İlk 50'ye 2015'de gireriz

Keskinoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Keskinoğlu’nun sorularımızı yanıtladı.

1.08.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
İlk 50'ye 2015'de gireriz

Tavukların karkas ısısı 30 derecedir. Rakipler tavukları 2 saat buzlu suda tutarak soğutuyordu. Biz Avrupa’da uygulanan sistemi getirip, tavukları havayla soğutmaya başladık. Suyla soğutulan tavukların içeriğine su karışıyordu. Tavuğa yüzde 7 oranında su emdiriliyordu. Yani suyu da tavukla aynı fiyata satıyorlardı. Fiyatımızrakiplere göre yüzde 10-12 daha pahalı oldu. İlk yıllarda çok zorlandık ama kaliteli üründen taviz vermedik. Ayrıca suyla soğutulan ürünlerin raf ömrü 5 gündü, biz havayla soğutunca ürünün raf ömrü 13 güne çıktı. 1999 yılında böyle olunca tavuğu parçalayıp ilk kez ayrı ayrı paketlerde satmaya başladık. İlk kez boyunsuz tavuk üretimine biz geçtik. Herkes tabakların içine kocaman pedler koyarken biz suyla değil, havayla kuruttuğumuz için pedsiz pakette tavuk sattık. Tüketiciler bizim ürünlerimize alışınca kesim adetlerimiz her yıl artmaya başladı.

Capital: Piliç etinde pazar payınız nedir?
- Piliç etinde de şu anda günlük 350 bin civarında kesimimiz, 600 bin ton üretimimiz var. Türkiye’nin 3 büyük kesim şirketinden biriyiz. Pazar payımız yüzde 14-15’lerde. Piliç etinde kapasite artışlarımız ileri işlenmiş ürünlere geçince oldu. 2000 yılında yine bir ilki gerçekleştirdik. Nugget, şinitzel, cordon bleu gibi yeni ürünler için yatırım yaptık. 2002 yılında nugget üretmeye başladık. O zamanlar günde 1 ton satabiliyorduk. Daha sonra Türk damak tadına uygun ürünler geliştirmeye başladık. Piliç köftesi, kadınbudu köfte, piliç adana kebabı yaptık. Bunları piyasaya sürünce günlük işlenmiş ürün satışımız 1 tondan 2 tona çıktı. Şu anda 150 çeşide yakın ürüne ulaştık. Şarküteri ürün grubuna da girdik. İlk piliç sucuğu yaptık. Bugüne kadar hep yüzde 100 piliç ürünleri yaptık. İşlenmiş ürünlerde de aylık 4 bin 500 ton üretimimiz var. Günde 45-50 bin noktaya dağıtım yapıyoruz. 1995 yılında 6 bin ton piliç eti üretiyorduk. Bu rakam, 2000 yılında 39 bin tona, 2005’te 71 bin
tona, 2010’da 157 bin tona ve 2012’de tahminen 186 bin tona çıktı.

Capital: Bu süreçte çalışan sayınız, dağıtım gücünüz ve ihracatınız nereye ulaştı? 2012 ihracat hedefiniz nedir?
- 3 bin 200 çalışanımız ve 500 anlaşmalı çiftçimiz var. Fem Lojistik adlı şirketimizde 350’ye yakın 0-4 derece ve eksi 18 derece araçlarımızla dağıtım yapıyoruz. 33 bayimiz, 18 bölge müdürlüğümüz mevcut. Türkiye’nin 2010 ve 2011 yılında piliç etinde ihracat şampiyonuyuz. İhracatımız 2011’de 75 milyon dolardı. 2012’de 100 milyon dolar ihracat hedefliyoruz. 75 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye’den Irak’a giden malın yüzde 25’ini biz gönderiyoruz.

Capital: Türkiye’nin en büyük yumurtacısısınız. Yumurta işinde sizi büyüten hamleler neler oldu? Yumurta üretim kapasiteniz ve pazar payınız nereye ulaştı?
- Şu anda günlük yumurta üretim kapasitemiz 3,5 milyon adet. Yıl sonunda bu rakam 4 milyona çıkacak. Türkiye’de yumurtada açık ara pazar lideriyiz. Perakendede pazar payımız yüzde 70. Üretim kapasitelerimiz 2002 yılında 263 milyon adetti, bu rakam 2005’te 389 milyona, 2010’da 751 milyona ve 2012’de 1 milyara çıktı. Bu süreçte özellikle 2001’de yumurtayla ilgili çok yurtdışı seyahati yaptık. Dünyadaki gelişmeleri inceliyorduk. İlk kez Omega 3’lü yumurta çıkardık. Ardından DHA’lı ve selenyumlu yumurtaları da piyasaya sürdük. Ciromuzun yüzde 10’u özellikli yumurta dediğimiz bu ürünlerden geliyor. Yumurta işinde 2010’a kadar günlük 2 milyon adetle giderken bu yıl AB’ye uyumlu kafeslere geçtik. Bu sayede geçtiğimiz ay AB’ye ilk yumurta ihracatını gerçekleştirdik. Yumurtayı ilk kez ambalaja koyan da biziz. 1989’da viyol işine girince yumurtayı 30’lu ambalajda satmaya başladık. 1994’te kapaklı viyolleri ilk getiren de biz olduk. Yumurta daha önce kese kağıdında ve saman içinde sandıklarda satılıyordu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz