Telaşsız yumuşak büyüyeceğiz

Zeynep Erkunt’la şirketin yola çıkış hikayesini, bugün geldiği noktayı ve gelecek hedeflerini konuştuk.

1.08.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Telaşsız yumuşak büyüyeceğiz


Capital: Şirketiniz önceleri makine sektöründe faaliyet gösterirken traktör üretimeye nasıl karar verdiniz? Bu konu nasıl ilginizi çekti?
- 1953 yılında kurduğumuz bir döküm fabrikamız vardı. 24 yıl orada çalıştım. Orada çalışırken babam hep “Bir nihai ürün yapsak, ama ne yapsak, bize yakın olan sektör ne olabilir” diye düşünüyordu. Ben eşimle beraber döküm fabrikasında çalışıyordum. Bir gün eşim babama, “Traktör üretsek mi” dedi. Babam ofikre bayıldı, çünkü Türkiye’ye ait bir traktör markası yoktu. Var olan 5 üretici de lisanslı üretim yapıyordu. 2000 yılında “Biz de bu işe girelim” dedik. Tarlaları dolaştık, çiftçilerle konuştuk, “Yeni bir traktör çıksa ondan neler beklerdiniz” diye sorduk. Bu şekilde 3 yıl boyunca bilgi topladık. 2003 yılında bir prototip çıkardık. Az yakıt tüketiyor, çok güçlü ve verimli çalışıyor. Şirketi kurduk. Traktörlere numara vermeyelim, isim verelim dedik. Tek tek “kısmet, bereket, nimet” gibi isimleri seçtim. 2004 yılında son şekli ile traktörü çıkardık.

Capital: Peki ilk etapta hangi hedef ve beklentilerle yola çıkmıştınız?
- Ben bir hayal kurdum: “Üretim tıkır tıkır işlemeye başlayınca dökümdeki gibi üretimin yüzde 25’ini ihraç edeceğim. Sonra bunu yüzde 50’ye kadar çıkaracağım” diye. Orada çok fena geri adım atmak zorunda kaldım. Türkiye’de marka olmak için ihracatı bir yere bıraktık. İhracatı en fazla yüzde 5 civarında tutacağız. 2015 sonrasında ihracatı artırmaya başlarız.

Capital: Bugün Erkunt Traktör nasıl bir büyüklüğe ulaştı?
- 2011 yılı ciromuz 300 milyon TL civarındaydı. Geçen yıl ihracatı, cironun yüzde 4’ü kadar sınırladık. Çünkü Türkiye’de müthiş bir talep var. Öncelikle Türk çiftçisinin talebine karşılık vermek istedik. İhracatı istesek çok artırabiliriz, ama Türkiye’den fedakarlık yapmak istemiyoruz. Hedefimiz çok iyi bilinen markalardan biri olmak. Şu anda 3 vardiyada 13 bin küsur traktör üretimi yapacak kapasiteye sahibiz. Genel olarak pazar düşecek olsa da yeni modellerle daha çok talep yaratmayı hedefliyoruz. Geçen yıl sektörde 60 bin traktör satıldı, biz 6 binin üstünde sattık. Bu yıl 40 bin traktör satılacak, biz yine 5-6 binlerde satacağız. Pazarın yüzde 15’i olacak. Sayı değişmeyecek ama pazar payımız artacak.

Capital: Peki pazarın lideri konumuna ne zaman ulaşacaksınız?
- Birincinin pazar payı yüzde 52. Onu yakalamak kolay değil. Ama 2-3 yıl içinde ikinciliğe otururuz. Sonra onlarla nasıl rekabet ederiz diye çaba sarf ederiz. Ama pazarda 31 tane marka var. Mutlaka hepsinin büyüme stratejisi vardır.

Capital: Türk çiftçisini iyi tanıdığınızdan bahsettiniz. Sizden neler talep ediyorlar?
- Her çiftçi gibi Türk çiftçisi de toprağının ve ikliminin şartlarına ve kendi boyuna posuna uygun traktör istiyor. Bizim Türk insanının beden ölçüleri 3 aşağı 5 yukarı bellidir. Biz selvi gibi bir millet değiliz. Türk çiftçisi yapılıdır da dolayısıyla kabinin içini ya da platformun üzerini hazırlarken bile ulaşabileceği bacak boyu, beden genişliği gibi detaylara dikkat ediyoruz. Her türlü ince düşünce çiftçiye rahatlık sağlıyor. Ayrıca Ege’nin toprağı ile doğunun toprağı çok farklı. Bunları çok iyi bilmek gerekir. Örneğin, Bulgaristan’daki çiftçiler, bir traktörün arkasına 3 farklı ekipman bağlamak istiyor. Bizde uzun yıllar böyle bir talep yoktu. İhracat için Bulgaristan’a gittiğimizde böyle bir geliştirme yaptık, ürünümüzü öyle götürdük. Sudan’da buğdaylar çok boy verir. Bu yüzden buğday tarlasına girmek için orada çok yüksek lastik istediler. Biz de oturduk 5-6 ay süren teknik çalışma yaptık.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz