"Likit kalıp, fırsatları değerlendirin"

Saim Çelik / TSKB Döviz Masası Şefi    Ocak ayında piyasalar Irak’ta gerçekleştirilecek bir operasyon ihtimali, IMF tedirginliği ve hükümetin maaşlara yaptığı zammın etkisiyle tedirginliğ...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Likit kalıp, fırsatları değerlendirin
Saim Çelik / TSKB Döviz Masası Şefi  
 
Ocak ayında piyasalar Irak’ta gerçekleştirilecek bir operasyon ihtimali, IMF tedirginliği ve hükümetin maaşlara yaptığı zammın etkisiyle tedirginliğe sürüklendi. Ancak, bu tedirginlik ayın ikinci yarısından itibaren tekrar iyimser havaya bürünmüş göründü. Hükümetin piyasalardaki tedirginliği gidermek için yaptığı acil grup toplantısı sonrasında yaptığı ateşi söndürücü açıklamalar, iyimserliğin tekrar kazanılmasının temel sebebi oldu.  
 
Yurtdışı piyasalarda Amerikan Doları diğer döviz cinslerine karşı önemli değer kayıpları yaşarken, altının ve petrol fiyatlarının yükselişinde Irak ile ilgili yaşanabilecek gelişmeler temel sebep olarak karşımıza çıktı.  
 
Yurtdışı piyasalar bu kadar tedirgin olurken yurtiçinde yaşanan ilgi çekici iyimser hava  önümüzdeki ay tersine dönebilir.  
 
Şubat ayı, gerçekten kritik bir ay olarak önümüzde durmaktadır. Gelişmeler açısından yoğun olmasına rağmen yurt içinde bayram sebebiyle kısa sürecek olan şubat, yaklaşan Irak operasyonun şekilleneceği, belki de bazı kaynaklara göre operasyonun gerçekleşeceği ay olacaktır. Savaş ile ilgili olarak Türkiye’nin hangi konumda olacağı, piyasaların alacağı tavır açısından belirleyici olacaktır. Bu arada Kıbrıs konusundaki gelişmeler de yakından izlenecek.  
 
Genel olarak bakıldığında, 2003 yılında Türk Lirası’nın dövize göre daha yüksek getiriye sahip olacağı beklentisi oldukça kuvvetli. Buna bağlı olarak, operasyon öncesinde likit kalarak ya da sepetin bir kısmına döviz koyarak beklenmeli. Savaş halinin ortaya çıkmasının ardından yükselecek kurdan dövizlerin bozularak TL cinsinden yatırım araçlarına geçmek de olası bir strateji olarak karşımıza çıkmaktadır.  
 
Şubat ayında dolar kurunun 1 milyon 700 bin lira, bono faizlerinin ise yüzde 62-65 seviyesini görme ihtimali oldukça kuvvetli. Muhtemel operasyonun ardından, iyimser havanın hızlıca geri geleceği beklentisi içerisinde, bu seviyeler yatırım için kaçırılmaz fırsatlar olacaktır.  
 
IRAK GELİŞMELERİ İZLENECEK  
 
Ocak ayı piyasalar açısından oldukça hareketli geçti. Gündemin ağırlıklı maddesini ise yine Irak’la ilgili gelişmeler oluşturdu. Türkiye olası bir savaşa girip girmeme konusunda Birleşmiş Milletler kararının bekleneceği daha önce açıklamıştı. ABD ve İngiltere’den gelen yetkililer de ay boyunca bu kararı değiştiremedi.  
 
Devlet Bakanı Abdüllatif Şener’in açıkladığı 2003 yılı özelleştirme programı da piyasanın gündemini uzun süre meşgul etti. Ancak, hükümetin 4 milyar dolarlık özelleştirme planı, piyasalar tarafından fazla inandırıcı bulunmadı. IMF 1. Yardımcısı Anne Kruger’in Türkiye’ye gelmesi ve hükümetin IMF ile sürdürdüğü 1,6 milyar dolarlık kredi anlaşmasının gerektirdiği bütçe disiplinini ve bankacılık reformunu gerçekleştirmek için planlarını ortaya koyması istemesi, ocak ayında en çok konuşulan konulardan biri oldu. Ziyaretin 4. gözden geçirmeye ilişkin somut bir ipucu vermemesi ise piyasanın beklemede kalmasına neden oldu. Hükümetin maaşlara yaptığı zamlar için nereden kaynak bulacağı sorusu da piyasalarda gerginliğe yol açtı.  
 
Ancak, tüm bu tedirginliği ortadan kaldıran ise hükümet kanadından gelen olumlu açıklamalar oldu. Bu arada Hazine’nin ocak ayı içindeki 5,7 katrilyonluk itfasını düzenlediği 371 günlük, 3 aylık ve 2 yıllık FRN ihaleleri başarıyla atlatması da piyasaları rahatlattı. Irak belirsizliğine rağmen faiz yükselişine izin vermeyen Hazine, ihaleler sonucunda toplam 5,1 katrilyon liralık satış yaptı. Piyasada kalan 600 trilyonun önemli bir kısmının yeniden bono piyasasına yönelmesi de piyasalara olumlu yansıdı.  
 
Bu arada 24 Ocak’ta piyasalar kapandıktan sonra BDDK Pamukbank’ın eski sahiplerine devredildiğini açıklamıştı. Bu gelişmenin IMF ile ilişkilerin gerginleşmesine yol açacağı bu nedenle de piyasaları rahatsız edeceği düşünülüyordu. Ancak, 27 Ocak’ta BDDK Pamukbank’ın ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin, fon uhdesinde kalacağını açıkladı. Açıklamada, Çukurova Grubu’nın borçlarının ödeme planına bağlanacağını ve Pamukbank’ın Yapı Kredi Bankası’ndaki hisselerinin bir bölümünün stratejik ortak bularak elden çıkarmayı taahhüt ettiği de bildirildi. Bu gelişme piyasaların moral bulmasına neden oldu.  
 
Piyasadaki şubat ayı beklentileri ise şöyle;  
 
Olası Irak operasyonu piyasalarda tedirginlik yaratmaya devam edecek. Bazı dış kaynakların şubat ayını savaşın başlayacağı tarih olarak göstermesi de bu tedirginliği iyice artıracak. Türkiye’nin tavrı ise hala net değil. Bu nedenle şubat ayında da Irak konusu gündemin ilk maddesini oluşturacak.  
 
IMF heyetinin 4. gözden geçirmenin tamamlanması için Ankara’ya gelmesi bekleniyor. Genel olarak makro ekonomik konularda hedeflerin tutturulduğu bir gerçek. Ancak, maaş zamlarının iki taraf arasında sorun yaratması bekleniyor.    
 
Şubat ayında piyasalara yön verecek bir diğer gelişme ise Kıbrıs konusu olacak. İki tarafın da kararını 28 Şubat’a kadar açıklaması gerekiyor.  
 
Bu arada başta 2003 bütçesi olmak üzere, makro ekonomik gelişmeler de, uzun bayram tatili nedeniyle iyice kısalan şubat ayında da yakından takip edilecek.  
 
ABD ekonomisine ilişkin olumsuz verilerin devam etmesi, savaş olasılığı nedeniyle gerilen piyasaların moralini biraz daha bozabilir. Irak tedirginliği nedeniyle yükselen altın ve petrol fiyatları üzerinde de oldukça etkili oluyor.  
 
Bu beklentiler ışığında şubat ayı strateji önerilerimiz ise şöyle:  
 
Riskli strateji: Piyasalar oldukça tedirgin. Bu nedenle riski sevseniz bile elinizdeki hisse senedi miktarını azaltmanızda yarar var. Portföyün yüzde 40-50’lik bölümünü hisse senetlerine ayırın. Kalan bölümünü ise yatırım fonlarına ayırmanızda yarar var. Unutmayın, yatırım fonları profesyoneller tarafından yönetiliyor. Bu da olası zararınızı minimize etmeniz için oldukça yararlı olacaktır.  
 
Orta riskli: Sizin de riskinizi en aza indirmenizde yarar var. Elinizdeki hisse senedi miktarını iyice düşürün. Portföyünüzün önemli bölümünü A ve B Tipi değişken fonlara yatırın. Kalan bölümüyle likit fon ve döviz almanızda yarar var. Böylece piyasadaki olası fırsatlardan yararlanma şansı elde edersiniz.  
 
Risksiz: Size her zamanki gibi tavsiyemiz likit fonlar olacak. Ancak piyasalardaki gerginlik nedeniyle mevduat faizlerinde küçük çaplı da olsa yükselişler yaşandı. Mevduattan vazgeçemeyenler için bu yükselişler iyi bir fırsat olabilir.    
 
BORSA  
 
10,000 desteği önemli  
 
Olumsuz gelişmeler nedeniyle ayın ilk yarısını oldukça tedirgin geçiren borsa, Hazine’nin başarılı ihalesinden sonra iç piyasalarda esen iyimser rüzgarların etkisine girdi. İşlem hacmi ise ay boyunca oldukça düşük seyretti. Teknik olarak 10.200-10.800 bandında ciddi bir sıkışma yaşanan borsada, hisse bazında yaşanan spekülatif hareketler ay boyunca yönü belirledi.  
 
Ocak ayına 10.370 puandan başlayan borsa endeksi, 27 Ocak itibariyle 10.931 puana yükseldi. 27 günlük getiri ise yüzde 5,4 oldu. Şubat ayı için beklentilerimiz ise şöyle:  
 
- Şubat ayında da endeksin dar bir bantta hareket etmesi bekleniyor. 10,800’deki direncini geçen endeksin şu anda önündeki ilk direnç 11,000 seviyesinde.  
 
- 11.000’deki direnç aşılabilirse önce 11.200, sonrasında ise 11.500 dirençleri karşımıza çıkıyor. Buranın üstünde ise ilk hedef 12.500-13.000 bandı.  
 
- Endeksin söz konusu dirençlere ulaşabilmesi için piyasaya taze para girişi olması şart. Ancak, özellikle Irak tedirginliği piyasaya yeni para girmesini engelliyor.  
 
- Piyasalar oldukça tedirgin. Bu nedenle olumsuz bir gelişmede borsa yönünü aşağı çevirecektir. Bu durumda endeksin karşılaşacağı ilk destek 10.300 seviyesinde.  
 
- Ancak, savaşın başlaması halinde endeksin önce 10.000, ardından da 9.500’deki destek seviyelerine kadar inmesi beklenebilir. Buranın altında ise 9.000-9.200 aralığı en güçlü destek olarak görülüyor.  
 
- 12 aylık bilançolar şubat ayında yavaş yavaş açıklanmaya başlayacak. Bu nedenle ocak ayında olduğu gibi hisse bazında hareketler yaşanabilir. Spekülatif hisselerden uzak durmakta yarar var.  
 
FAİZ  
 
Faizde yüzde 65 beklentisi
 
 
Ocak ayında faiz cephesi de oldukça sıkıntılı günler geçirdi. Piyasalardaki hareketlerden olumsuz etkilenen faiz cephesinde, faizler dar bir bantta hareket etti. Aralık ayı sonunda piyasada en çok işlem gören 3 Aralık vadeli kağıdın faizi yüzde 55,77’ydi. 27 Ocak itibariyle ise aynı kağıtta faiz oranı yüzde 57,8 seviyelerine yükseldi. Yani faiz cephesindeki yükseliş 2-3 puanla sınırlı kaldı.  
 
Bayram tatili nedeniyle iyice kısalan şubat ayına ilişkin piyasadaki beklentiler şöyle;  
 
- Piyasalardaki tedirginlik nedeniyle faizlerde düşüş yaşanması beklenmiyor. Bu nedenle şubat ayı için yüzde 55 seviyeleri faizde dip nokta olarak kabul edilebilir.  
 
- Genel olarak beklentiler olumsuz. Bu nedenle bankacılar ağırlıklı olarak faizlerin yükseleceğini düşünüyor. 27 Ocak itibariyle yüzde 57 seviyelerinde olan faizlerde ilk hedef ise yüzde 59.  
 
- Buranın üstünde ise yüzde 62 seviyesi oldukça önemli. Olumsuz beklentilerin gerçekleşmesi halinde ise, bono faizlerinin yüzde 65’lere kadar çıkması beklenebilir.  
 
- Her ne kadar kısa vadede bono faizlerinde yükseliş beklense de, orta ve uzun vadede TL yatırımları cazibesini koruyor. Hatta bir çok bankacı 2003 yılının TL yılı olacağını söylüyor.  
 
- Bu nedenle şu anda faizlerin tepe noktası olarak kabul edilen yüzde 62-65 aralığından bono almak yatırımcıların yararına olacaktır. Eğer vade sonuna kadar bekleme şansınız varsa, tavsiyemiz 28 Ocak 2004 vadeli kağıtlar.  
 
- Olumsuz gelişmeler nedeniyle mevduat faizlerinde küçük çaplı yükselişler yaşandı. Mevduattan vazgeçmeyen yatırımcılar, bu yükselişleri fırsat olarak değerlendirebilir.    
 
DÖVİZ  
 
Dış piyasalara göre yön bulacak
 
 
Döviz cephesi ocak ayında iç ve dış piyasalardaki gelişmeler nedeniyle oldukça hareketli günler geçirdi. ABD ekonomisine ilişkin olumsuz verilerin ardı ardına açıklanması nedeniyle uzun bir aradan sonra dış piyasalarda Euro, dolar karşısında hızla değer kazanmaya başladı. Bu gelişme iç piyasada etkili oldu. Ocak ayına 1 milyon 735 bin liradan başlayan Euro, 24 Ocak itibariyle 1 milyon 798 bin liraya ulaştı. Dış piyasalardaki düşüşüne rağmen dolar ise, ay başına göre 2 bin liralık yükselişle 1 milyon 659 bin liraya çıktı.  
 
Piyasadaki şubat ayı beklentilerine gelince;  
 
- Döviz piyasasının yönünü ağırlıklı olarak dış piyasalardaki gelişmeler belirleyecek. Euro’nun ayın ilk günlerinde biraz daha hızlı değer kazanması beklenebilir. Ancak teknik olarak çok hızlı yükseldiği unutulmamalı.  
 
- Bu nedenle Euro’daki olası yükselişleri satış fırsatı olarak kullanıp, dolar ya da İsviçre Frangı’na dönmek iyi bir strateji olabilir.  
 
- İç piyasada ise olumsuz beklentilerin gerçekleşmesi durumunda, ilk etapta doların 1 milyon 700 bin-1 milyon 750 bin lira arasında hareket etmesi bekleniyor.  
 
- Ancak Irak’a saldırının başlaması halinde, ilk tedirginlikle kurların 1 milyon 800 bin liraya kadar yükselebileceğini iddia edenler de var. Bu durum ayrıca petrol ve altın fiyatlarının da yükselmesine neden olacaktır.  
 
- Bu arada, ABD’nin Türkiye, Ürdün ve İsrail’e olası Irak saldırısının etkilerini telafi etmek üzere 30 milyar dolarlık yardım paketi üzerinde çalıştığı haberi, eurobond’ları olumlu etkiliyor. Zaten Türk Eurobond’larının yıllık getirileri bir hayli yüksek. Dövizden vazgeçemeyen yatırımcılar için eurobond’lar iyi bir tercih olabilir.  
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz