"Yeni marka değil, yeni ülke bakıyoruz"

pladis CEO’su KARAKAŞ, Yıldız Holding’in “atıştırmalık” işini global rekabete açmak, dünyanın en önemli şirketlerinden birini yaratmak için yola çıktıklarını söylüyor...

19.09.2017 11:02:000
Paylaş Tweet Paylaş
"Yeni marka değil, yeni ülke bakıyoruz"


“DİJİTALLEŞMEYİ HER ALANDA KULLANIYORUZ”

3D PRINTING 
Dijitalleşmenin birkaç konuya dokunması lazım… Birincisi, ürününüzün geliştirme sürecine ve imalatına dokunmalı. Yani ürün geliştirmeyi sadece fiziksel olarak değil, dijital olarak değerlendirmeniz lazım. Biz ürünlerimizde 3D printing’i u uzun süredir kullanıyoruz. İkincisi, ürünü rafa yerleştirmede virtual reality, yani sanal gerçekliği çok eskiden beri kullanıyoruz.
HER AŞAMADA TEKNOLOJİ Üçüncüsü, çalışanın hayatına dokunan tüm süreçlerde, iş akışlarında, onaylamalarda, bütün spesifikasyon süreçlerini dijitalleşmiş olarak yapıyoruz. Facebook’un şirketlere yönelik uygulaması olan Workplace’i bütün şirket olarak kullanıyoruz. 6-7 aydır yüz yüze görüşmediğim ekip arkadaşlarım var. Ancak, bunun eksikliğini hissetmedim, bu tip dijital uygulamalar ile adeta yanımdaymışlar gibi çalışıyoruz. Başka türlü bu kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren bir şirketi yönetmek mümkün değil.



“SON 90 YILIN EN BÜYÜK SANAYİ YATIRIMINI YAPTIK” 


Biz son 3 yıldır üretim tesislerimizde çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bu yatırımlar da bizi sektörün yeniden yapılanmasına hazırlıyor. Nasıl yatırımlar yapıyoruz? Hem esnek olup hem hesaplı üretim yapabilen, hem yüksek kapasitede olup hem kısa üretim süreçleriyle faaliyet gösterebilen bir yapı oluşturuyoruz. Bunu aslında ürünün rafa gitme süresini kısaltmak için de kullanıyoruz. Bizim sektörümüzde bir ürünü sıfırdan düşünüp rafa koymak genelde 18 ila 24 ay sürer. Yıldız Holding olarak bunu 5,5-6 ayda yapabiliyoruz. Bunu nasıl daha kısa yapabiliriz diye düşünüyoruz. Bu hızı artıracak yatırımlar yapılması lazım. Biz bunu dünyadaki değişik yerlerdeki tesislerimizi yenileyerek yapmaya başladık. Çünkü bir yandan da kendimizi 2021-2023’e hazırlamaya çalışıyoruz. Sonuçta ben yüzde 50 büyüyeceğiz diyorum ancak fabrikada kapasitenin de buna göre olması gerekli. Türkiye’de son 90 yılda gıda sanayine yönelik en büyük yatırımları son 3 yılda biz yaptık. Bundan sonra da ileriye yönelik önümüzdeki 4-5 yılda yaklaşık 5 milyar TL’lik yatırım yapmayı planlıyoruz.



“NÖRO BİLİMCİ ANNEMDEN ÇOK FAZLA ETKİLENDİM”

ANNEMİ ÖRNEK ALDIM Ben hayatımda annemden ve babamdan çok etkilendim. Benim babam 89 yaşında. Daha 3 yıl öncesine kadar çalışıyordu. Annem 75 yaşında ve bir nöro bilimci… Türkiye’de Science Citation Index’te en fazla referansı olan insan. Türkiye’deki nöro psikolojik testlerin büyük bir kısmının patenti annemin elindedir. 75 yaşında hala çalışıyor.
75’İNDE EMEKLİ OLURUM Hayata hazırlanırken ikisini hep örnek alırdım, özellikle annemi örnek olarak aldım. Olaylara analitik olarak yaklaşma, emekli olmayı düşünmemeyi annemden gördüm. Ben de hep 20-30 yıl sonrasının planını yaparım. Herhalde 75 yaşında emekli olurum.  
BABAMDAN ÖĞRENDİĞİM Ben doğduğumda babam 49 yaşındaymış ve Meclis Başkanı’ymış. İlkokul birinci sınıfı bitirdiğimde babamın seçim bölgesine gittik. Beni küçücük bir dükkana götürdü ve çırak olarak oraya verdi. Lise 2’nci sınıfın sonuna kadar her yaz çıraklık yaptım. Önce 5 yıl çilingirde, sonra 3 yıl sıhhi tesisatçıda çalıştım. Geriye doğru bakınca bunların çok faydalı olduğunu görüyorum. Hayatın içinden, farklı insanlar tanıdım bu sayede. Çok küçük yaşta ticareti görme fırsatım oldu. Benim çocuğum da yazları Ülker Shop’ta çıraklık yapıyor.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz