"Seçim öncesinin kritik soruları"

Alp Keler, "TL ağırlıklı portföy öneriyoruz. Borsada iç piyasaya yönelik üretim yapan ve temettü verimi yüksek hisseler portföylere alınabilir" diyor

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Seçim öncesinin kritik soruları


2011 yılında Merkez Bankası'nın faiz indirimleri ve bankalara r^T munzam karşılıkların artırılması ile birlikte dalgalı bir trende giren piyasalar, MENA (Ortadoğu ve Kuzey Afrika) Bölgesi'nde yaşanan gelişmeler sonrasında petrol fiyatlarında yaşanan yükselişi de fiyatladı. Yine Japonya'da meydana gelen deprem ve tsunami felaketi sonrasında dünya piyasalarındaki hareketler de yakından izlendi. Bu süreçte gösterge faiz yüzde 9 seviyesinin, dolar kuru 1,60'ın üzerine çıktı, altın tarihi zirvesi olan 1,440 dolar seviyelerini gördü. İMKB-100 Endeksi 58.000 desteğine geriledi. Sonrasında ise Türkiye piyasaları, gelinen düşük değerlemeler ve petrol fiyatlarındaki gerilemeyle birlikte gelişmekte olan diğer piyasalara göre hızlı toparlandı. Mart ayı PPK (Para Piyasası Kurulu) toplantısında ise Merkez Bankası, faizleri sabit tutarken sürpriz şekilde munzam karşılık oranlarını yüzde 15'e çıkardı. Bunun sonucunda piyasadan 19,1 milyar lira bir para çıkışı olması bekleniyor. Piyasaların MENA Bölgesi'ndeki ve Japonya'daki gelişmelerle içeride MB politikaları çerçevesinde gelişmeleri yakından izlemesi gerektiğini söyleyen Ak Portföy'ün yeni genel müdürü Alp Keler, seçim öncesi süreçte yatırımcılara TL ağırlıklı portföy öneriyor. Keler'in seçim sürecine girilirken piyasa beklentileri ve yatırımcılara tavsiyeleri şöyle:

NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Seçimlere kadar olan süreçte, iç dinamiklerden kaynaklanan ve takip edilmesi gereken önemli konuların başında nisan ayında yapılacak TCMB başkanlığı seçimleri, yine nisan ayında gerçekleştirilecek G-20 zirvesi olacak. Küresel emtia fiyatlarındaki önemli artışlardan sonra nasıl bir grafik çizeceği merak edilen enflasyona ilişkin Enflasyon Raporu izlenecek. Yoğunlaşması beklenen hisse senedi halka arzları piyasadan para çıkışlarına neden olabilir. TL ve yabancı para cinslerinden farklı vadelerde ihraç edilebilecek banka bonoları ve ihraçların faiz piyasasına etkileri izlenmeli. Ayrıca TCMB'nin yakından takip ettiği ve politika kararlarını dayandırdığı cari açık, kredi ve mevduat gelişmeleri de önemli. Mayıs ayı itfa programının yüklü olmasıyla beraber faiz piyasasındaki gelişmeler, yatırımcıların odağında olacak.

MERKEZ BANKASI'NIN POLİTİKASI
Yatırım yapılabilir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Türkiye'nin yükselen cari açığından dolayı TCMB, 2010 yılı son çeyreğinden itibaren çıkış stratejisi çerçevesinde çeşitli önlemler almaya başladı. TCMB, 23 Mart 2011 tarihinde yapılan son Para Politikası Kurulu'nda da zorunlu karşılık oranlarında önemli bir artış yaparak kredi kanalı yoluyla iç talebi ve dolayısıyla enflasyonu ve cari açığı kontrol altına almak yönündeki kararlılığını bir kez daha gösterdi. Zorunlu karşılıklarda yapılan son artışla birlikte, bankalar 14 Nisan tarihinden itibaren TCMB nezdinde günlük olarak yaklaşık 66 milyar TL zorunlu karşılık tutacak.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz