“Enerjide Bölgesel Güç Olmak İstiyoruz”

Turcas, akaryakıt dağıtım işini Shell ile ortak kurdukları Turcas&Shell’e bırakmasının ardından enerjinin diğer alanlarına odaklandı. Son bir yılda İspanyol Iberdrola’yla elektrik dağıtımında, ...

1.10.2007 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

Turcas, akaryakıt dağıtım işini Shell ile ortak kurdukları Turcas&Shell’e bırakmasının ardından enerjinin diğer alanlarına odaklandı. Son bir yılda İspanyol Iberdrola’yla elektrik dağıtımında, Azeri SOCAR’la rafineride, Alman E.ON ile elektrik üretiminde, Innovative Energy Group’la ise rüzgâr enerjisinde işbirliğine gitti. Turcas’ın iştiraklerinden elde ettiği konsolide net kar, yılda 70 milyon doları buluyor. Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, Shell ile birleşmenin Turcas’ın bir operasyon şirketinden holdinge dönüşmesine temel hazırladığını belirtiyor ve ekliyor: “Artık tam bir enerji şirketiyiz. Petrol, doğalgaz ve elektrik olmak üzere üç ana alanda büyüyeceğiz. Ortaklarla işbirliğine giderek büyümemizi, bölgesel ve entegre bir enerji şirketi olarak sürdürmek istiyoruz.”

Turcas ve Shell’in ortaklık yapması geçtiğimiz yıl iş dünyasındaki önemli gelişmelerden biri oldu. Akaryakıt dağıtım işini Shell ile ortak kurdukları Turcas&Shell şirketine bırakan Turcas, bu birleşmeden sonra enerji işine odaklanacağını açıkladı. Ardından geçen bir yıl Turcas’ın bu hedefinde ne kadar ciddi olduğunu ortaya koydu. Yakın zamanda elektrik dağıtımından doğalgaz ticaretine, rafineriden elektrik üretimine kadar aralarında dünya devlerinin de bulunduğu birçok yabancı şirketle ortaklık gerçekleştirdi. İspanyol Iberdrola ile elektrik dağıtımında, Azeri Socar ile rafineride, Alman E.ON ile elektrik üretiminde, Innovative Energy Group ile de rüzgâr enerjisinde işbirliğine gitti.

Bugüne kadar akaryakıt dağıtımı işiyle ön planda olan Turcas, artık bölgenin enerji devlerinden biri olma yolunda ilerliyor.  Turcas’ın iştiraklerinden elde ettiği kar konsolide net kar yılda 70 milyon dolara ulaşıyor.

Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, Shell ile ortaklığa giderken sadece akaryakıt dağıtımı yapan bir şirketten enerjinin tüm dallarında faaliyet gösteren bir şirkete dönüşmeyi hedeflediklerini söylüyor. Shell ile birleşmenin kendilerine enerjinin diğer kollarında büyüme açısından güzel bir platform oluştuğunu belirtiyor ve ekliyor: “Bu birleşme Turcas'ın operasyon şirketinden bir holdinge dönüşmesine temel hazırladı. Artık tam bir enerji şirketine dönüştük. Petrol, doğalgaz ve elektrik olmak üzere üç ana alana odaklanacağız. Bölgesel ve entegre bir enerji şirketi olarak ortaklıklarla büyüyeceğiz”.

Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, şirkette icradan sorumlu olan kızı Banu Aksoy ve oğlu Batu Aksoy’la birlikte Capital’in sorularını yanıtladı. Enerjideki büyük değişimleri ve Turcas’ın bölgede üstleneceği rolü anlattı.

* Aksoy Grubu olarak nasıl büyüdünüz? Turcas dışında hangi alanlarda faaliyetleriniz var?
İş hayatıma babamın yanında başladım. İşleri ağabeyimle devraldık, ama sonra tüm kardeşler kendi yolunu çizdi. 1960’ların sonu 1970’lerin başında Sarıyer’de bir Mobil benzin istasyonum vardı. Ancak, zamanla satışların çok artması ile deniz üstünde, deniz taşıtlarına da servis veren bir istasyon daha açtım. Ardından işleri büyütmek için Mobil’in tüm deniz taşımalarına talip oldum, gemiler satın alarak bu taşımaları ben yapmaya başladım. Gemi filomun büyümesiyle ve Türkiye’nin ilk Ro-Ro gemisi ve sülfürik asit tankeri gibi bir çok gemiye sahip oldum ve 1978 yılında Aksoy Holding’i kurdum.

Sahip olduğum 14 gemilik Türkiye’nin en büyük filosunu bu şekilde yönetmeye başladım. Sonrasında da dünya çapında deniz taşımacılığı¬ yapar hale geldik. 1980’lerin başında armatörlükten çıkmaya karar verdim ve tüm gemilerimi sattım.

1970’lerde yaklaşık 700 kişiyle kurduğumuz Tabaş şirketi üzerinden akaryakıt dağıtım işine ağırlık verdim. Turcas’ı bugünkü haline getirmenin yanı sıra, 1983’te Enka Holding ile birlikte Irak, Libya, İran gibi ülkelerin petrollerinin pazarlaması, depolaması ve nakliyesine ilişkin Enak adıyla yarı yarıya bir Enka-Aksoy ortaklığı kurduk.

Hikayenin bundan sonrası zaten malumunuz, Tabaş 1996’da Turcas’ı satın aldı, 1999’da birleştiler ve 2007 itibariyle Turcas; petrol, doğalgaz ve elektrik sektörlerinde faaliyet gösteren 6 adet iştiraki ile bir enerji holdingi konumunda. İnşaat işlerimiz Enak Yapı üzerinden yürüyor ve otel yatırımcısı kimliğimizi Conrad İstanbul Oteli ile sürdürüyoruz. Gayrimenkul piyasasının gelişmesinden dolayı otel portföyümüzde önemli bir yer teşkil ediyor. Oda ve yatak kapasitesinde Conrad, İstanbul’un en büyük 5 yıldızlı oteli. 15 yılda otelciliği iyi öğrendik ve geleceğine çok inanıyoruz. Dolayısıyla, buradaki yatırımımızı tutacağız ama bu konuda başka bir hedefimiz yok.

* Turcas son 10 yıldır ciddi bir değişimin içinde bu stratejik bir karar mıydı? Ne gibi yenilikler yaptınız? Turcas’ın bugün ulaştığı büyüklük nedir?
Turcas, kendine son 10 yıldır, sağlam bir yol bulmaya çalışıyordu. Sektörün en önemli oyuncusu haline gelmenin hazırlıklarını yapıyorduk. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, Türk Petrol ismiyle yola çıkan Turcas Petrol, bugün dünya devleriyle kurduğu ortaklıklarla enerji sektörünün her alanında varlık gösteren bir şirkete dönüştü.

Akaryakıttan, elektrik üretimi ve dağıtımına, rafineriden petro-kimyaya kadar enerji sektörünün her alanında faaliyet gösteriyoruz. Dünya çapında şirketlerle ortaklık yaptık, yapmaya devam ediyoruz.  Bugünü düşünerek değil, 50 yıl sonrasına kalabilecek kurumsal yapıyı kurmaya çalışıyoruz. 2006 yılının ortasında Shell ile ortaklığı tamamladıktan sonra yeniden yapılanma çalışmalarını hızlandırdık. Yeni bir kurumsal kimlik ve vizyon belirledik. Bundan sonraki hedefimiz ise entegre bir enerji şirketi olmak.

* Turcas'ın şu anki büyüklüğü ne kadar? Kârlılığı yüksek bir şirket mi?
Turcas, bugün yarım milyar dolara yakın aktif büyüklük ve öz sermayeye sahip. Turcas’ın iştiraklerinden elde ettiği yıllık konsolide net kar, 70 milyon doları buluyor.  

* Şu anda iş hacminiz ne kadar? 
Turcas, 2006 yılı ortasına kadar akaryakıt işini kendi bünyesinde sürdürdüğü için 1,5 milyar doları aşan bir ciroya sahiptik. 200 kişiye de istihdam sağlıyorduk. Bugün ise bu faaliyet yüzde 30 oranında iştirakimiz olan Shell&Turcas bünyesinde yapılıyor ki Shell&Turcas’ın cirosu 6 milyar doları aştı ve 700 civarında çalışanı var.

Şu anda yarım milyar dolara yakın aktif büyüklüğü ve özsermayesi olan Turcas’ın hedefi iştirakleri üzerinden yapacağı yatırımlarla önümüzdeki 5 yıl içinde agresif bir büyüme gerçekleştirmek. Bunu yaparken net kârlılığımızı da her yıl artırmayı hedefliyoruz.

hed

* Neden çok sayıda şirketle işbirliğine gitmeyi bir strateji olarak benimsediniz?
Küçük olsun benim olsun değil, en güçlü, piyasa yapıcı ve sürdürülebilir olanın bir parçası olmayı hedefliyoruz. Dünyada en geçerli büyüme yöntemlerinden biri, bana göre birleşmelerle büyümek. İşi zamana bırakmak yerine hızlı büyüyüp, piyasayı yönetir duruma gelmek için birleşmeleri tercih ediyoruz. Amacımız, dünyaca ünlü enerji şirketleriyle sinerjiler yaratarak, Turcas’ı iştirakleriyle büyütmek. Her zaman dünyanın önde gelen şirketleri ile işbirliği içinde olmak isteriz. Çünkü sadece Türkiye’de değil, bölgede liberalleşen piyasada önemli rol oynamayı hedefliyoruz.

* Shell & Turcas Petrol, iki yılda pazarda nasıl bir konuna geldi? Shell ile şu anda akaryakıt ve madeni yağlar alanında olan bu ortaklığını önümüzdeki dönemde daha da genişleyebilir mi?
Bizim için dönüşümün başladığı nokta olan Shell&Turcas birleşmesinden önce Türk Petrol olarak 650’yi aşkın istasyonumuz vardı. Turcas’ın istasyonları zaten lokasyon itibarıyla en iyi noktalardaydı. Özellikle Türkiye’nin Batı bölgelerinde en iyi lokasyonlarda vardık. Shell’in istasyonları ile birbirimizi tamamlayacak konumdaydık. Shell’in de yaklaşık 650 istasyonu vardı. Shell&Turcas birleşmesi sonucunda yaklaşık bin 300 istasyonla, satışlarda Türkiye’nin en büyük ikinci akaryakıt dağıtım ağı konumuna ulaştık. Son bir yılda Shell markasına dönüşümü yapılan Türk Petrol istasyonlarında ortalamada yüzde 30’un üzerinde bir satış artışı yakaladık. Marka dönüşümü sırasında istasyonların önemli bir bölümü en az 15-20 gün kapalı kalmış olmasına rağmen bazı istasyonlarda satış artışı yüzde 100’e vardı. Birleşmeden doğan birçok operasyonel verimlilik ve tasarruflar var. Daha fazla madeni yağ, LPG satılmaya başlandı. Benzinde ve eurodizelde piyasa lideri, genel olarak beyaz ürünlerde ise ikinci sıradayız.  Bir yılda 6 milyar dolarlı aşan bir satış hacmi yakaladık. Bundan sonra da satış artışı devam edecek.

* Azeri SOCAR ile bir stratejik işbirliği yaptınız ve Ceyhan’da bir rafineri kurmak için çalışmalara başladınız. Rafineri yatırımı ne aşamada? 
Azerbaycan’ın devlet petrol şirketi SOCAR (State Oil Company of Azerbaijan Republic) ile  SOCAR&Turcas Enerji şirketini kurduk. Kuruluşu 150 yıl öncesine dayanan SOCAR, Hazar Denizi’nden dünya piyasalarına günde 1 milyon varil ham petrol taşımak üzere yapılan bin 750 km uzunluğundaki Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattının yüzde 25 oranında sahibi. Bu boru hattından ihraç edeceği ham petrol miktarının kademeli olarak artması da SOCAR'ın toplam petrol sevkıyatında çok önemli bir rol almasına olanak sağlayacak. 2008’den itibaren Bakü’den Ceyhan’a yılda akacak 50 milyon ton ham petrolün 2010 yılından sonra 40 milyon tonunun Azerbaycan Devleti ve SOCAR’a ait olacağı öngörülüyor.

SOCAR ile stratejik öneme sahip rafineri gibi ciddi boyutlu yatırımlar planlıyoruz. SOCAR&Turcas’ın değeri ileride en az bir Shell&Turcas kadar olacak. SOCAR, Türkiye’yi enerji köprüsü haline getiren BTC Boru Hattı’nın en büyük ikinci hissedarı ve kapasitenin çoğuna birkaç sene sonra hükmedecek.

* Türkiye'de enerjiye ile ilgili ihalelerle ilgileniyor musunuz?
Elektrik dağıtım ve üretim özelleştirmeleri ile BOTAŞ’ın doğalgaz kontrat devri ihaleleri başta olmak üzere enerji ile ilgili ihalelerle yakından ilgileniyoruz.

* Özelleştirmelerle de ilgileniyorsunuz. Petkim ihalesini sadece 10 milyon dolarla kaybettiniz… Neden bu ihaleye katıldınız? 
Petrol rafinerileri dünyada petrokimya rafinerileriyle entegre olabiliyor. Petkim’in bugün en büyük problemi kendi hammaddesinin olmayışı. Bu tedarik güvenliği açısından bir sıkıntı yaratıyor. Petkim ihalesine girmekteki ana hedefimiz, rafinerimizle bir entegrasyon kurmaktı. Tedarik problemini uygun koşullarda ve uzun vadeli çözmeyi planlıyorduk.

Rafinerimizin çıkartacağı en önemli ürünlerden biri olan naftaya da kendi piyasasını yaratmayı amaçlıyorduk.

Ceyhan ve Petkim’i birbirine bağlayacaktık. İhalede ikinci olduk. Petkim olmadı ama B planımız zaten vardı. Ana projemiz olan Adana Ceyhan projesi devam ediyor. Şu an için Ceyhan rafinerisinde birtakım petrokimya üniteleri de kurarak entegrasyonu o noktada tamamlamayı düşünüyoruz. Yatırım 4 milyar dolar civarında olacak.

* Faaliyet gösterdiğiniz alanlarda 2010 yılı için ne gibi hedefleriniz var?
Rüzgar, doğalgaz ve kömüre dayalı elektrik santral projelerimiz ile rafineri yatırımımızın 2009- 2012 döneminde hayata geçmesini hedefliyoruz.

Ayrıca, 2010 yılı itibariyle Türkiye’nin önemli gaz ithalatçı toptan satıcı şirketlerinden biri olmayı ve halihazırdaki en büyük iştirakimiz olan Shell&Turcas’ın sektördeki konumunu güçlendirerek sürdürmesini bekliyoruz. 

“Ceyhan'dan Akan Petrolün Yüzde 20'sini İşleyeceğiz”

Hazar'da Avantajlı Olacağız
Ceyhan Bölgesi'nde bir petrol rafinerisi, petrokimya tesisi yatırımı ve doğalgaz ithalatı ve toptan satışı faaliyetlerinde bulunacağız. SOCAR'la yaptığımız işbirliği Turcas’ı Hazar Bölgesi’nde petrol arama ve üretimine ilişkin çok avantajlı bir konuma getiriyor. Bu ortaklığı kurarken ana felsefemiz Ceyhan’da bir rafineri kurmaktı.  Buradaki en büyük güvencemiz bugün itibarıyle Ceyhan’da SOCAR’ın petrolü olmasıydı.

Rafineri Riskli Bir İş
 Rafineri işi riskli bir iştir. Petrol fiyatlarına göre marjları bazen artar bazen azalır. Ham petrol üreticisi ve ihracatçısı bir şirketi yanınıza alırsanız, bu konudaki risklerinizi en aza indirme şansına sahip olursunuz. Bu ortaklığı kurarken Turcas olarak stratejimiz buydu. Hem önemli bir ortaklığa imza atalım, hem de işle ilgili riskleri minimize etmek amacıyla ortağımızın sahip olduğu petrolü maksimum düzeyde ortaklığımız lehinde değerlendirelim istedik.

Yılda 10 Milyon Ton İşleyeceğiz
Hedefimiz, Ceyhan’da SOCAR’ın sahip olduğu hafif Azeri petrolüne dayalı, yıllık üretim kapasitesi 10 milyon ton olan bir petrol rafinerisi kurmak. Bu da Ceyhan’a akan petrolün yüzde 20’si demek. Fakat biz sadece rafineri değil işin biraz daha ötesini düşünüyoruz. Sadece petrol ürünleri üretecek bir rafineri değil, petrokimya ünitelerine de yatırım yaparak daha müşteri odaklı ve entegre bir tesis yaratmak istiyoruz.

4 Milyar Dolarlık Yatırım
Önce rafinerinin temelini atabilmek istiyoruz, lisans için ön olurumuzu aldık, şimdi ÇED raporumuzu çıkartıyoruz. Piyasa çalışmalarımızı sonlandıracağız. Ürün 20 yıl en iyi, en yüksek fiyatlarla nerede satılır bunlar netleşecek. Arkasından 1 yıl içinde projede temel atarak inşaatı başlatır noktaya gelmek istiyoruz. Ceyhan’da kuracağımız rafineri için 4 milyar dolarlık yatırım planlıyoruz.

"Komşularımızı Yakından Takip Ediyoruz"

“Türkiye İstifade Edebilir”
Türkiye, komşuları ile kıyaslandığı zaman doğal kaynaklar açısından aynı zenginliklere sahip değil.  Ama o zenginliklerin içine girip bundan istifade edebilme yeteneğine sahip. Tükiye’nin önemli bir avantajı var. Bu ülkelerin mantalitesini çok çabuk kavrıyor ve onlarla kaynaşabiliyor. Bu durumda bütün Orta Asya, Hazar Bölgesi, Irak, İran, yeraltı kaynağına sahip olan komşularımızla sürekli temas içindeyim. Onların imkanlarını kendi imkanlarımızla birleştirip, hem onların hem bizim yararımıza olacak projeler üretmeye çalışıyoruz.

“İran'a Yaklaşmak Gerekiyor”
 Irak rezervleri bakımından çok zengin, bu ülkeyi devamlı takip etmek gerekir. Ayrıca petrol kadar doğalgaz da var. Ancak İran'da aslında çok daha zengin yeraltı kaynakları olan tarihi bir ülke, dünyanın en eski medeniyetlerinden biri. Oraya yaklaşmak ve onlarla konuşmak gerekir. Bu diyalog kurulursa İran bütün Batı’nın enerji sıkıntısını çözer. ABD dâhil batının ekonomisinde yaşadığı darboğazın çıkışı İran’la sağlanacak istikrardan geçiyor. İran’da enerji projelerini takip ediyoruz.

“Geniş Bir Coğrafya Radarımızda”
 Kendimize şöyle bir coğrafya çizdik. Avrupa ve komşu ülkeler, bunların yanında Akdeniz bizim için önemli. Kuzey Afrika ülkeleri, Mısır ve Libya zengin yeraltı kaynakları olan ülkeler. Dünyada tüm enerji hareketleri özellikle sinerji yaratabileceğimiz, rol oynayabileceğimiz dahil olduğumuz projelerde katma değer yaratabileceğimiz tüm sahalarla ilgiliyiz.

"Elektrik Üretimindeki  Fırsatları Kaçırmayacağız"

100 Milyar Dolarlık Yatırım Lazım
Türkiye’nin elektrik ihtiyacı 2020’ye kadar her yıl artacak. Enerji Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaya göre, Türkiye’de sadece elektrik üretimi alanında 2020 yılına kadar 100 milyar dolar yatırım ihtiyacı var. Yani her yıl 7,6 ile 8 milyar dolar arası bir yatırım gerekiyor.

Elektrik Üretimiyle İlgileniyoruz
Biz de dünyanın en büyük özel elektrik üretim şirketlerinden E.ON ile iki önemli projede ortaklığa gidiyoruz. E.ON’un işlettiği santrallerin kapasitesi, Türkiye’nin kurulu gücünün dahi üstünde. Dolayısıyla bu beraberliğin gerçekleştireceği yatırımların, yani bir kömür bir de doğalgaz olmak üzere 800’er megavatlık iki santral projesinin, Türkiye enerji arzına önemli katkı yapacağını düşünüyorum.

Önemli Oyunculardan Biri Olacağız
Bu ortaklıkta Turcas’ın payı yüzde 30, E.ON’un yüzde 70 olacak. Sermaye yatırımı büyük projeler bunlar ve dolayısıyla küçük ortak da olsak Türkiye’nin en önemli enerji oyuncularından biri olacağız. Toplam da 2 milyar dolar civarı bir yatırım diyebiliriz. Projeler bu yıl itibarıyla başlıyor ama bir doğalgaz santrali 3-4 yılda bitiyor. İthal kömür santrali de 5-7 yıl sürüyor. Yerlere ise bu yılsonuna dek karar vereceğiz.
 
Sürreyya Serdengeçti’yi Nasıl İkna Ettim?

* Kızınız ve oğlunuzla birlikte çalışıyorsunuz. Aranızda nasıl bir iş bölümü var?
Her ikisi de eğitimlerini tamamlamalarını takip eden 1-2 yıl içinde grup bünyesinde çalışmaya başladılar ve enerji sektörüne odaklanarak bugün şirketlerin yönetiminde sahip oldukları konumlara hak ederek geldiler. Hem Banu hem de Batu icradan sorumlular ancak farklı departmanlar yerine farklı projelerde görev alarak bir iş bölümü yapıyorlar. Batu ayrıca Süreyya Serdengeçti ile birlikte yatırımcı ilişkilerinde görev yapıyor.

* Yönetim Kurulunuzda eski ve önemli bir bürokrat olan Süreye Serdengeçti de var. Süreyya Bey'i nasıl ikna ettiniz? 
Yeni yatırım ve girişimlerimizi göz önüne alarak yerli ve yabancı, uluslararası kariyere ve saygınlığa sahip uzman isimleri yönetim kurulumuzda yer almasını istedik. Merkez Bankası eski başkanı Süreyya Bey'in de 2006 yılı içinde Turcas Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanması bu konuda attığımız en önemli adımlardan biri oldu. Ayrıca İlhan Nebioğlu ve Bülent Çorapçı da finans ve vergi konularında uzman yönetim kurulu üyelerimiz. Bunun yanı sıra İngiltere’de yaşayan ve dünya enerji piyasalarında bir otorite olarak kabul edilen Mehdi Varzi’de 2006 yılından itibaren yönetim kurulu danışmanı olarak bünyemize katıldı. Şirketimizin kurucularından ve hissedarlarından Yılmaz Tecmen de başkan vekili olarak görev alıyor.

Fadime Çoban Bazzal
fcoban@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz