İşin başında durduk kendimize güvendik

Kiler Holding Türkiye'de son 10 yılın en çok dikkat çeken başarı öykülerinden.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
İşin başında durduk kendimize güvendik

Bir semt marketinden bugün Türkiye'nin hemen her bölgesine yayılmış 200'e yakın mağazaya ulaşan perakende zincirinin yaratıcısı Bitlisli Kiler ailesi.. İlk kez 1982 yılında babalarının emekli maaşıyla açtıkları bakkal dükkanıyla ticari hayata atılan Kiler kardeşlerin kaderi, 1984 yılında İstanbul'a gelmeleriyle değişmiş. İstanbul'da işe yine küçük bir marketle başlamışlar. Birkaç yıl içinde mağaza sayısı artmaya başlayıp beklenenden yüksek cirolara ulaşınca, işi organize hale getirmek için kolları sıvamışlar. Şu anda Kiler Grubu'nun başında bulunan en büyük kardeş Nahit Kiler, 90'lı yılların ortalarında Türkiye pazarına giren yabancı perakendecilerin de bu hamlede etkili olduğunu söylüyor. "Baktık ki bizim yaptığımız perakendecilikle organize perakendecilik aynı değil. Böyle daha ileriye gidemeyeceğiz. Kendimizi geliştirmeye karar verdik. Yurtdışında kendi çapımızda araştırmalar yaptık ve 1994 yılında ilk 1.000 metrekarelik mağazamızı Bakırköy'de açtık. Burası bizim sıçrama noktamız oldu" diyor. Kiler, bugün sadece perakendede değil gayrimenkul, enerji, turizm gibi alanlarda da iddialı hedefler peşinde. En son İstanbul'un cazibe merkezi Levent'te Sapphire projesi ile büyük bir çıkış yakalayan grup, hem perakende hem gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketlerini halka açtı. Kiler Yönetim Grubu Başkanı Nahit Kiler, "Bundan sonra daha hızlı büyüyeceğiz" diyor. Nasıl başardınız sorusuna ise şu yanıtı veriyor: "Her zaman işimizin başında olduk. İhtiyacı doğru tespit edip iyi fizibilite yaptık. Ayrıca kendimize hep güvendik. Güvenmesek bu kadar büyük yatırımlara da imza atamaz, bugünlere gelemezdik."

Ticaretle çocuklukta tanıştık
Ticari hayatımıza Bitlis'te 1982 yılında başladık. 1984'e kadar Bitlis'te bakkallık yaptık. 1984'te Bitlis'ten çıktığımız zaman ben 19 yaşındaydım. Evin en büyük çocuğu benim. Diğer kardeşlerim de o zaman 17, 14 ve 12 yaşındaydı. Okul yıllarındayken de ticaretle ilgilenirdik. İlkokuldayken okulun önünde bisküvi satardık. Ortaokuldayken teneffüslerde arkadaşlarımıza naneli şeker, çiklet gibi şeyler satardık. Yaz tatillerinde limonata, mısır satardık. Lise son sınıftayken babam emekli oldu ve bir bakkal dükkanı açtı. Biz 2 yıl bu dükkanda çalıştık. 3 kardeştik, babam vardı. Bir bakkal dükkanı hepimize yetmeyecekti. Ya bir devlet kapısında memur, işçi bir şey olacaktık veya büyük şehre göç edip orada kendi ticaretimizi yapacak ya da birinin yanında çalışacaktık. Babamı ikna edip İstanbul'a geldik. İstanbul'da Siyavuşpaşa caddesinde 50 metrekarelik bir market açtık. 1986'ya kadar burada çalıştık. 1986'da artık onun da küçük geldiğine inandık. İki ortaktık o zaman ve orayı ortağımıza bırakarak daha büyük yer arayışına başladık. 150-200 metrekarelik bir süpermarket açmak istiyorduk. 94 yılına kadar böyle 3 tane market açtık. Bunlardan biri Avcılar'da, diğer ikisi Bahçelievler'deydi. 90'lı yılların ortalarında artık yurtdışından da Türk perakende sektörüne gelenler olmuştu. Böyle giderse yine ileriye gidemeyeceğiz. Kendimizi geliştirmemiz lazım dedik.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz