"Yapı Markette Sıra Anadolu’da"

Praktiker, Türkiye’nin en büyük yapı marketlerinden biri. Sektördeki 32 mağazadan 8’ine sahip. Şirketin Türkiye genel müdürü Werner Müler, bu sayının çok az olduğunu söylüyor. “Avrupa standartların...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Yapı Markette Sıra Anadolu’da

hedPraktiker, Türkiye’nin en büyük yapı marketlerinden biri. Sektördeki 32 mağazadan 8’ine sahip. Şirketin Türkiye genel müdürü Werner Müler, bu sayının çok az olduğunu söylüyor. “Avrupa standartlarına göre her 500 bin kişi için bir mağaza gerekiyor” diye konuşuyor. Organize yapı marketlerin Pazar payının sadece yüzde 5 olduğunu, pastanın ise çok büyük olduğuna dikkat çekiyor. “Önümüzdeki yıldan itibaren büyümeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz, her yıl en az 1, mümkünse 3 mağaza açmak” diyor. Büyümede yeni hedefin ise 3 büyük ilin yanı sıra, Antalya ve Marmaris gibi kıyı şeridi, Karadeniz ve Anadolu olduğunu söylüyor.

Yapı marketler aslında Türkiye için son derece yeni bir kavram. Ev dekorasyonu, inşaat gibi işlerde daha küçük işletmeler ve nalburlar yoğun olarak tercih ediliyor. Ancak, son yıllarda birbiri ardına pazara giren yapı marketler Türk tüketicisinin ilgisini buralara çekiyor.

Praktiker, Almanya’nın ikinci büyük yapı marketi. Türkiye’deki ilk yatırımlarını 6 yıl önce İstanbul’da gerçekleştirdi. Ardından Ankara, İzmir, Konya, Adana ve Gaziantep’te mağazalar açtı. Şu anda 6 ilde 8 mağaza ile hizmet veriyor.

2 yıl önce Praktiker Türkiye genel müdürlüğüne gelen Werner Müler, yapı marketlerin pazar payının yüzde 5 olduğunu, pazardaki ticaretin büyük bir kısmının yapı marketleri haricindeki işyerlerinde döndüğünü söylüyor. Ancak, kendilerinin daha farklı bir konseptte ve daha geniş çapta hizmet sunmaya çalıştıklarını belirtiyor. Ayrıca toplam 32 olan yapı market mağaza sayısının yetersiz olduğunu da vurguluyor.

Pazarda kaçınılmaz olarak bir rekabet olduğunu söyleyen Müller “Konuya yapı marketleri çerçevesinde bakarsak tüm oyuncular ürün ve fiyat anlamında birbirini kolluyor doğal olarak. Ama bizim kendi içimizde büyüme hedefimiz var. Kendimizle daha çok rekabet ediyoruz” yorumunu yapıyor.

Türkiye’de 2005’in Mayıs ayında faaliyete geçmesi beklenen Ikea ile konseptlerinin farklı olduğuna dikkat çeken Müler, Ikea’nın gelişiyle varolan planlarında değişiklik yapmadıklarının da altını çiziyor.

Praktiker Türkiye Genel Müdürü Werner Müler, Capital’e Türkiye yapı market pazarını, tüketici tercihlerini, Praktiker’in yatırım planlarını ve pazarda hakim olan trendleri değerlendirdi:

Praktiker’in bugün Türkiye’deki konumundan ve operasyonlarından bahsedebilir misiniz?

Praktiker 6 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Şu anda sektörümüzün pazar lideriyiz. İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Konya, Gaziantep olmak üzere 6 büyük kentte 8 mağazamız var. Buradan anlaşılacağı üzere, Anadolu’da da yer alıyoruz. Türk tüketicilerinin bizden talep ettiği ürünlerle onlara en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz.

Tüm mağazalarımız toplam 60 bin metrekare alan üzerine kurulu. Her zaman büyük alanlar üzerine kurulu mağazaları tercih ediyoruz. Bin 100’ün üzerinde çalışanımız var. 2003 yılı ciromuz 55 milyon Euro idi. 2004 yılında da oldukça iyi bir performans sergiliyoruz. Önümüzdeki yıllarda da benzer düzeyde gelişmeler bekliyoruz.

Praktiker’in Türkiye’de 2005 yılı hedefleri neler?

2005 yılında müşterilerimize yine geniş bir ürün portföyü ile, çeşitli fiyat aralıklarında ev ve bahçelerini yenilemeleri, iyileştirmeleri için ihtiyaç duyabilecekleri her türlü ürünü iyi bir servis ile birlikte sunabilmek istiyoruz.

Bizim için müşterilerimizin ihtiyaçlarına cevap verebilmek çok önemli. Bu sebeple bu yıl mağazalarımızı yenilemeye başladık. Müşterilerimizin alışverişlerini daha kolay yapabilecekleri, istedikleri ürün ve markaları daha kolay bulabilecekleri, yorulduklarında dinlenebilecekleri cafe alanları içeren, istedikleri taktirde usta, nakliye ve montaj hizmeti de alabilecekleri, daha sıcak bir Praktiker yaratmayı amaçladık. İstanbul, Adana ve İzmir mağazalarımızı bitirdik. Ankara, Gaziantep ve Konya mağazalarımızı da önümüzdeki yıl yenileyeceğiz. 

Hizmetin yanında kaliteli ürün-iyi fiyat ile ödeme kolaylığı çeşitliliği içeren bir politika da izlemeyi hedefliyoruz. Çünkü, önemli olan kaliteli bir ürünü iyi fiyatla ve uygun ödeme koşulları ile sunabilmek. Önümüzdeki yıldan itibaren büyümeyi amaçlıyoruz. Metro Group’un da benimsediği gibi her yıl en az 1, mümkünse de 3 mağaza açmak istiyoruz.

Türkiye’de yapı market sektörüne ilk giren şirket hangisiydi? Şu anda pazarda kaç şirket faaliyet gösteriyor?

Bauhaus, bu pazara giren ilk şirketti. Ancak sadece İstanbul’da mağazaları var. Mr. Bricolage birkaç mağaza açmıştı geçmişte ama şu anda pazarda değiller. Bugün pazarda Praktiker, Bauhaus, Koçtaş ve Tekzen faaliyet gösteriyor.

Toplam kaç mağaza var?

Praktiker’in 8, Bauhaus’un 3, Koçtaş’ın 5, Tekzen’in ise 16 mağazası var. Ancak, bu 16 mağaza da küçük boyutta, 2 bin metrekare ile 4 bin metrekare arasında değişiyor büyüklükleri. Tezken şimdi Ankara’da yeni bir mağaza açtı.

Sizce pazarda yer alan tüm yapı marketlerin mağaza sayısı Türkiye için yeterli mi?

Hayır, ben bu rakamın yeterli olduğunu düşünmüyorum. Çok daha fazla sayıda mağaza olması gerekiyor. Sadece İstanbul’da 15 milyon insan yaşıyor. Diğer illerde de çok az sayıda yapı market var. Dolayısıyla, daha çok sayıda mağazaya ihtiyaç var.

Avrupa standartlarına göre her 500 bin kişi için bir mağaza gerekiyor. Bu da sadece İstanbul’da bile daha pek çok mağaza açılabileceği anlamına geliyor.

Yapı market pazarının potansiyeli nedir?

Kesinlikle pazarda son derece büyük bir potansiyel var. Bunun nedeni de son derece basit. Türkiye çok büyük bir ülke. Kalabalık ve genç bir nüfusu var. Herkes kendine göre güzel bir eve sahip olmak, bunu yaparken de bütçe ekonomisi yapmak ve ihtiyaç duyulan ürünleri en az zahmet ile bulabilmeyi istiyor. Biz de tam olarak bu amaca hizmet eden bir konseptle ürünleri sunuyoruz.

Türkiye’de bu pazarda yer alan daha küçük çaptaki, organize olmayan işyerlerinin, örneğin nalburların büyüklüğü nedir?

Pazardaki ticaretin büyük bir kısmı yapı marketleri harici işyerlerinde dönüyor. Bunlar arasında oldukça güçlü ve organize olanları da var. Özellikle de İstanbul’da büyük mobilyacılar, nalburlar, ayrıca bu tip firmaların yoğun bulunduğu semtler var.

Ama bizim konseptimize baktığımızda biz insanlara daha geniş bir kapsamda hizmet sunmaya çalışıyoruz. Praktiker’de çok çeşitli ürünü tek çatı altında, garantisiyle, ödeme kolaylıklarıyla, hizmet kalitesiyle sunmak gibi farklı bir hedefimiz var.

Praktiker olarak hangi şehirlerde büyümeyi planlıyorsunuz? Hangi şehirlerde potansiyel var?

Önümüzdeki 10 yıl için belirlenmiş ve net olan bir genişleme planımız var. Büyük şehirlere ve kıyı şeridine odaklanıyoruz. Bunlar arasında İstanbul, Ankara ve İzmir bulunuyor. Buralarda daha fazla mağaza açacağız. Ardından kıyı bölgelere yönelmeyi düşünüyoruz. Marmaris, Antalya gibi yerlerde büyük fırsatlar var.

Anadolu’da Konya, Gaziantep ve Adana’dayız. Şu anda bu bölgelerde operasyon içinde olan tek yapı marketi biziz. Henüz Karadeniz Bölgesi’nde yokuz.

Biz çalışma şekli olarak önce fizibilite çalışması yapıyoruz, potansiyeli ölçüyoruz. Eğer bir potansiyel görüyorsak o zaman belirli bir plan içerisinde mağazalarımızı açmaya başlıyoruz.

Metro Group’un dünya başkanı Dr. Körber Türkiye’ye geldiğinde bir arsa sorunundan bahsetmişti. Büyümenizi etkileyen böyle bir sorun var mı?

Dr. Körber herhangi bir mali sorundan bahsetmemişti. Yatırım için doğru yerlerde yeterli büyüklükte alan bulmakta zorlanıldığını söylemişti. Metro Group’un arazi standartları var. Biz 20-40 bin metrekare arasında büyüklüğe sahip arazilerle ilgileniyoruz. Bu arazileri bulmak da çok zor. Bu konuda hükümetle de görüşmeler sürüyor, ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar.

2004 yılında yapı market pazarının büyüklüğü neydi? Nasıl bir performans gösterdi?

Organize olan yapı marketlerin pazar payı yüzde 5’in üzerinde. Bu elbette küçük bir pay. Pasta ise oldukça büyük. Ancak, pazar 2004 yılında iyi bir performansa sahipti diyebilirim.

Rakiplerinizi izliyor, mağazalarını ziyaret ediyor musunuz? En yakın rakibiniz kim?

Evet elbette bunu yapıyoruz. Gidip her şeyi kontrol ediyoruz. Ama eminim onlar da gelip bizim mağazalarımızı inceliyorlardır. Ama bu zaten perakendede son derece normal bir davranış biçimidir. Böylelikle diğer rakiplerinizin de nasıl geliştiğini görme şansınız oluyor.

İstanbul’da en yakın rakibimiz Bauhaus.

Pazara başka yabancı ya da yerli oyuncular girebilir mi? Onlara da yer var mı pazarda?

Tabii girebilir. Bugün Türkiye’de yapı market pazarında yeni yatırımlar için oldukça fazla yer var. Ama şu anda Türkiye’de yatırım yapmayı planlayan bir yabancı şirket olup olmadığını bilmiyorum.

Bugün İngiliz Kingfisher’in Koçtaş ile ortaklığı var. Bir başka büyük Alman grubu Obi’nin bildiğim kadarıyla Türkiye’ye girme planı yok. En azından önümüzdeki 1-2 yılda başka yabancı yatırımcının pazara girmesini beklemiyoruz.

Türk tüketicilerini nasıl görüyorsunuz? Son yıllarda yapı marketlerdeki alışveriş alışkanlıklarında ne gibi değişimler gözlediniz?

Son yıllarda mağazalarımıza çok sayıda yeni müşterinin geldiğini görüyoruz. Bizim konseptimiz onların ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde. Müşterilerimize finansal olanaklar ve hizmet olanakları sunuyoruz. Mağazamıza perde bölümünü de dahil ettik.

Müşterilerin ürün kalitesine giderek daha fazla önem verdiklerini görüyoruz. Yapı market müşterilerinin sayısı her geçen gün artıyor. Biz müşteriye çok önem veriyoruz ve tamamen onlara odaklanıyoruz. Türkiye’nin her anlamda büyük bir potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz.

Dünya yapı market sektörünü değerlendirebilir misiniz? Burada hakim olan trendler neler? Bu pazarda hızlı bir büyüme var demek olanaklı mı?

Yapı marketlerin en büyük pazarı ABD. Ama Avrupa’da da oldukça güçlü yapı marketler var. Biz de bu güçlü ülkeler arasında yer alıyoruz. Doğu Avrupa’da pazar lideriyiz. Önümüzdeki yıllarda Ukrayna, Rusya gibi ülkelere de genişlemek istiyoruz. Güney Avrupa’da Yunanistan’da son derece başarılıyız. Yunanistan’ın konsepti Türkiye ile son derece benzer.

IKEA’NIN GELİŞİ PLANLARIMIZI DEĞİŞTİRMEDİ

Türkiye’de yapı market pazarında nasıl bir rekabet var? Ikea gibi bir oyuncu da pazara giriyor. Etkileri ne olacak? Buna yönelik önlemler aldınız mı?

Öncelikle Ikea’nın veya diğer oyuncuların Türkiye pazarına girişi hem pazar için hem de bizim için son derece olumlu bir gelişme. Ikea ağırlıklı olarak ev gereçleri üzerine odaklanmış bir marka, mobilya ve dekorasyon ürünleri daha çok. Biz ise yapı marketi olarak müşterilerimize daha farklı bir konsept sunuyoruz. Örtüşen ürünler olduğu gibi, birbirini destekleyen ürünlerimiz de var. Ikea’nın pazara girişi üzerine varolan planlarımızda değişiklik yapmadık. Biz çok iyi organize olmuş bir şirketiz. Uzun yıllardır bu pazardayız ve deneyimimiz de oldukça fazla.

Praktiker bugün dünyada 9 ülkede 366 mağazayla faaliyetlerini sürdürüyor. Her rakiple rekabet edebilecek güce sahibiz. Müşterilerimize iyi kalite ve uygun fiyatlar sunma olanaklarımız var. Pazarda elbette bir rekabet var ve olacak da. Konuya yapı marketleri çerçevesinde bakarsak tüm oyuncular ürün ve fiyat anlamında birbirini kolluyor doğal olarak. Ama bizim kendi içimizde büyüme hedefimiz var. Kendimizle daha çok rekabet ediyoruz. Kendi içimizde en iyi duruma gelirsek rakiplerle de en iyi şekilde rekabet edebiliriz.

İNŞAAT SEKTÖRÜ YAPI MARKETLERE YÖNELEBİLİR

Yapı marketler inşaat sektörüne fiyat, ürün çeşitliliği gibi konularda ne gibi faydalar sağlıyor?

İnşaat sektörü bir değişim geçirecek. Geçmişten gelen işleyişte inşaat şirketleri kendi tedarikçilerinden satınalma yapıyorlardı. Fakat artık, biz de her türlü ürünü bünyesinde barındıran güçlü bir tedarikçi olarak inşaat sektörü ile giderek büyüyecek bir ortak çalışmaya başlayabiliriz. Kendilerine gereken ürünleri bizim mağazalarımızdan da alabilirler.

İnşaat şirketleriyle özel olarak iş yapan pek çok Türk tedarikçi var. Ama bu inşaat şirketlerinin giderek artan oranda yapı marketleri tercih ettiklerini görüyoruz. Bu nedenle toptan satışımız, satış hacimlerimiz arttı. Diğerlerine göre daha iyi fiyat ve kalite sunuyoruz. Kimi ürünlerimizi Türk tedarikçilerden temin ederken kimi özel ürünlerimiz de Almanya’dan özel fiyatlarla geliyor.

Ekonomideki istikrarın devam etmesiyle doğru orantılı olarak bizim de işimiz gelişmeye devam edecek.

TÜRKLER MONTAJI TAMAMLANMIŞ ÜRÜN İSTİYOR

Bugün pazarda yaşanan beklenen gelişmeler neler? Hangi trendler hakim olacak? Müşterilerin talepleri hangi ürünlere daha yoğun?

Daha çok makine ve  alet grubuna  ilgi olduğunu görüyoruz. Profesyonel makineler ve aletler tercih ediliyor. Bu alanda oldukça güçlüyüz ve geniş bir ürün yelpazemiz var. Gerek profesyoneller gerek son kullanıcı Praktiker’de her türlü çeşidi bulabiliyor. Başka bir yere gitmesine gerek kalmıyor.

Bir diğer trend dekorasyonda boyanın önemi. Herkes bunu fark etti. Evin diğer ürünleri boyanın rengine göre seçiliyor. Sadece boya rengi değiştirilerek eve farklılık katılabiliyor. Biz de bu alanda oldukça güçlüyüz. Mağazalarımızda hem büyük markalar satılıyor hem de kendi markalarımız var. Her marka için renk karışım cihazlarımız var. Önümüzdeki yıllarda bu ürünler daha çok öne çıkacak.

Bir başka alan da banyo ve mutfak. Bu ürün gruplarına özelikle odaklanıyoruz. Ev için önemli alanlar bunlar. Farklı müşteri ihtiyaçlarına ve bütçelere göre çeşitlendirmeye çalışıyoruz.

Ayrıca Türk tüketicileri için mağazalarımızda montajı tamamlanmış daha fazla ürün bulunduruyoruz. Avrupa’da demonte ürün sayısı daha fazla.

N. ASLI TEKİNAY
atekinay@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz