Krizde büyüdük, hedef 3 milyar dolar

Yıldırım Holding Genel Müdürü Yüksel Yıldırım, yeni dönemde nereye yol aldıklarını anlattı.

1.02.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Krizde büyüdük, hedef 3 milyar dolar


Capital: Çok fazla göz önünde olmayan bir grupsunuz. Bu noktaya nasıl geldiniz?
- Kuruluş yılımız 1963. Ancak, öncesinde babam Sivas’ta bakkal ve manifaturacılık işi yapıyordu. Bir akrabamız “Karadeniz’de fırsat çok” deyince, babamız her şeyi satıp 1963’te Samsun’a gidiyor. Orada inşaat malzemeleri satışı yaparak Yıldırım Holding’in temellerini atıyor. Grup, demir çimento ticaretinin ardından 1988’de kömürle ilgilenmeye başladı. 1992’de Türkiye’de ithal kömüre geçiş başladı. Ben de 1993’te eğitim için gittiğim Amerika’dan Türkiye’ye döndüm. Amerika’da mühendis olarak çalışıyordum. Ailem “Sana ihtiyacımız var” deyince döndüm. Dönüşümle birlikte şirketin önce Rusya ardından Çin’le iş yapması için harekete geçtim.

Capital: Grup ilk defa sizinle mi yurtdışına açıldı?
- Evet. Türkiye’ye döndüğümde büyük fırsatlar gördüm. Türkiye ve çevresindeki dış ticareti geliştirme amacıyla 1993’te Yıldırım Dış Ticaret’i kurduk. 1999’da Rusya’dan kömür ithal etme işi, bizim için önemli bir dönüm noktası oldu. Türkiye’de kömür pazarı yıllık 3,5 milyon tonken, biz yaklaşık 2,5-3 milyon ton parça kömür ithalatı için anlaşma yaptık. Kimse böyle bir şey yapabileceğime inanmıyordu. O dönem Rus ortaklarıma, 2 kere hedeflerimi ve vizyonumu anlattım. 3 milyon tonu fiyatları kırarak değil pazarı büyüterek satacağımı söyledim. Türkiye’deki yapıyı gösterdim. Kömür yerine odun, tezek yakanlar vardı. Bunların analizini yaptım ve pazarı kademe kademe büyüteceğimi açıkladım. O işe girdik, çok da başarılı oldu. O    dönem bana herkes “Bay kömür” derdi. Türkiye’ye birkaç yüz bin tondan fazla kömür getirebilen yokken ben 3 milyon ton kömür getirmeye başlayınca hem Rusya’da hem Türkiye’de pazar yapıcı oldum.

Capital: Diğer sektörlere geçişiniz nasıl oldu?
- 2003 ’te pazarda daha temiz enerji konuşuluyordu, aynı dönemde kömürdeki ortaklığımızı bitirdik. Kömürden elimizde önemli bir sermaye kalmıştı. Türkiye için de krizden çıkılmaya çalışıldığı bir dönemdi. Hiç kimsenin bilmediği AK Parti dönemi başlamıştı ve ne olacağı belli değildi. O dönem yeni sektörlere girme kararı aldık. Tersaneler sıkıntıdaydı ve denizcilikte karar kıldık, kendi gemilerimizi aldık.Yeni hükümet krizden çıkmanın yolları için özelleştirmeye ağırlık verdi. İlk olarak Trabzon Limanı ihalesine girdik. İhale bizde kaldı ama sonra iptal edildi. STFA Holding “Liman almak istiyorsanız bizim Gebze’de limanımız var, gelin bakın” dedi. 2004 başında limanı satın aldık ve ilk satın almamız oldu. Böylelikle limancılığa adım atmış olduk. Ardından o limanın hemen yanında Alemdar Holding’e ait Alemdar Port satılıktı. Onlar, “Düşünürseniz size verelim” dedi. 2005 yılında aldık, alım sonrası 2 limanı birleştirip adını Yılport koyduk.

Capital: Sektör seçimlerinizde ana kriter ne oldu?
- Biz hep tüketimi olan sektörlere giriyoruz. Kömür, her yıl alınıp yakılan bir üründü. Bu şekilde girdiğimiz bir diğer sektör de gübre. Ayrıca biz kâr odaklı bir grubuz. Ciroya göre EBITDA marjımız geçen yıl yaklaşık yüzde 30, ondan önce de yüzde 45-50’ler civarındaydı. Bankalar bize “Siz Türkiye’de yapısal olarak ilk 10’dasınız. Birçok şirket sizden büyük görünüyor ama borçları yüksek” diyor. Bizim borçluluğumuz çok düşük. Malta Limanı öncesinde sıfır borçluyduk.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz