kodal, profesyonel yöneticilik yaptığı Yapı Kredi Koray günlerinde sadece şirketine değil sektörüne de liderlik etmeyi hedefledi. Hep vizyoner, yenilikçi projeler ve fikirler ortaya koydu. Bugün ortağı olduğu Krea Gayrimenkul’ü de aynı felsefeyle yönetiyor. Her zaman vizyoner bakış açışıyla sektöre yön verenler arasında bulunuyor.

Rekabetin  en yoğun olduğu bu sektörde sakinliği, güleryüzü ve çözüm odaklılığıyla tanındı. Kodal, bu kadar yoğun bir rekabet ortamında verdiği bu fotoğrafı, 6 yıl önce başladığı golfe borçlu. Danışmanlık aldığı Belçikalı Jean Pierre Leclef’in hediye ettiği golf takımıyla golfe başlayan Kodal, son 1 yıldır düzenli olarak golf oynuyor. 3 golf kulübüne üye. Ayda en az 2 kez golf sahasında. Şirketi Krea ise bu zamana kadar 2 golf turnuvasına sponsor oldu. 2009 yılı içinde 2 turnuva daha düzenleyecekler. Golfe başladıktan sonra daha soğukkanlı olmayı ve ölçülü risk almayı öğrendiğini söyleyen Kodal, “Golf profesyonel hayatta başarılı olmak için gereken tüm karakter özelliklerini oyuncuya kazandırıyor. Felsefesi ise ‘Başkalarının skoru hiç önemli değil, ben yapabileceğimin en iyisini yapayım’ şeklinde” diye konuşuyor. Golf sahalarının iş ortaklıkları için de önemli bir platforma dönüştüğünü ifade eden Kodal, Bodrum Vita Park projesinde gerçekleştirdikleri ortaklığın da golf sayesinde olduğunu belirtiyor. Krea Gayrimenkul CEO’su Hakan Kodal, Capital’e golfün yaşamına kattıklarını anlattı.

Golfle 6 Yıl Önce Tanıştım
Golfe 6 yıl önce başladım. O dönemde Yapı Kredi Koray’ın genel müdürüydüm ve Kemer Country ile bir ortaklığımız söz konusuydu. Aynı zamanda danışmanlarımızdan biri olan Belçikalı rahmetli Jean Pierre Leclef golfe çok meraklıydı. Onun sayesinde golfle ilgilenmeye başladım. Sonra Jean Pierre Leclef bana eski bir golf takımını hediye etti. O dönemde ders almaya başladım. Geçen yıldan itibaren daha düzenli oynamaya başladım. Golf çok vakit isteyen bir spor. Haftada bir ya da ayda en az 3 kez golf oynamak gerekiyor. Ben de ayda en az 2 kez oynuyorum. İstanbul’da Kemer Golf&Country Club’ın, İstanbul Golf Kulübü’nün ve Bodrum Vita Park’ın üyesiyim.

Kendimle Yarışıyorum
Bu yıl İstanbul Golf Kulübü’yle ve Kempinski Bodrum’la birlikte Krea olarak Bodrum Vita Park’ta golf turnuvası düzenledik. Temmuz ayında Krea olarak Bodrum Vita Park’ta ve ekim başında İstanbul Golf Kulübü’yle 2 turnuva daha gerçekleştireceğiz. Her yıl 1-2 golf turnuvası düzenlemek istiyoruz. Bu turnuvalara ben de katılıyorum ama iddialı değilim, son 5’e kalmamaya çalışıyorum.

Golf öyle bir spor ki bu turnuvalara girerken kendi seviyenize göre değerlendiriliyorsunuz. Sadece diğerlerine göre olan konumunuz değil sizin seviyenize göre iyi oynayıp oynamamanız kriter oluyor. O kapsamda da amacım iyi oynamak. Eğer o gün kendi seviyeme göre daha iyi oynadıysam, iyi puan alıyorum. Ben şu an golfün başlangıç seviyesinde sayılırım. Biraz daha fazla vakit ayırırsam orta seviyeye geleceğim.

hedTürkler Başta Bocalıyor
Golf dışarıdan spor değilmiş gibi gözüküyor ama 18 delikli bir sahada oynadığınızda 5 saat boyunca, yaklaşık 10 kilometre doğada yürüyorsunuz. Yanınızda iyi bir grup varsa keyifli sohbetler de edebiliyorsunuz. Golf kanınıza girdiğinde, vaktiniz de varsa çıkması mümkün değil. Aynı zamanda strateji de gerektiren bir spor. Yerin, rüzgarın durumuna ve mesafeye göre farklı golf sopasıyla vuruş yapmanız gerekiyor. Amaç en uzağa değil en optimal noktaya vurarak en az vuruş adediyle topu deliğe sokmak. Bu da bir taraftan düşünmeyi, diğer taraftan planlama yapmayı ve doğa koşullarına göre strateji belirlemeyi gerektiriyor. Hedefiniz ise her seferinde kendinizi aşmak. O yüzden Türkler başlangıçta bocalıyor. Çünkü biz hayatta hep birilerine karşı hızlı, hırslı sporlar yapmaya alışmışız. Golf ise tam tersi kendinize karşı kontrollü olmayı gerektiriyor. Biraz hırslıysanız -ki ben tenisi bile çok hırslı oynardım- golfte başarılı olma şansınız düşük. Vuruşların sakin yapılması gerekiyor. Çok sakin karakterli kişiler, golfü çok daha iyi oynuyor.

Hayata Bakışım Değişti
Golf hayata bakış açısında şöyle bir farklılık oluşturuyor. Diğer sporların çoğunda diğerleriyle bir rekabet hali var. Sürekli birilerinin önüne geçmeye, rakipleri yenmeye çalışıyorsunuz. Golf ise insana daha iyi olmak için kendiyle yarışmayı öğretiyor. Golf grubundaki hiç kimse birlikte oynarken sizin işinizi zorlaştırmaya çalışmıyor. Aksine destek oluyorlar. Bunu gördüğünüzde iş dünyasında da önemli olanın hırs yapıp başkalarını zora düşürmek yerine kendi yaptığınız işi çok iyi yapıp bu işi iyi bilenlerden tavsiyeler alabilmek olduğunu keşfediyorsunuz. Bu planlamayı, soğukkanlılığı, panik yapmamayı gerektiriyor. Golfle yaşamı bütünleştirdiğimde daha sakin, planlı ve ölçülü risk almayı öğrendim. İşime daha konsantreyim ve dış etkilere kulak tıkayabiliyorum. Profesyonel hayatta başarılı olmak isteyenler de dış etkenlere kulaklarını tıkamayı öğrenmeli. Golf profesyonel hayatta başarılı olmak için gereken tüm karakter özelliklerini oyuncuya kazandırıyor. Felsefesi şu: “Başkalarının skoru hiç önemli değil ben yapabileceğimin en iyisini yapayım.”

İşler Sahada Bağlanıyor
Yurtdışında özellikle ABD’de bir sürü iş bağlantısı golf sahasında yapılıyor. Özellikle bankacılar ve fon yöneticileri golf sahasını bu anlamda çok iyi değerlendiriyor. Türkiye’de de golf sahasında tanıştığınız, vakit geçirdiğiniz kişilerle iş yapma potansiyeliniz yüksek. Çünkü golf oyuncuları cidden bilinçli bir kitle. Sizinle aynı hobiyi paylaşan biriyle 5 saat geçirdiğinizde birbirinizi iyi tanıma şansınız oluyor. Bizim de müşteri kitlemizin önemli bir bölümü golf oyuncusu. Şu an İstinye’de yaptığımız L’ist projesinin müşterileri arasında da golf oyuncuları var. Bu çevre içerisinde birbirimizi tanıdıkça birlikte iş yapma olasılığımız artıyor. Bir pazarlama elemanı belli bir düzeydeki yöneticiden 15 dakika randevu almak için epey uğraşıyor. Golf oynasa görüşmek istediği pek çok kişiyle 5 saat boyunca oynama ve kendini anlatma fırsatı elde edebilir.  Eğer iyi bir oyuncuysa hedeflediği iş sonucunu da alabilir.

Golfle Gelen Kariyer Fırsatları
Türkiye’de golf henüz çok yayılmadı. Ama yurtdışında bankacılıkta özellikle fon yönetiminde iyi golf oynayanlar gerçekten tercih ediliyor. Çünkü iyi golf oynayan kişinin iyi hesap kitap yapan, ölçülü ve insan ilişkilerinde iyi olduğu görülüyor. Bu yüzden ABD’de ve Japonya’da golf oynadığınızda kariyer şansınız çok daha fazla.

Türkiye’de ise çok daha genç bir kitle golf oynuyor. Lisanslı oyuncu sayısı 2 bin civarında. Bu rakam ABD ve Avrupa’da milyonlara ulaştı. Türkiye’de orta kademe yöneticiyle şirket sahibi henüz golf sahasında karşılaşamıyor. Bunun bir nedeni de golf sahalarının yetersiz oluşu. İstanbul gibi 15 milyon nüfuslu bir yerde 2-3 golf sahası var. Ankara’da ve İzmir’de yok. Antalya’da ve Bodrum’da var. Golfe ilginin ve golf sahalarının artmasıyla biz de o noktaya geleceğiz.

Alzheımer Riskini Azaltıyor
Golf aynı zamanda sağlığa da çok faydalı. Beyni ve vücudu aynı anda çalıştırıyor. Çok ileri yaşlara kadar oynanabiliyor. Yurtdışında 100 yaşını geçen golf oyuncuları var. Golfün girdiği toplumlarda daha kaliteli bir çalışma ve emeklilik dönemi görülüyor. Golf oyuncularının çoğunda Alzheimer hastalığı görülmez. Biz daha çalkantılı bir ülkede olduğumuz için hayat tarzımızla çok agresifiz, hırslıyız, risk alıyoruz. Kültür olarak henüz bizimle çok uyuşmayan bir spor. Ama golfe ilgi arttıkça biz de o kültüre erişeceğiz. Daha kurumsallaşan toplumlarda golfün büyük etkisi var. Biz daha kurumsallaşamadığımız için bizde golf oynayan sayısı da sahası da çok daha düşük.

Golf Sayesinde Ortak Olduk

16 Yıllık Hayal
Bodrum Vita Park Golf Resort projesindeki ortağımız Gürol Bey ve oğlu Erol Büyük golfe çok meraklılar. Bu projenin yapımı için 16 yıldır arazi topluyorlar. Tüm varlıklarını buna yatırmışlar. Bugün 1,8 milyon metrekareye yakın araziye sahipler ama bunun 1,4 milyon metrekaresinde golf sahası yapılıyor. Başka birisi olsa o arazinin tamamını konut ve ticari projeler için kullanırdı.

Golfle Sohbetimiz İlerledi
Biz 3-4 yıldır tanışıyoruz. Golf sayesinde sohbetimiz ilerledi. Golfe olan merakımla beraber bu projeye olan bakış açım da çok farklı bir noktaya geldi. Ve geçen yıl o projedeki görüşmelerimiz ortaklıkla sonuçlandı. Bugün golf sayesinde o büyük projede ortak olduk. Burada vizyon birliğinin yanında benim golf oyuncusu olmam da kararlarını etkilemiştir diye düşünüyorum. Golfle alakasız olsaydım bu ortaklık da büyük ihtimalle olmayacaktı.

3 Ortağın Ortak Noktası
Erol Büyük de Merrill Lynch Miami’de bir dönem çalıştı. Merrill Lynch’te çalışan bir fon yöneticisiyle golfte tanışmış ve çok iyi oynadığı için Merrill Lynch’e işe alınmış. Biz de Merrill Lynch’le Krea olarak Bosphorus Fon’un yönetimini yapıyoruz. Ortaklık görüşmelerimiz sırasında Erol’un Merrill Lynch’teki yöneticisi İstanbul’a geldiğinde tanıştık. Golf bizim 3 ortağın ilişkisinde ortak nokta oldu.

Golften Öğrendiğim 5 Temel Ders

  1. Az ve Ölçülü Risk  Eskiden çok mükemmeliyetçiydim. İnanılmaz detaycıydım. Bunlar tabii ki önemli ama amaç az ve ölçülü risk alarak hedefe varmak olmalı. Golf bana işe de bu perspektiften bakmayı öğretti.
  2. Doğru Strateji ve Plan Hırsları bir tarafa bırakıp hareket etmeyi öğretti. Bu şekilde doğru stratejiyle ve planlamayla, belli hata paylarını da tolere ederek garantili adımlar atmak, profesyonel hayatta çok daha iyi sonuçlar getiriyor.
  3. Hızlı Değil Emin Adımlar Aslında hızlı ve hırslı giderek kısa vadede çok iyi işler yapıyoruz gibi geliyor ama uzun vadede bu yöntemle çok hata yaptığımızı görüyoruz. Amacım artık en hızlı olmak değil, emin adımlarla hedefe ulaşmak.
  4. Hızın Dezavantajları Türk iş dünyasında bu yaklaşımı görmüyoruz. Bu yüzden biz çok iş kuruyoruz, çok duygusal ve hızlı hareket ediyoruz ama çok da şirket kapatıyoruz.
  5. Uzun Vadeye Odaklanma Başarının yanında başarısızlık öykümüz de çok. Halbuki golfteki gibi daha planlı ölçülü gitsek uzun vadede getirisi çok daha fazla oluyor.

Özlem Aydın Ayvacı
oaydin@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz