Kültürümüzde sorumluluk var

Çamurdan’la Boyner Büyük Mağazacılık’ın KSS stratejisi üzerine konuştuk...

27.01.2020 16:30:000
Paylaş Tweet Paylaş
Kültürümüzde sorumluluk var

Nil Dumansızoğlu

[email protected]

Kökenleri 50’li yıllara dayanan Boyner Grup için “sorumluluk” anlayışı, şirketin temel değerlerinden biri. Grubun iştiraklerinden Boyner Büyük Mağazacılık da aynı bakış açısıyla KSS projelerini, sosyal yatırım olarak değerlendiriyor. “Askıda İyilik”, “İyilik Peşinde” gibi etki alanı geniş projeler hayata geçirdiklerini söyleyen Boyner Büyük Mağazacılık Genel Müdürü Eren Çamurdan, “KSS projeleriyle işimizle dokunamadığımız alanlara sosyal yatırımlar yaparak dokunmak istiyoruz” diyor.

Türkiye’nin en köklü gruplarından biri olan Boyner, “sorumluluk” anlayışını temel değeri haline getirmiş durumda. Kurum kültürünü bu bilinçle oluşturmuş bir şirket. KSS stratejisini Birleşmiş Milletler’in kabul ettiği 17 sürdürülebilir kalkınma hedefi doğrultusunda organize eden şirket, projelerini özellikle toplumsal cinsiyet eşitsizliği, sosyal girişimcilik, dezavantajlı gruplara destek ve sivil toplum iş birliklerine odaklanarak kurguluyor. Grubun iştiraki Boyner Büyük Mağazacılık da aynı anlayışla “iyilik” temalı projeler geliştiriyor. Örneğin Lokman Hekim Vakfı’yla yapılan iş birliği sonucunda hayata geçirilen Askıda İyilik projesiyle bugüne kadar yaklaşık 45 bin ihtiyaç sahibine 100 bin adet ürün ulaştırıldı, 30 binin üzerinde müşteri bu iyilik hareketine katıldı. Yine Lokman Hekim Vakfı iş birliğiyle 2014 yılında başlayan İyiliğe Dönüştür projesi kapsamında 145 ton ürün toplandı. 110 ton kıyafet temizlendi ve bunlardan 90 tonu ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Geriye kalan 20 ton da kermeslerde satıldı ve elde edilen gelir, Lokman Hekim Vakfı aracılığıyla 40 sağlık bilimleri öğrencisine eğitim bursu olarak aktarıldı. KSS projeleriyle işle dokunamadıkları alanlara, sosyal yatırımlar yaparak toplumsal ilerlemeye daha fazla destek olmak istediklerini söyleyen Boyner Büyük Mağazacılık Genel Müdürü Eren Çamurdan KSS’ye bakış açılarını şöyle özetliyor: “KSS’ye sosyal yatırım olarak bakıyoruz. Müşterilerimiz ve toplum güçlü, sağlıklı olmazsa işimiz de olmaz. Bu nedenle işimizin devamı ve sürdürülebilirliği için sosyal yatırımlar yapıyoruz.” Çamurdan’la Boyner Büyük Mağazacılık’ın KSS stratejisi üzerine konuştuk: 

Boyner’in KSS stratejisinden bahseder misiniz? 

KSS stratejimiz, Boyner Ailesi’nin toplumsal sorumluluk ve sosyal yatırım anlayışına dayanıyor. Boyner Grup DNA’sının ve değerlerimiz içinde “sorumluluk” olduğunu söyleyebilirim. Global Compact üyesiyiz. Bu nedenle Birleşmiş Milletler’in kabul ettiği 17 sürdürülebilir kalkınma hedefi doğrultusunda organize oluyoruz. 2015 yılında 193 Birleşmiş Milletler üyesi bir araya gelerek açıkladığı ve 17 amaçtan oluşan Sürdürülebilir Kalkınma İlkeleri, sadece devletlerin, STK’ların ya da aktivistlerin tek başına gerçekleştirebileceği hedefler değil. Özel sektörün de sorunların çözülmesinde önemli rol oynaması gerekiyor. Biz de Boyner olarak bu anlayışla toplumsal sorunların çözümü ve sürdürülebilir bir gelecek için sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket etmenin, daha geniş bir etki alanı yaratmak için de bağışçılığın artırılmasının ve bunun teşvik edilmesinin gerekliliğine inanıyoruz. Sosyal sorumluluk projelerimizde STK ve bağışçıları bir araya getirerek toplumsal fayda yaratmaya odaklanıyoruz. 

KSS’de özellikle son yıllarda ilgilendiğiniz alanlar hangileri? 

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, sosyal girişimcilik, dezavantajlı gruplara destek ve sivil toplum iş birliklerine odaklanıyoruz. Ayrıca güçlü bir gönüllü programımız var. 

KSS projelerine karar verirken nasıl bir yol izliyorsunuz? 

Sorumluluk, grubumuzun temel değerlerinden biri. Yalnızca topluma karsı değil, çalışanlarımıza, tedarikçilerimize kısacası tüm paydaşlarımıza karşı sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Ben 1997 yılında bu şirkete girdiğimden beri bu ortamın içindeyim. Her şeyden önce vicdanlı bir grubuz ve buna uygun olarak hareket ediyoruz. Sosyal sorumluluk, şirketin kaslarından biri. KSS’ye sosyal yatırım olarak bakıyoruz. Müşterilerimiz ve toplum güçlü, sağlıklı olmazsa işimiz de olmaz. Bu nedenle işimizin devamı ve sürdürülebilirliği için sosyal yatırımlar yapıyoruz. Bu amaçla holding merkezli yürütülen çalışmaların yanı sıra sosyal sorumluluk projelerimizle sosyal ve çevresel performansları iyileştirmeyi, paydaşları ve doğrudan etki alanında bulunan tedarik zincirini olumlu dönüşüme katmayı, toplumsal yatırım programları ve projelerle de sosyal sorunların çözümüne ortak olmayı amaçlıyoruz. Tüm iç ve dış paydaşları iş süreçlerine dahil etmeyi, birlikte öğrenme ve gelişme platformları yaratmayı önemsiyoruz. 

Boyner olarak 2018 yılında cironuzun ne kadarını KSS’ye ayırdınız. Bu yıl bu rakam ne oldu? 

Yaptığımız işlerin ve projelerin bütçelerinden ziyade sosyal etkilerine odaklanıyoruz ve bu etki için gerekli yatırımları yapıyoruz. Bu, projenin üreteceği değerle ilgili. Cem Bey’in dediği gibi bazı şeylerin bütçesinin konuşulması yakışık almaz. 

KSS’nin şirketinize kattığı değeri nasıl ölçümlüyorsunuz?

Her yıl tüm Boyner Grup şirketlerinin sosyal yatırım ve sürdürülebilirlik performanslarının ölçümlendiği ve kamuoyuyla paylaşıldığı Sürdürülebilirlik Raporu yayımlanıyor. Burada Boyner Büyük Mağazacılık’ın çevresel, sosyal ve sürdürülebilirlik alanlarındaki performansımızı tüm paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Çok yaygın bir ağımız bulunuyor. 100’e yakın mağazamız, online ve offline olarak 250 milyon ziyaretçimiz var. Yani çok sayıda insana dokunan bir iş yapıyoruz. Toplumla organik bir bağımız bulunuyor. KSS çalışmalarımız toplumla bağımızı daha da güçlendiriyor. İklim değişikliğinden göçlere, ekonomideki değişimlerden dijital dönüşüm ve tasarruf bilincine kadar yaşadığımız global trendlerin toplumlar üzerinde bir etkisi var. Bu mega trendlerin ve bu trendlerle birlikte doğan diğer alt problemlerin çözüm sürecinde markalara düşen yeni sorumluluklar olduğunu düşünüyoruz. İnsanlar artık iyi kalpli, hayata değer katan markalar görmek istiyor ve bu profile uyduğunu düşündüğü markalarla daha yakın ilişkiler kuruyor. Bizim ölçüm kriterimiz, sunduğumuz ürün ve hizmetlerden sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar farklı alanlarda yaptığımız çalışmaların sonucunda insanların “İyi ki Boyner var” demesi. Bu değerlendirmeyi duydukça doğru yolda olduğumuzu düşünüyoruz. 

Özellikle ekonomik zor dönemlerden geçerken şirketlerin ilk yaptığı, KSS gibi projeleri bitirmek oluyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, devam etme kararını nasıl aldınız? 

Ben uzun yıllardır Boyner Grup’ta çalışıyorum. Çok krizler ve zor zamanlar gördük. Sorumluluk, işler iyi gittiğinde hissedilecek bir şey değil. Ekonomik olarak zor dönemlerde KSS projelerini bitirmek bir yana, tam tersi daha da yoğunlaştırmak gerektiğine inanıyoruz. Ekonomide yaşanan değişimlerden şirketler, dernekler, kurumlar, insanlar kısacası tüm toplum etkileniyor. Bu etkiyi olumlu yönde yapılandırmak için KSS’ye öncelik vermek gerekiyor. Değişim dönemleri gelir geçer ama önemli olan bu süreçte insanların üzerinde bıraktığınız izdir. 

Önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığınız projeler var mı? Bunlar hangi alanlarda olacak?

Önümüzdeki dönemde mevcut projelerimize ek olarak toplumsal fayda yaratan projelere ve gençlere destek olmaya devam edeceğiz. Hatta bunlardan ilkini 10 Kasım’da 5 üniversite öğrencisiyle hayata geçirdik. 5 öğrenci gencimiz, kolektif bir çalışmanın sonrasında 8 saat gibi kısa bir sürede bin 500 rubik küple Ulu Önder Atatürk’ün 2X2 metre ebadında portresini yaptı. Şu anda merkez ofisimizde sergilediğimiz bu çalışmayla gençlerimizin kendilerini ifade etmelerine aracı olduk. Aralık ayı içinde üniversite öğrencileriyle farklı alanda çalışmalarımız devam edecek. 

Sizce KSS, şirketlere ne katıyor? Sizin şirketiniz özelinde size nasıl bir itibar getirdiğini düşünüyorsunuz? 

Biz yaptığımız işle müşterilerimizin ve toplumun refahına, mutluluğuna, istihdama önemli bir katkı sağladığımızı düşünüyoruz. KSS projeleriyle de işimizle dokunamadığımız alanlara sosyal yatırımlar yaparak toplumsal ilerlemeye daha fazla destek olmak istiyoruz. 

KSS’yi kurum DNA’sına yaymak için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? 

İşin anahtarı bu konunun işin organik bir parçası olarak görülmesi, sahiplenilmesi ve gönüllülükte diye düşünüyorum. Sorumluluk temel değerimiz. Yalnızca topluma karşı değil, çalışanlarımıza, tedarikçilerimize kısacası tüm paydaşlarımıza karşı sorumluluk bilinciyle hareket ediyor, onların da projelerimiz içinde yer almasını önemsiyoruz. Gönüllülük ve çalışan katılımı çok önemli. Bizim projelerimizin önemli bölümü zaten çalışanlarımızın öneri ve sahiplenmesiyle gerçekleşiyor. 

Türkiye’de en çok hangi konularda KSS projelerine ihtiyaç olduğunu düşünüyorsunuz? 

Eğitim, toplumsal eşitlik, kadınların iş hayatına daha çok katılması, çevre, sanatın, sporun desteklenmesi ilk akla gelen konular arasında yer alıyor. 

Size göre Türkiye’de KSS projelerinin başarılı olması için şirketlerin neler yapması gerekiyor? Ne tip projelerin başarı şansı daha düşük oluyor? 

Yapılan KSS çalışmasının markanın vizyonuna uygun olması, sürdürülebilir bir şekilde tasarlanması ve projeye şirketin bütününün kültürel olarak sahip çıkması büyük önem taşıyor. Marka kültürüne ve vaadine uygun projeler, toplumda bir karşılığı olan sosyal, çevresel, ekonomik etki yaratabildiği gibi markanın itibar sağlayabileceği iletişim ihtiyaçlarına da zemin hazırlıyor. Bu bir kültür işi… Diğer türlüsü samimi ve gerçek olmuyor. Ticaret başka bir şey ama bunu belli bir samimiyet ve gerçeklik içinde yapmazsanız sürdürülebilir olmuyor. Sosyal sorumluluk projelerinin özünde; gerçek, samimi ve amaca yönelik olması var. Bu projeler, parayla satın alınabilecek bir şeyin peşinde değil. İnsani değerleri içerir, vicdanı ve ihtiyacı barındıran sebeplerle ortaya çıkar.


Sorumlu ürünler

Pembe top’a katkı 
Kendi projelerimizin dışında, sosyal sorumluluk projelerinde kolektif çalışmanın önemine inanıyor ve farklı markaların projelerini destekliyoruz. Bunlardan biri, Anadolu Grubu’nun “Pembe Top Sahada” projesi oldu. İki yıldır destek olduğumuz bu projede mağazalarımızda ve diğer iletişim mecralarımızda erken tanı mesajlarını kadınlara ulaştırdık. Diğer yandan seçili mağazalarımızda ve boyner.com.tr’de pembe top satışı yaparak farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Pembe topların satışından elde edilen gelir ise maddi güçten yoksun kadınların ücretsiz meme kanseri muayenelerinde kullanılmak üzere bu alanda faaliyet göstermeye yetkili kurumlara bağışlanacak.
121 bin TL gelir Devam eden projelerimizin yanı sıra 2016 yılında Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı’nın (ÇYDV) Karikatürist Piyale Madra çizimleriyle oluşturduğu “Pİ Koleksiyonu” Boyner mağazalarında satışa sunuldu. Karikatürist Piyale Madra’nın özel olarak tasarladığı çanta, kupa, tişört, kitap ayracı ve defterlerden oluşan koleksiyon, 2017 yılında yeni eklenen parçalarla birlikte 17 satış alanında müşterilerimizle buluştu. Proje kapsamında 2016-2017 yıllarında bin 168 adet ürün satıldı ve ürünlerin satışlarından elde edilen 121 bin TL gelir vakfa aktarıldı.



145 bin kıyafet toplandı


Askıda İyilik Lokman Hekim Vakfı’yla iş birliği yaptığımız iki önemli proje var. İhtiyaç sahiplerine ulaşmak ve müşterilerimizi de bağışçı olarak projeye dahil edebilmek amacıyla Askıda İyilik projesine başladık. 2016’dan bu yana, 38 şehirde 113 mağazada uygulanan Askıda İyilik projesinde, maliyetin yarısını müşteriler yaptıkları “Askıda İyilik” bağışlarıyla karşılıyor. Boyner Büyük Mağazacılık da kalan yarısına destek oluyor. 1 Askıda İyilik paketi mağazalarımızda 30 TL’ye satılıyor. Askıda İyilik projesiyle bugüne kadar yaklaşık 45 bin ihtiyaç sahibine 100 bin adet ürün ulaştırıldı. 30 binin üzerinde müşterimiz bu iyilik hareketine katıldı.
İyiliğe Dönüştür 2014 yılında başlayan İyiliğe Dönüştür projesi kapsamında, Boyner mağazalarına ve Boyner Grup şirketlerine geri dönüşüm kutuları konuldu. Proje başlangıcından bu yana 145 ton ürün toplandı. 110 ton kıyafet temizlendi ve bunlardan 90 tonu ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Geriye kalan 20 ton da kermeslerde satıldı ve elde edilen gelir, Lokman Hekim Vakfı aracılığıyla 40 sağlık bilimleri öğrencisine eğitim bursu olarak aktarıldı. 27 ton tekstil atığı ipliğe, 7 tona yakın tekstil atığı ise enerji santrallerinde enerjiye dönüştü. Buradan elde edilen gelir de burs fonuna aktarıldı. 1 ton plastik ve aksesuar yeni hammaddeye dönüştürüldü. Böylece toplanan ürünler yüzde 100 dönüştürülmüş oldu. Sosyal girişimler Bu projelerin yanı sıra www. bulusum.biz platformunda yer alan sosyal girişimlere başlangıç sermayesi desteği veriyoruz. “Sesli Durak”, “Free Park“ ve “be good to me” şu ana kadar desteklediğimiz sosyal girişim projeleri. Bu girişimler, engelli yurttaşların kamusal yaşamda karşılarına çıkarılan engelleri ortadan kaldırmaya yönelik iki farklı uygulama içeriyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz