"Tara'nın hayatını değiştiren an"

Şarık Tara,Bir şirketin cirosunun en az yüzde 30'unun, en fazla yüzde 70'inin yurtdışı işlerden gelmesi gerektiğine inanıyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Tara'nın hayatını değiştiren an

İnşaat sektörünün duayeni Şarık Tara, Türk iş dünyasının önemli figürlerinden. Eniştesi rahmetli Sadi Özçelik ile kurduğu Enka ise yurtdışında imza attığı sayısız projeyle Türkiye'nin az sayıdaki global şirketlerinden...
Halihazırda 30'dan fazla ülkede taahhüt işleri yapan Enka, çok sayıda yabancı ortakla, çok değişik pazar koşullarında çalışıyor. Binlerce mühendisi, Sibirya'dan Güney Afrika'ya dünyanın çeşitli yerlerinde otoyol, baraj, fabrika projelerinde görev yapıyor. Ama bu tablo, 54 yaşında şirketin yönetimini oğlu Sinan Tara'ya bırakan, tecrübeye değil yeniliğe inanan Şarık Tara için oldukça sıradan. Çünkü o, buna bir felsefe olarak bakıyor. "Bugün bir şirketin cirosunun en az yüzde 30'u, en fazla yüzde 70'i yurtdışından gelmeli" diye konuşuyor. Şarık Tara ilk yurtdışı işini, 1950'li yıllarda, Türkiye'de pasaport almayı bile bilmezken Almanya'da pazarlık yapıp Libya'da aldı. Dünyanın bugünkü kadar küçük olmadığı yıllarda, adını bile ilk kez duyduğu ülkelere gözü kapalı gitti, dev fabrikalar, otoyollar inşa etti. "Nasıl başardınız?" sorusuna çok düşünmeden basit bir yanıt veriyor: "Çok çalıştım, işimi iyi yaptım" diyor.

Çalışan kazanır!

Makedonya'nın başkenti Üsküp'te doğan Şarık Tara, Türkiye'ye 12 yaşında gelmiş. O günleri, "Üsküp'te hali vakti yerinde zengin bir ailenin çocuğuyken Türkiye'ye gelince çok sıkıntı çektik. Hem okuyup hem çalıştık. Ama sıkıntımızı dışarıya hiç belli etmedik" diye anlatıyor. 1951 yılında İTÜ'den mezun olan Tara, iyi bir mühendis olmasını da 8 yıl boyunca okuldan kalan tüm zamanlarda çalışmış olmasına bağlıyor: "Üniversitedeyken yazın 4 ay şantiyede, şubat tatilinde de ofiste çalışırdım. Üniversiteden, işin pratiğinin büyük bir kısmını bilerek mezun oldum." Tara Enka'yı, mezuniyetinden sonra okul arkadaşı olan eniştesi rahmetli Sadi Özçelik ile birlikte kurdu. Enka'yı kurduktan sonra 10 yıl çok sıkı çalıştıklarını anlatıyor ve ekliyor: "24 saat aralıksız çalışırdık. 48 saat, hatta bir defa 72 saat çalıştığımız oldu, beni kumlar üzerinde bulmuşlar. 10 yılda 4 gün hariç tatilimiz olmadı." İlk yıllarda pek çok zor işin üstesinden gelen ikili, çalışmalarının karşılığını Enka'nın hızlı yükselişiyle almış. Tara, "Enka 60'lı yıllarda çok meşhur bir şirket oldu. Çok büyük fabrikalar yapmaya başladık. Good-year'ın, Uniroyal'ın fabrikalarını yaptık."

İlk iş Libya'da
Şirketin dönüm noktası ise İstanbul Boğaz Köprüsü projesi ve çevre yolları işini alması olmuş. 3 viyadüğün inşaatı, ilk yabancı ortakla çalışmasının yolunu açmış. Tara, "Viyadük nasıl yapılır bilmediğimiz için yabancı ortağa ihtiyacımız oldu. Biz de Almanya'nın iyi bir firmasıyla ortaklık yaptık. Yabancılarla olan münasebetimiz burada başladı" diye anlatıyor.

1. köprü projesi çok zor bitmiş, Alman ortak memnun ayrılmamış. Ardından Gebze viyadükleri işi gelmiş. Bu iş için yeni bir ortak ararken Şarık Tara, o zamanlar onların lisansıyla Pimaş borularını ürettikleri Alman şirketten bir arkadaşından haber almış. Tara, 1970'deki bu gelişmeyi ve sonrasını söyle özetliyor: "Bana, 'Bir arkadaşım var senle görüşmek istiyor' dedi. Almanya'ya görüşmeye gittim. Arkadaşımın ofisinde küçük bir odada bugün dostum olan Bay Hager ile buluştuk. Libya'daki projelerini anlattı ve demir bağlama, beton dökme ve kalıp işlerini yapıp yapmayacağımı sordu. Yaparım dedim. Halbuki bırakın yurtdışında iş yapmayı, pasaport almasını bile bilmiyorduk. Oturduk pazarlık yaptık, hakikaten iyi fiyatlarla anlaştık ve Libya'daki işe başladık."

"Bay Joint Venture"
Enka, Libya'daki projeden iyi bir para kazandı ve zaman içinde taşeronluktan vazgeçti. Şarık Tara, o yıllarda en büyük sıkıntının teminat mektubu almak olduğunu anlatıyor: "Yabancılar, Türk bankalarının teminat mektuplarını kabul etmiyordu. Biz de ortaklık yapmaya başladık. Ama işin neredeyse tamamını biz yapıyorduk ama mektup nedeniyle ortaklığımız yüzde 30'da kalıyordu. Yine de memnunduk" diye konuşuyor. Enka büyüyüp yurtdışında rüştünü ispatladıkça pek çok sorun da ortadan kalkmış. Şarık Tara, bu dönemi şöyle anlatıyor: "Libya'daki ilk işimiz zannedersem 6-7 milyon Mark tutarında bir işti. Fakat sağlam işti, neredeyse yüzde 50 kazanıyorduk. Bir Alman bankasında paramız oldu. Havaya girdik. Çünkü o zamanlar yurtdışına çıkarken yanınıza çok az para alabilir ya da başkalarıyla transfer ettirir, sevmediğiniz işler yapmak zorunda kalırdınız."
Enka'nın yurtdışında başarılı olmasında Şarık Tara'nın sevilen, uyumlu bir insan olmasının da rolü büyük. "Biz hiç problem çıkarmayız, hep anlaşırız. Bazen de gözümüzü kapar kavga edeceğimize böyle daha iyi deriz" diyen işadamı, bu yaklaşımın ortaklık kurmada çok faydasını gördüğünü söylüyor ve ekliyor: "Çok ortaklık yaptık. Hatta bana bir ara Mr. Joint venture diyorlardı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz