Koç: Yeni fırsat kolluyoruz

Levent Çakıroğlu, topluluğu en beğenilen liginde zirveye çıkaran unsurları anlattı, İşte söyleşimizin detayları…

15.02.2016 16:49:320
Paylaş Tweet Paylaş
Koç: Yeni fırsat kolluyoruz

* En beğenilen şirket olma kriterlerine baktığımızda Koç Holding’in ekonomiye katkı, finansal sağlamlık, güvenilir şirket olma, kurumsal yönetim ilkelerine göre yönetilme, rekabette etik davranma, yatırımcıya değer yaratma gibi kriterlerde tüm şirketler klasmanında birinci sırada olduğunu görüyoruz. Bu sonucu getiren değerleriniz neler?

Koç Holding’in kuruluşundan bu yana temel felsefesini kurucumuz merhum Vehbi Koç’un “Ülkem varsa ben de varım” sözü oluşturuyor. Bununla birlikte her daim pusula görevi gören “Daima en iyi olmak, vazgeçilmez hedefimizdir”, “En önemli sermayemiz, insan kaynağımızdır”, “Üstün iş ahlakı ve dürüst çalışma ilkelerine uymak düsturumuzdur” gibi 90 yıldır gözettiğimiz değerlerimiz kurumsal kültürümüze, iş yapış tarzımıza ve yönetim sistemlerimize güçlü bir şekilde nüfuz etti. Bu yönetim prensipleri, topluluğumuzun DNA’sına işlerken kurumsal yönetim açısından büyük avantajımız oldu. Öte yandan yürüttüğümüz faaliyetlerde ortak fayda yaratmaya çalışmamız bize duyulan güveni destekliyor. Her zaman en iyiyi yakalama arzumuzla, kendimizi sürekli yenilemeye ve geliştirmeye odaklanmamız önde olmamızı sağlıyor.

* Koç Holding Türkiye’nin en büyük özel sektör kuruluşu olarak yarattığı istihdam ve yaptığı yatırımla öne çıkıyor. Bu yıl ne kadarlık bir yatırım hayata geçiriyorsunuz?

Geçtiğimiz 3 yılda topluluk olarak tarihimizin en büyük organik yatırım döneminden geçtik. 2015 yılı son 3 ayında yapacağımız yatırımları da hesaba kattığımızda geçtiğimiz 3 yıl içerisinde, yaklaşık 20 milyar TL, yani 9 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirmiş oluyoruz. Yarattığımız katma değerle istihdamda ülkemize örnek teşkil edecek bir konuma ulaştık. Son 3 yıl içinde çalışan sayımız 82 binden 94 bin seviyelerine ulaştı. Tüpraş’ın Fuel-Oil Dönüşüm Projesi liderliğinde enerjide yaptığımız yatırımlar yaklaşık 3,4 milyar dolar seviyesine ulaşırken otomotivdeki yatırımlarımız 3,8 milyar doların, dayanıklı tüketimdeki yatırımlarımız 800 milyon doların, finans yatırımlarımız ise 600 milyon doların üzerine çıkıyor.

* Peki hangi sektör ve şirketlerde işler daha iyi gidiyor? 

Bu yılın en önemli özelliklerinden biri, geçtiğimiz 3-4 yıllık dönemde yaptığımız çok büyük ölçekli yatırımları tamamlayıp devreye aldığımız yıl olması. Başta Tüpraş’taki Fuel Oil Dönüşüm Projesi olmak üzere mega projeler diyebileceğimiz yatırımlar hayata geçti. Bu projeyle rafinerimizin bulunduğu coğrafyada rekabet gücünü artıran, istihdam artışı sağlayan, ülkemizin motorin ithalatını çok önemli ölçüde azaltan bir yatırımı hayata geçirmiş olduk. Enerjideki performansımız Tüpraş liderliğinde Aygaz ve Opet’le olumlu sonuçlar verdi. Otomotivde hem iç pazarda hem ağırlıklı ihracat pazarımız olan Avrupa’da önemli büyümeler görüldü. Türkiye pazarında sektörün beklentisinin üzerinde bir büyüme performansı gerçekleşti. Sonuçta ilk 9 aylık dönemde yüzde 40’lara varan bir büyüme oranı gördük. Geçtiğimiz yıl Ford Otosan’da Courier lansmanını yapmıştık. Bu yıl da Tofaş tarafında Egea ismini verdiğimiz yepyeni bir platformda üretilen sedan modelimizin lansmanını gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıl aynı platform üzerinde yapılacak station wagon ve hatchback modellerini de pazarlara sunuyor olacağız. Bu iki model Avrupa’ya, ihraç pazarlarına dönük üretilecek. Her iki şirketimizin de Türkiye’nin ihracatına katkısı bu yeni modellerle beraber daha da güçlenerek devam edecek. Yapı Kredi Bankası da büyümeye devam etti. Orada büyüme stratejimiz kapsamında şubeler açmayı ve yeni personel almayı sürdürdük. Beyaz eşyada Arçelik, Beko markamızla Avrupa’da pazar payını artırmaya devam ediyor. Beyaz eşyada iç pazarda yüzde 7-8’lere varan bir büyüme söz konusu. Yine Tayland’daki buzdolabı fabrikamız planlandığı şekilde devam ediyor. Önümüzdeki yılın başlarında fabrika devreye girmiş olacak. 


* 2016 için ekonomiye yönelik beklentiniz neler? Dünya ekonomisindeki gidişatı nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Dünya ekonomisini etkileyen pek çok dinamik var. En önemlilerinden biri, Amerika’da FED’in faiz artırımına yönelik beklentiler. Sadece Amerika’daki iç dinamikler değil, global ekonomideki toplam performans da Amerika Merkez Bankası’nın bu kararını etkileyecek gibi gözüküyor. Dolayısıyla global olarak gelişmeleri etkileyecek temel parametrelerden biri bu. Bu nasıl bir etki yapacak diye baktığımızda yine hepimizin bildiği gibi kredi maliyetlerini yükseltici etkisi bekleniyor ki bunun bir kısmının fiyatlara yansıdığını tahmin ediyoruz. İkincisi fonların, likiditenin olumsuz etkilenmesi ve bunun devamında global olarak yatırımlara yapacağı etki. Diğer bir konu gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyüme beklentileri. Başta Çin olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin performansı, dünya ekonomisinin toplam büyümesinde etkili. Bunun en önemli yansımalarından birini emtia piyasasında görüyoruz. Emtia fiyatları, dünya ekonomisindeki büyümeden etkileniyor. Emtia üreten ülkelerin ekonomileri büyümede baskıyla karşı karşıya kalıyor. Petrol fiyatlarındaki gelişme diğer önemli bir parametre. Şimdi Brent petrol 44 dolar seviyesinde gidiyor. Buradaki beklentiler çok fazla artmayacağı yönünde. Böyle baktığımızda Amerika’da halihazırda gördüğümüz toparlanmanın daha kuvvetli olarak devam edeceği, Avrupa Merkez Bankası’nın Amerika Merkez Bankası’ndan farklı olarak piyasaya verdiği likiditeyi artırmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Bunun da talep artışını bir miktar destekleyecek bir yansıması olmasını bekliyoruz. Sonuç olarak hem global ekonomide hem Türkiye’de daha iyimser beklentiler içinde olabileceğimiz bir yıl olacağını umut ediyorum.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz