"Mükemmel eğitim"

Finlandiya modelini yakından incelemek eğitim sisteminde doğru metotları bulmaya yardımcı olur.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Mükemmel eğitim
Yaratıcılık nedir? Bir ülke nasıl yaratıcı olur? Yaratıcılığın bir anlatımı; var olan çözümlere eleştirel yaklaşmak ve geleceğe geniş bir perspektiften bakmaktır. Yaratıcılık, merak demektir. Bireylerin fikirlerini ve kültürlerini harmanlamaktır. Yaratıcı olmak için zihnimizin ve vücudumuzun devamlı hareket halinde olması gerekir. Saydamlık ise yaratıcılığı özendirir. Türk endüstrisinin temel sorunlarından biri nitelikli eleman eksikliğidir. Bu durum diğer sektörler için de geçerlidir. Yaş ortalaması 28 olan 74 milyon nüfuslu bir ülkede nitelikli eleman sıkıntısı çekilmesinin temelinde, mükemmel bir eğitim sistemine sahip olunmayış yatar. Peki mükemmel bir eğitim sistemi nasıl yaratılabilir? Bunun için Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Finlandiya modelini yakından incelemek doğru metotları bulmaya yardımcı olur.

Nitelikli öğretmenler ve tutarlı öğrenme sistemi

Fin Eğitim Sistemi'nin başarı nedenlerini bütün dünya yakından izler. OECD'nin geliştirdiği ölçme programı olan PISA (Program for International Students Asses-ment)'ya göre 15 yaş grubundaki Fin öğrencileri, diğer ülkelerdeki aynı yaş grubuna büyük fark atıyorlar. Bu yaş grubundaki Fin öğrenciler okuma yeteneğinde ve matematikte dünya ikincisi. Finli öğrenciler, OECD ülkelerinin 500 puan olan PISA ortalamasının daima 50-60 puan üzerindedir. (Finlandiya PISA'da bir önceki ölçümlemede de en üstte yer almıştı.) Eğitim harcamaları ve sınıfta geçirilen süre Avrupa ortalamasına paralel olduğu halde kıtanın eski medeniyetlere sahip ülkelerinden daha başarılı olmak nasıl mümkün oldu? Bu fenomen uluslararası ilgi odağı olmayı sürdürüyor. Beş kıtadan binlerce öğretmen, eğitim politikası uzmanları ve gazete editörleri, gruplar halinde Finlandiya okullarına akın ederek "işin sırrını" ortaya çıkarmaya çalışıyor. Bunların arasında "The Wall Street Journal" gibi etkili gazeteler de yer alıyor. Ortaya çıkan ortak görüşe göre bu işin sırrı; yüksek nitelikte öğretmenlere sahip olmak ve eğitim ordusuna çok iyi maaş ödemek. Öğretmenlerin mutlaka üniversite mastırına sahip ve ana bilim dalı olarak pedogoji okumuş olmaları ve yardımcı derslerin ise değişik uzmanlık alanlarından seçilmesi öngörülüyor. Yüksek niteliklere sahip öğretmenlerin, kendi müfredat programlarını planlama ve "bağımsız öğretme" metotlarını seçme hakkı bulunuyor. Fin eğitim sisteminin temeli; kültüre derinden inanmaya, baskı altına alınmamaya ve öğretmenlerin bağımsız olarak müfredat programları geliştirmelerine dayanıyor. Yüksek eğitim sisteminden geçmiş öğretmenlerin, özel durumdaki öğrencilerle de yakından ilgilenmeleri sağlanarak, bu durumdakilerin toplum dışına itilmesinin önüne geçiliyor.

Öğretmenler ve öğrenciler birbirlerine adlarıyla hitap ediyor
Finlandiya'da öğretmenlerin ve öğrencilerin birbirlerine ilk adlarıyla hitap ettikleri PISA raporunda da yer aldı. Öğrenme farklılıkları diğer ülkelerle çok az olmasına rağmen az sayıda Fin öğrencisinin performansı düşük kalıyor. Öğrencilerin birbiriyle kendilerini kıyaslaması yerine sistem; birbirlerini desteklemek üzerine kurulu. Çok ender olarak öğrencilerin aldığı notları diğerleri öğreniyor, Finli okul öğretmenleri öğrencilere bağımsız olmayı, eleştirel düşünmeyi ve her koşulda problem çözme yeteneği kazanmayı öğretiyor. Fin eğitim sistemine göre öğretmek, bir öğrencinin kafasının içine bilgi enjekte etmek değil. Tam tersi öğretmek; yaratıcı olmayı ve bireyin anlama yeteneğini artırmayı sağlayarak bilgiyi kazanma hünerini geliştirmek.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz